İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/639 E. 2024/711 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/639
- Karar No
- 2024/711
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/639 KARAR NO : 2024/711
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - VEKİLLERİ : Av. ... - .... Av. ... - .... DAVALI : 1- ... - ... ... VEKİLLERİ : Av. ... - ... Av. ... - ... DAVALI : 2- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -.... DAVALI : 3- ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... -.... Av. ... -.... DAVALI : 4- ... - ... ....
DAVA : Tazminat / Haksız Fiil ve Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan DAVA TARİHİ : 21/11/2019 KARAR TARİHİ : 05/12/2024 KARAR Y.TARİHİ : 05/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan "Tazminat" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in müvekkili kooperatifin bir dönem yönetim kurulu başkanlığını, davalı ...'ın ise aynı dönem yönetim kurulu 2. Başkanı olarak görev yaptığını, davalı ... ...'ın asıl yüklenici diğer davalı ... Rest. LTd. Şti'nin ise alt yüklenici olduğu müvekkili kooperatifte mevcut taş imalatlarının ve yaya yolunun yapılması işini yüklendiklerini, davalılar ... ve ...'ın kooperatif yetkilerini devretmeden bir gün önce kooperatifi borca batırdıklarını ve davalılar lehine fahiş hakedişler ve senetler düzenlediklerini, kooperatif eski yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı şirket tarafından müvekkili kooperatifin eski yetkilileri tarafından düzenlenen kambiyo senetlerine istinaden kooperatif aleyhine icra takipleri başlatıldığını ve kooperatifin iflasının talep edildiğini beyan ederek davalı şirketlerin yüklenmiş oldukları işe ilişkin olarak eksik ve ayıplı imalatlar ile yapmış oldukları imalatların bedeli tespit edilerek fazla ödenen bedelin iadesi adına şimdilik 5.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkili kooperatife ilişkin iflas işlemlerinden kaynaklı haksız faiz ve vekalet ücreti ödemelerinden kaynaklı şimdilik 100,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. 2.Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 259.714,75 TL'ye yükselttiklerini beyan etmiştir. II-SAVUNMALAR 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları bulunduğunu, davacı tarafından .... sayılı esasında aynı taleple ilgili kendilerine dava açıldığını, taleplerin mükerrer olduğunu, imzalanan senetlerin kooperatif tüzel kişiliğini temsilen düzenlenmiş olduğunu, diğer yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerinin de davaya dahil edilmesi gerektiğini, çalışma dönemlerinde kooperatif tarafından ödemelerin yapılmadığını, bu nedenle borçlu ortaklara icra işlemi yapıldığını, her yıl imalatların keşfi ve bunlara harcanacak miktarların genel kurulun bilgisine sunulduğunu ve onaylandığını, beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. 4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin iddia edilen eksik ve ayıplı imalatların yapımına ve işçiliklerine herhangi bir dahili olmadığını, müvekkilinin sözleşmeye istinaden üstlenilen işlerin yapımında aracı olduğunu, müvekkili yönünden husumet itirazında bulunduklarını, müvekkile yöneltilen husumetin taraflarına kabulünün mümkün olmadığını, beyan ederek davanın husumetten reddini, aksi takdirde esastan reddini talep etmiştir. 5.Davalı ... Rest. Dek. İnş. Taah. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından taraflarına .... sayılı esası ile menfi tespit davası açıldığını ve sulh olunması nedeni ile davanın takipsiz bırakıldığını, ayıp ihbarının noter aracılığı ile yapılması gerektiğini, müvekkili şirkete davacı tarafından yapılan herhangi bir ihbar bulunmadığını, davacı taraf ile sulh olunarak senetlere ilişkin ödemelerin alındığını, davacının dava dilekçesindeki taleplerini açıklaması gerektiğini beyan ederek müvekkilin yönünden açılan davanın tefriki ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 6. Tarafların ileri sürdüğü, üzerinde anlaştıkları ve çekişme konusu olmaktan çıkan her hangi bir vakıa bulunmadığı anlaşılmaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 7. Uyuşmazlık, davacı kooperatif yöneticileri olan ... ve ...'ın yöneticinin sorumluluğu kapsamında kooperatife kusurlu eylemleri ile zarar verip vermediği, kooperatif ile davalılar ... ve ... Res. Dek. İnş. Taah. İşl. Tem. San. Tic. Ltd. Şti. Arasında akdedilen eser sözleşmesinde yöneticiler ile eser sözleşmesi akdedilenler el ve işbirliği ile kooperatife haksız olarak zarar verip vermediği, varsa zarar tazminat tutarının belirlenmesi noktalarında toplanmaktadır. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 8.Dava, yöneticinin sorumluluğu ve haksız fiil sorumluğu kapsamında zararın tazmini istemine ilişkindir. 9. Mahkememizce .... Esas sayılı dosyası UYAP entegrasyon yolu ile istenilmiş, yapılan incelemesinde; davanın ... tarafından ... ve ... aleyhine yöneticilerin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemi ile 01/11/2019 tarihinde ikame edildiği, dosyanın halen derdest olduğu görülmüştür. 10. HMK'nın 166. maddesinde davaların birleştirilmesi düzenlenmiştir. Buna göre; “(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. (5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.” 11. Görüldüğü üzere aralarında bağlantı bulunan ve aynı mahkemede açılmış olan davalar, yargılamanın her safhasında istek üzerine ya da mahkemece kendiliğinden birleştirilebilir. Mahkeme, aralarında bağlantı bulunan davaların her hâlde birleştirilmesine karar vermek zorunda değildir; ancak tahkikatın (yargılamanın) daha iyi bir şekilde yürütülmesi için gerekli gördüğü hâllerde, aralarında bağlantı bulunan davaların birleştirilmesine karar verebilir (.... ). 12. Davaların birleştirilmesi ve ayrılması müesseselerinin temelinde usul ekonomisi ilkesi yatar (.... ). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 30. maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi, Anayasal dayanağı olan bir ilke olup 2709 sayılı .... ’nın 141. maddesinin dördüncü bendinde davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğuna açıkça işaret edilmiştir. 13. Öte yandan HMK’nin 166. maddelerinde aralarında bağlantı bulunan, daha açık anlatımla aynı veya benzer sebeplerden doğmuş yahut biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek mahiyette olduğu davaların birleştirilebileceği hüküm altına alınmıştır. 14. Birleştirilen davalarda tek bir yargılama yapılır ve ortak deliller tek bir kez toplanır. Bunun sonucunda mahkeme uyuşmazlığın bütün taraflarının menfaatini aynı yargılama içerisinde görme, değerlendirme ve uyuşmazlığı bu çerçevede çözme imkânına sahip olur (.... ). Bu da hukuk güvenliğinin korunması ve çelişkili kararların önüne geçilmesine hizmet eder. 15. Aynı maddenin 4. fıkrasında ise "bağlantı" kavramı açıklanmış olup; "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı varsayılır" denilmiştir. 16. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, mahkememizde yargılaması yürütülen davada davalılardan ... ve ...'ın davacı kooperatifin yöneticisi oldukları, ileri sürülen vakıalar nazara alındığında yöneticilerin kooperatife zarar verdiği ve bu zararın tazmini talep edildiği, diğer davalıların ise bu yöneticiler ile birlikte hareket ettiği ve bu zarardan sorumlu oldukları yönünde olduğu, .... Mahkemesinde yürütülen davada da davacının kooperatif ve davalıların da Mahkememiz dosyasındaki davalılar olan ve kooperatifin yöneticileri olan ... ve ... olduğu, sözkonusu dosyada da Mahkememiz dosyasında ileri sürülen vakıalarla aynı vakıaların ileri sürüldüğü ve yöneticilerin sorumluluğuna dayalı tazminat isteminde bulunulduğu, her iki dosyada da aynı vakıalara yönelik tahkikat yürütülmesi gerektiği, bu anlamda yukarıda zikredilen HMK hükmü nazara alındığında her iki dava arasında sıkı bir bağlantı bulunduğu, usul ekonomisi bakımından delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, tarafların hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla, davaların birleştirilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
VI-HÜKÜM 1-Mahkememiz .... Esas sayılı dosyasının HMK m. 166/2 hükmü uyarınca .... sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına, 3-Yargılamanın .... sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine, 4-Harç, masraf, ücreti vekalet tayin ve takdirinin asıl davada nihai kararla birlikte değerlendirilmesine, Dair davalı ... vekilinin ve davalı ... yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda yapılan inceleme sonucunda esas kararla birlikte HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 05/12/2024 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.. 05/12/2024
Başkan ... e-imza
Üye ... e-imza
Üye ... e-imza
Katip ... e-imza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"