İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/84 E. 2023/314 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/84
Karar No
2023/314
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/84 Esas KARAR NO : 2023/314 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... -... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : Tazminat (Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/06/2017 KARAR TARİHİ : 03/05/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/05/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının ... nezdinde ... sicil numarası ile tecsilli "..." markasının sahibi olduğunu, ... ilinde davacıya devri ve kullandırılması hususunda sözleşme yaptıklarını, davacının bu sözleşme ile bir yıl süre içinde 24.000 TL + KDV bedelle kendi nam ve hesabına dil eğitim ve kurs faaliyeti yapmak hakkını kullandığını, davacının "..." kapsamında bina kiraladığını yasalarla belirlenmiş kriterlere uygun "dil eğitim merkezi" haline getirdiğini, tüm resmi izin ve belgelerini aldığını, taraflar arasında düzenlenen "... Sözleşmesinin" 2. Maddesi; davacı şirketi "... Eğitim" ticari markasını ve adını ... hakkını, iş görme sistemi ve diğer sınai mülkiyet haklarını kullanmak hakkının" verilmesini öngördüğünü, bu madde gereğince davalıya ait ... kurumsal web sitesinde şubeler bölümünde ... Şubesini ve davacının şirket adı ve iletişim bilgilerinin yer aldığını 19.08.2016 tarihinde sözleşme devam ederken web sitesinden davacı şirketin ad ve iletişim bilgilerinin sildiğini, sözleşmeye aykırı olarak kaldırıldığını, sözleşmeye aykırı davrandığını, davacı taraflar arasında lisans sözleşmesi kapsamında fatruralarla yazılı toplam 2.107,75 TL, tutarlı kitap ve doküman ile toplam 1.984,10 TL bedeli reklam ve seminer materyalini de bedeli ödeyerek satın aldığını, alınan emtiaların sadece sözleşme kapsamında ve devamında kullanılabileceğini, sözleşmenin feshi kapsamında toplam 4.091,85 TL bedelli emtianın kullanılmadığını, 2016 yılı güz dönemi ... 04.09.2016 tarihinde yapıldığını, davalının sözleşmeyi haksız feshetmesi sebebiyle kayıt başvurularının bulunmasına rağmen 2016 yılı güz sınavı için hazırlık kursu eğitimi veremediğini, 2017 yılı ilkbahar dönemi hazırlık kursu için öğrenci kaydı alamadığını, 2 dönem ... sınavına hazırlık kursu açamaması sebebiyle kazanç kaybının olduğunu, davacı şirketin ahzu kabzu bulunan avukatının hesap numarasına "Mart-Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz ... bedeli" olarak 11.800,00 TL EFT yapıldığını, davalıya bilgi verildiğini, bir yıllık isim hakkı devir bedelinin vadesinin 05.03.2017 olduğunu, devir hakkı bedelinin muaccel olmamasına rağmen 18.08.2016 tarihinde 11.800 TL'nin ödendiğini, davacının davalı şirkete muaccel borcunun bulunmadığını, davalı tarafından davacının marka kullanım hakkının ... nezdinde tescilinin sağlanmadığını böylelikle sözleşmeye aykırı davranan tarafın davalı olduğunu, aylık isim bedeli ödenmesine rağmen ödenmemiş gibi gösterilerek .