İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1085 E. 2025/829 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1085
Karar No
2025/829
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1085 Esas KARAR NO : 2025/829 DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 23/12/2024 KARAR TARİHİ : 18/09/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafın 09.10.2023 tarihinde yaptığı işsizlik başvurusu sonucu davalı şirketin aktif ortağı olduğunu ve ortak olması nedeniyle bağ kur borcu bulunduğunu öğrendiğini, diğer ortak ...’un davacının babası olduğunu ve zorla davalı şirkete ortak yapıldığını, şirket ayrılmak istediğini, şirketin faal olmadığını ve resen terk işleminin yapıldığını, davacının davalı şirketten ortaklığından çıkarılmasına, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf, usulüne uygun çıkartılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, TTK'nın 638/2 maddesi gereğince açılan limited şirket ortaklığından çıkma talebine ilişkin olduğu, uyuşmazlığın davacının davalı limited şirket ortaklığından çıkma talebinde bulunup bulunamayacağı hususlarında olduğu tespit edilmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden davalı tarafın tescil kayıtları celp edilmiştir. Mahkememizce alınan 09/05/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Tarafların Yasal Defter Bilgileri, Davacı tarafın 05.05.2024 tarihli defter inceleme günü incelemeye katıldığı, bilirkişi teslim tutanağında belge tutmasının mümkün olmadığını ve defter tutma yükümlülüğünün davalı tarafta olduğu gerekçesiyle defter sunmadığını/sunamadığını beyan ettiği, Davalı tarafın 05.05.2024 tarihli defter inceleme günü incelemeye katılmadığı, yerinde inceleme talebinin bulunmadığı, tüm bu nedenlerle tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinden inceleme, tespit ve değerlendirme yapılamamıştır. Davalı Şirketin Ticaret Odası Kayıtlarının İncelenmesi, Dosya muhteviyatına sunulan davalı şirketin ticaret odası kayıtlarına göre, odaya kayıt ve ana sözleşme tescil tarihinin 29.08.2008 olduğu, sermayesinin 10.000,00 TL, dava dışı ... ve davacı ... olmak üzere 2 (iki) ortağının olduğu, 9.000,00 TL sermayenin dava dışı ....’a, 1.000,00 TL sermayenin davacı ...’a ait olduğu, dava dışı ...’un münferiden tek temsile yetkilisinin olduğunun görüldüğü, Davalı Şirketin Vergi Dairesi Kayıtlarının İncelenmesi, Dosya muhteviyatına davacı tarafından sunulan davalı şirketin vergi dairesi kayıtlarına göre, davalı şirketin bağlı olduğu vergi dairesinin Beylikdüzü Vergi Dairesi, vergi numarasının ..., mükellefiyet durumunun terk olduğu, işe başlama tarihinin 29.08.2008, işi terk tarihinin 31.12.2014 olduğunun görüldüğü, İhtarname, Davacı tarafın davalı şirkete ve dava dışı ... a Üsküdar ... Noterliğinin 11.11.2024 tarihli ve ... ihtarnamesini göndererek davacının davalı şirket nezdinde bulunan ortaklığından çıkarılmasını ve bunun için yasal prosedürün işletilmesini ihtar ettiği görülmüştür. Değerlendirme, • Davalı şirketin TTSG ilanları incelendiğinde; -2008 de kurulan şirketin Ana sözleşmesine göre (Md.8) ilk 10 yıl için ...’un şirket müdürü olarak seçildiği görülmektedir. (TTSG sayı:7142). -2010 yılında adres değişikliği yapılmış olup, TTSG de başka bir ilan yer almamaktadır (TTSG sayı:7541). -2018 yılı itibarıyla davalı şirketin müdürünün görev süresi dolmuş olup, yeni müdür seçimi ile ilgili bir genel kurul kararına ve TTSG ilanına rastlanılmamış olup; Dava tarihi itibarıyla davalı şirketin “yönetim organının” bulunmadığı görülmektedir. • Ortaklıktan çıkma hakkının kullanılmasıyla birlikte doğacak en önemli hususlardan biri, ayrılan ortağa yapılacak ödeme, yani ayrılma akçesidir. Bu değer, ortaklığın feshine benzer biçimde, şirket varlıklarının ve ortağın pay oranının objektif şekilde hesaplanmasıyla belirlenmelidir. Çoğu zaman şirketin faaliyetleri devam ettiği için ayrılma akçesinin belirlenmesi şirketin aktif ve pasif değerlerinin piyasa koşullarına göre değerlendirilmesini gerektirmektedir. Ancak, davalı şirketin 31/12/2014 yılında ticareti terk ettiği Beylikdüzü Vergi Dairesi tarafından tespit edilmiş olup; heyetimiz bu hususta bir hesaplama ve değerlendirme yapamamaktadır. SONUÇ VE KANAAT Takdir sayın mahkemenin olmak üzere yukarıda yapılan inceleme ve tespitler sonucunda ve rapor içinde açıklanan nedenlerle, dava tarihi itibarıyla davalı şirketin yönetim organının bulunmadığı; Davacının, azınlık hissedarı (%10 hisse) olduğu, 10 yıldır aktif olarak ticari faaliyet bulunmayan ve yönetim organı olmayan bir şirketten çıkma isteğinin makul kabul edilebileceği; Ortaklıktan çıkmak için belirlenmesi ve ayrılan ortağa ödenmesi gereken “Ayrılma akçesi” hesaplanması için davalı şirketin özvarlığının hesaplanması gerektiği; Davalı şirketin 31/12/2014 de ticareti terk ettiğinin Beylikdüzü Vergi Dairesi tarafından tespit edildiği; vergi dairesinden 31/12/2014 tarihli Kurumlar Vergisi Beyannamesi (davalı beyanname vermiş ise) temin edildiğinde; Ayrılma akçesinin hesaplanabileceği; Tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin, mahkemenin takdirinde olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmesinde ;Somut uyuşmazlıkta davacı, davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi ile talep etmiş olup davalı şirketin Limited Şirket olduğu, Limited Şirketten çıkma hakkının düzenlendiği TTK 638 maddesinin "(1) Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir. " hükmünü ihtiva ettiği, dosyada alınan bilirkişi raporunda tarafların ticari defterlerini sunmadığı tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinden inceleme, tespit ve değerlendirme yapılamadığı tespit edilmiş olup somut olayda dava dilekçesinde dayanılan sebeplerin davacıya ortaklıktan çıkma hakkı bahşedecek nitelikte olmadığı, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu ile davacının iddialarını ispat edemediği anlaşılmakla açılan davanın sübut bulmadığından reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN REDDİNE, 1-Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 187,80-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/09/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1085, K. 2025/829, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1085-e-2025-829-k-6d6a58228169