İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/164 E. 2024/844 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/164
Karar No
2024/844
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/164 Esas - 2024/844 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/164 Esas KARAR NO : 2024/844 HAKİM : ..... KATİP :..... DAVACI : .... VEKİLLERİ : Av...... Av. ..... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ..... DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/03/2022 KARAR TARİHİ : 04/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03.01.2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Müvekkil şirketin ileride yapacağı inşaatlarda kullanmak için davalı şirket ile aralarında 4000 metreküp kadar 30/37 cinsinden, metreküpü 108 TL'den ( pompalı teslim) ödemesini yaparak beton bağlantısı yaptığını, bunun tutarı olan peşin 432.000,00 TL+KDV'sinin toplam 509.760,00 TL'yi sözleşmenin yapıldığı 15.06.2020 tarihinde peşin olarak ödediğini, pompalı döküm esasına göre anlaşıldığını, diğer satış şartlarının da 15.06.2020 tarihli sözleşmenin 4.2.4.3.4.4. Maddeleri ve devamı maddelere göre teslimin kararlaştırıldığını, davalının sözleşmeyi tek taraflı olarak ve kusurlu olarak feshettiğini, sözleşmenin hükümsüz kalması nedeniyle müvekkilin zarara uğradığını, taşınır satışlarının zilyetliğinin devri gerçekleşinceye kadar yarar ve hasarın alıcıya ait olup satıcı satılanın mülkiyetini geçirmek amacıyla zilyetliği alıcıya geçirmekle yükümlü olduğunu, sözleşmede zilyetliğin devri için herhangi bir süre kararlaştırılmadığını, betonun dava tarihi itibariyle metreküpü 650 TL olarak piyasada satıldığını, bu yüzden müvekkilin çok büyük zararı bulunduğunu, bugünkü tarihten itibaren betonun metreküp değeri dikkate alınarak zararın hesaplanması gerektiğini, betonun metreküp fiyatı, nakliye fiyatı ve döküm fiyatları arasındaki farklar dikkate alınarak zarar-ziyanın tespit edilmesi gerektiğini ileri sürüp fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının haksız feshi nedeniyle müvekkiline verdiği zararların tespiti ile şimdilik 40.000,00 TL uğradığı zararın ticari faizi ile birlikte davalı satıcıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Taraflar arasındaki 15.06.2020 tarihli ... Sözleşmesinin doğru olduğunu, ancak davasının sözleşme bedeli olan 432.000,00 TL'yi ödeyip KDV'sini ödemediğini, davacının talebini somutlaştırması gerektiğini, davacının sadece menfi zarar mı, sadece müspet zarar mı, yok her ikisini birden mi talep ettiğini ve bahsettiği zarar kalemlerinin her biri için ne kadar talep ettiğini açıklaması gerektiğini, davacı alıcının müvekkiline betonun döküleceği şantiye adresini yani ifa yerini bildirmediğini, betonun satıcıda emanet olarak durmasının mümkün olmadığını, sözleşme ile ödenen bedelin müşterinin alacağı betona karşın ödediği bir avans olduğunu, sevk edilen betonun fiyatına göre kesilen fatura bedeli verilen avanstan düşülerek sürecin devam ettiğini, müvekkilin tüm ihtarlarına ve verilen süreye rağmen sözleşmeye konu betonu teslim almayan davacı ile aralarındaki sözleşmeden dönerek davacıya ait banka hesabına 26.01.2022 tarihinde sözleşme tutarı olan 432.000,00 TL ana para ve 101.736,00 TL avans faizi ile birlikte toplam 533.736,00 TL'yi ödeyerek iade ettiğini, bedel iadesi yapıldığının davacıya yazılı olarak bildirildiğini, müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, edimin ifasına dair herhangi bir süre yoksa borcun doğumu anında muaccel olacağını ve makul sürede ifayı talep etmesi gerektiğini, ancak davacının sözleşmeden itibaren 1,5 yıl süre boyunca betonu talep etmediğini, davaya konu olayda kusurlarının bulunmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Tarafların