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile "sözleşmenin 7. Maddesi uyarınca sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini" ihtaren bildirdiğini, sözleşmenin 7. Maddesi doğrultusunda sözleşmeden doğan yükümlülükleri ifa etmeyen ya da eksik ifa eden tarafın diğer tarafa 100,00 TL cezai şart ödeyerek sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceğini, davalının sözleşmenin hükümlerini eksik ifa eden taraf olduğunu ve haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini, bu sebeple 100.000 TL cezai şartın istendiğini, dil kursu olarak kullanılacak binanın davacı tarafından kiralandığını aylık 2.000 TL kira ödendiğini, haksız fesih sebebiyle 22.08.2016-2017 Ocak aylarında kira ödemek zorunda kaldığını bu dönem zararın davalıdan istendiğini, 2016 güz dönemi kursuna 60 kayıt yapılabileceği her kişiden 3.000 TL ücret alındığını toplamda 180.000 TL kazanç kaybı olduğunu aynı kaybın 2017 Ocak döneminde de olduğunu toplamda 360.000 TL zararın da davalından talep edildiğini belirterek sözleşmenin haksız feshi sebebiyle müspet menfi zararları ve cezai şarta ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 101.000 TL talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının "... Eğitim" kelime markasının sahibi olduğunu, davacı ile davalının 05.03.2016 tarihinde her iki tarafa borç yükleyen ve sürekli borç ilişkisi kuran "..." 05.03.2016-05.03.2017 tarihlerini kapsayacak şekide 1 yıllık süre için imzalandığını, sözleşmenin 5a maddesine göre davacının asıl görevinin ödemeleri zamanında yapması, davalının asıl görevinin ise markanın kullanımının davacıya tahsil edilmesi olduğunu 5a maddesinde "İsim hakkı devir bedeli aylık 2.000 TL + KDV olduğunu, Franchisee 05.03.2016 tarihinden itibaren ödemelerine başlamayı kabul eder ve 05.03.2017 tarihinde 24.000 TL + KDV meblağın ın tamamının ödenmi olması garanti altına alır ve taahhüt eder" hükmünün bulunduğunu, davacının edim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, 05.03.2016 tarihinden itibaren (Marka Lisans Devri ve Sözleşmenin Başlangıç Tarihi) aylık ödemelerine başlamayı tahahüt eder ifadesinin bulunduğunu, ödemelerin aylık yapılası gerektiği tek seferde toplu yapılacağı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının her ay vadesi gelen kiralarını öderken temerrüde düştüğünü, en son ödeme yapıldığı tarihte dahi Ağustos ayı ödemesi için mütemerrit durumda olduğunu, kesin vadenin ticari ilişki kapsamında bulunduğunu davacı tarafın iddia ettiği gibi bir temerrüt ihtarının yahut ek süre tanınmasının da gerekli olmadığını, TTK 1530/2 maddesinin bu doğrultuda olduğunu bu sebeplerle TBK 126 maddesi doğrultusunda sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, davalı şirketin internet sitesinde iletişim bilgilerini yayınlama zorunluluğunun bulunmadığını, davacı şirketin söz konusu binası sözleşme tarihinden önce kiraladığını, sözleşmenin feshi sonrasında da binaya ilişkin kira sözleşmesini sona erdirmediğini, talep olunan kiralara ilişkin illiyet bağının bulunmadığını, kusurlu tarafın cezai şart talep edemeyeceğini 24.000 TL + KDV bedelli sözleşmede 100.000 TL cezai şartın hakkaniyete aykırı olduğunu, maddi tazminata ilişkin belirsiz alacak davası açmasının mümkün olmadığını, alacaklının zararı bulunması halinde bu zarar cezai şarttan mahsup edilerek hesaplanması gerektiğini, sözleşmenin hemen ardından "..." olarak davacının faaliyetine devam ettiğini bu sebeple davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; sözleşmesinin haksız feshedilmesi nedeni ile maddi tazminat, kar kaybı ve cezai şart bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Davacı vekili ; davalının ... markasının sahibi olduğunu, davalı ile aralarında yapılan sözleşme nedeni ile 5.3.2016 tarihinden başlamak üzere 1 yıl süre ile davalı markasının ... hakkını, iş görme sistemini ve diğer sınai mülkiyet haklarını francihsee sistemi kapsamında yıllık 24.000,00 TL + KDV ile kendi nam ve hesabına dil