İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/95 E. 2024/238 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/95
Karar No
2024/238
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/95 Esas - 2024/238 TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/95 KARAR NO : 2024/238 BAŞKAN : .... ÜYE : ... ÜYE :.... KATİP : ... DAVACI :... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALILAR : 1- .... 2- .... 3- ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali / Ticari Satım Sözleşmesine Dayalı DAVA TARİHİ : 12/02/2021 KARAR TARİHİ : 28/03/2024 KARAR Y.TARİHİ : 27/04/2023 Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılardan ... Ltd. Şti arasında .... imzalandığını, bu sözleşme kapsamında diğer davalıların, ...'ın müvekkili firma nezdinde doğmuş veya doğacak tüm borçlarının teminatı olarak çeşitli tarihlerde müvekkili firma lehine icra takibinde belirtilen gayrimenkulleri ipotek olarak verdiğini, davalı şirketin sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmemesi, vadesi gelmiş borçlarını ödememesi üzerine; taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmenin feshi ile birlikte davalı şirketin borçlarını ödemekte imtina etmesi ve müvekkili firma adına kullanarak iş yaptığı kişilerin müvekkili firmaya dava açmasına üzerine davalı şirket ile diğer davalı ...'a .... Noterliğinin 26.11.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı, davalı...'a .... Noterliğinin 26.11.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameleri ile borçların ödenmesi, aksi halde ipoteğin paraya çevrileceği ihbarında bulunulduğunu, tüm uyarı ve ihtarlara rağmen borçların ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine .... sayılı dosyası ile “İpoteğin Paraya Çevrilmesi” yolu ile takip başlatıldığını, davalıların haksız ve kötü niyetli itirazları üzerine takibin durdurulduğunu beyanla; haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2. Davacı vekili tarafından HMK m. 31 hükmü uyarınca sunulan açıklama dilekçesi ile; 550.083,08.-TL üzerinden takibin iptalini talep ettiklerini beyan etmiştir. II-SAVUNMALAR 3. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davacı şirkete borcu bulunmadığını, teminat olarak verilen ipotek hakkında takip başlatılmasının haksız ve hatalı olduğunu, davacının, davalı müvekkillerine ihtarname keşide ederek ödenmesi gereken 549.790,66 TL muaccel borcunun bulunduğunu ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe girişileceğini bildirmiş ise de; müvekkili şirketin davalı şirkete böyle bir borcunun olmadığını, davacı şirketin müvekkiline e-mail yolu ile 15.10.2018 tarih, ... nolu vade farkı faturası gönderdiğini, bu faturanın hiçbir maddi ve hukuki dayanağının olmadığından kabul edilmediğini, müvekkili şirket tarafından .... Noterliğinin 23.10.2018 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname ile bildirildiğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, somut olayda ipoteğin ana para (kesin borç) ipoteği olmadığını, davacı tarafından haksız şekilde ipotek takibi başlatıldığını, takibe dayanak yapılan ipoteğin, bayilik sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, ibraz edilen belgelerden ve ipotek akit tablosu içeriğinden bu hususun anlaşılabileceğini, bayilik ilişkisinden doğan teminat ipoteğinden dolayı genel mahkemede dava açıp alacağın miktarı belirlenmeden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağını beyanla, davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 4. Davacı şirket ile davalı ... Tur. İnş. Dek. Tic. ve Paz. Ltd. Şti. arasında 17.12.2010 tarihli Yetkili Satıcılık Sözleşmesi akdedildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 5. Uyuşmazlık; taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca, davacının cari hesap bakiyesinde belirttiği tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, takip öncesi temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, vade farkı talep edilip edilemeyeceği ile satıma konu malların teslim edildiği iddiasının ispat edilip edilmediği ve işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 6. .... sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... San ve Tic. A.