gösterdiği tüm deliller toplanmıştır; Tarafların ticari defterlerinin yerini bildirildiği, ... sözleşmelerinin dosyaya alındığı, bilirkişi incelemesinin yapıldığı, bilirkişi raporlarını sunduğu ve dosyamız içerisine alındığı görülmüştür. Uyuşmazlık; davalı tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedip edilmediği, sözleşmenin feshinden sonra davacının ödediği bedelin faizi ile birlikte iade edilip edilmediği, tarafların alacak ve borçlarının ne zaman muaccel olacağı noktalarında toplanmaktadır. TBK'nin 207: Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir. TBK'nun 90. Maddesi; "İfa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç, doğumu anında muaccel olur." Somut olayda; Taraflar arasındaki sözleşmede ifa zamanı belirlenmemiştir.Beton, üretildikten sonra stoklanabilecek, muhafaza edilebilecek bir malzeme de değildir. Taraflar arasındaki sözleşmenin, "Betonun Siparişi" başlıklı 8.nci maddesinde;"ALICI talep edeceği beton cins, miktar ve gününü beton alacağı günden en az 10 gün önce SATICI'ya müracaat ederek programa aldırması gerekmektedir. Sevk programına alınan betonun mücbir sebepler dolayısıyla tamamının veya bir kısmının alınmaması durumunda ALICI, döküm saatinden 24 saat önce SATICI'ya müracaat ederek sevk programından çıkarılmasını talep edebilir." Sözleşmenin 4.3 maddesinde; "Betonun kış şartlarında sıcak su ile standartlar çerçevesinde üretilmesi istendiğinde 5,00 TL/m3 fiyat farkı uygulanacaktır. Antifiriz kullanımı durumunda 5,00 TL/m3 fiyat farkı uygulanacaktır." Sözleşmenin 4.1 maddesinde "ALICI, sözleşmede belirtilen hazır betonun cinsini ihtiyacına göre değiştirmekte serbest olup, sözleşmede belirtilen şantiye yerlerini değiştiremez ve aralarında aktarma yapamaz" denilmektedir. Yani "şantiye yerinin" belirlenmiş olması öncelikli hükümdür. Bu husus Davacı'nın yükümlülüğündedir. Ancak, davacı vekili; "Müvekkilinin faaliyette olan herhangi bir şantiyesi bulunmadığını" beyan etmektedir. Dolayısıyla davacının, hala beton talep edebilecek durumda olmadığı gibi ne zaman talep edeceği hususunda da herhangi bir girişimi bulunmadığı anlaşılmaktadır."Sözleşmenin Geçerliliği" başlıklı 11. Maddesinde; "Sözleşme imzalandığı tarihte yürürlüğe girer ve sözleşme konusu betonun ALICI'ya teslimi ile son bulur." denilmekte, ancak teslimin ne kadar bir süre içerisinde gerçekleşeceği yani sözleşme süresi hakkında herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Esasen tarafların da sözleşme süresinin belli olmadığı hususunda mutabık oldukları anlaşılmaktadır. Mahkememizce Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişi ....., Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi ....., İnşaat Yüksek Mühendisi Bilirkişi .....'den aldırılan 01.10.2022 tarihli bilirkişi raporundan özetle;"Dava dosyası ve ekleri üzerinde Sayın Mahkemenin talimatları doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda, raporumuzun inceleme bölümünde ayrıntısı ile açıklandığı üzere; 1-Davacı ... Gayr. Yat. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinin bulunduğu belirtilen ..... ile ... numaralı telefon ile görüşülmüş 2020 yılına ait ticari defterlerinin kendisinde bulunmadığı ticari defterlere ulaşılıp tarafıma bilgi verileceği bildirilmişse de rapor tarihine kadar tarafımıza Ticari defterleri sunulmadığı, 2- Davalı ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin 2020 yılına ait Yasal Defterlere ilişkin incelemeler asıl defterler üzerinden yapılmış olup, davalı şirkete ait ticari defterlerin 6102 sayılı TTK'nın 64.maddesinin 3.Fıkrası gereğince açılış ve kapanış tasdikleri usulünce ve zamanında yapılmış olduğundan, 6102 Sayılı TTK'nun 64. maddesinde belirtilen sürelerde yasaya uygun olarak yapıldığı tespit edildiği, 3- Davalı ... San. Ve Tic. A.