İlk Derece Mahkemesi · Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/114 E. 2023/412 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/114
Karar No
2023/412
Karar Tarihi

T.C. ...4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR ESAS NO : 2023/114 Esas KARAR NO : 2023/412 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/02/2023 KARAR TARİHİ : 26/05/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili 06/02/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle, davalı borçlunun ... Esas sayılı dosyasına vaki haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürdüğü itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili 29/03/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafından açılan işbu davanın görevli mahkemede açılmadığını, taraflar arasındaki mevcut uyuşmazlıkta görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, ...Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı'nın raporunda olayın oluş şeklinin fırtınadan kaynaklı olduğunun açıkça ortaya konulduğunu, müvekkili şirkete ait binanın yapı ve inşaat tekniğine uygun olarak yapıldığı, muhafazasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığı ve bakım onarım eksikliği olmadığından meydana gelen zarara müvekkili şirketin sebebiyet vermediğini, dava konusu araçta meydana gelen zararın asıl kaynağının fırtınanın şiddeti olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenlerle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, "Davacı tarafından davalı aleyhine ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali "istemine ilişkindir. Talep, cevap, ... Esas sayılı icra takip dosyası, Bolu Ticaret Sicil Müdürlüğü, Bolu Vergi Dairesi ve Bolu Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin yazı cevapları, ... D.İş sayılı dosyası ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dosyamızda davacı tarafın gerçek kişi olması nedeni ile Mahkememizin davaya bakmaya görevli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Ticari davalar ise; aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın söz konusu düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Bu bağlamda, ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Nispi ticari davalar ise; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre; bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Üçüncü grup ticari davalar ise; yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu bilgiler ışığında dosyamıza Vergi Dairesi Başkanlığı, Ticaret ve Esnaf Odasından gönderilen cevabi müzekkerelerden; davacının tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda uyuşmazlık, taraflar arasında haksız fiile dayalı itirazın iptali davası olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olması için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması ve her iki tarafın da tacir olması zorunludur. Davacı bakımından yapılan araştırmada davacının tacir olmadığı anlaşılmış, davacının tacir olmadığından görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olmadığı sonucuna varılmıştır. Mahkemelerin görevi ancak kanunla belirlenir (HMK m.1). Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden sayıldığından yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen nazara alınması gerekir (HMK 20,114,115). Görev konusunda taraflar için kazanılmış hak doğmaz ve yeni bir kanunla kabul edilen görev kuralları kanunda aksine düzenleme yapılmadığı sürece geçmişe de etkilidir (HGK 14.04.2004 tarih 2004/19-218 Esas 2004/221 sayılı kararı). Dosya içerisinde toplanan tüm deliller, tarafların iddia ve savunmaları, ve diğer belgelerin incelenmesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasında yapılan satım sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının 6102 sayılı TTK 12 maddesi kapsamında kalan tacir olmadığı ve satım sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar da mutlak ticari dava sayılmadığından açılan bu davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle (HMK 114/1-c, 115/2) davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davaya bakmaya ...Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebi ile USULDEN REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren tarafların 2 hafta içerisinde müracaatı halinde dosyanın görevli ...Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-HMK 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerine görevli mahkemece karar verilmesine, 4- Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. md.gereğince bir karar verilmesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/05/2023 Katip ... E-imzalı. Hakim ... E-imzalı.

Atıf: Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/114, K. 2023/412, T. 26.05.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-114-e-2023-412-k-882c4b9c1546