İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/614 E. 2024/778 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/614
- Karar No
- 2024/778
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/614 Esas - 2024/778 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/614 Esas KARAR NO : 2024/778 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/08/2024 KARAR TARİHİ : 18/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/01/2024 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, Uyuşmazlıklarının, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirdiğinden uyuşmazlıklarının çözümünde ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, dava niteliği gereği ticari dava olduğunu, asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, türk ticaret kanunu'nun ilgili 4.maddesi gereği uyuşmazlık nisbi ticari dava olduğunu, 6102 sayılı türk ticaret kanunu’nun 4. maddesi uyarınca; bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması gerekmekte olduğunu, uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olduğu açıkça anlaşılmakta olduğunu, nitekim davaya konu icra takibinin konusu da geç ödenen faturalara ilişkin faiz alacağı olduğunu, dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmuş olduğunu, ttk ' nun 5/a maddesi uyarınca " bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünün bulunması sebebiyle arabuluculuk şartı yerine getirilmiş olduğunu, bu kapsamda aksaray arabuluculuk bürosu'nun 2023/35063 arabuluculuk numaralı dosyası kapsamında yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamamış olduğunu, huzurdaki davayı açma zorunluluklarının doğmuş olduğunu, davalı şirketin adresi gereği elmadağ icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunun açık olduğunu, taraflar arasında akdedilen 21.10.2022 tarihli bir sona erdirme protokolü mevcutsa da , söz konusu protokol depo kiralama hizmetine ilişkin olup takip dayanağı faturalar depo hizmetine ilişkin olmadığını, bu sebeple söz konusu protokol ve yer alan yetki şartı iş bu davada itirazın iptali istenen icra takibini ve davayı kapsamamakta olduğunu, yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre öncelikle borçlu/davalının icra takibinde yetkiye itirazının incelenmesi gerekmekte olduğunu, bu sebeple öncelikle borçlu / davalının yetkiye itirazının kaldırılmasını talep ettiklerini, müvekkili şirket ...hazır demir mat. mim. müh. inş. nak. gıda yak. san. ve tic. ltd. şti ile davalı roketsan roket sanayi ve ticaret anonim şirketi arasında ticari bir ilişki mevcut olduğunu, roketsan a.ş tarafından müvekkili şirkete gönderilen sipariş formları incelendiğinde fatura ödemelerinin mal kabul tarihinden itibaren 21 gün içinde ödeneceği belirtilmiş olduğunu, davalı şirket tarafından ödemeler belirtilen sürelerden sonra yapılmış olduğunu, bu gecikme nedeni ile gecikme faizi ödemesi de yapılmamış olduğunu, bu sebeple başlatılan elmadağ icra müdürlüğü'nün 2023/137 e.sayılı icra takip dosyasına borçlu/davalı tarafın yapmış olduğu itiraz ile takip durmuş olduğunu, itirazın tarafımıza tebliğinden itibaren süresi içerisinde iş bu itirazın iptali davasını ikame etme zarureti doğmuş olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde müvekkili şirket tarafından sağlanan hizmet ve teslim edilen ürünler ile alakalı olarak, müvekkili ...hazır demir ltd. şti tarafından davalı şirkete keşide edilen ve ticari ilişkiyi kanıtlayan faturalar, sevk irsaliyeleri, yazışmalar, ticari defter ve belgeler ; sipariş formları ve ödeme dekontları incelendiğinde fatura alacaklarının geç ödendiği ve bu sebeple faiz alacaklarının oluştuğu anlaşılacak olduğunu, sipariş formlarında ödemelerin 21 gün içerisinde gerçekleştirileceği de açıkça beyan edilmekte olduğunu, bu davaya konu takip bakımından ödeme süresinde yapılmamış olduğunu, itirazın yasal dayanaktan yoksun, kötünüyetli ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu, müvekkili şirketin alacağının likit olduğunu, davalı-borçlunun itirazı tümüyle haksız, kötü niyetli ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu, bilirkişi marifetiyle mahallinde ve çapraz karşılaştırmalar da yapılarak incelendiğinde alacağımızın varlığı kanıtlanmış olacak olduğunu, bu anlamda davalı tarafından yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın reddini talep etmekte olduğunu, bilindiği üzere, ttk. 1530. maddesi gereği ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer olduğunu, davalı şirkete gönderilen ve itiraz edilmeyen faturaların sipariş formunda belirtilen 21 gün içerisinde ödemesinin yapılacağı belirtilmiş, bu sürede ödenmeyen faturalar bakımından ttk. 1530. maddesine uygun şekilde faiz işletilmiş olduğunu, müvekkili şirket edimini yerine getirmiş olduğunu, borçlu/lar tarafından faturalara itiraz edilmemiş olduğunu, vade tarihleri geçtiği halde ödeme yapılmamış olduğunu, ttk. 1530. maddesi uyarınca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşülmüş bulunulmakta olduğunu, ödeme tarihlerinden sonra fatura bedelleri ödenmiş olduğunu, gecikme faizleri ödenmemiş olduğunu, “... faiz, fer’i nitelikte bir alacak ise de, bunun asıl alacak davasından ayrı, başlı başına bir dava ile istenmesini engelleyen bir yasa hükmü yok olduğunu, tl alacak ile alakalı olarak tarafların tacir olması ve ticari iş niteliğinden ötürü 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesine göre tcmb reeskont işlemlerinde uygulanan avans faiz oranında ticari temerrüt faizi talep edilmiş olduğunu, alacaklarının likit olduğunu, bu nedenle %20’den az olmamak üzere incra inkâr tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davalı şirketin yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptali ile takibin devamını, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi için işbu davayı açma zorunluluğu doğmuş olduğunu, bu nedenlere; elmadağ icra müdürlüğü’nün 2023/ 137 e. sayılı dosyasına vaki itirazların iptali ile, takibin işleyecek faiz vd. tüm fer’ileriyle birlikte; 23.585,22-tl-tl. asıl alacak ve bu alacak kesimine işleyecek faiz, diğer fer’iler ile takibin tüm masrafları yönünden ...hazır demir materyalleri ltd. şti . adına devamını, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava dilekçesi müvekkili şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmede açıkça fiyat, vade farkı talep edilemeyeceğinin belirtildiğini, vade farkı verilmeyeceği önceden kararlaştırılan bir iş için temerrüt faizi alacağı bulunduğu iddiasıyla açılan icra takibi, takibe dayanak faturaların hukuka uygunluğu bulunmadığını, hizmet listesi, ibra ve feragate yönelik açık beyanlar dikkate alındığında eldeki dosyaya konu alacak iddiasının ortadan kalktığını, bu protokol gereği dahi davanın reddi gerektiğini, itirazın iptali davasına konu itirazın vaki olması, tebliğ edilmesi ve arabuluculuk sürecinin üzerinden uzun süre geçmiş olması, bir yıllık hakdüşürücü sürenin geçmiş olması dikkate alındığında salt bu nedenle dahi davanın reddi gerektiğini, arabuluculuk süreci üzerinden dahi bir yılı aşkın süre geçtiğini bu nedenle davanın reddi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, taraflar arasında imzalanan protokol, sözleşme ve sipariş emri, mailler, yazışmalar, tutanaklar, ihtarnameler, tanık ifadeleri, ticari defterler, bilirkişi incelemesi, yemin, ..... ..... .... .... .... ..... Dairesi'ne yazılan yazılara verilen cevaplar ve dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemlidir. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. Elmadağ İcra Dairesinin 2023/137 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 26/01.2023 tarihinde başlatılan ilamsız takipte toplam 23.585,22 TL istendiği, ödeme emrinin davalıya 01/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 08.02.2023 tarihinde borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Takip dosyasının incelenmesinde; borca itiraz dilekçesinin davacıya 21/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, huzurdaki davanın bir yıllık yasal süre geçtikten sonra 15/08/2024 tarihinde açıldığı anlaşıldığından İcra İflas Kanunu madde 67/1 uyarınca yasal süresinde içerisinde açılmadığı anlaşıldığından usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın İcra İflas Kanunu madde 67/1 uyarınca yasal süresinde içerisinde açılmadığı anlaşıldığından USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 23.585,22 TL üzerinden takdir edilen 23.585,22 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda verilen karar miktar itibari ile kesin olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/01/2024
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır