İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/618 E. 2024/743 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/618
- Karar No
- 2024/743
- Karar Tarihi
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/618 Esas - 2024/743 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/618 Esas KARAR NO : 2024/743 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 28/02/2013 BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2024/574 ESAS SAYILI DOSYASI DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 21/08/2024 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: ASIL DAVADA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... ... ... .... .... Sigorta A.Ş. tarafından 25.02.2013 tarihinde 62.947,00.-TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemelerin davacıların gerçek zararını karşılamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı 1.000,00.-TL olmak üzere toplam 3.000,00.-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/10/2012 tarihinde sürücü ... ... ... Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir. CEVAP: ASIL DAVADA Davalı ... .... ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının 07.09.2012-07.09.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere müvekkili şirket tarafından sigortalandığını, poliçe teminatının 250.000,00.-TL olduğunu, dava konusu kaza ile ilgili olarak sigortalı araç sürücüsünün kusuruna denk gelen oranda hesaplama yapıldığını ve 25.02.2013 tarihinde 62.947.00.-TL ödeme yapıldığını, bu ödeme ile müvekkili şirketin sorumluluğu kalmadığını, hesaplamada CSO 1980 tablosu ile % 3 teknik faiz ile hesaplama yapıldığını, ceza dosyasında alınan kusur raporunun hukuk mahkemesini bağlamadığını, bu nedenle yeniden rapor alınmasını talep ettiklerini, hesaplamanın SGK. kayıtlarından tespit edilen ücrete göre yapılması gerektiğini, SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, olay tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Davalı .... ... ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava öncesinde yapılan hasar başvurusu nedeni ile davacı tarafa 23.01.2013 tarihinde 19.596.00.-TL ödeme yapıldığını, dava konusu...plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının müvekkili şirket tarafından 01.04.2012-01.04.2013 tarihleri arasında Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bu nedenle kusur incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, sigortalı aracın taşımacılık yapan ticari tipte bir araç olması nedeni ile zorunlu mali sorumluluk sigortası haricinde Zorunlu Taşımacılık Sorumluluk Sigortası ile Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortasının da yapılmış olması gerektiğini, bu nedenle meydana gelen zararın öncelikle Zorunlu Taşımacılık Sorumluluk Sigortası tarafından karşılanması gerektiğini, Zorunlu Taşımacılık Sigortasının ise müvekkili şirket tarafından düzenlenmediğini, davacıların zararının karşılanmış olduğunu, bu nedenle öncelikle ödeme tarihi dikkate alınarak zararın karşılanıp karşılanmadığının belirlenmesi gerektiğini, SGK tarafından davacılara gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, kaza tarihi itibarı ile faiz talep edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. BİRLEŞEN DAVADA Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; " ... 1-YETKİ İTİRAZI : Müvekkil şirket Harman Cd ali Kaya Sok Polat Plaza B blok 15/93 Şişli İstanbul adresinde mukim olup, iş bu davaya yetki itirazında bulunuyoruz. Dava yetkisiz mahkemede açılmıştır. Yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleridir. 2 -ZAMANAŞIMI İTİRAZI : Davacı tarafından birleşen dava ile talep edilen tutarlar yönünden talep zamanaşımına uğramış olup, birleşen dosyaya ilişkin tutarlar yönünden zamanışımı itirazında bulunuyoruz. Dava konusu trafik kazası nedeniyle uzamış ceza zamanaşımı sona ermiş olup zamanaşımı sona erdikten sonra açılan davanın zamanaşımı itirazımız nedeniyle reddine karar verilmesini talep ederiz.3 - DAVA ÖNŞART İTİRAZI: Karayolları Trafik Kanunu 97 maddesine göre sigorta şirketine tüm belge ve bilgiler ile başvuru yapılması zorunludur. Tazminat talep edenlerin sigorta şirketine karşı doğrudan dava hakkı bulunmamakta olup, takibe usul yönünden dava şartı eksikliği nedeniyle itiraz ediyoruz. Davacı birleşen dava konusu talepleri nedeniyle müvekkil şirkete hasar ihbarı ve hasar talebi yapmamış olup, başvuru yapılmaksızın açılan iş bu davanın KTK 97 md uyarınca reddine karar verilmesini talep ederiz. 