İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/142 E. 2025/204 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/142
- Karar No
- 2025/204
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/142 KARAR NO : 2025/204 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - .... DAVALILAR : 1- ... - (T.C. No: ...) ... 2- ... - (T.C. No: ...) ... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 01/03/2024 KARAR TARİHİ : 24/03/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ...’nin işlettiği ... plakalı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki servis aracının kontrolünü kaybetmesi sonucu 22/01/2012 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, .... Esas sayılı dosyası ile araçta bulunan yolcu ... tarafından trafik kazasından kaynaklı olarak maddi ve manevi tazminat talepli olarak araç işleten sıfatı ile müvekkili şirket ... Turizm Taşımacılık ve araç sürücüsü ... hakkında dava açıldığını, yolcu ... tarafından müvekkili şirket ... ve davalı ... hakkında gerekçeli karara istinaden .... Esas sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığını, taraflarınca tehiri icra talepli olarak istinaf başvurusunda bulunarak teminat mektubu yatırılmış ve icra dosyası müvekkil şirket açısından durdurulduğunu, ... hakkında dosya kesinleşmiş olmasına rağmen haczi kabil mal varlığı olmadığı için maaşından yapılan bir kaç ay kesinti sonrasında çalışması olmadığı için dosyaya ödemeler yapılmadığını, davacı müvekkile şirket ... Turizm tarafından ödeme yapılmak zorunda olduğu için ödenen miktarın rücusu için dava konusu kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın sahibi ... hakkında ve sürücü ... hakkında .... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davacı müvekkil ... şirketi tarafından başlatılan icra takibine borçlular ... ve ... vekili aracılığıyla itiraz ettiğini, mahkeme kararları ile kesin olan bu alacağa açıkça itiraz etmek haksız ve kötü niyet tazminatı gerektirdiğini, tüm bu nedenlerle Davalıların itirazı ile duran .... e. sayılı icra takibindeki itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz eden borçlular/davalılar aleyhine asıl alacağın %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı taraflara usulüne uygun tebligatlar çıkarılmasına rağmen davaya cevap vermedikleri gibi duruşmalara da katılmamışlardır. DELİLLER: -05/01/2024 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Sonu tutanağı, -Davacı ve davalı ticari defter ve bağlı kâğıtları, - .... 'nin 26/11/2019 gün ve .... sayılı dosyası, - .... 'nin 08/02/2023 gün ve .... sayılı dosyası, - .... E. sayılı takip dosyası, - .... E. sayılı takip dosyası, .... yazılan müzekkere cevabı, - .... yazılan müzekkere cevabı, -08/10/2024 günlü bilirkişi heyet raporu, MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava; Trafik kazasından doğan 3.kişi zararının araç işleteni tarafrından ödenmesinden sonra, ödenen tazminatın araç maliki ve sürücüsünden rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren TTK.nun 4. maddesinde ticari davalar belirtilmiş olup, buna göre, bir davanın ticari dava sayılabilmesi için; Kanuni düzenleme ile görevin Ticaret Mahkemesine verilmesi, veya TTK 4. maddesinde sayılan unsurları taşıması (TTK'da yer alması veya TTK.nun 4/1 a,b,c,d,e,f fıkralarındaki davalardan olması), yada her iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan dava olması gerekmektedir. TTK.nun 5. maddesinde, ticari davalara ticaret mahkemelerinde bakılacağı, ticaret mahkemeleri ile diğer mahkemeler ve Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Mevcut ticari ilişkiden dolayı davacının davalılardan olan alacağının tayin ve tespiti ve davalıların tacir olup olmadıkları bakımından taraflara ait ticari defterler ve dosyaya kazandırılan müzekkere cevapları üzerinde inceleme yapılarak 08 /10/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı şirketin işleteni olduğu ... Plakalı aracın şirketin, 22.01.2012 tarihinde karıştığı trafik kazası neticesinde, yaralanan araçtaki yolcunun açtığı maddi ve manevi tazminat davasında tesis edilen mahkeme ilamına istinaden yeni esas numarasıyla .... Esas Sayılı Dosyasına toplam 237.869,50 TL ödeme yaptığının anlaşıldığı, Davacı işletenin ödediği ilam alacağını kazanını meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu tespit edilen davalı araç sürücüsü ... ile araç maliki ...’dan rücuen tahsili istemiyle başlattığı .... E. sayılı takip dosyasında takip tarihi itibarıyla ; 237.869,50 TL alacak alacak + 7.587,95 TL işlemiş faiz = 245.457,45 TL toplam alacağı hesaplandığı, Bu alacaktan kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu ilamla belirlenen davalılardan sürücü ...’dan rücu edebileceği hususunun sayın mahkemenin takdirinde bulunduğu, Ancak davalılardan araç maliki ... ile davacı işleten şirket arasındaki hukuki ilişkinin ve dayanak belgelerinin sunulması halinde araç malikinin sorumluluğunun irdelenebileceği, takdirin Sayın mahkemeye ait olduğu, Kaza tarihi itibarıyla ; Davalı araç sürücüsü ... vergi mükellefiyeti olmadığı, Davalı araç maliki ...’ın vergi mükellefi olduğu, .... esnaf sicil kaydının bulunduğu, dolayısıyla esnaf olduğu.." bildirilmiştir. Somut olayda; davacı rücu alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası açmış ise de davalı araç malikinin (...) trafik kazasının meydana geldiği zararın doğduğu tarihte ve sürücüsünün ( ...) tacir olmadıkları gelen müzekkere cevapları ve alınan bilirkişi raporundan anlaşıldığı ve uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığından, genel hükümler dikkate alınarak) davaya bakmakla görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğundan mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USÛLDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin .... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-HMK'nun 20/1.maddesi gereğince istek halinde ve karar kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili .... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi gönderilmesine, iki haftalık süre içerisinde başvurulmaması halinde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına, 4-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince değerlendirilmesine, 5-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına, Dair; Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı. 24.03.2025 Katip ... Hakim ... ¸[e-imzalıdır] ¸[e-imzalıdır]