İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/448 E. 2024/677 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/448
- Karar No
- 2024/677
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/448 KARAR NO : 2024/677 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR : 1- ... - (T.C:...) ... 2- ... - (T.C:...) - ... VEKİLİ : Av. ... -.... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -.... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/06/2024 KARAR TARİHİ : 18/09/2024 K.YAZIM TARİHİ : 20/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin ... Vergi Nolu, .... Şirketi'nin yetkilileri olduğunu, müvekkili ... hakkında .... - İcra Dosyasıile icra takibi yapıldığını, takip dayanağı belge olarak 60.910,00 TL Miktarlı 27/07/2022 Tanzim Tarihli,15/05/2023 Vade Tarihli Senet ile; Müvekkili ... hakkında .... - .... - İcra Dosyasıile icra takibi yapıldığını, takip dayanağı belge olarak 57.910,00 TL Miktarlı 02/05/2023 Tanzim Tarihli, 04/06/2023 Vade Tarihli Senet ile davalı tarafça icra takibi başlatıldığını, araç kiralama şirketi olan karşı tarafa müvekkilinin herhangi bir borcu olmayıp söz konusu senetler araç kiralama işlemleri sırasında teminat olarak verildiğini ve kiralama ill ilgili ilişki sona erdiğini, iade edilmesi gereken senetler ile karşı taraf icra takibi yaptığını, konu ile ilgili olarak müvekkili ... ve müvekkili ... için başvuruları yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkilleri söz konusu senetleri araç kiralama işlemleri sebebiyle teminat olarak verdiklerini, aralarındaki kiralama ilişkisi sona ermiş ancak kötüniyetli davalı taraf senetleri iade etmek yerina sanki alacaklı imiş gibi icra takibine konu ettiğini, yargılama sırasında davalı tarafın ticari defter kayıtları tetkik edildiğinde müvekkillerinin her hangi bir borcu olmadığı ortaya çıkacağını, müvekkillerinin sözleşmeyi sona erdirmek istemeleri ve sona erdirmeleri sebebiyle ilişkilerin bozulması üzerine elde bulundurulan ve karşılıksız olan teminat senetleri ile işlem yapıldığını, haksız takip sebebiyle müvekkillerinin mağdur edildiğini, ticari itibarları zedelenmiş her türlü haciz işlemleri yapılarak mağdur edilip haksız tahsilat yapılmaya çalışıldığını, menfi tespit davasında, HMK'nın ispata ilişkin genel kurallarının geçerli olduğunu, bu davada davacı borcun olmadığını iddia ettiğine göre ''yoku ispat mümkün olmadığından'' kural olarak ispat yükü alacaklıya ait olduğunu, müvekkillerinin mağduriyetinin giderilebilmesi için İİK 72 vd maddeleri gereği tedbir kararı verilmesini, izah olunan sebeplerle Öncelikle İİK 72 vd... Gereği tedbir taleplerinin kabulüne; Yapılacak yargılama neticesinde ... hakkında .... - .... - İcra Dosyası ile icra takibine konu edilen 60.910,00 TL Miktarlı 27/07/2022 Tanzim Tarihli,15/05/2023 Vade Tarihli Senetten dolayı borcu olmadığının tespiti ile munzam zararlarla ilgili hakları saklı kalmak kaydı ile %20'den aşağı olmamak üzere haksız takip tazminatına hükmedilmesini, ... hakkında ... - .... - İcra Dosyası ile icra takibine konu edilen 57.910,00TL miktarlı 02/05/2023 Tanzim Tarihli,04/06/2023 Vade Tarihli Senetten dolayı borcu olmadığının tespiti ile munzam zararlarla ilgili haklarımız saklı kalmak kaydı ile %20 den aşağı olmamak üzere haksız takip tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu icra dosyası 2 farklı icra dosyası ve iki farklı borçlu bulunduğunu, 2 farklı icra dosya borçlusunun müvekkili şirkete karşı tek bir menfi tespit davası açmasının hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle ilk olarak işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, bununla birlikte kambiyo senetleri illetten mücerret senetler olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı ya da geçerliliği senedin geçerliliğini etkilemeyeceğini, takip dayanağı senetler bir senette bulunması gereken bütün zorunlu unsurları ihtiva etmekte olup, dava konusu icra takipleri geçerli bir senede dayanılarak hukuka uygun bir şekilde başlatılmış icra takipleri olduğundan davacı tarafın borcun bulunmadığını, senetlerin