4-10.10.2012 tarihli trafik kazasına karışan 21 DK 859 plakalı araç müvekkil şirkette poliçe ile sigortalıdır. Kaza tarihi itibariyle poliçe ölüm teminat limiti kişi başı 225.000 TL iken, hak sahiplerine toplam 181.540,85 TL ödeme yapılmış olup, ödeme ile teminat limiti 43.459,15 TL kalmıştır. Hak sahiplerine yapılan ödemeler ile teminat limiti azalmıştır. Davacı tarafından birleşen dava dilekçesinde müvekkil şirket yönünden teminat limitini aşacak şekilde tazminat talep etmekte olup, bu talebin reddine karar verilmesi gerekir. 5- Davacılar tarafından müvekkil şirkete yapılan hasar başvurusu sonrasında 23.10.2013 tarihinde davacılara 62.947.00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapılmıştır. Yine davacılar tarafından açılan ... 2 Asliye Ticaret MAhkemesinin 2013/140 E sayılı dosyadan hükmedilen 68.114.45 TL lik tazminat 06.07.2018 tarihinde ... .... ... .... E sayılı dava dosyasına ödenmiştir. Davacılar için poliçe teminatından toplam 131.061,45 TL ödenmiştir. Dava dışı hak sahipleri murisin annesi Sultan ... ve babası Etem ... tarafından şirkete hasar başvurusu yapılmıştır. 13.12.2021 tarihinde murisin anne ve babası için 50.479,40 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödenmiştir. Davacılar ve dava dışı hak sahipleri murisin anne babası için toplamda 181.540,85 TL ödeme yapılmış olup, müvekkil şirketin teminat limitini aşacak şekilde açılan bu davanın reddine karar verilmesi gerekir. 6- Birleşen davaya mesnet olarak düzenlenen bilirkişi raporunda ödenen tutarların ve bakiye teminat limitinin tespitinde hata yapılmış olup, bilirkişi tarafından hesaplanan teminat tutarı hatalı olmuştur. Bilirkişi hesaplamada dava dışı anne babanın destek payını hesaplamış olsa da, sigorta şirketinde bulunan teminat limitinden anne babanın talep edebileceği tazminatı garame hesabında ayırmamıştır. Bakiye limit sadece davacılar hak sahibi şeklinde hesaplama yapmış, dava dışı hak sahiplerinin talep haklarını ihlal etmiştir. Ayrıca asıl dava olan 2020/618 E sayılı dosyada yapılan taleplerle de davacılar yönünden müvekkil şirketin poliçe teminat limiti tükenmektedir. Hal böyle iken aleyhe açılan birleşen dosya için teminat bulunmamaktadır. 7- Muris zararın artmasına etken olmuş olup, zararı arttırıcı davranışları nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerekir. Araçta yolcu konumunda bulunan murisin emniyet kemeri takılı olmaması nedeniyle zarar atmıştır. Bu durumda hesaplanan tazminatlardan murisin müterafik kusuru tespit edilerek tazminattan düşülmesi gerekir. 8- Müvekkil şirkete tüm belgelerle birlikte kaza ve hasar ihbarında bulunulmamıştır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 30.01.2006 gün 2005/14176 E. 2006/355 K. Sayılı ilamında “...Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuru yapılmış yada hiç müracaat edilmemişse sigorta şirketinin temerrüdünden bahsedilemez...” şeklinde tüm belgeler tamamlanmadan yapılan ihbar temerrüde düşürmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Müvekkil şirket temerrüde düşürülmemiştir. Müvekkil şirket tüm belgeler ile temerrüde düşürülmemiştir. Bu nedenle faiz talebinin reddine karar verilmesini talep ederiz. 