İlk Derece Mahkemesi · Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/642 E. 2023/668 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/642
- Karar No
- 2023/668
- Karar Tarihi
T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/642 Esas - 2023/668 T.C. ... "TÜRK MİLLETİ ADINA " 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/642 Esas KARAR NO : 2023/668 DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 30/09/2023 KARAR TARİHİ : 14/11/2023 KARAR YAZMA TARİHİ : 14/11/2023 Mahkememize açılan davanın tensip incelemesi ve araştırması sonununda,dosya incelendi GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ; DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Müvekkili şirketin ... merkezli İnşaat işi ile uğraşan bir şirket olduğunu, davalılar sözleşme kapsamında gizli ortaklık sözleşmesi imzalayarak Gizli ortak olarak davalılar müvekkili şirkette bir dönem sigortalı olarak çalışan ...'e gönderdikleri paralar nedeniyle müvekkili şirketten alacak iddia ederek müvekkili şirkette sigortalı olarak çalışan davalı Selami Aydını alacaklı gösterilmek suretiyle ... Müdürlüğü 2022/7760 Esas sayılı icra dosyasından icra ve haciz işlemleri başlatıldığını, müvekkili şirkette bir dönem sigortalı olarak çalışan ... ile birlikte hareket haciz işlemleri ile gönderilen ödeme emri tebligatının ... tarafından tebliğ alındığını bu nedenle şirket yetkililerinin haberi olmadığı için takibin kesinleştiğini ve müvekkilim şirketin tüm mal varlığına haciz konulmak suretiyle şirket iflasın eşiğine geldiğini, davalıların gizli ortaklar olarak müvekkili şirkete gönderdikleri para olmadığı halde davalılar müvekkili şirketin sigortalısı olarak çalışan Bekir Yüksele gönderdikleri paraları müvekkili şirketten kötü niyetli olarak tahsil etmek üzere bu icra işlemlerini başlatıldığını, Müvekkili tarafından takibe borca ferilerine itiraz edildiğini ancak icra müdürlüğü süresinde itiraz edilmediği gerekçesiyle itirazı reddettiğini ve icra hukuk mahkemesinde ikame edilen davada ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk dairesi tarafından 2023/894 Esas sayılı davada verilen kararda ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğu gerekçesiyle ödeme emrini iptal ettiğini, kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshi ve inşaatların bitirilmemesi nedeniyle ödenen cezai şartlar ,muhafaza işlemleri nedeniyle yedieminlik ücretleri araçların kullanılmaması nedeniyle kiralanan araçlar ödenen paraların tamamı maddi zarar olarak müvekkili tarafından tanzim edildiğini, yapılan haksız hacizlerle müvekkili şirketin itibarının sarsıldığını, itibarsızlaştırıldığını, müvekkili şirketin maddi ve manevi olarak zarara uğradığını, sonuç olarak müvekkilinin şirketin mahfına neden olacak mahiyette haksız ve mesnetsiz kötü niyetli biçimde yapılan haciz nedeniyle mümkün ise teminatsız veya mahkeme aksi Kanıda münasip bir oranda teminat ile borcu yetecek miktarda İHTİYATİ HACİZ kararı verilmesini, davalılar aralarında anlaşarak müvekkilinin hiç bir borcu bulunmamasına rağmen davalıların dava dış Bekir Yüksele gönderdikleri paralardan dolayı bu paraları kötü niyetli olarak müvekkilinden tahsil etmek amacıyla usulsüz biçimde takibi kesinleştirilerek haksız ve kötü niyetli haciz nedeniyle istikbalde bilirkişilerce belirlendiğinde artırılmak üzere şimdilik 500.000TL maddi ve 1.000.000TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen Tahsiline yargılama gider ve ücreti vekaletinde davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı taraf davayı açarken dava esas değerini 150.000,00.TL üzerinden göstererek bu miktar üzerinden peşin harç yatırarak dava açtığı anlaşılmıştır. Görev kamu düzenini ilgilendirdiğinden mahkemelerce re'sen gözönünde bulundurulması gerektiğinden, davanın taraflarının tacir olması halinde mahkememiz görevli olduğundan bu kapsamda her üç gerçek kişi davalıların tacir olup olmadıklarına yönelik araştırma yapılarak davalıların kayıtlı oldukları vergi dairelerine müzekkere yazılmıştır. Karaman Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen 13/11/2023 tarihli cevap yazısında; davalı ...'in vergi kaydına rastlanmadığının bildirildiği, Akyurt Mal Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen 12/10/2023 tarihli cevap yazısında ise davalı ...ile davalı ...'in vergi kaydına rastlanmadığı belirtilmiştir. Bodrum Vergi Dairesine ve Başkent Vergi Dairesine yazılan müzekkerelere verilen 26/10/2023 ve 12/10/2023 tarihli cevap dilekçe ise ... 'ın mükellef kaydının bulunmadığı, envanter defterinin onaylama ve kullanma işlemenin bulunmadığı, 2022- 2023 yıllarında dairelerine verilmiş herhangi bir beyannamenin de bulunmadığı bildirilmiştir. DAVA VE GEREKÇE: Dava, Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklı Maddi ve Manevi Tazminat davasına ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154. ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Somut olayda; uyuşmazlık Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklı Maddi ve Manevi Tazminat davasına ilişkin olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve asliye ticaret mahkemesinin görevli olması için tarafların tacir ve uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur. ( Yargıtay 15.H.D. 2017/403 Esas, 2018/3327 Kararı) Davacı yüklenici şirketin tacir olduğu ve haksız ihtiyati hacizden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasını ticari işletmesiyle ilgili olarak açtığında tereddüt bulunmamaktadır. Buna karşılık davalıların her üçünde gerçek kişi olup, tacir olup olmadıkları yönünde araştırma yapıldığında ilgili Vergi Dairelerinin dosya içinde bulunan cevap yazılarına göre davalıların tacir olmadıkları gibi uyuşmazlık konusu davada tarafların tümü yönünden ticari işletme ile ilgili olmayıp haksız ihtiyati hacizden kaynaklanmaktadır. Yapılan tüm bu açıklamalara göre eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine aittir. HMK'nın 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan anılan yasanın 115/2. maddesi uyarınca bu durumda, mahkememizce davanın görev yönünden reddi ile ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna, ayrıca davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin görevli ve yetki mahkeme tarafından değerlendirilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M ; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1- Uyuşmazlığın genel mahkemelerin görevine girdiği dikkate alınarak, dava mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığından mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK'nın 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan anılan yasanın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE, 3-Tarafların, görevsizlik kararına karşı kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına, 5-Davacı tarafın İHTİYATİ HACİZ talebinin görevli ve yetki mahkeme tarafından değerlendirilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, HMK.nun 345.maddesine göre 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 14/11/2023 ¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