geçersiz olduğu yönündeki itirazlarının kabulünün mümkün olmadığını, davacı taraf takip konusu senetlerin araç kiralaması için teminat olarak verildiğini iddia etmiş olup araç kiralama bedellerinin ödendiğine dair de bir belge sunmayarak çelişkili beyanlarda bulunduğunu, davacı dava dilekçesinde soyut beyanlarda bulunduğunu, araç kiralama bedelinin ne kadar olduğu, bedelinin ödenip ödenmediğini, aracın tam ve sağlam olarak teslim edilip edilmediğini, hususunda bir beyanda bulunmadığını, eğer senet bedelleri, ödenmişse neden senedin müvekkili şirketten geri alınmadığına dair de bir beyanda da bulunmadığını, davacı yalnızca soyut, çelişkili ve hukuki dayanaktan yoksun iddialarıyla süreci uzatmak, müvekkilinin alacağına kavuşmasına engel olmak maksadıyla işbu davayı açtığını, davacı taraf her ne kadar ispat yükünün taraflarında olduğunu iddia etse de davacı dilekçesinde senedin sonradan doldurulduğunu, imzanın kendisine ait olmadığına ilişkin bir itirazda bulunmadığı gibi, teminat senedi olduğunu, araç kiralaması yapıldığını da ispatlayamadığını, varlığını, imzasını kabul ettiği bir senedin karşılığının ödendiğini ispatın davacı taraf üzerinde olduğunu, izah olunan ve mahkemece re'sen dikkate alınacak hususlar dahilinde yasal tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraflara yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. HMK'nın 114/1.c hükmüne göre mahkemenin görevli olması dava şartı olup görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olduğundan taraflar ileri sürmese dahi mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görev konusu dava şartı olup, mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında, talep halinde veya resen incelenebilir. Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticaret mahkemesinin bu davada görevli olup olmadığının açıklığa kavuşturulması zorunludur. 6102 sayılı TTK m. 5/1. fıkra hükmünde yapılan düzenleme uyarınca, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticari davalar; mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplanmaktadır. Doktrindeki yerleşik uygulama bu yöndedir. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK 4/1. maddesinde yapılan düzenlemeye göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6102 sayılı m. TTK 19/2 fıkrası uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. Taraflardan sadece birinin ticari işletmesi ile ilgili olması durumunda ticari dava kabul edilen davalar kanunda açıkça düzenlenmiştir. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. 6102 Sayılı TTK'nun 5/3. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Sulh Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İİK'na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalarla bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Keza şoförsüz araç kiralama işi dahi sulh hukuk mahkemesi görevlidir. (.... 10.05.2017 T., .... .) Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, araç kiralama ilişkisi kapsamında verilen teminat senedi nedeni ile borçlu olmadığının tespiti, menfi tespit ve senetlerin iptali davası olduğunun tespitine ilişkin olduğu kira sözleşmelerinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıklarda HMK 4/1-a maddesine göre Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olup, dava şartı yokluğu her aşamada ve resen dikkate alınacağından HMK 114/1-c, 115/2. maddesi gereğince davanın görev dava şartı yönünden reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davanın dava şartı yönünden usulden reddi ile mahkememizin GÖREVSİZ olduğunun tespitine, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ....Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde HMK'nun 20/1 Md'si uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-Yargılama giderleri ve harç konusunun görevli ve yetkili Mahkemece karara bağlanmasına, Dair; Davacılar vekilinin (e duruşma yolu ile) ve davalı vekilinin (e duruşma yolu yolu ile) yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/09/2024 Katip ... ¸[e-imzalıdır] Hakim ... ¸[e-imzalıdır]