eğitim ve kurs faaliyeti yapma hakkını aldığını, sözleşme uyarınca bina kiralandığını, tüm resmi izin ve belgeleri alıp faaliyete başladıklarını,davalının 19.8.2016 tarihinde ... Şubesi olarak isimlerini Web sitesinden kaldırıp,sözleşmeyi ihlal ettiğini, 2.107,75 TL kitap ve döküman,1.984,10 TL bedelli reklam ve seminer materyalini satın aldığını, fesih nedeniyle kayıt başvurularına rağmen 2016 güz dönemi için hazırlık kursu verilemediğini, 2017 ilkbahar dönemi için yeterli zaman kalmadığından öğrenci kaydı alınamadığını,kazanç kaybına uğranıldığını,ayrıca Mart- Nisan_Mayıs-Haziran Temmuz ... bedeli olarak 11.800,00 TL EFT yapıldığını,sözleşme 5.a da yıllık bedel ödemesinin kararlaştırışdığını,18.8.2016 tarihinde parayı yatırmalarına rağmen 22.8.2016 tarihinde fesih ihtarında bulunulduğunu, sözleşme 7. Maddesi uyarınca 100.000,00 TL cezai şart bedeli olduğunu ileri sürerek cezai şart, davalıya ödenen isim hakkı bedeli ile dersane kirası , reklam ve kitap bedelleri ile kar kaybının tahsili için eldeki davayı açmıştır.Davalı vekili sözleşme 5.a maddesi uyarınca kararlaştırılan aylık 2.000,00 TL lik ödemelerin yapılmadığını, davacının 5.3.2017 tarihinde 24.000,00 TL + KDV nin tümünün ödenmesine ilişkin yorumunun 5.a maddesinde aylık 2.000,00 TL + KDV olarak kararlaştırma nedeniyle gecerli olmadığını, aylık ödemelerde temerrüde düşüldüğünü,anlaşmaya aykırı davrananın davacı olduğunu,bina kiralamasının sözleşmeden önce yapıldığını, sözleşmede web adresinde şube gösterileceğine ilişkin yükümlülüğün olmadığını,davacının 15.5.2016 tarihinde iş yerinde faaliyete başladığını,aylık ödemelerin yapılmaması nedeniyle ifada kusurlu olan davacının cezai şart isteyemeyeceğini, davacının fesihten sonra ... olarak faaliyet gösterdiğini, bu nedenle zararının olmadığını savunarak davanın reddini istemiş, ikinci cevap dilekçesi ile görevli mahkemenin ... mahkemesi olduğunu ileri sürerek görev itirazında bulunmuştur. Taraflar arasındaki sözleşmenin ... olması nedeniyle tarafların tacir olduğu da gözetilerek görev itirazının reddine karar verilmiştir. ... Sözleşmesi celp edilmiş, 5.a maddesi uyarınca “ İsim hakkı bedeli aylık 2.000,00 TL + KDV şeklinde olacaktır. 5.3.2016 tarihinden itibaren aylık ödemelerine başlamayı kabul eder ve 5.3.2017 tarihinde 24.000,00 TL + KDV ( 1 yıllık ... bedeli ) meblağının tamamının ödenmiş olmasını garanti altına alır ve taahhüt eder, 7. Maddesinde iş bu sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ifa etmeyen ya da eksik ifa eden diğer tarafa 100.000,00 TL cezai şart öder” kararlaştırması mecuttur. Davacının 18.8.2016 tarihinde 11.800,00 Tl davalı hesabına yatırdığı,davalı tarafça 22.8.2016 tarihli ihtarname ile 5 aydır ödeme yapılmadığı ve sözleşmeye aykırı davranıldığı gerekçesi ile sözleşmenin fesh edildiğinin bildirildiği görülmüştür. Davacının 21.4.2015 tarihinde iş yerini kiraladığı , ... ve tic Ltd. Şti.olarak 9.5.2015 tarihinden itibaren faaliyetini sürdürdüğü, dava konusu sözleşmenin 5.3.206 tarihinden itibaren geçerli olduğu, fesih sonrası 23.11.2016 tarihinde ... olarak adının değiştirilmesi talebinde bulunduğu,13.12.2016 tarihinde iş yeri açma ve çalışma ruhsatının verildiği görülmüştür. Davacının vergi kayıtları celp edilmiş, ilgili belgeler getirtilmiş, bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Davacının sözleşmede kararlaştırılan aylık ödemeleri yapmayarak sözleşmeye aykırı davrandığı sabittir. 18.8.2016 tarihinde yapılan toplu ödeme sözleşmeye aylırılığı gidericek mahiyette değildir. Davalının bu nedenle sözleşmeyi feshi haklı sebebe dayanmaktadır. Davacının edimlerini geç ifa etmesinin davalının sözleşmenin devamına olan inancını sarsmış olduğunun kabulü gerekmektedir. Davacı basiretli bir tacir gibi davranıp sözleşme gereği edimlerini zamanında ifa etmemiştir.Ayrıca 21 adet öğrenci kaydı aldığı tespit edilmiş ise de ücretlerin iade edildiği belgelenmemiş,zarara uğradığı somut olarak ispat edilememiştir. Fesih sonrası davacının isim değişikliği ile ... adı altında faaliyetine devam ettiği de sabittir. Ayrıca sözleşmenşin feshi haklı sebebe dayandığından davacının bu nedenle zarar ve cezai şart talebinde bulunması yasal olmadığından karar verilmiş, davacının temyizi sonucu mahkeme kararı ... Dairesinin 15.12.2022 gün ... sayılı kararı ile “ hüküm fıkrasında HMK 297/2 maddesi uyarınca gerekçeye ait sözlere yer verildiği ve kamu düzenine aykırılık teşkil ettiği gerekçesi ile işin esasına girilmeksizin kaldırılarak gönderilmiştir. HMK 353/1. Maddesinde İstinaf aşamasında davanın esası incelenmeksizin kaldırılacak kararlar maddeler halinde sayılmış olup bunlar arasında hükme gerekçe yazılması bulunmamaktadır. Diğer yandan HMK 355. Maddesinde “ incelemede kamu düzenine aykırılık bulunması halinde istinaf dilekçesindeki sebeplerden ayrı olarak resen gözetileceği” belirtilmiştir. ... dairesi tarafından “ hükme gerekçe yazımının kamu düzenine aykırılığı” gerekçe gösterilerek kararlar esas yönünden inceleme yapılmaksızın kaldırılmaya başlanmıştır. Oysa “ Kamu Düzeni” demek “Toplumdaki düzenin korunması sosyal , siyasi ve ekonomik düzenin kamu yararına şekillendirilmesi ve bireylerin güvenli bir şekilde bir arada yaşamaları için konulmuş kurallar ve alınmış tedbirler anlamına gelmekte olup,kamu düzeni için toplumun bir arada dirlik , güvenlik ve düzen içinde yaşamasını sağlayacak tedbirlerin alınmasının söz konusu olacağı açıktır. Gerekçeli karar yazımı vakit aldığından tarafların hükmün gerekçesini anlamaları için birkaç cümle ile Hükme gerekçe yazımı senelerdir Yargıtay tarafından önerilen ve taktir gören bir durum iken HMK 297 maddesine aykırılık gerekçesi görüş değişikliği nedeni ile tekit edilebilecek usule ilişkin bir durumun kamu düzenine aykırı ve denetime elverişli bir kararın bulunmadığı sonucunu ne şekilde doğurduğu anlaşılamamış olup, yapılan uygulamanın yargılamanın uzamasına sebebiyet verdiği gibi kaldırmaya esas alınacak nitelikte gerekçe ile hüküm arasında bir çelişkinin bulunmadığı, taraflar arasındaki davanın kamu düzeni ile ilgisinin ne şekilde kurulduğu anlaşılamamış ise de, istinaf kararları kesin olduğundan ve yasa gereği uyma yükümlülüğü bulunduğundan yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Davanın reddine, Alınması gereken 179,90 TL harcın peşin alınan 1.724,83 TL harçtan mahsubu ile fazla kalan 1.544,93 TL harcın davacıya iadesine, Davacı tarafından yatırılan başvurma harcının üzerinde bırakılmasına, Davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 16.150,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan toplam 22,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Talep halinde artan avansın iadesine, Dair, davacı vekilinin yokluğunda davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen tefhim kılındı. 03/05/2023 Katip ... Hakim ...

Atıf: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/84, K. 2023/314, T. 03.05.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-84-e-2023-314-k-4f167de44c21