İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/129 E. 2023/305 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/129
Karar No
2023/305
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/129 Esas - 2023/305 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2022/129 Esas KARAR NO : 2023/305 HAKİM :.... KATİP :.... DAVACILAR : 1- .... 2- .... VEKİLİ : Av. .... DAVALILAR : 1- .... VEKİLİ : Av. .... : 2- .... VEKİLİ : Av. .... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/02/2022 KARAR TARİHİ : 28/04/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/05/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.11.2021 günü .... Bulvarı üzerinde davacıların içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı araç ile ... plakalı araçların kaza yapması sonrasında davacıların desteği ... vefat ettiğini, ... söz konusu kazada kazaya karışan araçlardan ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunduğunu, kazada bir kusuru olmadığı gibi müteveffanın kazanın meydana gelmesinde bir etkisi de bulunmadığını, ...'ın vefatı öncesinde öğrenci olup ailesi ile ikamet ettiğini ve davacılara destek olduğunu, davalı ... A.Ş’nin ... numaralı poliçe nedeniyle ZMSS sigortacısı olduğu ... plakalı araç sürücüsü ile davalı ... A.Ş’nin ... numaralı poliçe nedeniyle ZMSS sigortacısı olduğu ... plakalı araç sürücülerinin kusurları sonucunda meydana gelen kazada davacıların desteği olan oğullarının vefat etmesi nedeniyle oluşan destekten yoksun kalma zararlarının tazmini amacıyla HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olmak üzere şimdilik, davacı ... için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve davacı ... için şimdilik 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 07.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketlerinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmamış olduğundan, dava şartı noksanlığı nedeniyle başvuru usulden reddi gerektiğini, müteveffanın destek olduğunun ispatlanması gerektiğini, davalının sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, Sigortalı araç sürücüsü kazanın oluşumunu engellemek için gerekli tüm tedbirleri aldığını, taşıtını buna uygun sevk ve idare ederken kazanın meydana geldiğini, Müteveffanın bulunduğu araç kurallara riayet etmeden, ani bir şekilde yola çıkmış, harekete geçmeden önce yolun müsaitliğini kontrol etmediğini ve neticede kaza meydana geldiğini, Hal böyle olunca sigortalı araç sürücüsüne kusur atfetmek hakkaniyete aykırı olacağını, davalıya sigorta poliçesi ile bağlı aracın kusurlu olduğunun tespiti halinde tazminat hesabı için müteveffanın gerçek gelirinin tespiti gerektiğini, Trafik kazası sonucu hak edilen destek tazminatı ticari bir işten kaynaklı olmadığından yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle: dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep hakları bulunmadığını, müteveffanın ortaya çıkan sonuçta müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının mahkemece tespiti gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle zarar miktarında indirim yapılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, destekten yoksunluk tazminatı hesaplaması için mahkeme tarafından gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması gerektiğini, davacılar tarafından destekten yoksun kaldıkları makul ve muteber delillerle ispatlanmak zorunda olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davalının sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğundan davacılar tarafından öncelikle ... plakalı araç sürücüsünün başvuru konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, dava konusu kaza ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusuru ile gerçekleştiğini, destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken; bilinen ücret, belirlenebilir bir ücret bulunmaması halinde asgari ücret olarak hesaplamaya esas alınması gerektiğini, davalının yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini, dava konusu olaya uygulanması gereken faiz yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Mahkememizce kusur ve aktüer bilirkişisinden oluşan heyetten alınan 18.09.2022 tarihli raporda özetle; "kusur yönünden Davalı ... A.Ş.'ye sigortalı aracın dava dışı sürücüsü ...'in, meydana gelen olayda % 60 (Yüzde altmış) oranında kusurlu; Davalı ... A.Ş.'ye sigortalı aracın dava dışı sürücüsü ...'ın ise, olayda % 40 (Yüzde kırk) oranında kusurlu; Olayda hasarlanan ... plakalı araç sürücüsünün kusursuz oldukları görüş ve kanaatine varılmıştır. Hesap yönünden Trafik kazasının 09.06.2021 tarihinden sonra olduğu için ZMSS genel şartları dikkate alınarak 1,65 teknik faiz ile aktüer hesap raporu düzenlenmiştir. ZMSS genel şartlarına göre müteveffa 18 yaşından küçük olduğundan dolayı kaza tarihi ile 18 yaşı arası için yetiştirme gideri hesaplanmıştır. Davacı anne ve babanın sigortalılığı bulunduğundan dolayı ZMSS genel şartlarına göre müteveffa payını "%5 (x) 2 = %10" olarak dikkate alınmıştır. Müteveffa kaza tarihi itibariyle bekar olup, ... verilerine göre ortalama evlenme yaşı 28'dir. Müteveffanın 28 yaşında evlendiği, 2 yıl sonra birinci çocuğu, birinci çocuktan 2 yıl sonra ise ikinci çocuğunun doğduğu ve ZMSS genel şartlarına göre 22 yaşlarına kadar destekle kalacakları olasılığı dikkate alınmıştır. Müteveffanın kusuru bulunmadığından hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından kusur tenzili yapılmamıştır. Hesaplanan yetiştirme giderinin yarısı annenin diğer yarısı ise babanın hesaplanan tazminatından düşülmüştür. Toplam tazminat poliçe limitleri dahilinde olduğudan dolayı garameten paylaşım yapılmamıştır. Delillerin ve hukuksal durumun takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere dosya kapsamı evraka göre davacıların gerçek zararları; Müteveffanın davacı annesi ...’