İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/529 E. 2024/714 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/529
- Karar No
- 2024/714
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2024/529 Esas KARAR NO : 2024/714 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... -... Av. ... DAVALI : ... - VEKİLLERİ : Av. ... - ... ... Av. ... - ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 08/06/2015 KARAR TARİHİ : 17/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 20.01.2014 tarihinde davalı şirketin sontaj çalışmaları kapsamında helikopter ekipman ve hizmetlerinin sağlanması için helikopter hizmetlerini kapsayan ana hizmet sözleşmesi imzalandığı, davacının sözleşme uyarınca gönderilen iş emri doğrultusunda iş lokasyonu olan ...-2 kuyusunda sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarihten davalı şirket tarafından sözleşme hükümlerine ve hukuka aykırı olarak tek taraflı fesih edildiği tarih olan 28 Ekim 2014'e kadar ... (Bell)-412 helikopteri ile sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerin eksiksiz olarak yerine getirdiğini, 26-28 Eylül 2014 tarihleri arasında ... - 1 kuyusunun analiz edilebilmesi için davacının toplantıya davet edildiğini, bu toplantıda ... ile ilgili planlamalar yapıldığını, davacının toplantının ardından hazırlıklara başladığını, ancak davalının somut bir gerekçe göstermeden fesih bildirimini taahhütlü mektup ile 31 Ekim 2014'de tebliğ ettiğini, fesih işleminin sözleşmeye aykırı gerçekleştirildiğini, sözleşmenin 2.2. maddesine ve 14.1. maddesine göre; davalı şirketin fesih iradesinin ancak 30 gün sonra geçerli olabileceğini, diğer taraftan sözleşmenin Ek-B'sinin 15.2.'si ve alt bentlerinde helikopter ücretlendirme oranlarının belirtildiğini, bu madde hükümlerine uygun olarak hesaplama yapıldığında davacının sözleşmeye aykırı fesih işleminden dolayı feshin gerçekleştiği 28 Ekim 2014 ile sözleşmeye uygun fesih edilmiş olsaydı geçerli olacağı tarih olan 30 Ekim 2014 arasında 33 günlük bekleme ücreti (33x5.750 Euru=189.750,00 Euro) ayrıca sözleşmenin 15.2.1.2. Maddesinde öngörülen aylık ortalama 16 uçuş saati (16x2.060 Euro=32.960,00 Euro) toplamı 222.710,00 Euro kaybı bulunduğunu, davacı şirketin kayıpları hakkında davalıya yazı ile başvurarak fatura gönderdiğini, faturanın yazı ekinde iade edildiğini, davalının 03.09.2014 tarihli 208.335 Euro bedelli faturayı 11.09.2014'de 208.228,00 Euro olarak yani 107,00 Euro eksik ödediğini, ayrıca 13.11.2014 tarihli 197.530,67 Euro bedelli faturayı 197.637,67 Euro olarak yani 107,00 Euro eksik ödediğini belirterek davalının hukuka aykırı feshi nedeni ile şimdilik 10.000 TL zararının ödeme red tarihi olan 20.03.2015'den itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini, davalının eksik ödediği 214 Euro karşılığı olan 616,00 TL'nin geç ödeme tarihi olan 13.11.2014 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin çerçeve şekilde akdedilmiş bir çarter sözleşmesi olduğunu, petrol arama sektöründe planlama safhasında öngörülemeyen belirsizlikler nedeniyle kuyu süreleri kesin olarak belirlenemediğinden davalının hizmet alımına ilişkin çerçeve sözleşme sürelerini uzun tuttuğunu, bu süre içerisinde her kuyu için ayrı bir iş emri düzenlenerek hizmetlerin alındığını, bu sebeple çerçeve sözleşmesinin 4.1. Maddesi hükmünün yer aldığını, çerçeve sözleşmesinin 14.1. Maddesi başlığı sözleşmenin veya iş emrinin feshi olarak yazılmış olsa da; madde içeriğinde yalnızca iş emri feshinden söz edilmekte olduğunu, dolayısıyla fesihten 30 gün önce bildirim süresinin iş emri feshi için geçerli olduğunu, sözleşmenin 2.3. Maddesi de gözönünde bulundurulduğunda tarafların çerçeve sözleşme ile iş emirlerinin feshini birbirinden farklı olarak düzenlemek istediğinin açık olup davalı tarafından fesih edilmiş bir iş emri bulunmadığından bu süreye dayanılarak bekleme ücreti talep edilmesinin doğru bir yaklaşım olmadığını, ...