İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/219 E. 2023/509 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/219
Karar No
2023/509
Karar Tarihi

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/219 Esas - 2023/509 T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/219 Esas KARAR NO : 2023/509 DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/08/2021 KARAR TARİHİ : 22/06/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/07/2023 İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/01/2022 tarih ve 2021/530 Esas, 2022/38 Karar sayılı Yetkisizlik kararı ile mahkememize gönderilen dosya yukarıda belirtilen sıraya kaydı yapılarak yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalıdan noterde yapılan satış sözleşmesi ile araç satın aldığını, davalının müvekkiline verdiği ekspertiz raporunda aracın orijinal olduğunu, düzeltilen ve boyalı hiçbir yerinin olmadığını belirttiğini, bu durum üzerine müvekkilinin aracın bedelini ödeyerek satın aldığını, müvekkilinin aracı satmak istediğinde alıcı olan kişi tarafından ekspertiz raporu yaptırdığını, rapora göre aracın sağ arka kapısının boyalı, sağ ve sol ön çamurlukta çekik ile doğrultma ve boya, ön tamponda boya olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin ayıplı ürün nedeni ile zarara uğradığını, aracın eder değerinden fazla ödemede bulunduğunu belirterek 1.000,00 TL değer kaybı, 5.000,00 TL manevi tazminat şeklinde davasının kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, ... tarihli Resmi Satış Sözleşmesi'ne göre aracın ekspertiz raporunun olmadığını, davacının da aracı görüp beğenerek satın aldığının imza altına alındığını, davacı tarafından sunulan ancak kim tarafından düzenlendiği dahi sarih olmayan evrakın kabulü mümkün olmamakla birlikte, davacının ekspertiz raporu olmadan aracı satın aldığının resmi evrak ile sabit olduğunu, davacının aracın mevcut halini bilerek satın almış olup kasko bedeli olan 265.375,00 TL olan aracın 245.000,00 TL'ye satılmasının nedeninin de davacının araçta olduğunu sonradan öğrendiğini iddia ettiği hususlar olduğunu, davacının iş bu nitelikleri bilerek ve görerek satın almış olduğunu, ikinci el taşıt ticareti ile iştigal eden davalının, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi boyalı olan aracın boyasız olduğuna ilişkin evrak düzenlemesinin kabulünün mantık dışı olduğunu, kaldı ki 2. El araç alım-satımı ile iştigal eden davacının da 2.el bir aracı kontrol etmeden ve incelemeden aldığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, iş bu davaya dayanak belgede ise isim ve imzanın olmadığı ve karalama niteliğinde bir belge olduğunu, yerleşik içtihatlara göre resmi belgenin aksini iddia eden davacının iş bu hususu ispatının gerekmekte aksi halde ise davanın reddine hükmedilmesinin gerektiğini, davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacının dava konusu araca ilişkin herhangi bir zararı bulunmamakla davacının değer kaybı ve tazminat taleplerinin mesnetten yoksun olduklarını, davacının dava dilekçesinin 3. sayfasında da belirtildiği üzere ... ünvanı ile oto alım-satım işi ile iştigal etmekte olduğunu, davacının dava konusu aracı davalıdan satın aldıktan hemen sonra yüksek fiyattan satış ilanına soktuğunu, bu bağlamda davacının; 29.06.2021 tarihli ilanda 267.950,00 TL, Yine 29.06.2021 tarihli ilanda 272.850,00 TL 29.07.2021 tarihli ilanda 275.850,00 TL tutar ile ilana koymuş olduğunu, davacının 25.06.2021 tarihinde 245.000,00 TL'ye davalı şirketten satın aldığı aracı 29.06.2021 tarihinde 267.950,00 TL'ye satmayı planladığına göre davacının dava konusu aracın satışı ile zarar ettiğinin kabulünün mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle manevi tazminatın, manevi zarar, kişilik haklarının ihlali, hukuka aykırı fiil ve zarar arasında illiyet bağı olmak üzere 4 ayrı unsurunun bulunduğunu, dava konusu satışta ise davalıya atfedilebilecek herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı ve de davacının herhangi bir zararının bulunmadığı, dolayısıyla manevi tazminat isteminin de reddi talep etmiştir. DELİLLER : Davalı şirkete müzekkere yazılarak davaya konu ... plakalı, 2017 Model Kıa Sportage araca ait tüm evraklar istenilerek incelenmiş ve dosyaya kazandırılmıştır. ... ve Tic. A.