ın 262.129,53-TL Müteveffanın davacı annesi ...’ın 216.850,77-TL'dir." şeklinde görüş bildirmiştir. Dava haksız fiilden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatının tahsiline ilişkindir. Davacılar vekili, 17.11.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... ve ... plakalı araçların kaza yapması sonrasında, davacıların desteği olan ...'ın kazaya karışan araçlardan ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunduğunu ve vefat ettiğini beyanla destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, daha sonra talebini davacı ... için 230.673,98 TL, davacı ... için ise 190.828,66 TL'ye yükseltmiştir, davalı ... AŞ ise davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığı için dava şartı yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olduğunu müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalı ... AŞ ise davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığını, mütrafık kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini beyan özetinde davanın savunmuşlardır. ... plakalı aracın 23.10.2021-2022 tarihleri arasında davalı ... AŞ, ... plakalı aracın 13.03.2021-2022 tarihleri arasında davalı ... AŞ tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. .... sayılı dosyasının incelenmesinde, dava dışı sanık ...hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan dolayı açılan kamu davasında, sanığın sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile müteveffa ...'in sürücüsü olduğu ve müteveffa ...'ın yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca kaza tarihi olan 17.11.2021 tarihinde çarpması neticesinde ölümlerine yol açtığı, sanığın meydana gelen kazada 0,80 promil alkolün etkisi altında olarak asli kusurlu kabul edildiği, netice olarak 7 yıl 6 ay hapis cezası ile tecziyesine karar verildiği anlaşılmnıştır. .... sayılı ilamında belirtildiği üzere "...6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından talep edebilir.Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır.Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. Maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Destekten yoksun kalma zararı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 53. maddesinde yer almaktadır. Anılan madde aynen; “Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.” şeklinde düzenlenmiştir. 17. Görüldüğü gibi destek zararları sayılırken “özellikle şunlardır” demekle madde metninde sayılan zararlar ile sınırlandırılmamıştır. Madde de çok dar kapsamlı sayılan zararların ne tanımı ne de şartları yer almıştır. Desteğin ölümünden önce kurulmuş olan veya destek yaşasaydı, kurulması muhtemel olan bir bakım ilişkisinin tespit edilmesi, ardından bu bakım ilişkisinin destek yaşasaydı gelecekte göstereceği değişim neticesinde, destekten yoksun kalanın uğradığı zarar miktarının ve ödenecek tazminat miktarının tespit edilmesi, tahminlere ve varsayımlara dayalıdır. 18. Türk Borçlar Kanunu’nun 53. [818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 45/II.] maddesinin öngörmüş olduğu hâl, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna “destekten yoksun kalma tazminatı” denir. 19. Destekten yoksun kalma tazminatı, bir şahıs öldüğünde, ölenin sağlığında destek olduğu veya ileride destek olacağı kimseleri korumayı, desteklerinin ölümünden önceki sosyal ve ekonomik durumlarına uygun hayat sürdürebilmeleri için, ölüm sebebiyle mahrum kaldıkları yardımı, ölüme sebebiyet verenden tazmin edebilmelerini amaçlayan bir tazminat türüdür. Kanun metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK’nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Davalı destekten yoksun kalmadan ileri gelen somut zararı gidermek zorundadır. Bu nedenle tazminat hesabından önce zarar tutarını belirlemek gerekir. Bunun yanında amaç zarar görenin malvarlığındaki eksilmeyi giderme olduğuna göre, ölüm nedeniyle desteğini yitirenin elde ettiği çıkarlar varsa, bunların da zarar tutarından indirilmesi gerekir. Aksi hâlde zarar görenin malvarlığında olaydan önceki duruma göre bir artış meydana gelmiş olur. Buradaki amaç zarar görenin malvarlığını zenginleştirmek değil, desteğini yitiren kişiye ölümden önceki yaşam düzeyini sürdürebilme imkânı tanımaktır. ... 21. “Destekten yoksun kalanların meydana gelen zararlarını tazmin hakkı ölenden intikal eden bir hak olmayıp doğrudan doğruya desteğini yitiren kişinin kendisinde doğan, asli ve bağımsız nitelikte bir haktır. Ölenle ya da mal varlığı ile bir bağıntısı bulunmadığı için bağımsız bir talep hakkı yaratır, Bu nedenledir ki ölen kimse ile destekten yoksun kalan arasında kanuni veya akdi bir bakım yükümlülüğü, mirasçılık ya da akrabalık ilişkisi bulunması gerekmemektedir. Destekten yoksun kalma tazminatı talebi miras yoluyla kazanılan, mirasçılık sıfatına bağlı bir hak olmadığından desteğin veya mirasçılarının da herhangi bir tasarruf hakkı bulunmamaktadır” (.... 