İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/666 E. 2025/50 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/666
Karar No
2025/50
Karar Tarihi

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/666 Esas - 2025/50 T. C. A N K A R A 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR ESAS NO : 2021/666 KARAR NO : 2025/50 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/11/2021 KARAR TARİHİ : 06/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31/01/2020 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek Hurşit İnci sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla çarpışması neticesinde yaralanmalı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bahse konu kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı araçta bulunan müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, dava konusu trafik kazasına sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle... Sigorta A.Ş nezdinde ZMMS poliçesi ile sigorta olduğunu, bu sebeple müvekkilinin zararlarından davalı sigorta şirketi sorumlu olduğunu, müvekkilinin söz konusu kazadan sonra belinden alt kısmında felç ile vücudunun başkaca yerlerinde de çeşitli yaralanmalar meydana geldiğini, kaza nedeniyle hem fiziksel hem de psikolojik olarak yıprandığını, geçici ve kalıcı göremezliğe maruz kaldığını ve bakım ihtiyacı olduğunu, müvekkili hakkında ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından rapor düzenlendiğini ve %43 oranında sürekli engelinin olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine sigorta şirketine 03/11/2020 tarihinde başvuru yapıldığını ve 18/11/2020 tarihinde maluliyet oranı oluşturacak bir sekel bulunmadığından bahisle başvurunun sigorta tarafından reddedildiğini, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşılamadığını, tüm bu sebepler ile müvekkilinin 31.01.2020 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası neticesinde ağır şekilde yaralanması, sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı ihtiyacına maruz kalması sebebiyle şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi verme süresi geçtikten sonra sunduğu beyan dilekçesinde özetle; Sigorta Tahkim Komisyonu 2020.E.112708 sayılı dosyada verilen 24/04/2021 tarih ve K-2021/50820 sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında davacı başvurucunun tazminat talebinin reddine karar verildiğini, bunun üzerine dosyanın İtiraz Hakem Heyetine gönderildiği ve 2021.İ.14903 sayılı dosyada verilen 14/06/2021 tarih ve 2021/İHK-19527 sayılı İtiraz Hakem Heyeti kararında itirazın reddine karar verildiği ve kararın kesin olduğunu, bu sebeple davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bu sebeple tarafların kusur durumu hakkında rapor aldırılması gerektiğini, davacı için istenen tedavi giderleri ve bakıcı ücreti talepleri hakkında müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, tüm bu sebepler ile davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. İmranlı İlçe Devlet Hastanesine,... .... .... ... ... ... ... müzekkereler yazıldığı görüldü. Mahkememizce 13/05/2022 tarihinde ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından kusura ilişkin rapor aldırılmıştır. Mahkememizce 27/11/2023 tarihinde ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından maluliyet raporu aldırılmıştır, Mahkememizce 08/11/2024 tarihinde Adli Tıp Kurumu Başkanlığından maluliyet raporu aldırılmıştır. Davacı... yargılama sırasında vefat ettiğinden verilen süre içinde davacı vekilince mirasçılarının vekaletnamesi sunulmuş ve taraf teşkili sağlanmış olup, yargılamaya devam olunmuştur. Dava, davacının meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan maluliyetinden kaynaklı sürekli, geçici iş göremezlik ve bakıcı ihtiyacının tazmini istemlidir. Davalı vekili yargılama sırasında dava konusu talep nedeniyle davacının trafik kazası nedeniyle Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurusunun olduğunu ve reddedildiğini belirterek kesin hüküm dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce bu nedenle öncelikle yapılacak iş davada dava şartı noksanlığı olup olmadığının incelenmesine yöneliktir. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i maddesi uyarınca , aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartı olup, HMK'nın 115. maddesi gereğince, mahkemece dava şartlarının mevcut olup olmadığının yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gerekmiştir. Davalı vekilinin bildirdiği ve mahkememizce celp olunan Sigorta Tahkim Komisyonu Başkanlığının 2020.E.112708 sayılı dosyası incelendiğinde; Davacı... tarafından 07/12/2020 tarihinde davalı... Sigorta A.Ş. aleyhine sürekli işgöremezlik tazminatının tahsili için başvuruda bulunulduğu, tahkim yargılaması sırasında dosyada 13/04/2021 tarihinde bilirkişi raporu aldırıldığı, bilirkişi raporunda "Kişinin kendisinde mevcut olan damar tıkanıklığı ve bu zeminde gelişen enfarktüs ile kaza arasında tıbben illiyet kurmanın mümkün olmadığı cihetle kazaya bağlı maluliyet oranının %0 (sıfır) olduğu kanaatine varılmıştır. 31/01/2020 tarihinde gerçekleşen trafik kazası dolayısı ile... Sigorta A.Ş.’den (hesaplamaya konu olarak) sürekli iş göremezlik tazminatı talep edilmiş olup söz konusu kaza ile illiyet bağı olan maluliyet durumu gerçekleşmediği için sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanamamaktadır." denildiği, rapor dayanak kılınarak Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 24/04/2021 tarih ve K-2021/50820 sayılı kararında; ''STK Bilirkişi sisteminde yer alan tıp doktorlarından oluşturulan sağlık kurulu tarafından, maluliyet oranı tespiti ve tazminat hesaplaması yapılmasına ilişkin düzenlenen 13/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda; başvuranın kendisinde mevcut olan damar tıkanıklığı ve bu zeminde gelişen enfarktüs ile kaza arasında tıbben illiyet kurmanın mümkün olmadığı cihetle kazaya bağlı maluliyet oranının % 0 (sıfır) olduğu, söz konusu kaza ile illiyet bağı olan maluliyet durumu gerçekleşmediği için sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanamamakta olduğu belirtilmiştir. Alınan bilirkişi raporunda başvuranda mevcut olan damar tıkanıklığı ve bu zeminde gelişen enfarktüs ile kaza arasında tıbben illiyet kurmanın mümkün olmadığı cihetle kazaya bağlı maluliyet oranının % 0 (sıfır) olduğunun belirtilmesi ve bu tespite bağlı olarak da, söz konusu kaza ile illiyet bağı olan maluliyet durumu gerçekleşmediği için sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanamadığının belirtilmiş olması karşısında, başvuran tarafın sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.'' şeklinde gerekçeye yer verilerek "Başvuru sahibinin sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine" dair karar verildiği, bunun üzerine davacı... tarafından 30/04/2021 tarihinde karara itiraz edildiği, İtiraz Hakem Heyetinin 14.06.2021 tarih ve 2021/İHK-19527 sayılı kararında;"Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen 24.04.2021 tarih ve K-2021/50820 sayılı karara vaki davacı vekilinin yaptığı itirazın reddine'' şeklinde kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Deliller değerlendirilmiştir. Somut olayda, yukarıda özetlenen Sigorta Tahkim Komisyonundaki yargılama sırasında alınan ve hükme dayanak teşkil eden bilirkişi raporunda davacının kazaya bağlı maluliyet oranının mevcut olan damar tıkanıklığı ve bu zeminde gelişen enfarktüs ile kaza arasında tıbben illiyet kurmanın mümkün olmadığından yüzde 0 olduğu ve söz konusu kaza ile illiyet bağı olan maluliyet durumunun gerçekleşmediğinin belirtildiği, tahkim yargılaması sonucu verilen ve kesinleşen kararın mahkeme kararları gibi bağlayıcı ve kesin hüküm vasıf ve mahiyetinde olduğu (bkz. YİBBGK, E. 1972/2, K. 1972/12, 23.10.1972 T.; YHGK, E. 2002/8-625, K. 2002/780, 09.10.2022 T.), tahkim yargılamasında reddolan ve kesinleşen hakem kararı sonrası davacının davalıdan aynı hukuki sebebe istinaden maddi tazminat talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, davanın HMK md. 114/1-i ve 115. uyarınca dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, 59,30 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 556,10 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalının karşıladığı 31,50 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacıların karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 10.000,00 TL üzerinden takdir edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/02/2025

Atıf: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/666, K. 2025/50, T. 06.02.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-666-e-2025-50-k-f76c4bceb99d