İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/657 E. 2025/43 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/657
Karar No
2025/43
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019/657 Esas KARAR NO : 2025/43 ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 17/04/2024 -... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 04/12/2024 KARAR TARİHİ : 16/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 16/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davalarının yapılan açık yargılamaları sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; ... tarafından yürütüleceğinin yükleniciye bildirildiği, sözleşme kapsamında İdareye 5.030.910,00 TL bedelli, 13/03/2017 tarihine kadar geçerli kesin teminat mektubu verildiğini, mevcut tehlikelerin defi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebiyle yapmış olunan başvuru üzerine ... D.İş sayılı kararı ile " İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin talebinin 2.647.927,00 TL. 'nin 96120'sine tekabül eden 3.177.512,40 TL 'lik teminat mukabilinde ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE " karar verilmiş olduğunu, söz konusu karara istinaden ... nolu 3.177.512,40 TL bedelli, sü teminat mektubu " tedbir dosyasına sunulmuş/yazı işleri müdürlüğü kasasına teslim edilmiş ve kararın infazı için ... İş sayılı dosyasına da bilgi verildiğini, HMK m. 397/1 uyarınca, tedbir kararının devamlılığının sağlanması ve kesin kabul ile kesin hakkediş düzenlenmesi konularında ortaya çıkan muarazanın giderilmesi gerektiğini belirterek ... nolu kesin teminat mektubuna sataşmanın önlenmesine ve kesin teminat mektubunun aynen iadesine, mümkün görülmez ise kesin teminat mektubunun hükümsüzlüğüne, kesin kabul ve kesin hakedişin mahkeme eliyle yaptırılarak, davalı İdarenin sözleşme hükümlerine aykırı davranışları nedeniyle ortaya çıkan muarazanın men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarının aksine kesin kabul süre tespit tutanağında belirtilen eksik ve kusurlu işler davacının dava dilekçesinde 8. madde altında saydıkları eksik ve kusurlu işleri "haklı gerekçe" ile yapmadığı iddialarının mesnetsiz olduğunu, davacı tarafın, kesin kabul eksik ve kusurlu işler listesinde yer alan elektrik tesisatı ile ilgi genel olarak "eksik ve kusurlu" olmadığı iddiası ile yapmayacağını belirttiği, oysa ki anılan eksik ve kusurlu işleri (ve kesin kabul süre tespit tutanağında belirtilen diğer el ve kusurlu işleri) tamamlamak davacının sorumluluğunda olduğunu, davacının bu eksik ve kusurlu işleri yapmaktan haksız bir şekilde kaçındığını, diğer taraftan... davaya cevaplarında, davacı ....nin alt yüklenici olarak yükümlülüklerini yerine getirmediğini, eksik ve kusurlu işler yaptığını beyan ettiğini, bu beyanları da dikkate alındığında esasen işbu davanın davacısı ... her ne kadar elektrik ile ilgili eksik ve kusurlu işlerin tamamlandığını iddia etmekte ise de tevil yoluyla da olsa diğer davada kesin kabul süre tespit tutanağında yer alan eksik ve kusurlu işlerin varlığını kabul ettiğini, kesin kabulün sonuçlandırılamamasının sebebinin davacı tarafın eksik ve kusurlu işleri yapmaktan kaçınması ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi olduğunu, davacının kendi kusuru ile meydana getirdiği durum ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle kesin kabulün sonuçlandırılamadığını, buna mukabil işi geciktirmesine rağmen teminat mektubunun süresini uzatmayarak sözleşme ve ilgili mevzuata aykırı davrandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleşen ... İşi Sözleşmesi" akdedildiğini ve sözleşme konusu işin yüklenici tarafından taahhüt edildiğini, idarenin 17/11/2014 tarih ve .... tarafından yürütüleceğinin Yüklenici'ye bildirildiğini, müvekkilinin sözleşme gereği yükümlendiği işleri tam, zamanında ve gereği gibi yerine getirmesine rağmen davalı tarafından kesin kabul, kesin