9) Müvekkil şirkette tüm bilgi ve belgelerle ihbar yapılarak temerrüde düşürülmemiştir. Bu nedenle faiz talebinin reddi gerekmektedir. Olay hâksiz fiilden kaynaklanmakta olup, avans faizi talebinin reddine karar verilmesi gerekir. ASIL DAVA DİLEKÇESİNDE DAVACI TARAFINDAN SUNULAN 16.07.2024 TARİHLİ DİLEKÇESİNE KARŞI BEYANLARIMIZ Davacı tarafından talep edilen tazminatların belirlenmesinde dava dışı hak sahiplerinin teminat limitinden alacağı tazminatlar belirlenmeden talep edilmiş olup, davacılara davadan önce ödenen tazminat ile davacıların teminat limitinden alabileceği pay kalmamıştır. Hal böyle iken davacılar yönünden ıslah edilen tutarlara tamamen itiraz ederiz. Islaha mesnet bilirkişi hesap raporları hatalı olup, hatalı rapora itibar edilerek yapılan ıslah kabul edilemez. " şeklinde cevap dilekçesi sunduğu anlaşılmıştır. DELİLLER: ZMMS poliçesi, Ağır ceza mahkemesince alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 01/02/2013 tarihli raporu, bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporları ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE: Davalar, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat talebine ilişkindir. Mahkememizden verilen ... ... ... Karar sayılı dosyası ile incelenmiş olup, ilgili ilamıyla; "... İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, ilk dilekçe ile talep artırımı, ikinci dilekçe ile davanın ıslah edildiğini, davacıların zararının 2015 yılındaki hesaplama raporuna göre sunulan ıslah dilekçesine göre hüküm altına alındığını, ancak karar tarihinde 2018 yılı asgari ücretinin belirlendiğini, karar tarihinde en yakın tarihteki verilerin esas alınması gerektiğini, asgari ücret artışlarının kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle istinaf aşamasında yeniden hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacılar tarafından iki kez ıslah dilekçesi verildiğini, mahkemece ikinci kez verilen ıslah dilekçesi esas alınarak karar verildiğini, davada iki kez ıslah dilekçesi verilemeyeceğini, murisin anne babasının sağ olup, olmadığı, desteğe ihtiyaçları olup olmadığı tespit edilerek, dava dışı hak sahiplerinin destek payları saklı tutulmadan hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davalının 2013 yılında ödeme yaparak ibra edildiğini, eksik ödeme iddiası ile açılan davada, ödeme tarihindeki veriler kullanılmak suretiyle ödemenin eksik olup olmadığına dair herhangi bir hesaplama yapılmadan, rapor tarihine göre tazminat yeniden hesaplandığını, ibranamenin geçerli olup olmadığı hususunda ödeme tarihindeki veriler kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinin ibraname tarihi olması gerektiğini, davalıların kusura göre sorumluluklarının tespiti ile kusur oranına göre tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı vekili davasını 22.04.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile 71.806,26-TL, 01.12.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile 90.819,27-TL olarak 2. kez ıslah ettiğini, aynı dava içerisinde iki kez ıslah yapılamayacağını, kazaya karışan...plakalı araç ... Sigorta A.Ş.ne sigortalı aracın %20, 21 DK 859 plakalı ...Sigorta A.Ş.ne sigortalı aracın %80 oranında kusurlu olmasına rağmen bilirkişi raporunda ... Sigorta A.Ş. %75, ...Sigorta A.Ş.nin %25 olarak hesaplama yapıldığını, bu konudaki itirazlarının dikkate alınmadığını ve müştereken ve müteselsilen hüküm kurulduğunu, 4925 sayılı Karayolları Taşıma Kanunu gereğince meydana gelen zararın öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanması gerektiğini, dosya kapsamında yer alan Güvence Hesabının cevabına göre .... ... .... plakalı aracın zorunlu karayolları taşımacılık sigorta poliçesi ile ferdi kaza poliçesi bulunmadığını, sıralı sorumluluk ilkesi uygulanmadığı için fahiş hata yapıldığını ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Taraf vekillerinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacılar vekili davalı ...Sigorta A.Ş. zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı 21 DK 859 plakalı aracın davalı ... ... Sigorta A.Ş. ne zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı...plakalı minibüs ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında...plakalı minibüste yolcu olarak bulunan davacıların desteği Mustafa ...’ın vefat ettiğini belirterek müteveffanın desteğinden yoksun kalan eşi ve çocukları için maddi tazminat talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. 