İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/563 E. 2024/700 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/563
Karar No
2024/700
Karar Tarihi

T.C. ...2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/563 Esas KARAR NO : 2024/700 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... 2- ... -... DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/11/2020 KARAR TARİHİ : 13/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ...Grup Yangın ... Ltd Şti'nin müvekkiline olan borcuna istinaden, keşidecisi davalı ... Turizm. ... Ltd. Şti. olan, Halkbank Yenişehir Şubesinin, 8659255 seri nolu, 13/09/2019 keşide tarihli, 170.000,00 TL tutarlı çeki cirolayarak müvekkiline teslim ettiğini, söz konusu çekin süresinde bankaya ibraz edilemediğini, çek bedelinin tüm sözlü ihtarlara karşın müvekkiline ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından.... ... .... Esas sayılı dosyası ile 15/10/2019 tarihinde davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, söz konusu dosyada yetki itirazında bulunulması üzerine dosyanın yetkili ...İcra Müdürlüklerine gönderilmesinin talep edildiğini, yetkili ..... ... .... Esas sayılı dosyası ile takibe devam edildiğini, 18/08/2020 tarihinde davalının haksız ve kötü niyetli itirazı neticesinde takibin durdurulduğunu, müvekkili ile davalı arasında bir ticari ilişki söz konusu olmadığını, söz konusu icra takibi ve huzurdaki davanın TTK'nın 732. maddesi uyarınca davalı/keşidecinin sebepsiz zenginleşmesi sebebiyle açıldığını, takibe dayanak çekin keşide tarihinin 13/09/2019 tarihi olmakla söz konusu çekin 10 günlük ibraz süresinin 23.09.2019 tarihi itibariyle dolduğunu, akabinde müvekkili şirket tarafından 15/10/2019 tarihinde icra takibi yapıldığını, bu sebeple huzurdaki davanın süresinde açıldığını, takibe dayanak icra dosyası borcunun, davalı tarafından keşide edilmiş bir çeke dayanmakla likit olduğunu, bu sebeple davalının kötü niyetli olduğu dikkate de alınarak %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, davaya konu çek aslının müvekkilinin elinde olduğunu, davalı tarafın itiraz dilekçesi ekinde de hiç bir yazılı delil vs. sunmadığını, söz konusu çek aslının müvekkilinin elinde olması dikkate alındığında müvekkilinin huzurdaki davada haklılığının ispat edildiğini, ayrıca icra takibi ile birlikte davalının temerrüde düşürüldüğünün de kabulü gerektiğini, İİK'nın 251/1 maddesinde belirtilen vadesi gelmiş olan borç şartı huzurdaki davada mevcut olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı tarafından .... .... .... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, asıl alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, huzurdaki davada TTK'nın 732. madde hükmüne istinaden, sebepsiz zenginleşmediğini ispat külfetinin müvekkili şirket üzerinde olduğuna dair beyanıyla, müvekkili şirket ile kendisi arasında dava konusu çekle ilgili bir ticari ilişki olmadığını ikrar ettiğini, aynı zamanda söz konusu çekin davacıya, alacağın temliki hükümlerine istinaden geçtiğinin de ikrarı olan bu beyanın, müvekkili şirketin sebepsiz zenginleşmediğini ispat etmek adına, taraflarının geniş bir araştırma hakkına sahip olduğunun bir nevi tevsiki anlamına geldiğini, alacak konusunun likit olmadığını, dolayısıyla, huzurdaki dava yönünden müvekkili şirkete yöneltilebilecek icra inkar tazminatı yükümlülüğünün söz konusu olmadığını, davacının dava dilekçesinde işletilmiş faize ilişkin zikrettiği hususların herhangi bir hukuki dayanağı bulunmadığını, bu minvalde, icra dosyasına vaki itirazlarına istinaden davacı tarafın işletilmiş faiz talebinin reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacı tarafın kambiyo vasfına haiz olmadığı sabit olan ve hukuki vasıf olarak "yazılı delil başlangıcı" niteliğindeki çekin uhdelerinde olmasını gerekçe göstermek suretiyle aciz talep etmesinin hukuki hiçbir dayanağı bulunmadığını, dava konusu icra takibine itirazlarında, müvekkili şirket hakkında başlatılan "İlamsız İcra Takibi"ne dayanak olan, .... .... .... A.