22.06.2018 tarihli ve .... sayılı kararı, ... 15.06.2011 tarihli ve ...; 20.04.2011 tarihli ve ...; 14.03.2019 tarihli ve ... sayılı kararları). 22. ....nun 06.03.1978 tarihli ve 1/3 sayılı kararında destekten yoksun kalma tazminatı; "Destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminattır” şeklinde tanımlanmıştır. ... 30.11.2005 tarihli ve ... sayılı kararında da aynı esaslar benimsenmiştir.... Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde işletenin hukukî sorumluluğunu üstlenen ve sigorta sözleşmesi teminat kapsamında olan tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dâhilinde karşılamakla yükümlü olan sigortaya karayolu motorlu araçlar malî sorumluluk sigortası denilmektedir. 49. Sigorta hukuku, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6. Kitabında 1401. maddesi ilâ 1520. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu düzenlemede sigorta hukukunun genel hükümleri, zarar sigortalarından mal sigortaları ve sorumluluk sigortaları ile can sigortaları düzenlenmiştir..." şeklindedir. Tüm dosya kapsamının bir bütün halinde incelenmesinde, kaza tarihi olan 17.11.2021 tarihinde ....Bulvarı üzerinde davalı ... AŞ tarafından sigortalı olan ... plakalı araç ile, davacıların desteğinin içerisinde yer aldığı ve davalı ... AŞ tarafından sigortalı olan ... plakalı aracın çarpışması neticesinde davacıların desteğinin vefat ettiği, meydana gelen kazada davalı ... AŞ tarafından sigortalı olan araç sürücüsünün 0,80 promil alkollü olduğu, kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığı, hızını düşürmeyerek kavşağa yaklaşmaması neticesinde kazada tali kusurlu, davacıların desteğinin içerisinde bulunduğu davalı ... AŞ tarafından sigortalı olan aracın ise kavşağa yaklaştığında geçiş hakkı olan araca öncelik vermemesi hızını azaltmaması nedeniyle asli kusurlu olduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 88. maddesinde zarar verenlerin birden fazla olması halinde " Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur." düzenlemesi yapılmış, yine TBK 61. Maddesinde " Dış ilişkide, Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." denilmiş olmakla davacıların her iki davalıdan da alacağın müteselsilen talep etme hakkı olduğu kabul edilmiştir. Hatır taşımasına ilişkin olarak; .... sayılı ilamında da belirtildiği üzere "...Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 818 sayılı BK'nın 43. (6098 sayılı TBK’nın 51.) maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse ... İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Ayrıca hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi, indirim yapacak ise de Dairemizin uygulamalarına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapması gerekmektedir..." şeklindedir. Buna göre mahkememizce TRH 2010 yaşam tablosuna göre hazırlanan hükme esas alınan18.09.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre davacı ...'ın 262.129,53 TL, davacı ...'ın ise 216.850,77 TL olarak destekten yoksun kalma tazminat alacakları olduğunun hesaplandığı davacı yan tarafından ise davacı ... için 230.673,98 TL, davacı ... için ise 190.828,66 TL olarak talepte bulunulduğu anlaşılmakla davalı ... AŞ yönünden müterafık kusura ilişkin iddianın ispat edilememesi neticesinde talep edilen miktar göz önüne alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, ancak kaza sonrasında süren ceza soruşturmasında alınan ifadelerin incelenmesinde kazada vefat eden ...'in davacıların desteğinin dayısı olduğu, kaza anında yapılan taşımada herhangi bir menfaat karşılığı olmaksızın karşılıksız olarak taşındığının kabulü ile bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat miktarı üzerinden %20 oranında hatır indirimi yapılmış, davalılara yapılan başvuru üzerinden 8 iş gününün faiz başlangıcı olduğu kabul edilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile davalı ... için 230.673,98 TL, davalı ... için 190.828,66 TL tazminat toplamı 421.502,64 TL destekten yoksun kalma tazminatının tamamından davalı ... AŞ yönünden alacağın tamamı, davalı ... AŞ yönünden 383.184,24 TL üzerinden sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, alacağa tüm davalılar yönünden 07/12/2021 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Alınması gereken 28.792,85 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL, ıslah dilekçesi ile yatırılan 1.405,50 TL harcın toplamı olan 1.486,20'nin mahsubu ile bakiye 27.306,65 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.600,00 TL arabulucu ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç ve 1.405,50 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.566,90 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 124,25 TL tebligat ve müzekkeri 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.124,25 TL masrafın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 62.010,37 TL vekalet ücretinin, 56.637,00 TL sinden davalı ... AŞ, tamamından ise davalı ... AŞ sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8- Davalı ... AŞ kendisini vekil ile temsil ettirmiş olmakla karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 9- Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 28/04/2023 Katip .... e-imzalı Hakim .... e-imzalı Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/129, K. 2023/305, T. 28.04.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-129-e-2023-305-k-376674790497