Ş'ye müzekkere yazılarak "... " unvanı ile verilen "934906792" no'lu ilana ilişkin tüm kayıtlar istenilerek incelenmiş ve dosyaya kazandırılmıştır. Tanıkların beyanları talimat yoluyla tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında nitelikli hesap uzmanı ve makine mühendisi bilirkişisinden alınan 08/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, tüm dosya içindeki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının, davalıdan satın almış olduğu ... plakalı aracın ayıplı olduğunu ileri sürerek davalıdan değer düşüklüğü / değer kaybı talebinde bulunamayacağı yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava, satış sözleşmesi kapsamında teslim edilen aracın ayıplı olduğu iddiasından kaynaklanan maddi ve manevi zararın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında araç satış sözleşmesi imzalandığı konusunda uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının davalıdan satın aldığı davaya konu edilen araçta ayıp olup olmadığı, süresinde ihbar yapılıp yapılmadığı, mal ayıplı ise araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı oluşmuş ise miktarı ve bu bedeli isteme şartlarının oluşup oluşmadığı , davalının bu taleplerden sorumlu olup olmadığı, davalının zamanaşımı itirazının ve dava şartına ilişkin itirazının yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmıştır. Davalı yan zamanaşımı itirazında da bulunmuştur. Davaya konu araç 25.06.2021 teslim edilmiş 29.06.2021 tarihinde arabulucuya başvurulmuş dava 23.08.2021 tarihinde açılmıştır. 6102 sayılı TTK md.23 uyarınca ticari satışlarda malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmeli, açıkça belli değil ise alıcının malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve bu muayene neticesinde malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa keyfiyeti derhal bildirmeye mecburdur. Ayıp adi bir muayene ile meydana çıkarılamayacak, kullanma sonucunda ortaya çıkan bir ayıp ise TBK'nun 223.maddesinin tatbik olunması gerekir. Buna göre ; " Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. " hükmü dikkate alınmalıdır. TBK 231 maddesinde ise ; "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." düzenlemesi bulunmaktadır. Somut olayda davacı ayıbın gizli olduğunu ve yeniden satışı esnasında sonradan ortaya çıktığını , 28.06.2021 tarihli ekspertiz raporu ile durumdan haberdar olduklarını beyan etmiştir. Davacının arabulucuya bşvuru tarihi dikkate alınarak zamanaşımı itirazının reddi gerekmiştir. Davacı yan 05.10,2022 tarihli dilekçesi ile davayı konu aracın satıldığını yerinde inceleme için hazır edilemeyeceğini dosya kapsamındaki delillerden inceleme yapılmasını talep etmiştir. Tüm dosya kapsamından toplanan delillerden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davacının, davalıdan satın almış olduğu ... plakalı aracın ayıplı olduğunu ileri sürerek dava açmış ise de aracın ilana konulduğu tarih itibariyle aracın satış tarihindeki 2.nci el piyasa rayiç değeri ortalamasının 271.670,00 TL olacağı anlaşılmıştır. Dava konusu araç ise davalı tarafından davacıya 245.000,00 TL bedelle satılmış olup, araç fiyatının davacıya satış tarihindeki fiyatının 270.000,00 TL olduğunun kabulü halinde dahi aracın davacıya (270.000,00 TL – 245.000,00 TL) = 25.000,00 TL daha düşük bir bedele satıldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından verilen ilanda hasarsız-orijinal olarak belirtilmiş olup, aracın davacıya satışı esnasında da ekspertiz yapılmadığı anlaşılmış olup, davacı tarafından araç satın alındıktan 3 gün sonra 28.06.2021 tarihinde Denizli’de yaptırılan ekspertizde ise şeklinde belirtilmiş olup, davalı tarafından “Hasarsız-Orijinal” şeklinde belirtilen hususun doğrulandığı anlaşılmıştır. Dava konusu araç 4 yıllık bir araç olup, ufak tefek gamze göçükleri ile noktasal ezikler ise hemen hemen çoğu araçta görülebilecek hususlar olup, davacının da araç alım-satım işi ile iştigal ettiği anlaşılmakla, davacının da aracı mevcut haliyle görerek satın aldığı ve de en az 25.000,00 TL daha ucuza satın aldığı anlaşılmakla, davalıdan değer düşüklüğü / değer kaybı talebinde bulunamayacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı yan bilirkişi raporuna itiraz ederek başka bilirkişiden rapor alınmasını talep etmiş ise de raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu görülerek bu talebi reddedilmiştir. Tüm bu nedenlerle basiretli olması gereken bir tacir olan davacının satın aldığı aracı teslim alarak kabul ettiği hatasız rayicine göre daha düşük bedelle satın aldığı araçta ayıbın gizlenerek satıldığını ve zarara uğradığını yöntemince ispat edemediği görülerek maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1-Davanın REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 179,90 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 102,47 TL mahsubu ile noksan olan 77,43 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin (maddi ve manevi tazminat davasında, manevi tazminat tutarı vekalet ücreti maddi tazminat tutarını aşamayacağından) davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/06/2023 *Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/219, K. 2023/509, T. 22.06.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-219-e-2023-509-k-c84790538216