İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/762 E. 2024/248 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/762
Karar No
2024/248
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/762 Esas - 2024/248 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/762 Esas KARAR NO : 2024/248 ... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 15/11/2022 KARAR TARİHİ : 02/04/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ...poliçe numaralı "Kapsamlı İşyeri Ekstra Sigorta Poliçesi" ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirket sigortalısının faaliyet göstermekte olduğu riziko adresinde, 22.02.2020 tarihinde enerji nakil hattının beslendiği noktada yaşanan arıza nedeniyle elektrik kesintisi yaşandığını ve bu nedenle meydana gelen voltaj dalgalanması sonucunda müvekkili şirket sigortalısına ait makinede hasar meydana geldiğini, voltaj dalgalanması sonucu meydana gelen hasara istinaden müvekkili sigorta şirketine 28.02.2020 tarihinde ihbar yapıldığını ve meydana gelen hasarın, hasar boyutu ile sorumluların tespiti adına müvekkili şirket nezdinde 2/1929270 numaralı hasar dosyası açıldığını, işbu hasar dosyası kapsamında ekspertiz çalışmaları yapılarak hasarın ne şekilde meydana geldiği, hasarın boyutu ve sair hususlarda gerekli incelemelere başlandığını ve hasar dosyası kapsamında yapılan yerinde incelemeler sonucunda 22.02.2020 tarihinde sigortalı yerde meydana gelen voltaj dalgalanması hasarına ilişkin tanzim edilen ekspertiz raporunda tazminata ilişkin detaylı bir şekilde çalışma yapıldığını ve tazminat tutarının 26.396,62 TL olarak hesaplandığını, davaya konu olayda 22.02.2020 tarihinde lazer kesim tezgâhının çalışması sırasında hata kodu verdiğini, akabinde binadaki aydınlatma elemanlarının çoğunun yanmıyor olduğunun fark edildiğini, çağırılan elektrikçinin yaptığı kontrollerde bina ana elektrik hattına tek faz geliyor olduğunun anlaşıldığının beyan edildiğini, ekspertiz raporunda ve sigortalı şirketin ihbar beyanında belirtildiği üzere, dava dışı sigortalı tarafından 22.02.2020 tarihinde ...ulaşarak arıza kaydı oluşturulduğunu, yapılan incelemede, söz konusu bölgede enerji nakil hattının beslendiği noktada yaşanan arıza nedeniyle kesinti yaşandığının tespit edildiğini, kesinti sonrası davalı ... yetkilileri tarafından müdahale sağlanarak bölgeye enerji verildiğini, yapılan incelemeler sonucunda ise müvekkili şirket sigortalısına ait makinede yaşanan hasarın, sigortalı işyerini besleyen elektrik hattında yaşanan arıza etkisiyle meydana gelmiş olduğu kanaatine varıldığını, bu bağlamda davalı şirketin yükümlülüklerine aykırı hareket ederek sigortalının zararına sebebiyet vermiş olduğundan oluşan zararın tazmininden sorumlu olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketçe söz konusu elektrik kesintisi nedeniyle sigortalısına ödenen bedelin kesintinin meydana gelmesindeki kusur ve sorumluluk sahibi olan davalı ...den rücuen tazminini talep ettiklerini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri Sorumluluk" başlıklı 49. maddesinin "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" hükmü gereğince davalının zarardan sorumluluğunun bulunduğunu, keza müvekkil şirket sigortalısına tazminat ödemesi yapmış olup TTK md. 1472 uyarınca hukuken sigortalının yerine geçtiği, tüm hasar dosyası ile de sabit olduğu üzere davalının zararın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, bu sebeplerle hukuken sigortalının yerine geçen müvekkil şirketin, kusur oranı oranınca zararın tazminini davalıdan talep etme hakkı bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından meydana gelen hasara istinaden ekspertiz raporu ile de tespit edilen 26.396,62 TL ödeme yapıldığını, ödenen tazminatın rücuen tahsili istemli açılan ... sayılı dosyasına yapılmış olan itirazın, arz ve izah olunan nedenlerle tamamen haksız, mesnetsiz ve takibin devamına engel olunma kastıyla yapılmış bir itiraz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulü ile davalı borçlunun Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2022/1033 Esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalının borcu olmadığına dair icra dosyasına herhangi bir delil ibraz etmemiş olmaları sebebi ile davalının haksız ve kötü niyetle yapılmış olan itiraza karşılık, davalı aleyhine hükmolunan meblağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kayıtlarının tetkiki sonucu, davacının iddia ettiği tarih olan 22.02.2020 tarihinde müvekkil şirket nezdinde sigortalısının herhangi bir aboneliği bulunmadığını, sigortalının tacir olduğu ve ticari işletmesi için elektrik kullandığı düşünüldüğünde şantiye tipi elektrik kullanması gerektiğinin izahtan vareste olup, başka bir abonelik türüne kayıtlı olması halinde güç aşımı vb. nedenlerle doğabilecek zararlardan kendisinin katlanması gerektiğini, dava dışı sigortalının zararının iddia olduğu tarih 22.02.2020 tarihi olup, davacının sigortalısına ödeme yaptığı tarihin ise 17.06.2020 tarihi olduğu, davayı ve davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydı ile iddia ettiği tüm taleplerin her iki tarih bakımından da zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin kayıtlarının tetkiki sonucunda herhangi bir uzun süreli kesinti ve voltaj dalgalanması yaşanmadığı gibi bir anlığına böyle bir durumun yaşandığı düşünülse dahi, davacı şirketin tacir olması ve doğabilecek riskleri önlemek adına jeneratör veya voltaj dengeleyici kullanıyor olması gerektiğini, davacının iddia ettiği tarihteki gibi kesinti ve voltaj değişiminden ileri gelen bir zarara uğranmış olmasının mümkün görünmediğini, her kesinti veya voltaj dalgalanmasının hasara sebebiyet vermeyeceğini, somut olayın, davacının talepte bulunduğu dönemde yürürlükte olan “Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği” bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini, davacı sigorta şirketinin, voltaj değişiminden kaynaklı hasar iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafça veya sigortalısı tarafından usulüne ve mevzuata uygun bir hasar başvurusu da yapılmadığını, dava dilekçesinde davacı tarafından bir rapor alındığı ve bu rapor doğrultusunda dava dışı sigortalıya ödeme yapıldığının belirtildiğini, ancak dosya kapsamındaki taraflı alınan raporda dahi müvekkil şirketten kaynaklı bir kusur olduğu ispat olunamadığını, müvekkili şirket bulunmadan hazırlanan bu rapora itiraz etiklerini, ilgili Yönetmeliğin 26. maddesinde açıkça düzenlendiği üzere, dağıtım şebekesinden kaynaklı zarara uğradığını ileri süren kullanıcının, zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 iş günü içinde talepte bulunabileceği, kullanıcının başvurusu üzerine müvekkili şirketin yetkili birimlerince yapılacak inceleme ve ekspertiz değerlendirmesi neticesinde hasarın dağıtım şebekesinden kaynaklandığı tespit edilir ise, zararın tazmini yoluna gidilebileceğini, somut olayda müvekkili şirkete yapılmış bir başvuru bulunsa da, mevzuatta belirtildiği gibi dağıtım şirketi tarafından yapılacak/yaptırılacak inceleme ve değerlendirme bulunmadığını, bu şartlar altında, müvekkili Kurum bünyesinde/katılımı ile hazırlanmamış olan raporun da kabulünün mümkün olmadığını, yine aynı Yönetmeliğin 26. maddesinde usulüne uygun ve süresinde başvuru üzerine "dağıtım şirketi, tamiratı kullanıcıya bırakması durumunda kullanıcıyı anlaşacağı servise/servislere yönlendirebilir." düzenlemesi mevcut olup, kullanıcı tarafından hasarın da Kurumun bilgisi dışında bir servis tarafından giderilmesi yoluna gidildiğinin görüldüğünü, hasarın tespiti ve gideriminde müvekkili kurum tarafından belirlenen yetkili bir servisin tercih edilmediğini, basiretli bir tacir olan davacının ve sigortalısının cihaz hasarına ilişkin mevzuata ve prosedürlere hakim olacağı, bu prosedürleri takip etmeden ikame ettiği bu davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, davacının sigortalısı şirket dışında, aynı çevreden cihaz hasarının yaşandığına dair herhangi bir müracaat bulunmadığını, bu yönde davanın reddine karar verilmesi gereken, emsal karar ve bilirkişi raporlarını sundukları, asla kabul anlamına gelmemek kaydı ile eğer ki bir elektrik dalgalanması