Ş. ticari defterleri üzerinde davacı ... Gayr. Yat. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nden 15.06.2020 tarihli ..... Bağlantı Sözleşmesi kapsamında Davacı tarafından davalı hesabına 15.06.2020 tarihinde 432.000,00 TL tutarında eft/havale yapılarak davalı ticari defterlerine kayıt edildiği, Davalı tarafından davacı adına herhangi bir beton tesliminde bulunulmadığı, Davalı tarafından davacı adına 26.01.2022 tarihinde 533.736,00 TL tutarında Ef/ Havele yapılarak alınan avans iadesinin ihtarnamede belirtilen tutarlar üzerinden ödeme yapıldığı, 4-Taraflar arasındaki sözleşmenin fesh edildiği yönünde yazılı bir bilgi bulunmadığı, davalının satış bedelini avans faizi ile birlikte 26/01/2022 tarihinde 533.736,00 TL. ödediği, 5- Davalının 01/01/2022 tarihinde itibaren birim fiyatını 550 TL. Olarak belirlemesi nedeni ile bu miktar üzerinden yapılan hesaplamada davalının ödemiş olduğu miktarın mahsubundan sonra 1.666.264 TL ödemesi gerekeceği, 6- Davacının talebinin 40.000,00 TL olduğu, 7- Sayın Mahkemenin birim fiyat ücretinin araştırılması yönünde kanaate varması halinde ise yeniden hesaplama yapılabileceği," bildirilmiştir. Mahkememizce Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişi ..., Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi ..., İnşaat Yüksek Mühendisi Bilirkişi ...'den aldırılan 16.03.2023 tarihli bilirkişi ek raporundan özetle; "Dava dosyası ve ekleri üzerinde Sayın Mahkemenin talimatları doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda, raporumuzun inceleme bölümünde ayrıntısı ile açıklandığı üzere; 1-Davacı ... İnş. Müh. Mim. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait Yasal Defterlere ilişkin incelemeler asıl defterler üzerinden yapılmış olup, davacı şirkete ait ticari defterlerin 6102 sayılı TTK'nın 64.maddesinin 3.Fıkrası gereğince açılış ve kapanış tasdikleri usulünce ve zamanında yapılmış olduğundan, 6102 Sayılı TTK'nun 64.maddesinde belirtilen sürelerde yasaya uygun olarak yapıldığı tespit edildiği, 2- Davalı ... San. Ve Tic, A.Ş.'nin 2018 yılına ait Yasal Defterlere ilişkin incelemeler asıl defterler üzerinden yapılmış olup, davalı şirkete ait ticari defterlerin 6102 sayılı TTK'nın 64.maddesinin 3.Fıkrası gereğince açılış ve kapanış tasdikleri usulünce ve zamanında yapılmış olduğundan, 6102 Sayılı TTK'nun 64.maddesinde belirtilen sürelerde yasaya uygun olarak yapıldığı tespit edildiği, 3-Davacı ... İnş. Müh. Mim. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defterleri üzerinde davalı tarafından kesilen faturalar sonrasında toplu şekilde ödeme yapılarak kapatılmış gibi gösterilmişse de Davalı ... San. Ve Tic. A.Ş. ticari defterlerinden anlaşıldığı üzere Davacı tarafından Davalıya peşin ödeme gerçekleştirilip takip eden dönemde fatura ile beton teslimlerinin gerçekleştirildiği, Davacı ve Davalı ticari defterleri üzerinde davacı ... Gayr. Yat. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne 19.06.2018 tarihinde en son beton tesliminin gerçekleştirildiği, bu tarih sonrasında herhangi bir beton teslimine ilişkin faturaya rastlanılmadığı, 4- Tarafların itirazlarının da raporu değiştirir mahiyette bulunmadığı, Dosyadaki her türlü delillerin takdiri ve hükümlerin yorumu Sayın Mahkemeye ait olmak üzere sonuç ve kanaatine varıldığı," bildirilmiştir. Mahkememizce Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Bilirkişisi ..., İnşaat Mühendisi Bilirkişisi ..., Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Bilirkişisi ...'dan aldırılan 24.10.2023 tarihli bilirkişi ek raporundan özetle; "Nihai takdir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, 1) Davacının sözleşmeden doğan yükümlülüğünü ifa