-2 kuyusu için davacı yana çerçeve sözleşmesine uygun bir iş emri gönderildiğini, iş emri doğrultusunda hizmetlerin gerektiği şekilde temin edilip kuyu sondajının tamamlandığı tarihte hizmetlerin son bulduğunu, iptal olan ... 1 kuyusu bakımından ise sözleşme kapsamında bir iş emri daha düzenlenmediğini, ... 1 kuyusu için herhangi bir iş emri bulunmazken iş emri feshinin gerçekleştiğinden bahisle bekleme ücreti talep etmenin sözleşmeye ve hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen iki fatura bakımından ne eksik ne de fazla ödeme yapıldığını, fatura bedellerinin faturalar üzerinde yazan miktara eşit olarak davacının hesabına yatırıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE:Taraf delilleri toplanmış davanın niteliği, değeri ve davacı yanın muvafakatinin bulunmaması birlikte değerlendirilerek, davalı yanın tanık dinlenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilerek tüm dosya kapsamı ile tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir, borçlar hukuku öğretim üyesi ve havacılık sektöründen seçilen bilirkişiler tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen rapor ve kök rapora yönelik beyan ve itirazların değerlendirilmesi bakımından düzenlenen ek raporlar da özetle; "davacı ticari defterlerinde davacı tarafından davalıya 5.386.552,15 TL tutarında fatura keşide edildiği, 12.245,30 TL kur farkı kaydının yapıldığı, davalı tarafından davacıya 5.389.967,57 TL banka kanalı ile ödeme yapıldığı, 31.12.2014 itibari ile hesabın 8.829,88 TL borç bakiyesi ile davacının davalıdan alacağının gerçekleştiği, borç bakiyesinin 31.12.2015 itibari ile devir etmiş olduğu, davalı ticari defter kayıtlarında davacı tarafından davalıya 5.386.552,15 TL tutarında fatura keşide edildiği, davalı tarafından davacıya 5.378.408,28 TL banka kanalı ile ödeme yapıldığı, 47.784,18 TL kur değerleme kayıtlarının yapıldığı, 31.12.2014 itibari ile hesap bakiyesinin bulunmadığı, taraflarca ibraz edilen banka hesap ekstrelerinin incelenmesinde davacı şirketin hesabına toplam 214 Euro eksik para girişi olduğu, yapılan incelemede söz konusu ödemeler için davacının hesabına girmeyen 214 Euro'nun döviz cinsinden havalesi nedeni ile muhabir bankaya ödenen komisyon olduğunun anlaşıldığı, hesaplarda ortaya çıkan eksikliğin davacının değil davalının kendi bankasından kaynaklandığı, davalının sözleşmeden kaynaklanan para borcunun TBK 89 maddesi gereğince ifa yerinde tam ve eksiksiz olarak ifa edilmesi gerektiği davalı tarafından ödenecek olan borcun her türlü masraf ve giderinin borçlu tarafından karşılanarak ifa edilmesi gerektiği bu nedenle masrafların davalı tarafından karşılanması gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 11.1. Maddesinde yüklenicinin her iş emrine uygun olarak yapmış olduğu hizmetler için Ek-B belirtilen fiyatlar ve ücretlerle ...'ya fatura edeceği ve ...'nun ödeyeceği hükmüne yer verildiği, sözleşme konusu ücretin iş emri düzenlenmesi ve iş emrinde yer alan işlerin gerçekleştirilmesi şartıyla ödeme yapılabileceğinin anlaşıldığı, davalı tarafından düzenlenen son iş emrinin 20.01.2014 tarihli olup süresinin 6 ay olduğu, ancak davalının söz konusu tarihten sonra da iş emri kapsamında davacının bazı edimlerinin ifasını kabul ettiği ve ifa edilen edimler için ücret ödediğinin anlaşıldığı, sözleşmenin 14.1. Maddesine göre ...'nun bir iş emrini tamamen veya kısmen herhangi bir nedenle yükleniciye 30 gün önceden bildirimde bulunmak suretiyle fesih edebileceği, somut olayda davalının fesih ihbar süresine uymadan sözleşmeyi fesih ettiğinin anlaşıldığı, davacının 31 Ekim 2014'de yapmış olduğu, fesih bildiriminin 30 gün sonrası olan 01 Aralık 2014 tarihinden itibaren geçerli olması gerektiği, davalının sözleşme hükümlerine aykırı olarak sözleşmeyi fesih ettiği kanaatine varıldığı, davalının sözleşmeyi erken fesih nedeni ile davacı için taahhüt etmiş olduğu, toplam uçuş