İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/651 E. 2025/328 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/651
- Karar No
- 2025/328
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/651 Esas - 2025/328 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/651 Esas KARAR NO : 2025/328 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R HAKİM : ....... KATİP : ........ DAVACI : ........ VEKİLİ : Av. ...... DAVALI :.......... VEKİLİ : Av. ........... DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/09/2024 KARAR TARİHİ : 21/05/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/06/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, sigortalı Dolce Vita isimli teknenin hasarlanması sonucu zararın müvekkilince karşılandığını, ayrıca hasar nedeniyle teknenin marinada onarım halinde iken marina sorumluluğundaki elektrik hattında kısa devre meydana gelmesi sonucunda dava konusu hasarın meydana geldiğini, net 31.020,43 Euro zararın tazmin edildiğini ve TTK'nun 1472. maddesi uyarınca müvekkilinin sigortalının halefi olduğunu, davalının kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, marinaya ait kaçak akım rolesinin arızalı/çalışmıyor olması sebebi ile zararın meydana geldiğini belirterek 31.020,43 Euro'nun, ödeme tarihinden itibaren işleyecek döviz alacaklarına uygulanan faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davaya konu .......... isimli tekne ile kaza tarihinde herhangi bir bağlama sözleşmesi bulunmadığını, marineye çekilmesine ilişkin müvekkili şirketin yazılı veya şifai onayı olmadığını, müvekkiline bağlamadan dolayı herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin elektrik tesisatının düzgün çalıştığını, olayda herhangi bir kusurunun olmadığını, ekspertiz raporunun somut ve teknik hiçbir veriye dayanmadığını, teknenin yalnızca bir gün müvekkil marinada kaldığını ve başka bir yere götürüldüğünü, hasarın ise bir aydan fazla zaman geçtikten sonra meydana geldiğini, sigorta şirketinin sigortalısına yaptığı ödemeler için, zarar veren 3. kişilere halefiyete bağlı rücu hakkının ortadan kalktığını, kabul anlamına gelmemek üzere hasar bedelinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, .......... Raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin halefiyet ilkesi gereğince tazmini istemine ilişkindir. TMK'nun 6. ve HMK'nun 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. Davacı ve vekiline verilen kesin süreye rağmen mahkememize dava konusu olaya ilişkin hasar dosyasının gönderilmediği, bunun sonucu olarak hasarın kapsam ve miktarı ile kusur durumlarının ve hasar sorumlusunun tespit edilemediği, dava dilekçesine ekli sigorta poliçesi ile ekspertiz raporunun bilirkişi incelemesi ve iddianın ispatı için yeterli olmadığı, sonuç olarak davacının iddiasını ispat edemediği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, 427,60 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca ............ bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 1.179.706,95 TL üzerinden takdir edilen 177.158,97 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer .......... ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile .......... Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2025 Katip ........ Hakim ........ ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır