İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/392 E. 2023/367 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/392
- Karar No
- 2023/367
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/392 Esas - 2023/367 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/392 Esas KARAR NO : 2023/367 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI :... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/06/2022 KARAR TARİHİ : 16/05/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasındaki tüp kiralama sözleşmesinden doğan bir ticari ilişki bulunduğunu, davalıya çeşitli gazlar sattığını ve gaz tüpleri kiralandığını, ancak davacının faturaları vadesinde ödemediğini ve temerrüte düştüğünü, bu nedenle ...sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, ancak davacının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haklı olmadığını, bu nedenle davalının haksız ve dayanaktan yoksun itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğundan yasal süresi içerisinde borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, takibe dayanak faturaların hiçbir şekilde karşılığı bulunmadığını, bu nedenle de faturaları iade ettiklerini, davalı şirketin talebine rağmen tüp gazı göndermediğini, bu nedenle farklı bir firma tüp gazı temin etmek zorunda kaldıklarını, bu durumunun müvekkilinin işlerinin de aksamasına sebep olduğunu, davacının hem tüp gazını göndermeyip hem de ödeme talep etmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek davanın reddi ile davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış, davaya dayanak ...sayılı takip dosyası, ilgili ... tarafların BA/BS formları celp edilmiş, tarafların sunulan ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi raporlarında özetle; davacı şirketin... E. sayılı dosyasının dayanağını oluşturan faturalarda kayıtlı tüpleri davalı şirkete teslim ettiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, faturaların da iade edilmiş olması karşısında davacı şirketin fatura konusu tüpleri davalı şirkete satıp teslim ettiğini ispat edemediği, tarafların BA/BS formlarının birbirini doğruladığı, buna göre davacı şirketin icra takibine konu ettiği 2 adet satış faturası ile davalı şirketin bu faturalara istinaden düzenlediği 2 adet iade faturasının taraflarca bildirimlerinin gerçekleştiği, bu nedenle ... E. sayılı dosyası kapsamında bir alacağının bulunmadığı, davacının ticari defterlerine göre davalı şirketçe davacı şirket adına düzenlenen 06.01.2022 tarihli 23.705.26 TL bedelli iade faturasının davacı şirketçe kayıtlanmamasından dolayı davacı şirketin davalı şirketten 23.705,26 TL alacaklı göründüğünün tespit edildiği yönünde kanaat bildirilmiştir. Dava, fatura alacağının tahsili için girişilen icra takibine yönelik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından davacının davalı aleyhine iki ayrı fatura alacağına dayalı olarak 1.770,00 USD ve 377,60 TL olmak üzere iki ayrı asıl alacak üzerinden ... sayılı dosyasından 28/01/2022 tarihinde ilamsız icra takibine giriştiği ve davalının takibe itiraz ederek takibi durdurduğu, yasal sürede eldeki itirazın iptali istemli davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından taraflar arasında yer alan tüp kiralama sözleşmesi kapsamında davalıya çeşitli gaz ve gaz tüplerinin satıldığı, davalının faturaları ödemediğinden aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının itirazının haklı olmadığı iddia edilmiş, davalı ise takibe dayanak faturaların karşılığının olmadığını, kendileri tarafından iade ediliğini, faturalara dayalı hizmetin verilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle teslim olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olan davacı taraf; akdi ilişkinin varlığı ile teslim olgusunu kanıtlama yükümü altındadır. Somut olayda; dosyaya mübrez bilirkişi raporları ile de ortaya konulduğu üzere, davacı tarafından HMK'nın 318. madde hükmü gereği delilleri arasında herhangi bir sevk irsaliyesi sunulmadığı, sonradan sunulup davalı tarafından kabul edilmeyen sevk irsaliyelerinin de davaya konu faturalarla ilişkilendirilebilir mahiyette olmadığı, bununla beraber takibe konu edilen 24/12/2021 tarih ve 377,60-TL ile 24/12/2021 tarih ve 1.770,00-USD miktarlı satış faturalarının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davalı tarafından bu faturaların kabul edilmeyip bu faturalara ilişkin olarak aynı tarihte iki ayrı iade faturasının düzenlendiği ve ticari defterlerine kayıt edildiği, 24/12/2021 tarihli söz konusu iade faturalarının 10/03/2023 tarihli talimat raporu içeriğine göre davacı tarafından kendi ticari defterlerine de kaydedildiğinin anlaşıldığı, bunun yanında davacının iade faturalarını BA formu ile vergi dairesine de bildirildiği ve tarafların BA/BS formlarının birbiriyle uyumlu olduğunun görüldüğü, buna göre davacının davalı tarafından aynı gün düzenlenen iade faturalarını teslim aldığının ve vergi dairesine bildirimlerini de yaparak benimsediğinin (Benzer şekilde:... sayılı ilamı), diğer bir ifadeyle davaya konu faturaların iadesi konusunda tarafların ticari kayıtlarıyla birlikte mutabık olduğunun kabulünün gerektiği, mevcut hukuki durum karşısında alacağın varlığını ispat yükü davacının üzerinde olup davacının kendisi tarafından tutulan kayıtlarının aleyhine delil oluşturacağının tabii bulunduğu ve tüm dosya kapsamına göre davacı tarafından sunulan usulüne uygun delilleri kapsamında davaya konu takibe ilişkin haklılığının kanıtlanamadığı sonuç ve kanaatine varılmış, bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının takibinin haklı olmadığı anlaşılmakta ise de kötüniyetinin varlığı konusunda mahkememizde kanaat oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 3-Alınması gereken 179,90 TL harcın peşin alınan 381,61 TL harçtan mahsubu ile bakiye 201,71 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Talep halinde davacının ve davalının artan avansının iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 16/05/2023 Katip ... E-imzalı Hakim... E-imzalı