etmediği, Davacının “Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi"nin, davacı ile davalı arasında imzalanan ... Sözleşmesinin eki olduğu, Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin, davacının davalıdan alacağı betonu dökmek üzere başladığı ya da yakın zamanda başlayacağı bir inşaatının olduğunu gösterdiği ancak ... Sözleşmesinin imzalandığı 15.06.2020 günü ile davacı tarafından beton siparişinin yapılmadığının anlaşıldığı 25.11.2021 günü arasında 528 gün boyunca davacının beton talep etmeyerek, sözleşme bağlamında yükümlülüğünü yerine getirmediği, 2) Davalının sözleşmeden doğan yükümlülüğünü ifa etmediği, Davalının hazır beton üretim tesisini 30.04.2021 günü kiraya verdiği ve bu tarihten itibaren üretimi durdurduğu, durumu davacıya bildirdiği, sözleşmenin 8. maddesiyle davacının (Alıcının), talep edeceği beton cins, miktar ve gününü beton alacağı günden en az 10 gün önce davalıya (Satıcıya) müracaat ederek programa aldırması gerektiğinin belirlendiği, davalının yükümlülüğünün ifası davacının beton talep etmesine bağlı olsa da sonuç olarak davalının sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirmediği, 3) Davacının ödediği ve davalının faiziyle iade ettiği bedelin beton bedeli olmadığı, Davacının, sözleşmenin imzalandığı tarihte davalıya ödediği 432.000,00 TL bedelin beton bedeli olmadığı, üretilecek betonun avans ödemesi olduğu, sözleşme / ödeme tarihinde ortada, üretilen bir betonun olmadığı, ödenen bedelin beton bedeli olabilmesi için betonun üretiminin davacı tarafından talep edilmesinin, davalı tarafından üretilmesinin ve hatta şantiyeye nakledilmesiyle pompanın hortum ucunda döküme hazır hale getirilmesinin gerektiği değerlendirilmekte ise de ödemenin avans ödemesi olup olmadığı hususunda takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, 4) Taraflar arasında imzalanan 15.06.2020 tarihli sözleşmenin “SÖZLEŞME GEÇERLİLİĞİ” başlıklı 11. maddesinde, “İşbu sözleşme imzalandığı tarihte yürürlüğe girer ve sözleşme konusu betonun ALICI'ya teslimi ile son bulur. ALICI'nın haklı nedene dayanarak, sözleşmeyi fesh etme istemini yazılı olarak SATICI'ya bildirmesi ve SATICI'nın bu talebi uygun görmesi halinde; vadesi gelmemiş evrakları kendisine iade edilecek veya nakit alacağı varsa 90 gün sonra banka hesabına havale edilecektir.” hükmü ve 26.01.2022 tarihinde davacı yapılan ödeme, davacı şirketin sözleşmenin imzalanmasından sonara yaklaşık 1,5 yıl süre içerisinde herhangi bir sipariş vermediği hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının davalıdan talep edebileceği bir alacağının bulunmadığı (Ticaret Mahkemesinde görülen benzer davada davalının, Mahkemenin kararını temyiz etmesiyle ...... nolu içtihat metni rapora eklenmiştir). 5) Sayın Mahkemece, davacı şirketin 6098 sayılı Kanunun 213. maddesinin 3. fıkrası hükmü kapsamında alacağının bulunduğunun değerlendirilmesi halinde, davacı şirketin alacağının 1.666.264,00 TL olarak hesaplandığı, 6) Hesaplanan bu alacak miktarından, sözleşmenin imzalandığı 15.06.2020 tarihinden davalı şirket tarafından ödeme yapılan 26.01.2022 tarihine kadar, davacı şirket tarafından herhangi bir sipariş verilmediği, bu nedenle zararın oluşmasında etkisinin bulunduğu kabul edildiği takdirde, hesaplanan 1.666.264,00 TL'den indirim yapılıp yapılmayacağı hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu yönündeki tespit ve değerlendirmeleri içeren bilirkişi kurulu raporu çoğunluk görüşünü Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile sunarız. Heyet üyelerinden İnşaat Mühendisi bilirkişi ... rapordaki çoğunluk görüşüne katılmamıştır. 7) Heyet üyesi İnşaat Mühendisi ...'