hesap yapılmaması ve teminatın iade edilmemesi nedeniyle taraflar arasında uyuşmazlık yaşandığını, idarece kötü niyetli olarak çıkarılan ihtilaf nedeniyle teminat mektubunda olası tehditlerin önlenmesi amacıyla mahkemeye başvurulduğunu, HMK 397/1 uyarınca tedbir kararının devamlılığının sağlanması ve kesin kabul ile kesin hakkediş düzenlenmesi konularında ortaya çıkan muarazanın giderilmesi amacıyla ikame edilen davanın ... Esas sayılı dosyasına kaydedildiğini, davacının davaya konu iş konusunda edimini yerine getirmiş olduğunu, anlaşmazlığa konu 5 nolu mukayeseli keşfe dair tarafların sunmuş olduğu evrakların incelenmesi sonucu, davacının davalıdan 5 nolu mukayeseli keşif kapsamınd 260.842, 03 TL (KDV hariç) alacaklı olduğunu, davacının taraflar arasında imzalanmış olan hakkedişlere koymuş olduğu ihtirazi kayıtlardan fiyat farkının hesaplanması için ödenek yüzdelerinin belirlenmesi ve revize iş programı üzerinden fiyat farkı hesaplanması konusundaki ihtirazi kaydında haklı olduğunu, bu kapsamda davacının davalıdan 1.443,141,85TL (KDV hariç) fiyat farkı alacağı bulunduğunu, 5 nolu mukayeseli keşif bedelinin fiyat farkı ve KDV dahil davacının kesin hesap alacağının 2.010.700,99TL olduğunu, davacının davaya konu işi bitirmiş olduğunu, heyetlerince hazırlanmış olan kesin hesapta da davacının davalıdan alacaklı olduğunu, göz önüne alındığında davalı nezdindeki 2.647.927,00TL tutarındaki kesin teminat mektubunun davacıya iade edilmesine karar verilmesi ve ... Esas sayılı dosyası ile işbu dava dosyası arasında bağlantı bulunduğundan ve işbu davanın ek dava niteliğinde olduğunda nazara alınarak dosyaların ivedilikle birleştirme kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte olursa fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, ...Esas sayılı dosyasına kazandırılan 03.04.2024 tarihli Bilirkişi 3. Ek Raporu uyarınca tespit edilen 2.005.256,65 TL davacının kesin hesap ve kesin hakedişe dayalı alacağından anılan mahkeme dosyasında talep edilen 100.000,00 TL'nin düşülmesi suretiyle şimdilik 1.905.256, 65 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işlemiş/işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen ...Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının alacak iddialarını asla kabul etmemekle beraber,dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, anılan bilirkişi kurulu raporlarına yapmış oldukları detaylı itirazların da ifade olunduğu üzere rapordaki davalı aleyhine yapılan tespit ve değerlendirmeler ile hesaplamaların hatalı olduğunu, raporu ve bu rapora istinaden iddia edilen alacak iddialarını kabul etmenin mümkün olmadığını, davacı tarafın sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu sebeple herhangi bir alacağı bulunduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, 493.546,80 TL'nin davacının iddia konusu kesin hesap alacağından mahsubunun gerektiği hususunun izahtan vareste bulunduğunu, bir an için alacağı bulunduğu kabul edilse dahi işbu alacaktan sözleşme gereği davacı tarafça karşılanması gereken yapı Kullanma İzin Belgesi için İlgili Kurum veya Kuruluşlara davalının ödemiş olduğu tutarların mahsubu/kesilmesi gerektiğini, yapı kullanım izin belgesi davalı tarafından alındığını ve anılan belgenin alınabilmesi için ödenmesi gereken bedellerin de yine davalı tarafından karşılandığını, 226.630,80 TL ve de 266.916,00 TL'lik iskan için gerekli giderler toplamı 493.546,80 TL'nin de davacı yüklenicinin kesin hesabından mahsubu gerektiğini, 03.04.2024 tarihli raporda bilirkişi heyetinin davacının kesin hakedişlerinden kesilmesi gereken cezanın 5.444,34 TL olduğunu ifade ettiğini, ancak 02.10.2023 tarihli itiraz dilekçesinde detaylarıyla açıklandığı üzere 55.428,05 TL'lik cezanın kesin hesapta değerlendirilmesi ve mahsubu gerektiğini, yine aynı raporda fiyat farkı alacaklarına dair itirazlarının da değerlendirilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleşen... Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... İşi Sözleşmesi ile sözleşme konusu işin yüklenici tarafından yerine getirilmesinin taahhüt edildiğini, müvekkilinin sözleşme gereği yükümlendiği işleri zamanında ve eksiksiz yerine getirmesine rağmen davalı tarafından kesin kabul, kesin hesap yapılmadığını ve teminatın iade edilmediğini, bu nedenlerle ... Esas sayılı dosyasına kazandırılan 03.04.2024 tarihli Bilirkişi 3. Ek Raporu uyarınca tespit edilen müvekkilinin kesin hesap/kesin hak ediş alacağı olan 2.005.256,65 TL nin temerrüt tarihinden itibaren işlemiş/işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen ... Esas sayılı dosyasının dava konularının ve talep sonuçlarının aynı olduğunu, bu nedenle derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, Birleşen... Esas sayılı dosyadaki 100.000 TL'lik alacak taleplerinin ise "zorunlu arabuluculuk dava şartı noksanlığı" nedeniyle reddi gerektiğini, zamanaşımı def"inde bulunduklarını, davacı tarafın sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu sebeple herhangi bir alacağı bulunduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, 493.546,80 TL'nin davacının iddia konusu kesin hesap alacağından mahsubunun gerektiği hususunun izahtan vareste bulunduğunu, 03.04.2024 tarihli raporda bilirkişi heyetinin davacının kesin hakedişlerinden kesilmesi gereken cezanın 5.444,34 TL olduğunu ifade ettiğini, ancak 02.10.2023 tarihli itiraz dilekçesinde detaylarıyla açıklandığı üzere 55.428,05 TL'lik cezanın kesin hesapta değerlendirilmesi ve mahsubu gerektiğini, yine aynı raporda fiyat farkı alacaklarına dair itirazlarının da değerlendirilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. ... Esası üzerinden devam olunmuştur. Asıl dava; taraflar arasında imzalanan 20/11/2014 tarihli eser sözleşmesi uyarınca davacı yüklenici tarafından üstlenen edimlerin yerine getirilmesine rağmen davalının kesin kabul ve kesin hakedişi yapmadığı iddiasına dayalı olarak davacı tarafça davalıya verilen teminat mektubunun iadesine olmadığı takdirde hükümsüzlüğüne, kesin kabul ve kesin hakedişin mahkeme eliyle yaptırılarak davalı tarafından çıkarılan muarazanın men'i istemine ilişkin olup, birleşen... Esas sayılı davası; 20/11/2014 tarihli eser sözleşmesi uyarınca kesin hakediş alacağına yönelik asıl davaya ilişkin ek dava, birleşen ...Esas sayılı davası; 20/11/2014 tarihli eser sözleşmesi uyarınca kesin hakediş alacağına yönelik asıl davaya ilişkin ek davadır. Taraflarca usulüne uygun dayanılan delilleri celp edilmiş, bilirkişi kök ve ek raporları aldırılmıştır. Mahkememizce görevlendirilen inşaat mühendisi, mali müşavir, elektrik-elektronik mühendisi ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden alınan 28/12/2021 tarihli kök raporda; davaya konu itilafın taraflar arasında akdedilmiş olan eser sözleşmesinin ifası sırasında, eksik ve hatalı yapılan işler bulunduğu, bu nedenle davacının teminatının ve kesin hesabının davalı idare tarafından yapılmadığı, davacının da iş bu dava ile kesin hesabının yapılması ve teminatının iadesi için talepte bulunduğu, taraflar arasında imzalanmış olan kesin kabul eksiklikleri tutanağında, davacının “İdareye verilen 03.05.2019 tarih ve 06.09.19.337 sayılı dilekçemizde yazılı ihtirazi kayıtla” ibaresi ile imzaladığı, dava dosyasına eklenmiş 06.09.19.337 sayılı bir yazı bulunmadığı, ihtirazi kayıt yazı sayısının 06.09.19.338 olduğu tespit edildiği, ihtirazi kayıt sayı numarasının hatalı yazılmış olması ile ilgili takdirinin mahkemeye ait olduğu, eksiklikler listesi incelendiğinde bazı eksikliklerin davacı tarafından tamamlanmış olduğu, bazılarının ise yapıldığına dair dava dosyasında somut delil bulunmadığı, davacının talep ettiği, kesin hesabın mahkemece çıkarılması konusu için, dava dosyasında, taraflar arasındaki sözleşme, sözleşme eki şartname