Ş. Yenişehir/...Şubesi'nin 8659255 no.lu müvekkili şirkete ait olan ve halihazırda kambivo vasfi taşımayan 13/09/2019 keşide tarihli olduğu iddia olunan çekin, müvekkili şirkete iade edilmesi gerekirken iade edilmediği ve davacı asilin eline ne surette geçtiği hususunda müvekkili şirketin herhangi bir malumatı bulunmadığının bildirildiğini, dolayısıyla, belki de suça konu bir eylem neticesinde dava dışı ...Grup'un uhdesinden çıkma ihtimali olan çekin sırf davacı asil uhdesinde bulunması tamamen hem maddi açıdan hem de hukuki açıdan mesnetsiz olduğunu, hattı zatında, atıf yapılan Yargıtay kararıyla icra takibinin ve çekin yaklaşık ispat kriteriyle herhangi bir ilgisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile, öncelikle, huzurdaki davanın ...Grup Yangın Söndürme Sistemleri Mek. Tes. Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ...'na ihbarına ve davacı tarafın %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE: Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir. Bilindiği üzere, 2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" hükmü bulunmaktadır. Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. ..... .... .... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalı ve dava dışı ...Grup Yangın ... Ltd. Şti. aleyhine 17/08/2020 tarihinde toplam 170.000,00 TL alacak ve 1.047,95 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 171.047,95 TL alacak yönünden ilamsız icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak 13/09/2019 tarihli 170.000,00 TL bedelli çek alacağının gösterildiği, bu kapsamda örnek 7 ödeme emrinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından 18/08/2020 tarihinde süresi içerisinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Davalının icra takibine itirazında, takibe dayanak olan ve halihazırda kambiyo vasfı taşımayan 13/09/2019 keşide tarihli olduğu iddia olunan çekin kendilerine iade edilmesi gerekirken iade edilmemiş bir çek olduğunu ve ne surette son hamilin eline geçtiği hususunda herhangi bir bilgilerinin olmadığını belirttiği anlaşılmıştır. İcra takibine dayanak 13/09/2019 keşide tarihli, 170.000,00 TL bedelli çek incelendiğinde ise, keşidecisinin davalı, lehtarının dava dışı ...Grup Yangın ... Ltd. Şti. olduğu, dava dışı ...Grup Yangın ... Ltd. Şti. tarafından çekin davacıya ciro edildiği ve çekin yasal süresinde muhatap bankaya ibraz edilmediği görülmüştür. Yine bahsi geçen çekin düzeltilmeden önceki keşide tarihinin 14/06/2019, bedelinin ise 75.000,00 TL olduğu çek metninin incelenmesinden anlaşılmıştır. Bilindiği üzere süresinde bankaya ibraz edilmeyen çek nedeniyle hamilin keşideciye ve başvuru borçlularına kambiyo hukuku uyarınca başvuru hakkı sona erse de, hamil 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK olarak kısaltılacaktır) 732. maddesi uyarınca keşideci aleyhine sebepsiz zenginleşme davası ikame edebileceği gibi aralarındaki temel ilişki kapsamında da alacağını talep edebilir. İşte eldeki davada da davacı, keşideci ile aralarında hukuki ilişki bulunmadığı için davasını TTK'nın 732. maddesinde düzenlenen kambiyo hukukuna özgü sebepsiz zenginleşme davasına dayandırmıştır. Bu tür davalarda ispat yükü keşidecide olup keşideci sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamalıdır. Bu ön tespitlerin ve yapılan açıklamaların ardından, eldeki davanın, yasal süresi içerisinde bankaya ibraz edilmeyen çekten kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, Mahkememizce çözümlenmesi gereken hususun, davalının keşidecesi olduğu çek nedeniyle TTK'nın 732. maddesi kapsamında davacı aleyhine sebepsiz olarak zenginleşip zenginleşmediği, davacının takip ve dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacağının olup olmadığı ve varsa miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Mahkememizce öncelikle davalı şirket ile dava dışı ...Grup Yangın ... Ltd. Şti.'nin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış ve çekin ticari defterlerde kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise ne şekilde kayıtlı olduğunun tespitine çalışılmıştır. Mali müşavir bilirkişiden alınan rapora göre, dava konusu çekin, davalının ticari defterlerinde ...Grup Yangın ... Ltd. Şti.'ne verilen 170.000,00 TL bedelli çek olarak kayıtlı olduğu ve çekin 30/12/2019 tarihli kayıtla iade alındığının yazılı olduğu; dava dışı ...Grup Yangın ... Ltd. Şti'nin ticari defterlerinde ise, düzeltmeden önceki haliyle, yani 14/06/2019 keşide tarihli, 75.000,00 TL bedelli çek olarak kayıtlı olduğu ve çekin dava dışı Gökhan ÖZBAŞ isminde bir kişiye verildiğinin yazılı olduğu görülmüştür. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve taraflarca rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuştur. Davalı tarafından sunulan itiraz dilekçesinde çekteki imzaya ve paraf edilen bölümlerdeki imzalara itiraz edildiği görülmüştür. Bu noktada Mahkememizce imza incelemesi yoluna gidilmişse de, davalının ne icra takibine itirazında ne de işbu davada sunduğu cevap dilekçesindeki beyanlarında çekteki imza ve yazıya itirazda bulunmadığı görülmekle, imzaya yönelik itiraz dinlenmemiştir. Tüm bu açıklamalar uyarınca, davacının davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibiyle 170.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı alacağın tahsilini talep ettiği, çekin süresinde bankaya ibraz edilmediği, bu nedenle çekin kambiyo senedi özelliğini yitirdiği ve adi yazılı senet niteliğine büründüğü, davacının bundan dolayı davasını kambiyo hukukuna özgü sebepsiz zenginleşme davasına dayandırdığı ve keşideciye davasını yönelttiği, dava konusu çeke ilişkin yapılan defter incelemelerinde davalı şirketle çekin lehtarı dava dışı şirketin kayıtların birbirini tutmadığı ancak davacı çeki kendi defterine tıpkı takip dayanağı çekteki bilgilerle kaydettiği, her ne kadar defterlerde çekin iade alındığı yönünde bir kayıt olsa da, çekin geri alındığı iddia edilen tarihin takip tarihinden sonraki bir tarih olduğu ve çeki davacı hamilin Mahkememize ibraz ettiği, bu nedenle ilgili kaydın dayanağının bulunmadığı, davalı keşidecinin çeki imzalayarak dava dışı lehtara vermek suretiyle borçlandığı ve çeki ödediğine ilişkin belge sunamadığı, dolayısıyla davalının sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği, böylece hamil aleyhine zenginleştiğinin kabul edilmesi gerektiği, ayrıca keşideci davalının icra takibindeki borca itiraz dilekçesinde ve eldeki davada cevap dilekçesinde imzaya itirazını ileri sürmediği, bu nedenle imzaya itirazın Mahkememizce dinlenemeyeceği anlaşılmış ve davanın kabulü ile itirazın asıl alacak miktarı üzerinden iptaline, takibin asıl alacak yönünden aynı koşullarda devamına karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden ise, İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu dönem yönünden davacı alacağının likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜNE, 2-Davalının.... ... .... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın 170.000,00 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, icra takibinin 170.000,00 TL asıl alacak yönünden aynı koşullarda DEVAMINA, 3-Asıl alacağın %20'si oranında (34.000,00 TL) icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE, 4-Alınması gerekli 11.612,7‬0 TL harçtan peşin alınan 2.047,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.564,76‬ TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafından yatırılan 2.047,94 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunana Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan 14.551,45‬ TL (7,80 TL vekalet harcı, 54,40 TL başvurma harcı, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 10.400,00 TL adli tıp rapor ücreti, 1.549,25‬ TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE, 9-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi DAİRESİNE YAZI YAZILMASINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/12/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/563, K. 2024/700, T. 13.12.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-563-e-2024-700-k-381f8b5a917b