1-Yargılama aşamasında davacılar desteğinin yolcu olarak bulunduğu...plakalı yolcu minibüsünün zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekili, kazaya neden olan aracın yolcu taşımacılığı yapan ticari araç olduğunu öncelikle taşımacılık zorunlu mali sorumluluk sigortasının sorumlu olması gerektiğini, bu poliçenin yapılmamış olması veya geçersiz olması halinde taşımacılık sigortasının limiti üzerinde kalan miktardan davalının zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sorumlu olacağını ileri sürmüş, mahkemece Güvence Hesabına yazılan yazıya verilen 27.01.2016 tarihli cevapta minibüse ait taşımacılık ve ferdi kaza koltuk sigortasına rastlanmadığı belirtilmiş, ... .... ... .... K.sayılı dosyası ile davacılar tarafından Güvence Hesabına karşı açılan davanın birleştirilmesine karar verilmiş, mahkemece yargılama devam ederken karar tarihinden önce Güvence Hesabına açılan dava tefrik edilerek karar verilmiştir. Mahkemece gerekçeli kararda kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Taşımacılık Kanunu Hükümleri ve Sigorta Genel Şartları gereğince şehirlerarası yada uluslararası taşımacılık yapan araçların taşımacılık zorunlu sigortasını yaptırmak zorunda olduğu, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı iddianamesine göre kazaya karışan...plakalı aracın şehir içi yolcu taşımacılığı yaptığı bu nedenle taşımacılık sigortasını yaptırmasının zorunlu olmadığı, davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi gereğince zarardan sorumlu olduğu belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; Olay tarihinde yürürlükte bulunan 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 18. Maddesine göre taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanunun 17. maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Anılan Kanunun 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8. maddeleri hükümlerine göre, meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için, sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur. Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.1. maddesine göre, "Bu sigorta ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10.07.2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunundan doğan sorumluluğunu, poliçede yazılı sigorta tutarlarına karar temin eder." Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesine göre "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabı'na başvurulabilir" düzenlemesini yapmıştır. Açıklanan düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacak, zarar öncelikle taşımacılık sigortasından karşılanacak, taşımacılık sigortası teminatının üzerinde bir zarar varsa o takdirde zorunlu mali sorumluluk sigortası ve sonrasında ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulacaktır. Mahkemece yapılan yargılama esnasında, kazaya karışan...plakalı aracın C. Savcılığı iddianamesinde yer alan bilgiye göre taşımacılık sigortası yaptırması gerekmeyen araçlardan olduğu kabul edilmiş ise de aracın karayolları zorunlu taşımacılık mali mesuliyet sigortası yaptırması gereken taşıtlar kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmamıştır. Mahkemece öncelikle taşıma yapan aracın niteliği, güzergahı belirlenerek aracın zorunlu taşımacılık mali mesuliyet sigortası yaptırması gereken taşıtlar (kapasite-güzergah) kapsamında kalıp kalmadığı yasa ve yönetmelik hükümlerine göre araştırılmalı, il trafik komisyonu tarafından bu hususta alınmış bir karar olup olmadığı sorulmalı, eğer sigorta yaptırma zorunluluğu bulunan taşıtlardan olduğu ve taşımacılık zorunlu mali mesuliyet sigortasının bulunmadığının tespit edilmesi halinde Güvence Hesabı Yönetmeliğine göre ve sıralı sorumluluk ilkesine göre olay tarihinde geçerli taşımacılık mali sorumluluk sigortası ölüm halinde verilen kişi başı teminat limiti üzerinde kalan miktarda zarardan davalı zorunlu mali sorumluluk sigortasının sorumlu olduğu, dikkate alınarak, mahkemece davacılar tarafından Güvence Hesabına karşı açılan davanın bu dava ile birleştirilmesi veya sonucunun beklenmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. Maddesine göre tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Kanunun bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Ancak öncelikle yapılması gereken ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesidir. Bunun için ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak, ödemenin yeterli bulunması halinde, bir başka anlatımla ödemenin yapıldığı tarih itibarı ile geçerli verilere göre hesaplanan tazminatı yapılan ödeme tamamen karşılıyorsa zarar görenin zararı karşılanmış sayılır, dava açılmadan önce yapılan ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince davalılar tarafından yapılan ödemeye hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak, hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir. Mahkemece her bir davacı için yapılan ödemeler ayrı ayrı belirlenerek aktüerya konusunda uzman bilirkişiden hükme esas dava tarihinden önce yapılan ödemelere ilişkin ödeme tarihi verilerine göre hesaplama yapmasının istenmesi, davacıların zararının ödeme tarihi itibariyle karşılanıp karşılanmadığının belirlenmesi, davacıların ödeme tarihi verilerine göre zararının karşılanmamış olması halinde her bir davacı için yapılan ödemeler ayrı ayrı güncellenerek belirlenen tazminattan mahsup edilmesi gerekirken bu hususlarda hiç rapor alınmamış olması da doğru değildir. 3-6098 Sayılı TBK 53/3 maddesinde ölüm hâlinde uğranılan zararlar arasında sayılan “Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar” ifadesi ile Yargıtay uygulamalarına göre desteğin başkasının geçimini kısmen veya tamamen, sürekli ve düzenli olarak sağlayan veya ona ileride bakması kuvvetle muhtemel olan kişi olduğu kabul edilmiş, bir kimsenin, başkalarının desteği sayılabilmesi için, fiili bakım ilişkisinin varlığı yeterli sayılmıştır. Destek ilişkisini, hukuki bir ilişkiyi değil fiili bir durumu amaçladığını, hısımlık ilişkine ve nafaka hakkındaki hükümlere dayanmadığını belirterek, kanun gereğince bir kimseye yardım etmek zorunda bulunan kişinin değil, fiilen ve düzenli olarak, onun geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde yardım eden ve olayların normal akışına göre, eğer ölüm gerçekleşmeseydi, gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimsenin destek sayılacağı kabul edilmiştir. Yargıtay uygulamalarında anne ve baba, çocuklarının ölümü tarihinde bakıma muhtaç olmasalar dahi ileri tarihlerde çocuklarının bakımına ihtiyaç duyabileceklerini, anne ve babanın çocuklarından her zaman maddi ve manevi destek alacağı bu nedenle tazminat hesabı yapılırken sağ olan anne ve babaya destek payı ayrılması gerektiği kabul edilmektedir destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada gözönünde tutulması gerektiğinden ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda desteğin anne ve babasına pay ayrılmadan hesaplama yapılması doğru görülmediğinden davacılar desteğinin olay tarihinde 30 yaşında olduğu da gözetilerek nüfus aile kayıt tablosunun getirilmesi anne ve babasının sağ olduğunun tespit halinde anne ve baba içinde pay ayrılarak hesaplama yapılması gerektiğinden bu hususun dikkate alınmamış olması, ayrıca davacı eşin soyadınını değiştiği, destek gören eşin evlenmesi halinde müteveffa ile destek ilişkisi sona ereceğinden bu hususunda araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususlarda hiç araştırma yapılamadan karar verilmiş olması da isabetli değildir. Yukarıda 1, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalı sigorta şirketleri vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile belirtilen hususlarda hiç delil toplanmamış olması nedeniyle HMK.nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, tarafların diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekili, davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ...sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; HMK.nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi KARARININ KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yatırılan peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Davalı ... ... Sigorta A.Ş. tarafından ... 20. İcra Müdürlüğü 25/07/2018 tarih ve 2018/8050 esas sayılı 195.