mevcut ise de bu dalgalanmanın Yönetmelik içerisinde belirtilen yasal sınırlar içerisinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili kurum tarafından tutulan arıza kayıtları incelendiğinde bölgede veya bölgeyi etkileyebilecek nitelikte hasara sebebiyet verecek bir arıza kaydı bulunmadığı, hal böyleyken müvekkil şirketin ileri sürülen hasara ilişkin hiçbir sorumluluğu bulunmadığından, huzurdaki davanın müvekkile yöneltilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği, kayıtlarının incelenmesi neticesinde cihaz hasarına neden olacak herhangi bir arıza saptanmadığını, bu sebeple davacı tarafça iddia edilen hasara ilişkin müvekkil kurumun hiçbir sorumluluğu bulunmadığı, huzurdaki davada davacı tarafın talebinin rayiç bedeli aştığını, talebinin bu yönden de haksız ve dayanaksız olduğunu, sigortacının halefiyet hakkına sahip olabilmesi için gerekli olan koşullardan birinin de sigorta ettirenin kendisine zarar verene, yani sorumlulara karşı dava hakkının bulunması olduğunu, davaya konu cihaz hasarına neden olabilecek bir arızanın bulunmadığına ilişkin kurum kayıtları ve mevzuat hükümleri çerçevesinde müvekkili kurumun iddia edilen zarara ilişkin hiçbir sorumluluğu bulunmadığından, davacının müvekkiline rücu hakkından söz etmenin mümkün olmadığını, bu şartlar altında cihaz hasarının sigortalının kendi hasarından kaynaklandığı düşünülmekte olup, davacının talebinin muhatabının müvekkil şirket olmadığını belirterek, tüm hakları saklı kalmak koşuluyla, davanın usulden reddine, davanın esastan reddine, davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddi ile davacı aleyhine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, "İşyeri Ekstra Sigorta Poliçesi" kapsamında ödeme yapan davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin zarar sorumlusu olduğu iddia edilen davalı şirketten TTK md.1472 kapsamında dava dışı sigortalısına halefiyete dayalı olarak tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davaya dayanak ... sayılı icra takip dosyası, poliçe ve hasar dosyası ile ödeme kayıtları ve davalı ...'tan abonelik bilgileri ile 22/02/2020 tarihli davaya konu olaya dair işlem dosyası celp edilmiş, elektrik mühendisi, makine mühendisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyeti aracılığıyla incelemesi yaptırılmıştır. ... sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde özetle; davacının 18/01/2022 tarihinde davalı aleyhine 26.397,00-TL asıl alacak, 3.768,62-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.165,62-TL üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından sunulan zamanaşımı defi bakımından; dava, halefiyete dayalı ikame edilmiş olup halefiyete dayalı açılan davalarda zamanaşımı alt ilişkideki zamanaşımı neyse o uygulanmaktadır (... ilamı). Dava dışı sigortalı ile davalı şirket arasındaki ilişki, aboneliğe dayanmakta olduğundan eldeki davada TBK'nın 146. Maddesi gereği 10 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olduğundan ve dava tarihi itibariyle de zamanaşımı süresi dolmadığından davalı vekilinin zamanaşımı definin reddi gerekmiş; davalının eldeki davada 2 yıllık zamanaşımının geçerli olduğu iddiasının kabulü halinde dahi, davaya konu olayın 22/02/2020 tarihinde meydana geldiği, 18/01/2022 tarihinde 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan davacının davalı aleyhine icra takibi başlattığı, icra takibi nedeni ile TBK'nın 154. maddesi uyarınca zamanaşımının kesildiği, davacı vekili tarafından 15/11/2022 tarihinde, yani İİK'nın 67. maddesine göre 1 yıllık yasal süre içerisinde itirazın iptali davası açıldığı ve zamanaşımının dolmadığı anlaşılmıştır. Elektrik mühendisi, makine mühendisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 07/11/2023 tarihli kök bilirkişi raporunda özetle; "... davaya konu 22/02/2020 tarihinde davacı sigortalısı işyerinde meydana gelen makine hasarlarının, davalı ...