İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/226 E. 2025/202 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/226
Karar No
2025/202
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/226 Esas KARAR NO : 2025/202 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... ... ... VEKİLİ : Av. ... .... DAVALI : ... .... VEKİLİ : Av. ... .... DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/09/2024 KARAR TARİHİ : 24/03/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekilinin dava dilekçesi ile ".... sayılı dosyasında 1.004.417,81 TL üzerinden hakkında icra takibi başlatıldığını, kendisine ödeme emrinin gönderildiğini, cenazesi nedeniyle takibin süresini kaçırdığını, gerçekte kendisinin böyle bir borcunun olmadığını, işvereni tarafından ofislerine çağrılarak kafasına silah dayandığını, ... tarafından ölüm tehditleri ile yine ağabeyi ... tarafından sopa ile darp edildiğini, kendisine zorla imza attırıldığını belirterek, söz konusu icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, tüm masrafların davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep ettiği görülmüştür. SAVUNMA: Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile; "davacının müvekkili şirket bünyesinde hırdavat malzemeleri satış elemanı olarak çalıştığını, şirket kasasından müvekkilinin bilgisi ve izni dışında para aldığını ve müvekkili şirketin mağduriyetine sebep olduğunu, bunun üzerine davacıdan savunma istendiğini, almış olduğu para değerince 20/08/2024 ödeme tarihli kambiyo senedi sunarak parayı ödeyeceğini taahhüt ettiğini, senedin vadesi gelmesine rağmen davacı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine icra takibi başlattıklarını belirterek davanın reddini" talep ettiği görülmüştür. DELİLLER: Davanın .... Mahkemesinde açıldığı, mahkemenin 24/01/2025 tarih .... sayılı ilamı ile "...Açılan dava, kambiyo senetlerine mahsus yolla takipe girişilen senete dayalı menfi tespit davasıdır. Türk Ticaret Kanununun ilgili hükümlerine göre dava konusu senet bono olmakla ticari bir senettir. Bono 6102 sayılı TTK'nun 776 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TTK 4. maddesinde bu kanundan doğan davaların ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinde ise bu tür davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece re'sen her aşamada dikkate alınır. Yukarıda açıklanan nedenlerle ve tüm dosya kapsamına göre mahkememizce görevsizlik kararı vermek gerekmiş" denilerek görevsizlik kararı ile mahkememize gönderildiği, davacı vekilince 14/02/2025 tarihli arabuluculuk son tutanağının ibraz edildiği görülmüştür. .... E sayılı dosya suretinin getirtildiği görülmüştür. .... sayılı ilamının tetkikinde ".... Eldeki davanın, 15.12.2020 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesine açıldığı, Mahkemece Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında 25.05.2023 tarihinde Tüketici Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, 12.06.2023 tarihinde davacı vekili tarafından gönderme talebinde bulunulduğu, kararın 04.07.2023 tarihinde kesinleştiği, tevzinin Tüketici Mahkemesine 10.07.2023 tarihinde yapıldığı, Tüketici Mahkemesince 13.07.2023 tarihinde tensip zaptının düzenlendiği, arabuluculuk sürecinin başlama tarihinin 14.07.2023 olduğu görülmüştür. Buna göre İlk Derece Mahkemesince; davacı tarafça Asliye Hukuk Mahkemesine dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı gibi Tüketici Mahkemesine verilen görevsizlik kararının kesinleşmesine rağmen, arabulucuk sürecinin başlatılmadığı, davanın Tüketici Mahkemesinin esasına kaydedilmesinden ve Mahkemece tensip zaptı ile arabuluculuk tutanağının sunulmasının istenilmesi üzerine arabuluculuk sürecinin başlatıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerekmiştir...." denildiği görülmüştür. .... sayılı ilamının tetkikinde "... İlk Derece Mahkemesince; dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadan eldeki davanın 18.07.2022 tarihinde tarihinde açıldığı, .... Mahkemesi’nin 22.07.2022 tarih .... . sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın iş bu mahkemede 09.11.2022 tarihinde esas aldığı, davacı vekili tarafından sunulan 16.08.2022 tarihli dilekçe ekindeki arabuluculuk anlaşmama tutanağında arabuluculuğa başvuru tarihinin 31.07.2022 olduğunun görüldüğü, dolayısıyla dava açılmadan önce arabulucuya başvuru şartının yerine getirilmediği, arabuluculuk dava şartının bu aşamadan sonra tamamlanmasının da mümkün olmadığı gerekçesiyle 6100 Sayılı Kanun'un 114/2 maddesi delaletiyle 6325 Sayılı Kanun'un 18/A-2 ve 6102 Sayılı Kanun'un 5/A-1 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, .... Dairesince; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı süresinde davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı, keza; 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiş olup, görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından, görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.... " denildiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME: Davacı tarafça görevsizlik kararı veren mahkemedeki dava dilekçesi ile tehdit, baskı-yağma sureti ile imzalattırıldığı belirtilen takip konusu bono nedeniyle bonçlu olmadığının tespiti,davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup: Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere 7155 sayılı yasanın 20 maddesi ile yapılan değişiklikle eklenen ve 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesi ile değiştirilen 5/A maddesi gereği ticari davalardan,konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı haline getirilmesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yasasının 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile ile değişik “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlığı ile eklenilen 18/A-2,son (...Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir...) hükmü gereği dava tarihi ve dava dilekçesi ve ekleri içeriği itibariyle davacının dava tarihinde yürürlükte olan menfi tespite yönelik ticari davalarda arabuluculuğa başvuru şartını yerine getirmediği ,görevsizlik kararı üzerine mahkememiz de bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde gözetildiğinde .... sayılı, .... sayılı ilamları doğrultusunda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ,6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yasasının 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile ile değişik “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlığı ile eklenilen 18/A-2,son cümlesi , HMK'nun 114/1-h, 2 maddesi delaletiyle HMK'nun 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40-TL harcın dava açılışında peşin alınan 17.152,95-TL harçtan 615,40 TL red harcının mahsubu ile bakiye 16.537,55-TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine, 3- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına , 4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 6-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde.... Bölge Adliye Mahakemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi.24/03/2025 Katip ... ¸ E-İmzalıdır Hakim ... ¸ E-İmzalıdır

Atıf: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/226, K. 2025/202, T. 24.03.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-226-e-2025-202-k-07b1d1bb4ebf