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, 5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, " şeklinde karar verilerek kaldırılmakla davanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce 26. Hukuk Dairesi'nin 22/10/2020 Tarih ve 2018/3230 Esas 2020/1512 Karar sayılı ilamına istinaden Diyarbakır İl Trafik Komisyonuna müzekkere yazılmış, gelen müzekkere cevabı incelendiğinde; söz konusu aracın niteliğinin M plakalı şehir içi toplu taşıma aracı olduğunun, zorunlu taşımacılık mali mesuliyet sigorta yapma zorunluluğunun bulunduğunun, yolcu taşıma kapasitesinin en fazla 17 koltuk olduğunun, ayrıca adı geçen M plakalı toplu taşıma aracının .... ... ... Minibüs Koop.'a ait olduğu " hususlarının belirlendiği anlaşılmıştır. Ardından dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, alınan 05/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... 10.10.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden Mustafa ...'ın desteğinden yoksunluk nedeniyle tazminat talep eden davacıların 22.10.2020 tarihli ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi kararı uyarınca bakiye destekten yoksun kalma tazminat alacağı olup olmadığının hesaplanabilmesi için; davacı tarafça Güvence Hesabı aleyhine açılmış olan dava akıbetinin belirlenebileceği bilgi ve belgelerin ... ... Sigorta A.Ş. tarafından davacılara yapılan ödeme tutarının hangi davacı için ayrı ayrı ne kadar olduğuna ilişkin bilgi-belgelerin ibraz edilmesi gerektiği" şeklinde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. Davacının güvence hesabına karşı açmış olduğu mahkememizin 2018/302 Esas sayılı dosyasında 16/10/2018 tarihli karar ile; davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, bu karara ilişkin davacı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu, ... Bölge Adliye Mahkemesi'nin 20.Hukuk Dairesi'nin 2021/1070 Esas-2021/1118 Karar sayılı 23/09/2021 tarihli ilamıyla ; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay 11.hukuk dairesinin 2021/8911 Esas, 2023/3015 Karar, 16/05/2023 tarihli ilamı ile; "Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, , " şeklinde karar verdiği anlaşılmıştır. Mahkememiz 2018/302 Esas sayılı dosyası mahkememiz iş bu dosyası arasına alınmış, ardından önceki rapordaki eksiklikler giderilmiş olup, dosya tekrardan rapor alınan aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişiden asıl ve birleşen dosya dikkate alınarak ek rapor düzenlenmesi istenmiş, alınan 14/11/2023 tarihli ek raporda özetle; "... 10.10.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden Mustafa ...'ın desteğinden yoksunluk nedeniyle tazminat talep eden davacılar için yapılan tespit ve hesaplamalara göre a) Ödeme tarihine göre hesaplanan zarar tutarları ile ödenen miktarlar karşılaştırıldığında, ödeme tarihi itibarıyla davacıların zararlarının karşılanmadığının belirlendiği, b) Güncel verilere göre ve davacılara yapılan ödemelerin güncellenerek mahsubundan sonra davacı eş Filiz için 1.759.942,50.-TL, kız çocuk ... için 177.019,81.-TL ve erkek çocuk Arda Burak için 39.389,89.-TL tazminat hesaplanmış olduğu, c) Davacı tarafça 22.04.2015 tarihinde verilen talep artırım dilekçesi ile talebin 71.806,26.- TL'ye, 01.12.2015 tarihinde verilen ıslah dilekçesi ile de talebin 90.819,27.-TL'ye (62.523,59.- TL Filiz ... için, 23.142,56.-TL ... için, 5.153,12.-TL Arda Burak için olmak üzere) artırılmış olduğu, d) Davalı sigorta şirketleri tarafından düzenlenmiş poliçelerdeki kaza tarihi itibarı ile geçerli limitin (her şirket için ayrı ayrı olmak üzere) 225.000,00.-TL olduğu " hususlarının belirlendiği anlaşılmıştır. Daha sonraki aşamalarda dosyanın rapor alınan aktüer bilirkişiye tekrar tevdine karar verilmiş, tarafların itiraz noktaları ve davalı vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesi ekindeki kayıt ve belgeler incelenmek suretiyle ek rapor alınması istenmiş, alınan 30/01/2024 tarihli raporda özetle; "... 10.10.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden Mustafa ...'