İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1 E. 2023/995 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1
Karar No
2023/995
Karar Tarihi

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/1 Esas KARAR NO : 2023/995 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... -... KAYYIM : ... DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 02/01/2023 KARAR TARİHİ : 27/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ortağı bulunduğu şirket 2008 yılında 2 ortaklı olarak kurulmuş ve kuruluşa ilişkin ana sözleşme, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 11.03.2008 tarih, 7017 sayı ve 18. sayfasında yayımlanmış olup, 250325 sicil numarası ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı göründüğünü, söz konusu limited şirket, müvekkilin eski eşi... olduğunu, şirket uzun zaman önce faaliyetine son verdiğini, öyle ki vergi dairesi işbu şirketin resen terkinini yaptığını, şirketin vergi kaydı bulunmadığını, bunun yanı sıra şirketin hiçbir bankada hesabı, üzerine kayıtlı taşınır-taşınmaz malı bulunmadığını, ayrıca şirketin gerek Gelir İdaresi Başkanlığına gerek Sosyal Güvenlik Kurumu’na gerekse de devletin hiçbir kurumuna borcu bulunmadığını, şirketin hiçbir ticari defteri bulunmadığını, şirketin yalnızca ... Ticaret Sicilinde kaydı bulunmadığını, ortada faaliyet gösteren bir şirket olmadığını, şirketin feshine ilişkin diğer şirket ortağı olan... şirketin feshine muvafakat göstereceği kanaatiyle adı geçene davanın ihbarını talep ettiklerini beyan ederek şirketin haklı nedenle feshine karar verilmesini, aksi taktirde ortada fiilen herhangi bir şirket bulunmadığından ve bahsi geçen sebeplerden müvekkil davacı ...'nın şirket ortaklığından çıkartılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı temsil kayyımı cevap dilekçesinde özetle; Şirketler Hukuku bakımından ekonomik değer taşıyan şirketin devamlılığının sağlanması, malvarlığı değerleriyle alabildiğince korunması ön planda olup, takdiri mahkemeye ait olmak üzere, öncelikle davanın reddini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, mahkeme haklı sebebin varlığına kanaat getirirse, fesih yerine şirketi ayakta tutacak diğer çözüm yollarının değerlendirilmesini, şirketin feshine karar vermeden önce yasada öngörülen, davacı ortağın şirketten çıkarılması veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer çözümlerin de tartışılıp sonucuna göre karar verilmesini temsil kayyımı olarak şirket adına mahkememizden talep edildiğini, davacı , şirketin vergi kaydının bulunmadığını, res'en terkin edildiğini belirtmiş ise de bir şirketin vergi dairesince mükellefiyet kaydının re'sen terkin edilmesi o şirketin mutlaka ticari faaliyetinin de sona erdiği anlamına gelmemekte, söz konusu şirketin ticari faaliyetinin devam edip etmediğinin tespiti için ilgili ticaret sicil müdürlüğünden o şirketin durumunun araştırılması gerektiğini, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden şirket ile ilgi kayıtların getirtilmesi taleplerinin bulunduğunu, Ek olarak, şirketin MERSİS kaydında firma durumunun "aktif", Vergi Dairesi / KEÇİÖREN VERGİ DAİRESİ / ..., şirketi 6.03.2028 tarihine kadar münferit imza ile temsil ve ilzama yetkili kişinin davacı ... olarak gözüktüğü anlaşıldığını, davacı şirket ticari defterlerin bulunmadığı yönündeki beyanına istinaden, şirket ortaklarına ve ilgili yerlere ticari defterlerin akıbetinin sorulması gerektiğini, somut olayın tüm özellikleri dikkate alınarak, şirketin aktiflerinin miktarı, aktiflerin ne şekilde değerlendirildiği, ticari defter ve kayıtlar, bilanço ve faaliyet raporları, davanın esası ile ilgili gösterilen diğer deliller ile bilirkişi raporunun hep birlikte değerlendirilmesi sonucu fesih yerine seçimlik diğer yetkilerin kullanılıp kullanılmayacağı mahkememizin takdirinde olduğunu beyan ederek davanın reddine, aksi takdirde mahkememiz haklı sebeplerin oluştuğu kanaatinde ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları ve TTK 641/1 maddesi gereğince şirketin feshi yerine, alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda TTK 636/3. maddesi kapsamında ortakların denkleştirilmiş menfaati, ortaklığın mali yapısı ve şirketin faaliyetine devam etmesinin üçüncü kişiler yönünden etkisi değerlendirilerek, karar tarihine en yakın tarihteki veriler esas alınmak suretiyle hükmedilecek çıkma payının davacı ortağa verilerek ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu beyan etmiştir. Davalı şirket kayyımı cevap dilekçesinde bildirdiği sebeplerle davanın reddine, aksi takdirde haklı sebebin varlığınına kabulü halinde şirketin feshi yerine çıkma payının davacı ortağa verilerek ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, TTK 636/3 maddesine dayalı limited şirketi feshi terditli olarak TTK 638/1 maddesi uyarınca haklı nedenle davacının şirket ortaklığından çıkarılması talebine ilişkindir. ... Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre davalı şirketin davalı ... ve ...ortaklığında kurulduğu, halen aynı ortaklıkla devam ettiği, davacının şirketin müdürü olduğu tespit edilmiştir. Davacı ile davalı şirket arasında menfaat çatışması bulunduğundan davalı şirkete iş bu davada temsil etmek üzere kayyım atanması sağlanmıştır. Şirketin feshi halinde tasfiye içi atanacak tasfiye memuru ücreti için avans yatırmak üzere davacı vekiline iki haftalık kesin süre verilmesine rağmen kesin süre içerisinde gider avansı yatırılmamıştır. Kesin süre içerisinde gider avansının yatırılmaması halinde şirketin feshi talebine ilişkin davanın reddi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekili 27/12/2023 tarihli duruşmada taleplerinin davacının şirket ortaklığından çıkarılması şeklinde devam ettirmek istediklerini belirtmiş ise de davanın şirketin uzun zaman önce faaliyetine son verildiği, vergi kaydının bulunmadığı gerekçesine dayandırıldığı, TTK 638 maddesi gereğince her ortağın haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabileceği, ortaklıktan çıkma için haklı bir nedenin bulunması gerektiği, davacının şirketin müdürü olması nedeniyle söz konusu faaliyette bulunmama nedeninin davacıdan sadır olduğu, hiç kimsenin kendi kusuruna dayalı olarak talepte bulunamayacağı, bu nedenle davacının çıkma talebinin haklı olmadığı ve bu şekilde TTK 638/2 maddesindeki şartların gerçekleşmediği kanaatine varılmakla çıka talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 269,85 TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 179,90 -TL harcın mahsubu ile kalan 89,95 TL 'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/12/2023 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1, K. 2023/995, T. 27.12.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1-e-2023-995-k-386f9ebaee3b