ın karşı görüşü rapor ekinde ayrıca sunulmaktadır. İnşaat Mühendisi Bilirkişisi ... Görüş; Öncelikle belirtmem gerekir ki, dosyanın tamamı üzerinde yaptığım inceleme ve tespitleri Bilirkişi Kurulunun diğer üyeleriyle paylaştıktan sonra diğer üyelerin, tespitlerime karşı görüş bildirmeleri üzerine bu açıklamaları yapma ihtiyacı hasıl olmuştur. 1) Dosyanın detaylı incelemesi sonucunda şahsımda davacının, davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı kanaati oluşmuşsa da Sayın Mahkemenin dava tarihinde 4.000 m” hazır betonun bedelinin tespit edilmesini istemesi halinde beton bedelinin, Yargıtay içtihat kararına da uygun olarak, piyasadan temin edilecek cari birim fiyat ile hesaplanabileceği, bunun için .....'da 3 beton firmasından alınacak birim fiyatların aritmetik ortalaması alınarak beton birim fiyatının ve birim fiyatın beton miktarıyla çarpılması suretiyle de beton bedelinin hesaplanabileceği değerlendirilmektedir. 2) Raporumuzun yukardaki bölümlerinde, 01.10.2022 günlü Bilirkişi Kurulu Raporunda, davalı tarafından bildirilen birim fiyat kullanılarak davalının ödemesi gereken tutar hesaplanmışsa da tarafımızca bu hesap yönteminin uygun olmayacağının değerlendirilmesine rağmen, çoğunluk görüşüyle “.. bu nedenle, 01.10.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporundaki hesaplama yöntemi kurulumuz tarafından uygun bulunduğu belirtilerek davalının davacıya ödemesi gerekecek miktarın 1.666.264,00 TL olarak hesaplanması”nın kendi içinde çelişkili olduğu düşünülmektedir. 3) Sayın Mahkemenin, beton birim fiyatının belirlenmesini takdir etmesi halindi * Dava konusu 15.06.2020 günlü ... Sözleşmesinin eki Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin taraflardan istenerek dosyaya kazandırılması, davacının inşaat sözleşmesinde belirtilen şantiye adresi ile davalıya ait hazır beton tesisinin adresi arasındaki mesafenin belirlenmesi, * .....'da faaliyette bulunan en az 3 hazır beton firmasından, 1. maddede açıklandığı şekilde tespit edilen mesafe belirtilerek, C30/37 sınıfı (pompalı) hazır betonun, dava tarihindeki birim fiyatının temin edilmesi, beton firmalarından, bildirdikleri birim fiyatı, dava tarihinde düzenledikleri faturalarla da desteklemelerinin istenmesi, * Hazır beton firmalarından temin edilen C30/37 sınıfı beton birim fiyatlarının, standart sapma dikkate alınarak aritmetik ortalamasının hesaplanması ve böylece davaya konu betonun dava tarihi itibariyle birim fiyatının belirlenmesinin yerinde olacağı tarafımca değerlendirilmektedir." denmiştir. Mahkememizce İnşaat Mühendisi Bilirkişisi ... ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Bilirkişisi ...'dan aldırılan 24.10.2023 tarihli bilirkişi ek raporundan özetle; "Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmelerden görüleceği üzere; Usulünce düzenlenmekle sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu anlaşılan taraflara ait ticari defterlerinin incelenmesinden; taraflar arasında ticari ilişkinin 2018 yılı öncesinde başlayıp 19.06.2018 tarihinde sona erdiği, davacı şirketin davalı şirkete borcunun bulunmadığı, Davacı tarafından herhangi bir gerekçe sunulmadan beton talebinde bulunulmaması ve ne zaman talepte bulunacağı konusunda da herhangi bir beyanda bulunulmaması nedeniyle davacı tarafın temerrüte düştüğü, Sözleşme tarihi itibariyle davalı tarafa beton bedeli olarak ödenen 432.000,00 TL nin bir avans ödemesi niteliğinde olduğu, bu bedelin 101.736,00 TL avans faizi ile birlikte toplam 533.736,00 TL olmak üzere davacı tarafa ödendiği, davacı tarafın yapılan faiz hesabına karşı bir itirazına da rastlanılmadığı, Gelinen noktada, davacı tarafın zarar talebi yönündeki isteminin karşılığının bulunmadığı düşüncesindeyiz. Hukuki nitelendirme, takdir ve yorum Sayın Mahkemeye ait olmak üzere tespit edilen