ın desteğinden yoksunluk nedeniyle tazminat talep eden davacılar için yapılan tespit ve hesaplamalara göre; a) Ödeme tarihine göre hesaplanan zarar tutarları ile ödenen miktarlar karşılaştırıldığında, ödeme tarihi itibarıyla davacıların zararlarının karşılanmadığının belirlendiği, b) Davalı ...Sigorta A.Ş. için bakiye poliçe limitinin 43.459,15.-TL, davalı ... Sigorta A.Ş. için bakiye poliçe limitinin 205.404,00.-TL olarak tespit edildiği, ) Güncel verilere göre, davacılara ve dava dışı hak sahiplerine yapılan ödemelerin mahsubundan sonra bakiye poliçe limitlerine göre garameten paylaşım yapıldığında davacı eş Filiz için 175.475,00.-TL, kız çocuk ... için 15.651,70.-TL ve erkek çocuk Arda Burak için 2.764,00.-TL tazminat hesaplanmış olduğu, d) Davacı tarafça 22.04.2015 tarihinde verilen talep artırım dilekçesi ile talebin 71.806,26.- TL'ye, 01.12.2015 tarihinde verilen ıslah dilekçesi ile de talebin 90.819,27.-TL'ye (62.523,59.- TL Filiz ... için, 23.142,56.-TL ... için, 5.153,12.-TL Arda Burak için olmak üzere) artırılmış olduğu, '' şeklinde rapor düzenlenmiştir. Dosya tekrar, davacı vekilinin 2.ek rapora yönelik itirazının kabulü ile rapor alınan bilirkişiye tevdi edilmiş, davacı vekilinin itiraz dilekçesi ile 18/03/2024 tarihli duruşmadaki sözlü itirazlarında belirttiği hususlar bakımından ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 13/05/2024 tarihli ek raporda özetle; 10.10.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden Mustafa ...'ın desteğinden yoksunluk nedeniyle tazminat talep eden davacılar için yapılan tespit ve hesaplamalara göre; a) Ödeme tarihine göre hesaplanan zarar tutarları ile ödenen miktarlar karşılaştırıldığında, ödeme tarihi itibarıyla davacıların zararlarının karşılanmadığının belirlendiği, b) Davalı ...Sigorta A.Ş. için bakiye poliçe limitinin 111.573,60.-TL, davalı ... Sigorta A.Ş. için bakiye poliçe limitinin 205.404,00.-TL olarak tespit edildiği, cı tarafın itirazı doğrultusunda davalı ...Sigorta A.Ş. tarafından ... 20. İcra Müdürlüğünün 2018/8950 sayılı dosyasına 09.07.2018 tarihinde yapılan ödeme, hesaplanan tazminattan ve poliçe limitinden mahsup edilmeksizin bakiye poliçe limitlerine göre garameten paylaşım yapıldığında davacı eş Filiz için 223.444.69.-TL, kız çocuk ... için 21.403,12.-TL ve erkek çocuk Arda Burak için 3.853,84.-TL tazminat hesaplanmış olduğu, d) Davacı tarafça 22.04.2015 tarihinde verilen talep artırım dilekçesi ile talebin 71.806,26.- TL'ye, 01.12.2015 tarihinde verilen ıslah dilekçesi ile de talebin 90.819,27.-TL'ye (62.523,59.- TL Filiz ... için, 23.142,56.-TL ... için, 5.153,12.-TL Arda Burak için olmak üzere) artırılmış olduğu, " hususlarının belirlendiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 2024/574 Esas, 2024/492 Karar sayılı dosyasında verilen 22/08/2024 tarihli karar ile; ".. -Mahkememizin işbu dava dosyası ile, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/618 Esas sayılı dava dosyasının BİRLEŞTİRİLMESİNE, '' şeklinde karar verildiği, adı geçen dosyanın mahkememizin iş bu esası ile birleştiği görülmüştür. Davacı vekili bozma öncesi dosyaya sunmuş olduğu 22/04/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile tüm davalılar yönünden talep etmiş oldukları 71.806,26 TL maddi tazminatın her bir davacı yönünden açıklanması amacıyla 16/07/2024 tarihinde sunmuş olduğu dilekçede özetle; "... 48.306,26 TL' si ... için, 3.100,00 TL'si ... için, 20.400,00 TL'si ise ... için talep edildiğini. " beyan etmiştir. Diğer yandan, davalı ...Sigorta A.Ş.vekilinin birleşen 2024/574 Esas sayılı dosyasında zamanaşımı defini ileri sürmüş olup, 2918 sayılı KTK.'nun 109 maddesinde; "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar, Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir... ... ... 'un 5237 sayılı TCK'nın 85/2.maddesi hükümlerine göre "taksirle bir kişinin ölümüne ve şikayetçi birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" eyleminden dolayı cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmaktadır. 