İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/368 E. 2023/755 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/368
- Karar No
- 2023/755
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T. C. A N K A R A 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2023/368 KARAR NO : 2023/755
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVA : Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 24/05/2023 KARAR TARİHİ : 07/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 07/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilli ... 24.09.2021 Tarihinde .... Köprülü Kavşağının köprü altındaki sol tarafında bulunan aydınlatma ışıklarının tamir ve bakımını yapacak olan ekibin yol işaretlemelere başladıkları sırada 2.49 promil alkollü ... yönetimindeki ... plakalı aracın kamyonete arkadan çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığı, müvekkili Ankara Şehir Hastanesi daha sonra... raporuna göre %10 çalışma gücü kaybı yaşadığı, ....davalı Asli Kusurlu bulunduğu, müvekkilinin olay yerinde kaza sebebi ile arkadaşının vefat ettiği, müvekkillin kazadan sonra işsiz kaldığı, 03.03.2023 tarihinde dava şartı arabuluculuk yoluna gidildiğini, ancak anlaşma sağlanamadığı gerekçesi ile müvekkilinin bedensel zararı ve maluliyeti sebebi ile fazlaya ilişkin talep haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 200,00 TL, müvekkilinin ... nolu poliçe kapsamındaki tüm tazminat haklarının kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren en yüksek faizi ile birlikte davalı taraftan tahsilini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğu, geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu daimi maluliyetinin oluştuğu iddia edilen maluliyet tazminatının müvekkili şirketçe ödenmediği, huzurdaki davaya bakmakla asliye ticaret mahkemesinin görevli olmadığı, kişisel amaçlı kullanılan sağlık sigortası hastalık veya emeklilik sigortalarında tüketici konumunda olduğu, bu nedenle bu tür sigortaların tüketici mahkemelerinde görüldüğü, huzurdaki davaya ilişkin görevsizlik kararı verilmesi gerektiği, müvekkili şirket tarafından maluliyet oranına İl Sağlık Müdürlüğüne itiraz edildiği, davacının hakem hastane statüsünde ola... Maluliyet raporu alması ve iletmesi gerektiği, ancak davacının ilgili hastanelerden alınan bir rapor sunmadığı, bu nedenle davacının dava tarihi itibariyle doğan bir alacağı bulunmadığı, davacı dava dilekçesinde maluliyet tazminatına kaza tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi işletilmesini talep ettiği ancak kanun gereği sigortacıya gerekli belgelerle başvurularak sekiz gün içinde ödeme yapılmadığı takdirde temerrütün oluşacağı, davacının en yüksek mevduat faizi talep etmesinin kanuna aykırı olduğu, davanın görevsizlik sebebi ile reddine davacının trafik kazasından kaynaklanan ispat edilen bir maluliyeti olmadığı gerekçesi ile reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir. Dava, düzenlenen sigorta poliçesi gereğince maddi tazminat istemine ilişkindir. 28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 87.maddesi gereğince yayım tarihinden itibaren altı ay sonra yani 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3.maddesine göre, tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileride dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı yasanın 73.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. 6502 sayılı yasanın 83/2. fıkrasında “Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise 6102 sayılı TTK nun 4. maddesinde belirtilen ilkelere göre belirlenmektedir. Her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmayan hususlardan doğan hukuk davaları TTK 4. maddesi gereğince ticari dava olarak kabul edilmemektedir. Aynı yasanın 5.maddesinde ise ticaret mahkemelerinin görevi düzenlenmiş ve aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir. Eldeki davanın davalı tarafından düzenlenen, sigorta ettirenin dava dışı .... olduğu, sigortalısının ise davacı olduğu grup hayat sigortasına istinaden açıldığı, davacının tacir olmadığı olmadığı ve sigorta sözleşmesi yaparken ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket ettiği, davacıyla yapılmış olunan sigorta sözleşmesinin bir tarafının mesleki amaçlarla hareket eden tüzel kişi diğer tarafının tüketici olması sebebiyle tüketici işlemi olduğu, bu sebeplerle dava konusu sigorta sözleşmesi nedeniyle ortaya çıkacak uyuşmazlığa ve belirtilen yasal düzenlemelerle yukarıdaki açıklamalara göre davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 1. maddesi gereğince, mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenip kamu düzeninden olduğundan ve aynı yasanın 114/1- c bendi gereğince dava şartları arasında yer aldığından, davanın HMK 115/2. fıkrası gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ANKARA TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE 4-6100 sayılı yasanın 20/1 maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra 2 haftalık süre içerisinde taraflarca dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde, mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar VERİLECEĞİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/12/2023
Katip ... ✍e-imzalıdır
Hakim ... ✍e-imzalıdır