ın işlettiği dağıtım sisteminden 1 fazın arıza sonucu devreden çıkması sonucunda meydana geldiği, faz kesilmesi kapsamında davacı sigortalısının teknik kriterler ve mevzuat kapsamında mevcut tedbirlerin dışında alması gereken bir tedbir bulunmadığı, davalının olayda % 100 (yüzde yüz) kusurlu bulunduğu, davacının sigortalısına hasar bedelini ödemekle halef olduğu ve hasarda sorumlu olan davalıdan ödediği bedeli talep hakkı olacağı, davacının takip kapsamında 26.396,62-TL asıl alacak, 3.748,32-TL işlemiş faiz olmak üzere 30.144,94-TL talep edebileceğinin ve yapılan takipte 20,68-TL fazlalık olduğunun hesaplandığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş olup bu rapora karşı tarafların beyan ve itirazlarının tetkiki amacıyla dosyanın bilirkişilere yeniden tevdii gerekmiş, aynı heyet tarafından bu kez düzenlenen 29/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...Dava dosyasında yer alan belgeler kapsamında kök raporda açıklandığı üzere; ....günü saat 08,31.23’te olumsuz hava şartları ve sigorta arızası nedeniyle elektrik kesintisi meydana geldiği, bu arızadan OG ve AG hatlarının etkilendiği, arızanın 5,241 saat sonra giderildiği, davalı şirketin sigortalısı şirket yetkilisi Muhammet Şanlı’ya gönderilen elektronik ortamdaki mesajda; “Şirketimize ilettiğiniz, enerjinizin olmadığını belirterek, konu hakkında gereğinin yapılmasını talep ettiğiniz başvurunuz incelenmiştir. Yapılan incelemede, söz konusu bölgede enerji nakil hattının beslendiği noktada yaşanan arıza nedeniyle kesinti yaşandığı tespit edilmiştir. Ekiplerimizce müdahale sağlanarak bölgeye enerji verilmiştir...” denilmekte olup, buna göre davacı sigortalısı işyerinde enerji kesintisi yaşandığı sabit bulunmaktadır. ... Sunulan belgeler kapsamında olay günü meydana gelen elektrik kesintisi arızaya bağlı olup, fidere ait bir faz sigortasının atması sonucu şebekeden 2 faz taşınmasına neden olunduğu ve bu durumun davacı sigortalısı işyerinde bulunan lazer kesim makinesi ile bu makineye ait UPS cihazının hasar görmesine neden olduğu anlaşılmaktadır. 3 fazlı bir tesisatta fazın birisinin 3 fazlı bir makineye gelmemesi halinde cihazın aşırı voltaj dalgalanması sonucu etkilenmesi, hasar görmesi teknik olarak her zaman teknik açıdan beklenen bir durumdur. Söz konusu kesinti davalının işlettiği dağıtım şebekesinde oluşan bir arızaya bağlı olup, voltaj dalgalanması değil, voltajın faz gitmesi sonucu oluşan olağan dışı değişimdir. Bu durumda şebekeye bağlı stand-by konumda olan makinelerin etkilenmesi söz konusu olmakla birlikte, olayın cumartesi günü sabah saatlerinde olmasına bağlı olarak aynı şebekeden bağlı diğer kullanım yerlerinde tesisata bağlı makine olmaması halinde, başka bir mahalde hasar oluşması söz konusu olmamaktadır. Yine başka yerlerde hasar meydana gelmiş olsa dahi bunun davalı şirkete bildirilip bildirilmediğini tespit etmek, ancak bildirimi yapan kullanıcı veya dağıtım şirketi dışında bilinmesi ortaya konması mümkün bulunmamaktadır. Diğer yandan kök raporda davacı sigortalısının önceden alabileceği bir tedbir olup olmadığı incelenmiş ve davacı sigortalısının işyerinde hasar gören lazer makinesine ait münferit kompanzasyon panosu ve UPS cihazı mevcut olduğu günümüz teknik kriterlerine ve Elektrik İç Tesisat Yönetmeliği hükümlerine göre meydana gelen arıza şekli kapsamında sigortalının alacağı başka bir önlem de yer almadığı tespit edilmiştir. ... hangi olayın mücbir sebep halini içerdiğini belirleme yetkisi elektrik şebekeleri açısından EPDK'ya ait olup, her hangi bir dağıtım şirketinin ... kararı olmadan kendi başına mücbir sebep hali tayini mümkün değildir. Ortada bu konuda alınmış bir EPDK kararına ulaşılamamıştır. Davaya konu olan hasar nitelikli bir Lazer Kesim Tezgahı olup, bu tür cihazların sadece yetkili servislerce kontrol, bakım ve tamiri yapılmaktadır. Olay sonrası Hazine Müsteşarlığı nezdinde bağımsız eksper tarafından alınan tüm raporlar, yapılan tespitler incelenmiş ve buna göre rapor düzenlemiş olup, bağımsız eksperin taraf tutması da söz konusu değildir. Heyetimizce de söz konusu rapor ve dosyadaki belge ve tespitler dikkate alınmış olup, hesaplanan tutarlarda bir fahişlikte söz konusu değildir. Kaldı ki davacı sigortalısının müracaatı mevcut olup, gelen