5237 sayılı TCK'nın "Dava zamanaşımı" başlıklı 66/d maddesinde; dava zamanaşımının, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl olduğu hükme bağlanmıştır. Olay tarihi olan 10.10.2012 dikkate alındığında zamanaşımı süresinin dolmadığı sonucuna varılarak davalı ...Sigorta A.Ş.vekilinin zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizin iş bu 2020/618 E. sayılı asıl dosyası bakımından 10/10/2012 tarihinde sürücü Mahmut Sekman sevk ve idaresindeki ... ... ... ...'ın vefat ettiği, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve bilirkişi ek raporları incelendiğinde; 10/10/2012 tarihinde meydana gelen kaza da vefat eden davacıların murislerinin vefatı nedeniyle davacıların destekten yoksun kaldığı, her iki sigorta şirketince yapılan ödemeler mahsup edildiğinde davacı Filiz ...'ın 48.306,26-TL, davacı ...'ın 20.400,00-TL ve davacı ...'ın 3.100,00-TL bakiye destekten yoksun kalma zararlarının bulunduğu, davacının Güvence Hesabı'na karşı açmış olduğu tazminat davasının pasif husumet yokluğu nedeni ile ret olduğuna ilişkin mahkememiz kararının kesinleştiği hususu da dikkate alınarak, bu zararlardan her iki sigorta şirketinin sigortaladıkları araç sürücülerinin kusurları nedeniyle ve ZMMS poliçesi gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, her iki aracında ticari araç olması nedeniyle davacının avans faizi talep edebileceği kanaatine varılmakla; davacıların davasının 22/04/2015 tarihli ıslah dilekçesinde ve 16/07/2024 ıslah dilekçesini talebini açıklar mahiyetteki beyan dilekçesinde bulunan miktarlarla kabulüne dair, Mahkememizin birleşen .... ... ... Karar sayılı dosyası bakımından ise; dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporları ve bilirkişi ek raporları ile, ayrıca 13/05/2024 tarihli hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; davacının davalılardan 223.444,69 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkının bulunduğunun belirtildiği, asıl davada hükmedilen 48.306,26 TL'nin mahsubu sonucunda 175.138,43 TL alacağının bulunduğu, diğer yandan mahkememizce istinaf kararı öncesinde verilen 27/03/2018 tarihli karara istinaden, ... 20. İcra Müdürlüğünün 2018/8050 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde davalı ...Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 68.114,45 TL'nin ödemenin ise infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Asıl dosyada; -Davacı Filiz ...'ın davasının kabulü ile; 48.306,26 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 06/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davacı ...'ın davasının kabulü ile; 3.100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 06/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davacı ...'ın davasının kabulü ile; 20.400,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 06/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davalı ...Sigorta A.Ş. tarafından 09/07/2018 tarihinde ... 20.İcra Müdürlüğünün 2018/8050 Esas dosyasına ödenen 68.114,45 TL'nin infaz aşamasında değerlendirilmesine, 2-Alınması gerekli 4.905,09 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan 259,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.645,78 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacılar tarafından yatırılan 259,31 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 20.181,91 TL'sinin davacı Filiz ...'a, 1.295,16 TL'sinin davacı ...'a ve 8.522,93 TL'sinin davacı ...'a olmak üzere toplam 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacılara verilmesine, 5-Davacılar tarafından yapılan 3.918,43 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 2-Birleşen dosyada; -Davacı Filiz ...'ın davasının kabulü ile; 175.138,43 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 06/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Alınması gerekli 11.963,71 TL harçtan peşin alınan 598,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.365,52 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yatırılan 598,19 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 30,00 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, verilen kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/12/2024 ... ... ... e-imzalıdır