ve bekleme süresinden oluşan maruz kaldığı zararı davalıdan talep hak ve yetkisinin bulunduğu, öte yandan 214 Euro=8.829,88 TL'lik farkın ortaya çıkmasının davacıdan değil davalıdan kaynaklandığı tespit edildiğinden eksik ödemeyi de talep hakkının olduğu, sözleşmenin haksız feshi nedeni ile maruz kalınan zararın davalı tarafından garanti edilen aylık ücretlerle sınırlı olduğu, davacının maruz kaldığı zararların 28.10.2014 ile 28.11.2014 arasında 30 gün bekleme ücreti olan (30x5.750 Euro) toplam 172.500,00 Euro ve sözleşmenin 15.2.1.2. Maddesinde öngörülen aylık ortalama 16 uçuş saati (16x2.060 Euro) 32.960,00 Euro olmak üzere toplam 205.460,00 Euro kaybının bulunduğu" ifade edilmiştir. Davacı vekili tarafından 31.05.2017 tarihli harçlandırılmış ıslah dilekçesi ile dava değerinin artırılarak 222.924,00 Euro karşılığı 887.237,52 TL'nin tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır. Dava, taraflar arasında imzalanan 20.01.2014 tarihli helikopter hizmetlerini kapsayan ana hizmet sözleşmesinin haksız feshi nedeni ile kâr kaybı alacağının ve yapılan eksik ödemenin tahsili talebine ilişkindir. Taraflar arasında 20.01.2014 tarihinde helikopter ekipman ve hizmetlerinin sağlanması konulu sözleşme imzalandığı, sözleşmenin süreye ilişkin 2.2. Maddesinde sözleşme süresinin imzalandığı tarihte başlayacağı ve daha önce fesih edilmez ise 2013-2014 yılları içerisinde gerçekleşmesi planlanan ...-2 ...-1 olmak üzere iki kuyu programı tamamlandığında ancak 12 aydın önce olmamak kaydıyla sona ereceğinin öngörüldüğü, sözleşmenin 14.1. maddesinde ise sözleşmenin veya iş emrinin feshinin ...'nun bir iş emrini tamamen veya kısmen herhangi bir nedenle yükleniciye 30 gün önceden bildirimde bulunmak suretiyle feshedebileceğinin düzenlendiği, aynı sözleşmenin 14.6. Maddesinde sözleşmenin 14.1'e uygun olarak kısmen veya tamamen fesih edilmesi halinde yükleniciye yapılacak tazminat ödemesinin öngörüldüğ sözleşmenin eki olan Ek-B 15.2. maddesinde ise helikopter ücretlendirme oranlarının düzenlenmiş olduğu görülmüştür. Davalı tarafından davacıya hitaben düzenlenen 27.10.2014 tarihli yazı içeriğinde iş emri no 1 konulu ...-2 faaliyetlerinin 28.10.2014'de sonlandırılacağı, kalan sözleşme dönemi içinde ofshore operasyonu planlanmamakta olduğu bu sebeple sözleşme kapsamında başkaca iş emri verilmeyeceğinden yürürlüğü taraflar için faydasız olan sözleşmenin 28.10.2014 tarihi itibari ile fesih edildiğinin bildirildiği, bildirimin davacıya 31.10.2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Toplanan deliller yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlen kök ve ek rapor içerikleri ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında imzalanan 20.01.2014 tarihli helikopter hizmetlerini kapsayan ana hizmet sözleşmesinin davalı tarafından 28.10.2014 tarihi itibari ile fesih edildiği, sözleşmenin 2.2., 14.1. ve 14.6. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; yapılan fesih işleminin iş emrinin feshi niteliğinde olmayıp sözleşmenin feshedilmiş olduğu, sözleşmenin 2.2. Maddesine göre sözleşme süresinin gerçekleşmesi planlanan iki adet kuyu programı tamamlandığı zaman ve ancak 12 aydan önce olmamak kaydıyla sona ereceği, yine sözleşmenin 14.1. maddesinde sözleşmenin veya iş emrinin feshi hükmünde ...'nun iş emrine tamamen veya kısmen herhangi bir nedenle yükleniciye 30 gün önceden bildirimde bulunmak suretiyle fesih edebileceği düzenlemelerine rağmen davalı yanın 30 günlük fesih bildirim süresine uyulmaksızın sözleşmeyi fesih etmiş olduğundan yapılan feshin sözleşmeye aykırı haksız fesih olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Öte yandan fesih bildiriminin içeriğine göre fesih nedenlerinin davalıdan kaynaklanmadığı anlaşılmış olup sözleşmenin 14.6. Maddesi ve sözleşme eki Ek-B, 15.2. Maddelerinde öngörülen davalının verdiği garanti kapsamında davacı yandan kaynaklanmayan erken fesih nedeni