İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/488 E. 2025/518 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/488
- Karar No
- 2025/518
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2025/488 Esas KARAR NO : 2025/518 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... (TC Kimlik No:...) - VEKİLİ : Av. ... - .... DAVALI :.... VEKİLİ : Av. ... - .... DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/12/2024 KARAR TARİHİ : 04/07/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.08.2024 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile ...'ne ait ve sürücüsü ... olan ... plakalı araç arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davalı taraf sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, davacının aracını 15 iş günü boyunca bakım, onarım, tamir ve parça bekleme gibi nedenlerle kullanamadığını, davacının aracını servis aracı olarak kullandığını ve .... 'nın servis işlerini yaparak günlük ortalama 8.000,00 TL kazanç elde ettiğini, yaşanan haksız fiil nedeniyle ticari kazanç kaybına uğradığını belirterek bilirkişi raporu sonucunda ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL ticari kazanç kaybı bedelinin olay tarihi itibariyle işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davalı şirkete ait aracı kullanan ...'in kazada %100 kusurlu olmadığını, kazanın çift yönlü ve her iki tarafında araçların park halinde bulunduğu, yaya ve araç trafiğinin yoğun olduğu bir sokakta meydana geldiğini, davalı şirket sürücüsünün park halindeyken sinyal vererek çıkmaya çalıştığı sırada davacı aracın aşırı hızla gelerek çarptığını, davalının korna çalarak uyarmasına rağmen davacının duramadığını, davacının aracının sadece sağ ön tamponundan hafif hasar aldığını, bu hasarın 15 günlük servis süresini gerektirmeyecek nitelikte olduğunu, davacının servis kayıtları ve tamire ilişkin belgeleri sunmadığını, eksper raporunda sadece ön tamponda onarım yapıldığının görüldüğünü, davacının kasko poliçesi kapsamında ikame araç talep etme imkanı varken bunu kullanmadığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 52/1 maddesi uyarınca zararın artmasında etkili olan davacının tazminat talebinin reddedilmesi gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin mahsup edilmesi ve dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini ifade ederek öncelikle davanın görev yönünden, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise esastan reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava trafik kazasından kaynaklanan ticari kazanç kaybının tahsiline ilişkindir. 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 7155 sayılı kanunla 6325 sayılı HUAK’a eklenen 18/A maddesi 2. fıkrası uyarınca arabuluculuk son tutanak aslının yahut arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olup 6235 Sayılı HUAK’nın 18/A-2 bendi, “Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” hükmünü haizdir. Bu hüküm uyarınca “herhangi bir işlem yapılmadan” tabirinden kasıt arabulucuya başvuru için taraflara süre verilmeyeceği, başka hiçbir usuli işlem yapılmadan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğidir. Bu nedenle, yasanın çok açık hükmü karşısında zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı davadan önce gerçekleştirilmek zorunda olup HMK’nın 115/2.maddesi kapsamında tamamlanabilir bir dava şartı olarak görülmemiştir (Emsal: .... .'nin 20/06/2022 tarih ve .... sayılı ilamı, .... 'nin 21/09/2023 tarih ve .... sayılı ilamı). Yukarıda belirtilen mevzuat ve dava dilekçesi incelendiğinde, haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat talepli açılan eldeki dava için de aranan zorunlu dava şartı olan arabuluculuk usulüne davacının başvurmadığı ve dava tarihi itibariyle dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından HMK'nın 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davaya konu talebin ticari araç olması, davalının tacir olması ve davanın Ticari dava niteliğinde olması nedeniyle Zorunlu Arabuluculuğa tabi olduğu, TTK 5/a ve HMK 1. maddesi ile 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu 18/ a maddesi uyarınca dava açılmadan önce Zorunlu Arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olduğu gözetilerek HMK 114/2 ve 115 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Arabuluculuk dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 04/07/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.