maddi olgular ile somut verilere dayalı değerlendirmelerimizi ve görüşümüzü içeren işbu Bilirkişi Raporu Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile sunulur."bildirilmiştir. Toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; Taraflar arasındaki sözleşmeye göre SATICI'nın beton üretimine başlayabilmesinin ALICI'nın talebi ile olanaklı hale geleceğinin kararlaştırıldığı, davacı yanın betonun talep olmadan önce hazırlanabilecek, stoklanabilecek ve emanette tutulabilecek bir malzeme olmadığını bildiği, davacının sözleşme tarihinden itibaren dava tarihine kadar yeni başladığı inşaatı olmadığını bildirdiği, tamamen davacı tarafın tasarrufunda olan ve davacı tarafın iş programını ilgilendiren bir konuda davalı satıcıyı sorumlu tutmanın olanaklı olmadığı, davacı vekilinin; henüz betonu dökülecek bir inşaatları olmadığını ikrar edip, satıcının henüz ortada olmayan ve ne zamanda olacağı belli olmayan inşaatını beklemek durumunda olduğu yolundaki beyanlarının sözleşmesel bir dayanağı bulunmadığı, aralarındaki sözleşmede bu yolda bir hükmün yer almadığı, ahde vefa (söze bağlılık) ilkesi gereğince, sözleşme geçerli bir şekilde kurulduktan sonra koşullar ne kadar değişirse değişsin, taraflar sözleşmenin gereğini aynen yerine getirmek zorunda olup sözleşmeye dayalı olmayan taleplerin bir karşılığının olmadığı, davalının, ihtarlarına ve verilen süreye rağmen sözleşmeye konu betonu teslim almayan davacı ile aralarındaki sözleşmeden, haklı sebeplerle dönerek, davacıya ait banka hesabına 26/01/2022 tarihinde sözleşme tutarı olan 432.000,00 TL ana para ve 101.736,00 TL avans faizi ile birlikte toplamda 533.736,00 TL ödeyerek iade ettiği, davacının sözleşmenin feshi nedeniyle davalıdan alamadığı betonu başka bir firmadan aldığına ilişkin beton sözleşmesi ve ödemesi de bulunmadığı, sözleşmenin süresi hakkında herhangi bir düzenleme mevcut olmadığı, gerek inşaat teknolojisi, gerek tarafların geçmişe yönelik ilişkileri ve gerekse beton talebinde bulunulmamasının tahammül ve makul bekleme süresini geçmiş olmasına rağmen hala davacı tarafın feshedilen sözleşmeyi ihya isteğinin sözleşmesel bir karşılığının olmadığı, davacı tarafın, "müspet" zararının gerçekleşmediği, çünkü davacının davalı ile akdedilen sözleşmede belirlenen hazır beton bedelinden daha fazla bedelle temin etmiş olduğu herhangi bir beton malzemesi bulunmadığı, davacının "menfi" zararının da gerçekleşmediği, zira davacının menfi zararından söz edebilmek için, davalı ile sözleşme yapılmamış olsaydı, davacının daha uygun bedelle bir başka beton üretim tesisinden beton alabileceğini kanıtlayamadığı, yani kaçırılan bir fırsattan söz edilmediği, herhangi bir beton alımı gerçekleşmediği gibi herhangi bir beton talebi de bulunmadığı, bu nedenle davacının ispatlanamayan gerek müspet ve gerekse menfi zarar taleplerinin reddi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: DAVANIN REDDİNE, -Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 683,10 TL harçtan düşümü ile fazla kalan 255,50 TL harcın davacıya iadesine, -Davacı tarafından yatırılan başvurma harcının üzerinde bırakılmasına, -6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 1.322,03-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, -Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Davalı tarafından yapılan toplam 2.250,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, -Dosya kesinleştiğinde ve talep halinde artan avansların iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 04/12/2024 Katip ..... e-imzalı Hakim ..... e-imzalı

Atıf: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/164, K. 2024/844, T. 04.12.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-164-e-2024-844-k-fef8dec7e5be