ile 30 günlük fesih bildirim süresine ilişkin davacı zararından davalının sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Bilirkişi heyeti raporunda belirtildiği üzere davalının sözleşmeyi erken feshi nedeniyle 30 günlük süreye ilişkin sözleşme kapsamında davacıya taahhüt etmiş olduğu toplam uçuş ve bekleme süresinden oluşan zararına ilişkin sözleşme eki Ek-B'nin 15.2. maddesine göre hesaplanan 172.500,00 Euro 30 günlük bekleme ücreti ile aylık ortalama 16 uçuş saati karşılığı 32.960,00 Euro toplamı olan 205.460,00 Euro'dan davalının sorumlu olduğu, keza davalı tarafından davacıya yapılan döviz cinsinden banka havalesi nedeni ile muhabir bankaya ödenen komisyon tutarından davacının sorumlu olmadığı gözetilerek 214 Euro eksik ödenen bedelin davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla 205.460,00 Euro'nun dava tarihindeki döviz kuru esas alınarak belirlenen karşılığı (205.460,00 Euro x 3.0949) 635.878,15 TL ile 214 Euro'nun karşılığı olan 662,31 TL'yi davacının talep edebileceği ancak dava dilekçesinde 214 Euro karşılığı olarak 616 TL bedel talep edilmiş olmakla, taleple bağlılık ilkesi gözetilerek ve dava değerinin artırılmasına ilişkin ıslah talebi de nazara alınarak toplam 636.494,15 TL yönünden davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının zarar bedeli talebinin reddine ilişkin davalı yanın 20.03.2015 tarihli yazısı esas alınarak temerrüt tarihinin 20.03.2015 olarak kabulüne dair verilen kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine ... sayılı 21.12.2022 tarihli ilamında davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, tarafların temyiz talebi nedeni ile ... sayılı 28.05.2024 tarihli bozma ilamında "Uyuşmazlık, davada saklı tutulan ve ıslah ile talep edilen miktar yönünden, dava tarihindeki döviz kurunun mu ıslah tarihindeki döviz kurunun mu esas alınacağına noktasında olup, davacı taraf ıslah edilen miktara ilişkin seçimlik hakkını, ıslah dilekçesiyle Türk Lirası üzerinden kullanmak istediğini açıklamış olmakla, artık bu miktara ilişkin olarak da ıslah tarihindeki döviz kurunun esas alınması gerekir. (..... Dairesi’nin 20.01.2015 tarihli, .... sayılı ilamı) Mahkemece, bu husus gözardı edilerek tüm alacak için dava tarihindeki kur üzerinden hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ilk derece mahkemesi kararının davacı yararına bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 6098 sayılı TBK 99. maddesi yabancı ülke parası ile ödemeyi iki ayrı ihtimal üzerinden düzenlemiştir. Birinci ihtimalde taraflar, ödemenin mutlaka yabancı ülke parası ile yapılmasını kararlaştırdıklarında, yani sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade kullanıldığında borcun yabancı para ile ödenmesi öngörülmüş olup bu ihtimalde yabancı para, borç ilişkisinin içeriğini oluşturmakta ve borcun mutlaka yabancı para olarak ödenmesi gerekmektedir. İkinci ihtimalde ise taraflarca, sözleşmede, ödemenin mutlaka yabancı para ile yapılması kararlaştırılmamış olup borçluya seçimlik bir yetki tanınmıştır. Buna göre borçlu, asıl edim olarak yabancı para ile ödemeyi üstlenmiştir. Ancak, dilerse Türk parası ile borcunu ödeyerek borçtan kurtulabilir. Borçlu söz konusu seçimlik yetkiyi kullanmak isterse borcunu vade günündeki resmi kur üzerinden Türk parası ile öder. Buna karşılık borçlu, seçimlik yetkiyi kullanmayarak borcunu vade günü yabancı ülke parası ile ödemek isterse alacaklı bu ödemeyi kabul etmek zorundadır. Borçlu ödeme gününde herhangi bir ödemede bulunmazsa seçimlik yetkiyi kaybeder. Bu durumda seçim hakkı alacaklıya geçtiğinden alacaklı alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesini isteyebilir. Yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılması ile birlikte hakkı kullanan kişi bu kararından geri dönemez. Somut uyuşmazlıkta davacı yan Helikopter Hizmetlerine Kapsayan Ana Hizmet Sözleşmesinin haksız feshi nedeni ile 222.710,00 