Ş, borçluların ... Tur. İnş. ... San ve Tic. A.Ş, ..., ... olduğu, 550.083,08 TL asıl alacak ve 2.901,12 TL faiz olmak üzere toplam 552.984,20 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin ... Ltd. Şti'ye 26/07/2020; ...'a 25/07/2020; ...'a 27/07/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçluların, takibe alacağın tamamına asıl ve ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu, işbu davanın itirazın iptali istemi ile İİK m. 67 uyarınca yasal süresinde açıldığı anlaşılmıştır. 7. Taraflar arasında akdedilen Yetkili Satıcılık Sözleşmesi'nin incelenmesinde; sözleşmenin konusunun; davacının ürettiği, ürettirdiği yahut satın aldığı mutfak, banyo, kapı ve mobilyalarını Yetkili Satıcı sıfatıyla üçüncü kişilere satma hakkını davalı şirkete vermesine ilişkin olduğu; davalının kâr marjının %35 olduğu, davacıya yapılacak ödemelerin nakit ya da çek ile yapılacağı, davalı tarafından teşhir edilecek malların bedelinin perakende satış bedeli üzeirnden %60 iskonto ile belirleneceği; Sözleşmenin 7.iv maddesinde, geç ödemelerde aylık %6 vade farkı uygulanacağı; Sözleşmenin 13.i maddesinde, davalının sözleşmeden kaynaklanan doğmuş ve doğacak her türlü borçlarının teminatı için 200.000,00-TL'den az olmamak koşuluyla teminat mektubu yahut ipotek tesis edeceği; Aynı maddenin iv. Bendinde, Yetkili Satıcının bu sözleşmeye aykırı davranışları veya borcun vadesinde ödenmemesi ...'in sözleşmeyi feshetmesi veya sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, ... doğmuş alacaklarının ve/veya ortaya çıkacak zarar ziyan için bu teminatları hiçbir ihtara gerek kalmaksızın paraya çevirmeye yetkili olduğu; Sözleşmenin 16.ii maddesinde; yetkili satıcının bu sözleşme hükümlerine veya ... tarafından çıkarılacak yeni yönetmelik ve şartname hükümlerine, kısmen ve tamamen aykırı davranması, Yetkili satıcının ödeme güçlüğüne düşmesi, konkordatosununun kesinleşmesi veya iflasının açıklanması, tüzel kişi yetkili satıcının feshi, infisah veya tasfiyeye girmesi yönetiminin değiştirmesini gerektirecek şekilde ortaklık yapısının değişmesi, gerçek kişi, yetkili satıcının vefat etmesi veya başkaca bir haklı nedenin varlığı halinde ...'in sözleşmeyi derhal feshedebileceği; yetkili satıcının, hak talep edemeyeceği, ...'in zarar ziyan hakkının doğacağı, sözleşmenin feshi veya herhangi bir nedenle sona ermesi hallerinde, yetkili satıcı teşhirinde veya depo, stoklarında bulunan ürünlerin geri alınmasını talep ileri süremeyeceği düzenlemelerine yer verilmiştir. 8. Dosya içerisinde mevcut İpotek Belgelerinin incelenmesinde; ...'a ait; Ankara İli, Çankaya İlçesi, Balgat Mahallesi, 15686 Ada, 1 Parsel'de bulunan 18 nolu bağımsız bölümün, davalı şirketin doğmuş ve doğacak borçlarına karşılık, davacı şirket lehine olmak üzere 500.000,00-TL bedel ve yıllık %12 faizle 1. Dereceden ipotek şerhi düşüldüğü; ...'a ait; .... Parsel'de bulunan 7 nolu bağımsız bölümün davalı şirketin doğmuş ve doğacak borçlarına karşılık, davacı şirket lehine olmak üzere 500.000,00-TL bedel ve yıllık %10 faizle 1. Dereceden ipotek şerhi düşüldüğü anlaşılmıştır. 9. Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla talimat yolu ile bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; davacı yanın sahibi lehine delil vasfına haiz olan 30.06.2017-31.12.2018 tarihleri arasında incelenen resmi defter ve belgelerinde; davalı yandan cari hesap alacağının 550.083,08 TL olduğu, ipotek tesis tarihlerinin cari hesap hareketlerinden önce olduğu, davacı yan tarafından davalı adına düzenelen 15.10.2018 tarih, ... nolu vade farkı faturasına, davalı yan .... Noterliğinin 23.10.2018 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kabul edilmediğini beyan etmiş olup, davacı hesaplarında faturanın mevcut olduğu, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 7.maddesinin 4. fıkrasında ; Protek tarafından uygun görülen ve geçerli nedenlere dayanan temdid ve/veya geç ödemelerde aylık %6 vade farkı uygulanacağı, bu oran ekonomik şartlara göre yıl içerisinde değiştirme hakkının ...'e ait olduğu; davacının 2018-2019-2020-2021 takvim yıllarına ait resmi defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacının incelenen resmi defter ve belgelerinde, dava tarihi itibarıyla davalıdan 550.083,08 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir. 10. Davacı şirketin 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla talimat yolu ile bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin incelemeye ibraz ettiği 2015, 2016 ve 2017 yılına ait yevmiye ve defteri kebir defterlerinin e - defter kapsamında tutulduğu ve envanter defterlerinin açılış tasdikinin bulunduğu görüldüğünden, lehlerine kesin delil vasfına haiz oldukları, davacı şirketin incelemeye ibraz ettiği ticari defterlerine göre, davalı şirketten 21.07.2020 takip tarihi itibariyle 550.083,08 TL tutarınca alacağının olduğu; her iki tarafın ticari defterlerine göre, 31.12.2018 tarihi itibariyle davalının davacıdan 76.874,76 TL tutarınca alacağının bulunduğu ile ilgili her iki tarafın ticari defterlerinin birbirini teyit ettiği bildirilmiştir. 11. Mahkememizce bir nitelikli hesap uzmanı ve bir mali müşavir bilirkişiden oluşan heyetten alınan bilirkişi raporunda özetle; davacının usulünce tutulmuş olan 2015 - 2021 yılları ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı, defterlerin birbirini teyit ettiği, defter kayıtlarına göre davacının takip ve dava tarihleri itibariyle davalıdan 550.083,08 TL alacaklı olduğu, davalının ise 2015 - 2018 yılları ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yaptırıldığı, ancak 2018 yılı kapanış tasdikinin yaptırılmadığı, davalı defterlerine göre taraflar arasında herhangi bir borç alacak bakiyesinin kalmadığı, ancak davalı ... defterlerinde herhangi bir belgeye dayanmayan kayıtların olduğu, davacı talebinin de 550.083,08 TL olduğu, borç alacak durumu taraf şirket defterlerinde bu şekilde olmakla birlikte, taraf şirket defterleri arasındaki 550.083,08 TL farkın irdelenmesi gerektiği, davacı defterlerinde davalıya borç kaydedilen, ancak davalı defterlerinde kayıtlı olmayan işlemler toplamının 1.801.516,74 TL olduğu, bu fark tutardan; 310.726,87 TL'ye ait delillerin dosyaya sunulduğu, davalının bu tutarın ödenmesinden sorumlu olduğu, davacının 15.10.2018 tarihli ... nolu 166.455,11 TL tutarlı "vade farkı" faturasından alacaklı olduğu, dolayısıyla davacının ( 310.726,87 + 166.455,11 = ) 477.181,98 TL alacaklı olduğu, kalan (1.801.516,74 - 477.181,98 = ) 1.324.334,76 TL tutarındaki kayıtlara ilişkin delil ve beyanların sunulmadığı bildirilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 12. Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın teminatı olarak gösterilen ipoteğin paraya çevrilmesine yönelik takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 13. Davacı yan ile davalılardan ... Tur. İnş. Dek. Tic. ve Paz. Ltd. Şti. arasında .... için “Yetkili Satıcılık Sözleşmesi” imzalandığını ve bu satıcılık sözleşmesine dayalı olarak doğacak alacağın teminatını teşkil etmek üzere diğer davalıların taşınmazları üzerine ipotek tesis edildiği, davalı şirketin sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmemesi, vadesi gelmiş borçlarını ödememesi sebebiyle 28.08.2018 tarihli .