İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/713 E. 2025/275 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/713
- Karar No
- 2025/275
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/713 Esas - 2025/275 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/713 Esas KARAR NO : 2025/275 HAKİM : ....... KATİP : .......... DAVACI : ........ : Av......... DAVALI : ...... : Av....... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 08/07/2024 KARAR TARİHİ : 02/05/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirkete ait ...... plaka sayılı aracın 14/08/2022-2023 tarihleri arasında ZMMS poliçesiyle 3. kişiye karşı sigortalı araçtan kaynaklanabilecek hasar, zarar ve ziyan teminatı altında olduğunu, 15/06/2023 tarihinde firari sürücü sevk ve idaresindeki ......sigortalı araç ile ....... katılım yapmak istediği esnada aracın sağ kısımları ile zorunlu duraklama halinde bulunan .........plaka sayılı polis aracının sağ arka taraflarına çarpması suretiyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini ve kaza akabinde emniyet ekiplerince kaza tespit tutanağı tanzim edildiğini ve firari sürücünün 2918 sayılı KTK'nın 57/1-B-4 maddesini ihlal ettiğinin tespit edildiğini, sigortalı araç sürücüsünün duraklama halinde bulunan araca çarpmak suretiyle meydana gelen kazayı %100 kendi kusuruyla meydana getirmekle birlikte aynı zamanda olay yerini terk ettiğini, rücu şartlarının oluşması için sürücünün olay yerinden ayrılmasının yeterli görüldüğünü, bu nedenle rücu şartlarının oluştuğunun aşikar olduğunu, müvekkili şirketçe sigortalı araçta bağımsız ekspertiz vasıtasıyla inceleme yaptırıldığını ve davaya konu kaza sonucu oluşan hasara istinaden 13.843,19 TL 16/08/2023 tarihinde ve 1.716,27 TL 28/08/2023 tarihinde ödendiğini, bu nedenlerle dava konusu alacağın davalıdan rücuen tazmini talebi ile.......Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının gönderilen ödeme emrine ve takibe konu borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verin davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin iş yerinin ......, Bulancak İlçesi olduğunu belirterek yetki itirazında bulunulduğunu, bu sebeple eldeki dava ve davaya konu icra takibinin yetkisiz icra dairesinde açıldığını, ödeme icra emrinde de borçlu adresinin Bulancak olduğunu ve davaya yetkili icra dairesi ve mahkemenin Bulancak mahkemeleri olduğunu, dava dilekçesinde harca esas değer 16.441,77 TL göstererek eldeki davayı açtığını, gerek icra dairesinde gerekse ekteki ödeme bölgeleri ve icra dosya kapak hesabından görüleceği üzere asıl alacak+faiz+avukatlıkücreti+masrafların tamamının ödendiğini, dosya kapak hesabının tamamını ödendiğini, ödeme emrinde belirtili...... plakalı araç sürücüsünün 15/06/2023 günü karışmış olduğu kaza neticesinde rücuen tazminat bedeli talebinde sundukları belgelerden anlaşılacağı üzere aracın Burcu Yıldırım isimli şahsa kiralandığını,...... isimli kişinin (kaza yapan) taraflarınca hiçbir bağlantısının olmadığını savunarak, ortada haksız bir itiraz olmadığını, özellikle öncelikle yetki itirazında bulunulmasının haksız itiraz kapsamına girmeyeceğini, esasa ilişkin itirazlarının tamının iyi niyet çerçevesinde usulüne uygun olması sebebiyle, yetki itirazlarının kabulüne, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir. Bilindiği üzere, 2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" hükmü bulunmaktadır. Davanın esasına girmeden önce dosyanın geçirmiş olduğu safahat incelendiğinde, davanın ilk olarak...... Esas sayılı dosyası üzerinden görüldüğü, Mahkemece ....Karar sayılı kararla görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın Mahkememize tevzi edilerek yukarıda belirtilen esasa kaydedildiği görülmüştür. Esas yönünden dosya ele alındığında, Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. .......Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalı aleyhine 15.559,46 TL asıl alacak ve 882,31 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 16.441,77 TL alacak yönünden icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak "...... plakalı aracın sürücüsünün 15/06/2023 günü karışmış olduğu kaza sonucu ödenmek zorunda kalınan tazminatın rücuen tahsil talebi" gösterildiği, bu kapsamda örnek 7 ödeme emrinin davalıya 13/11/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından yasal süresi içerisinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Dava dilekçesi incelendiğinde davacı vekilinin, davalıya ait .... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (KZMMS) kapsamında sigorta örtüsüne alındığını, bahsi geçen aracın 15/06/2023 tarihinde.... plakalı araçla karıştıkları kaza nedeniyle 15.559,46 TL ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla icra takibi başlattıklarını belirterek alacağın tahsili amacıyla başlattıkları icra takibine itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. Davalı vekili ise cevap dilekçesinde özetle, takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı ve eldeki davanın da yetkisiz mahkemede açıldığını, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaate ise, takibe konu tüm alacağın ödendiğini, davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini istediği görülmüştür. Bu ön tespitlerin ardından, eldeki davanın icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, bu kapsamda taraflar arasındaki çekişmenin, davacının trafik sigortacısı, davalının ise maliki olduğu .... plakalı aracın 15/06/2023 tarihinde dava dışı ...... plakalı araca çarpması sonucu davacı tarafından zarar gören 3. kişilere ödenen tazminatın (olay yeri terk nedeniyle) davalı sigortalısından rücuen tahsili koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Davalı vekili icra aşamasında icra dairesinin yetkisine, eldeki davada ise Mahkememizin yetkisine itiraz etmiştir. Her ne kadar davalı vekili tarafından icra dosyasında ve Mahkememizin işbu dava dosyasında yetki itirazında bulunulmuş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca zarar yargı çevremizde gerçekleştiğinden yetki itirazı yerinde görülmemiş ve yetki itirazının reddi ile davanın esasına girilmiştir. Yargılama devam ederken davalı tarafça asıl alacak ve ferileri dahil tüm takibe konu borcun ödendiğinin belirtilmesi üzerine Mahkememizce....... Esas sayılı dosyada davalı tarafından yapılan bir ödeme bulunup bulunmadığının bildirilmesi ile dosya kapak hesabının gönderilmesi istenmiştir. Gelen cevabi yazıdan davalı borçlu tarafından 11/09/2024 tarihinde yapılan ödeme sonucu dosyanın infazen kapatıldığı bildirilmiştir. Davalının beyanı ile İcra Dairesi'nin cevabi yazısı ve eklerinden davalının dava tarihinden sonra takipteki asıl alacağı tüm ferileri ile birlikte ödediği anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, itirazın iptali davası açıldıktan sonra yargılama devam ederken takip dosyasındaki alacağın tamamen ödenip, vekalet ücreti, icra harç, faiz ve masrafların yatırılması halinde (kapak hesabını kapsayacak şekilde) dava konusuz kalacağından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilir. Ayrıca borçlunun dava açıldıktan sonra yaptığı ödemeler takibe yapılan itirazdan haksızlık durumuna göre inkar tazminatına hükmedilmesine de engel teşkil etmez (........ Karar sayılı ilamı bu yöndedir). Buna göre dava açıldıktan sonra davalının asıl alacak ve ferileri ile birlikte icra dosyasındaki tüm borca ilişkin ödemede bulunduğu görülmekle, Mahkememizce konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve davanın açıldığı tarihte davacı talebinde haklı olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretine bu kapsamda hükmedilmiştir. Davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden ise, İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu dönem yönünden davacı alacağının likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Takip konusu alacağın %20'si oranında 3.288,35 TL icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 3-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 16.441,77 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan 1.418,40 TL ( 427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL, 922,00 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince ....... bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 02/05/2025 Katip ..... ¸ Hakim ...... ¸