Euro kâr kaybı ile 214,00 Euro ödenmeyen sözleşme bedeli alacaklarının bulunduğunu belirterek dava dilekçesinde şimdilik 10.000 TL zararlarının ve 616,00 TL eksik ödemenin tahsili talebinde bulunmuş, yargılama safahatında dava değerinin arttırılması talebini içerir ıslah dilekçesi ile ıslah tarihindeki döviz kuru esas alınarak 222.710,00 Euro ve 214,00 Euro toplamı 222.924 Euro karşılığı 887.237,52 TL talep edilerek bu tutardan dava dilekçesinde talep edilen 10.616,00 TL'nin mahsubu ile bakiyesi yönünden peşin harcın ikmal edildiği görülmüştür. Yapılan yargılama sonucunda; davalı yanın taraflar arasındaki sözleşmeyi erken feshi nedeni ile taahhüt etmiş olduğu toplam uçuş ve bekleme süresinden oluşan 205.460 Euro davacı zararından ve yine 214 Euro ödenmeyen bedelden sorumlu olduğu, davacı tarafından davalıya hitaben 18.02.2015 tarihli yazısında davalı yanın fesih bildirimi nedeni ile hakediş ve 16 saatlik garanti uçuş saatine ilişkin toplam 222.710 Euro fatura bedelinin ödenmesinin talep edildiği, davalının 20.03.2015 tarihli cevabi yazısında ödemenin mümkün olmadığının bildirildiği görülmekle davacının TBK 99 maddesi kapsamında yabancı para cinsinden olan alacağının fiili ödeme tarihindeki rayice göre Türk Lirası karşılığını talep hakkının bulunmasına rağmen yabancı para alacağının iş bu dava tarihi itibari ile Türk Lirası karşılığını talep etmek suretiyle seçimlik hakkını dava tarihindeki Türk parası üzerinden istemek şeklinde kullandığı anlaşılmıştır. Seçimlik hakkını bu şekilde kullandıktan sonra iradeyi sakatlayan sebeplerin bulunması dışında bundan dönülmesi mümkün olmayıp bu yönde bir iddia da ileri sürülmemiştir. Davacının alacağını dava tarihi itibari ile Türk lirasına dönüştürdüğüne göre talep artırımı ya da ıslah yolu ile davaya konu edeceği bakiye alacağının da dava tarihinde Türk Lirasına dönüştüğünün kabulü gerekir. Zira; öğretide ve Yargıtay'ın istikrar kazanmış kararlarında alacaklıya tanınan bu hakkın doğrudan doğruya yasadan doğan özel ve dönülmesi mümkün bulunmayan bir tercih hakkı olduğu kabul edilmekte olduğundan mahkememizce 13.12.2018 tarihli kararda direnilmek suretiyle 205.460 Euro davacı zararına ilişkin yabancı para borcunun seçim hakkının kullanıldığı tarih olan dava tarihi esas alınarak ... efektif satış kuru üzerinden belirlenen karşılığı (205.460,00 Euro x 3.0949) 635.878,15 TL ve davacı alacağı 214,00 Euro'ya ilişkin dava dilekçesindeki taleple bağlılık ilkesi gözetilerek 616,00 TL'den ibaret toplam 636.494,15 TL üzerinden kanıtlanan davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının zarar bedeli talebinin reddine ilişkin davalı yanın 20.03.2015 tarihli cevabi yazısı esas alınarak bu talep yönünden temerrüt tarihinin 20.03.2015 olarak kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin ... sayılı 13.12.2018 tarihli kararında direnilmesine, 2-Davanın kısmen kabulü ile 636.494,15 TL'nin, 635.878,15 TL'sine 20/03/2015 tarihinden itibaren, 616,00 TL'sine 08/06/2015 tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 4-Harçlar kanunu uyarınca hesap olunan 43.478,92 TL harçtan peşin yatırılan 181,30 TL ve ıslah harcı olan 14.971,00 TL'nin toplamı olan 15.152,30 TL'nin mahsubu ile, bakiye 28.326,62 TL harcın davalıdan tahsiline ve hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 99.474,12 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 40.118,94 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 181,30 TL peşin harç, 27,70 TL başvuru harcı, 14.971,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 15.180,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 379,00 TL tebligat gideri, 30,75 TL müzekkere gideri, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.909,75 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 1.370,03 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 25.10.2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...