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarı ile sözleşmenin fesih edildiği, fesihle birlikte ihtarnamelerle borçların ödenmesi aksi halde ipoteğin paraya çevrileceğinin ihtar edildiği, borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında .... sayılı dosyası ile “İpoteğin Paraya Çevrilmesi” yolu ile takip başlatıldığı, takibin itiraz ile durduğu ve eldeki davanın da sözkonusu itirazın iptaline yönelik olduğu anlaşılmaktadır. 14. Davalı yan ise, iddia edilen alacağın bulunmadığı ile davacının 15.10.2018 tarihli ... nolu vade farkı faturasının hiç bir dayanağının olmadığını savunmuştur. 15. Davacı yan dava değeri olarak takipteki asıl alacak tutarını göstermiş, talep sonucu olarak ise itirazın iptali isteminde bulunduğu anlaşılmakla 14.09.2022 tarihli celsede talebinin açıklanması istenilmiş, davacı yan beyan dilekçesi ile taleplerinin takipteki asıl alacak kısmına yönelik olduğu yönünde açıklamada bulunmuştur. 16. Davacının cari hesap bakiye alacağına yönelik olarak talepte bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı yan inceleme yapan bilirkişiye 03.02.2016 tarihlinde yapılmış bir borç alacak mutabakatı sunmuş ise de, sözkonusu belgenin fotokopi olduğu ve aslının dosyaya sunulmadığı (davalılar vekili 29.09.2022 havale tarihli dilekçe), yine davacı yanca sözkonusu belge ve içeriğinin kabul edilmemesi nazara alınarak sunulan hesap mutabakatına ilişkin belge delil olarak değerlendirilmemiş ve hesaplamada dikkate alınmamıştır. 17. Taraflar arasında satım ilişkisi bulunduğu ve delil olarak tarafların defter ve kayıtlarına dayanıldığı dikkate alınarak her iki yan defter ve kayıtları üzerinde Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 18. Tarafların defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu her iki yan defterlerindeki kayıt farkları belirlenmiş ve buna göre vade farkı alacağına ilişkin fatura, davalının ödeme amacıyla davacıya keşide ettiği kambiyo senetleri ve bir satıma konu fatura içeriğindeki malların teslimi bakımından davacı yanca ispat koşulunu yerine getirip getirmediği hususu aşağıdaki şekilde değerlendirilmiştir. 19. Öncelikle davacının cari hesap ilişkisinde vade farkı alacağına ilişkin olarak düzenlemiş olduğu fatura davalı şirket tarafından kabul edilmemiş ve defterine kayıt edilmemiş olduğu yapılan incelemeden anlaşılmaktadır. 20. Vade farkı, enflasyonun ekonomi üzerindeki olumsuz etkisi sonucunda yargı kararları ile uygulama bulmuş ve bu kavram ile para borcunun ifasında gecikmeden zarar gören alacaklının korunması amaçlanmış olup başta sözleşme ilişkisi kurulurken ya da daha sonradan tarafların ortak iradeleri ile kararlaştırılabileceği gibi var olan ticari teamüller sonucu da ortaya çıkabilir. Bu anlamda vade farkı istenebilmesi için taraflar arasında bu konuda yazılı bir sözleşme bulunması veya teamül halini almış fiili bir uygulamanın mevcut olması gerekir. Vade farkı alacağını ihtiva eden bir fatura düzenlenip davalı tarafa tebliğ edilmesi ve süresinde bu faturaya itiraz edilmemiş olması yukarıda belirtilen şartların gerçekleştirilmemesi halinde tek başına vade farkı istenebileceği sonucunu doğurmaz (..., 27.06.2003 tarih, .... .... ., 24.09.2003 tarih, .... ; .... ., 28.04.2004 tarih, .... ; .... ., 06.10.2004 tarih, .... ). 21. Vade farkı alacağı yönünden taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde sözleşmenin "Yetkili Satıcı Alış Fiyatı ve Ödeme Koşulları" başlıklı 7. maddesinin (iv) bendi "... tarafından uygun görülen ve geçerli nedenlere dayanan temdit ve/veya geç ödemelerde aylık % 6 vade farkı uygulanır. Bu oranı ekonomik şartlara göre yıl içersinde değiştirme hakkı ...'e aittir" hükmü nazara alındığında davacının vade farkı alacağından ötürü talepte bulunabileceği değerlendirilmiştir. 22. Buna göre davacının beyanı ve 03.10.2023 tarihli EK raporda vade farkına yönelik yapılan hesaplama dikkate alındığında davacının cari hesap alacağı içerisinde olduğunu iddia ettiği vade farkından ötürü düzenlemiş olduğu fatura alacağının varlığı kabul edilmiştir. 