ekipce sadece arıza giderilmiş, hasar konusunda bir inceleme yapılmamıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmekle kök rapordan ayrılmayı gerektirir bir durum olmadığı belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile gerekçeli ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmasına karar verilen bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı ... ait ve davalı ...'tan abonelik ile hizmet alınan ... adresindeki işyerinde bulunan emtianın "İşyeri Ekstra Sigorta Poliçesi" kapsamında 02/10/2019-2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigortalı olduğu, 22/02/2020 tarihinde riziko adresinde davalı...ın işlettiği dağıtım sisteminden 1 fazın arıza sonucunda devreden çıkması neticesinde meydana gelen olayda dava dışı sigortalıya ait lazer makinesinin arızalanması sonucunda 17/06/2020 tarihinde davacı sigorta şirketinin kendi sigortalısına 26.396,62-TL ödeme yaptığı, hükme esas alınması uygun bulunan bilirkişi raporları ile de ortaya konulduğu üzere dava dışı sigortalının alması gerekli tüm önlemleri almasına rağmen gerçekleşen hasarın meydana gelmesinde davalının %100 kusurlu olduğu anlaşılmakla davalı şirketin davacı sigorta tarafından yapılan davaya dayanak icra takibine konu 26.396,62-TL miktarlı hasar ödemesinin tamamının tazminin sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacının işlemiş faiz alacağı talebi yönünden ise; davacının davalıyı 19/06/2020 tarihli ihtar ile 29/06/2020 tarihinde temerrüde düşürdüğünün kabulü ile bilirkişi raporunda yapılıp açıkça itiraza da uğramayan hesaplamaya mahkememizce de itibar edilmesi uygun bulunmuş, davacının 3.748,32-TL kadar takipten önce işlemiş faiz de talep edebileceği kabul edilerek son tahlilde davanın kısmen kabulü ile davalının ... sayılı takibe itirazının 26.396,62-TL asıl alacak, 3.748,32-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.144,94-TL üzerinden iptaline, takibin aynı koşullarda devamına, fazlaya dair istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İİK'nın 67/II maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için ise takibin haksız ve kötü niyetli olması gerekir. Somut olayda asıl alacağın varlığı ile miktarı yapılacak yargılama ve alınacak bilirkişi raporu ile saptandığından alacağın likit olmadığı anlaşılmakla koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir (Emsal: ... sayılı ilamı). Davalının kötüniyet tazminatı talebi bakımından da reddedilen kısım yönünden icra takibinin haklı olmadığı anlaşılmakla beraber davacının kötüniyetinin varlığı davalı tarafından kanıtlanamamış olup bu nedenle davalının İİK'nın 67/II maddesi gereğince koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilerek son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; davalının... sayılı takibe itirazının 26.396,62 TL asıl alacak, 3.748,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.144,94 TL üzerinden iptali ile takibin aynı koşullarda devamına, fazlaya dair istemin reddine, 2-Koşulları oluşmayan, davacının icra inkâr, davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine, 3-Alınması gereken 2.059,20-TL harcın peşin alınan 364,33-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.694,87-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin 1.558,93-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 1,07-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 20,68-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 364,33-TL peşin harç, 80,70-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 445,03‬-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 123,00-TL tebligat gideri, 13,25-TL müzekkere gideri, 7.350,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.486,25‬-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 7.481,11-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ...nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 02/04/2024 ...

Atıf: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/762, K. 2024/248, T. 02.04.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-762-e-2024-248-k-68dad5e135f8