ve projeler, onaylı iş programları, onaylı iş sonu (as-built) projeleri, onaylı hakkedişler, onaylı mukayeseli keşifler ve davacı tarafından davalı idareye sunulmuş ancak onaylanmamış olan 5 nolu mukayeseli keşif ile bu mukayeseli keşifteki imalat değişikliklerine esas davalı idare onaylarının kazandırılması gerektiği, davacı tarafından talep edilen kesin hesabın bu evrakların dava dosyasına kazandırılmasından sonra hesaplanabileceği, teminatın iadesi hususunun da ancak bu kesin hesap sonucu doğrultusunda değerlendirilebileceği belirtilmiştir. Taraf vekillerinin kök rapora beyan ve itirazları ile kök raporda belirtilen eksik belgeler tamamlandıktan sonra mahkememizce görevlendirilen inşaat mühendisi, mali müşavir, elektrik-elektronik mühendisi ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden alınan 06/05/2022 tarihli birinci ek raporda; davaya konu işe ait kesin hesabın bilirkişi heyetince hazırlanması konusunda, 5 nolu mukayeseli keşfe esas yerinde yapılmış imalatların, taraflar arasında antat kalınmış iş sonu projeler olmadan dava dosyası üzerinde heyetlerince tespit edilmesinin mümkün olmadığı, kök raporda dava dosyasına eklenmesi gerektiği belirtilmiş olan bu iş sonu projelerin dava dosyasına eklenmemiş olduğu, davacı beyanlarından iş sonu projelerin davalı tarafından onaylanmadığının tespit edilmiş olduğu, bu nedenlerle davacı tarafından talep edilen kesin hesabın dava dosyasının mevcut hali ile heyetimiz tarafından hazırlanamayacağı, davacı ve davalıların diğer itirazlarının değerlendirilmesi sonucu kök raporda bir değişiklik yapılmasına gerek olmadığı, mahkeme aksi kanaatte olması durumu için, davacı beyanları esas alınarak davacının kesin hesap alacağının 476.209,72 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Taraf vekillerinin ek rapora beyan ve itirazları ile dosyaya kazandırılan yeni belgeler üzerine mahkememizce görevlendirilen inşaat mühendisi, mali müşavir, elektrik-elektronik mühendisi ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden alınan 03/04/2024 tarihli ikinci ek raporda; davacının kesin hesap alacağının 2.005.256,65 TL olarak hesaplandığı, davacının davalıya 2.647.927,00 TL kesin teminat mektubu vermiş olduğu dava dosyası kapsamından tespit edilmiş olup, davacı uhdesindeki işin tamamlanmış olduğu iş ile ilgili kesin kabulün yapılmış olduğu ve iş ile ilgili kesin hesabında heyetlerince hazırlanmış olduğu ve bu kesin hesap uyarınca davacının davalıdan alacaklı olduğu göz önüne alındığında, davalı nezdindeki teminat mektubunun davacıya iade edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, aynı Kanun'un 114/2 maddesinde ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. 19.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir. Anılan maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” düzenlemesi getirilmiştir. Görüldüğü üzere, 6102 sayılı TTK’ye eklenen 5/A maddesinde, Kanun’un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda, arabuluculuk dava şartı olarak belirlenmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2 maddesi "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesini içermekte olup, bu madde ile dava açılmadan arabuluculuğa başvurulması hali dava şartı olarak kabul edilmiştir. Somut olayda; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu gereği her bir dava yönünden münhasıran arabuluculuk süreci işletilmesi gerekmekte olup, asıl davanın kesin hesap hakediş alacağına yönelik davasında ve eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemli birleşen ... Esas sayılı asıl davaya ek davası yönünden davacının dava şartı arabuluculuk sürecini işletmediği, münhasıran arabuluculuk son tutanağın aslını ya da aslının aynı olduğu onaylı suretini sunmadığı ve asıl davada kesin hesap hakediş alacağına yönelik alacak istemli talebin ve bu talebin ek davası niteliğindeki birleşen dbirleşen... Esas