23. Öte yandan borç ilişkisi için kambiyo taahhüdünde bulunulması tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça TBK’nin 133/2 maddesi gereğince borcun yenilenmesi sonucunu doğurmaz; kambiyo senedinin ifa yerine değil ifa uğruna verilmiş olduğu kabul edilir. Bu bakımdan davalı yanca taraflar arasındaki satım ilişkisinde ifa uğruna düzenlendiği anlaşılan kambiyo senetleri davacı defterinde ödeme olarak yer almakta ise de, ödenmemiş olduğu yine tarafların sunmuş olduğu delillerden anlaşılması karşısında cari hesapta ödeme olarak değerlendirilmemiştir. 24. Hükme esas alınan 03.10.2023 tarihli EK raporda yapılan hesaplamalardan da anlaşılacağı üzere davacının cari hesap ve sunulan deliller kapsamında alacağı 477.181,98.-TL olarak hesaplanmış, buna ilave olarak davacının yine cari hesaplarında ve defterinde alacak kaydı olarak yer vermiş olduğu 164.568,00.-TL tutarlı fatura bakımından ise sözkonusu fatura içeriğindeki malların teslim edilmiş olduğunun ispatına yönelik olarak sevk irsaliyelerinin sunulması halinde takip konusu etmiş olduğu asıl alacak tutarı kadar alacaklı olduğu sonucuna varılacağı belirtilmesine karşın davacı yanca fatura içeriğindeki malların teslimine yönelik sevk irsaliyesi/irsaliyeleri sunulamadığı, (sunulan sevk irsaliyelerindeki teslim alan olarak taşıma işini yapanın isim ve plakalarına yer verilmiş) bu anlamda alacağın bu kısmının ispat edilemediği değerlendirilmiştir. 25. Sonuç olarak davacı defterlerinde davalıya borç kaydedilen, ancak davalı defterlerinde kayıtlı olmayan toplam 310.000,00 + 726,87 = 310.726,87 TL'ye ait delillerin dosyaya sunulduğu, davalının bu tutarın ödenmesinden sorumlu olduğu, yine davacının 15.10.2018 tarihli ... nolu 166.455,11 TL tutarlı "vade farkı" faturasından alacaklı olduğu, davacı tarafından 164.568,00-TL tutarlı faturaya istinaden düzenlenen sevk irsaliyesinin dosya içerisinde mevcut olmadığı anlaşılmakla; davacının 310.726,87 + 166.455,11 = 477.181,98 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. 26. Yapılan açıklamalar neticesinde, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. VI-HÜKÜM 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-.... takip sayılı dosyasına davalıların vaki itirazlarının İPTALİ ile, 3-Takibin 477.181,98.-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi suretiyle takibin yürütülmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Hüküm altına alınan alacak tutarı 477.181,98.-TL’nin % 20 oranında hesaplanan 95.436,40.-TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, Karar ve İlam Harcı 5-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 32.596,30.-TL harçtan, peşin ve derkenarla alınan 9.394,05.-TL harcın tahsili ile bakiye 23.202,25.-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 6-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 1.910,00.-TL ve bilirkişi ücreti olarak 6.500,00-TL olmak üzere toplam 8.410,00.-TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 7.295,44.-TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 1.360,00.-TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 180,24.-TL'sinin davacıdan, 1.179,76.-TL'sinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, Vekalet Ücreti 9-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 72.805,48.-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 10-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendini vekille temsil ettiren davalılara ödenmesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 28/03/2024 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/03/2024 Başkan .... E-İmza Üye ... E-İmza Üye ... E-İmza Katip .... E-İmza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"

Atıf: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/95, K. 2024/238, T. 28.03.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-95-e-2024-238-k-f7029bbdb539