sayılı davasının davaların açıldığı tarih itibariyle arabuluculuk dava şartına tabi olması nedeniyle; asıl davada kesin hesap hakediş alacağına yönelik davanın ve birleşen... Esas sayılı davasının ... Kanunu'nun 114/2 maddesi yollaması ile Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Bu kez davacı birleşen... Esas sayılı davası ile aynı talep kapsamıyla asıl davaya ek dava olarak açmış ise de her iki dava arasında derdestlik bulunduğu anlaşılmakla birleşen ... Kanunu'nun 114/1-ı ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl davadaki kesin teminat mektubunun iadesi istemine ilişkin dava ise; davanın açıldığı tarih itibariyle alacak veya tazminat istemlerine ilişkin olmadığından, arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı değerlendirilerek işin esası incelenmiştir (Benzer yönde ... Karar sayılı ilamı). Mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınabilir nitelikteki, bilirkişi heyetinin 03/04/2024 tarihli ikinci ek rapor ile davacının kesin hesap alacağının 2.005.256,65 TL olarak hesaplandığı anlaşılmakla, davacının davalıya 2.647.927,00 TL kesin teminat mektubu vermiş olduğu, davacı uhdesindeki işin tamamlanmış olduğu, iş ile ilgili kesin kabulün yapılmış olduğu ve iş ile ilgili kesin hesabın da bilirkişi marifetiyle hazırlanmış olduğu, bu kesin hesap uyarınca davacının davalıdan alacaklı olduğu göz önüne alındığında, davalı nezdindeki teminat mektubunun davacıya iade iadesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davada kesin teminat mektubunun iadesi talebinin KABULÜ ile; ... ait 04/10/2017 tarihli, ... numaralı (2.647.927,00 TL bedelli) kesin teminat mektubunun davacıya iadesine, 1.a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 180.879,89 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 45.219,98 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭135.659,91‬ TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, davacı tarafça peşin yatırılan 45.219,98 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 1.b-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 242,75 TL posta ve tebligat masrafı ve 18.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.287,15‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.c-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 351.271,97 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Asıl davada kesin hesap hakediş alacağına yönelik davanın, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2.a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.707,75 TL harçtan mahsubu ile Hazineye irat kaydına, bakiye 1.092,35‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 2.b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 2.c-Davalı tarafından yapılan 50,50 TL posta ücreti yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 2.ç-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Birleşen ... Esas sayılı davanın, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 3.a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 32.537,03 TL harçtan mahsubu ile Hazineye irat kaydına, bakiye ‭31.921,63‬‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3.b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 3.c-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Birleşen ... Esas sayılı davanın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-ı ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 4.a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 34.244,78 TL harçtan mahsubu ile Hazineye irat kaydına, bakiye ‭33.629,38‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4.b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4.c-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/01/2025 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/657, K. 2025/43, T. 16.01.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-657-e-2025-43-k-6511a9bf4493