İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/115 E. 2025/258 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/115
- Karar No
- 2025/258
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/115 Esas KARAR NO : 2025/258 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... : ... VEKİLİ : Av. ... -: ... DAVALI : ... - : ... DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/02/2025 KARAR TARİHİ : 21/04/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 14/05/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile davacı firma arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, davalı ... ile müvekkili firma arasında 07/10/2020 tarihinde bir sözleşme imzalanmış olup bu sözleşmeye göre müvekkili firmanın 29.12.2012 tarih ve 28512 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk Ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik” çerçevesinde İş Güvenliği Uzmanı istihdam ettiğini, iş bu sözleşmenin imza süresi 1 yıl olarak kararlaştırıldığını, yazılı ihbar olmadığı sürece hizmet bedeli güncellenmek suretiyle yenileneceğini, ayrıca sözleşmede sözleşmenin feshinin özel şartlara bağlanmış olup noter aracılığı ile sözleşmenin feshedileceğinin öngörüleceğini, 14/11/2024 tarihinde davalı firmanın müvekkili şirkete mail yolu ile yeni yönetim olarak sözleşmeyi devralmadığını bildirdilerini, bu mail üzerine de müvekkili şirket tarafından bu hususun imzalı kaşeli olarak yetkili bir kişiden dilekçe talep edildiğini, bu talebe karşı olarak davalı ... merkezinin sessiz kalmayı tercih ettiğini ve dava konusu takibe dayanak olan 30/07/2024 tarihli İş Güvenliği Uzmanlığı Hizmet Bedellerine dair fatura bedelini ödemediğini, ödenmeme üzerine müvekkili şirket adına : ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının ise haksız bir şekilde borca itiraz ettiğini, dava konusu faturalardan dolayı borçlarını ödememekte direndiğini, icra takibine konu borca itiraz edilmesi üzerine, ve mahkemece itirazın haksızlığına karar verilmesi halinde İİK m.67/2 gereği %20'den az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, kanunda düzenlenen icra inkar tazminatının özel bir tazminat türü olup itiraz edenin kötü niyetli olmasının aranmayacağını, takip talebinde belirtilen miktarın likit olması neticesinde davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı hükmedilmesini talep ettiklerini, davalı borçlu tarafından gerek faturaların kesilip davalı yana tebliğ edilmiş olması ile müvekkili tarafından sağlanan iş güvenliğinin davalı yan uhdesinde ifa edilmiş olması, davalı/borçlu tarafından kötü niyetli şekilde icra dosyasına itirazda bulunması sebepleri dikkate alınarak öncelikle teminatsız ya da Mahkemece uygun göreceği bir teminat miktarı ile müvekkili alacağının daha fazla haksız gerekçeler ile sürüncemede bırakılmaması ve ileride telafisi imkansız zararları doğmaması adına ihtiyati haciz kararı talepli olarak iş bu davanın açıldığını, ticari uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşmama son tutanağı düzenlendiğini, tüm bu sebeplerle davalının ... Esas Sayılı dosyasına vaki haksız ve hukuka aykırı itirazının iptaline, takibin devamına, davalı / borçlu aleyhinde alacağın %20’ sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının yükletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında 01.01.2024 tarihinde "ortak sağlık ve güvenlik birimi hizmet sözleşmesi" imzalanmış ise de, davacının anılan sözleşme kapsamında yükümlüklerini ifa etmediği için müvekkili tarafından sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğini, davacının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini ifa etmediği ve sözleşmenin müvekkilce haklı sebeple feshedildiği halde, müvekkiline tebliğ edilmeyen faturaya dayalı olarak müvekkili aleyhine haksız icra takibi başlatması nedeni ile takibe itiraz edildiğini, müvekkiline takip dayanağı fatura tebliğ edilmediği için fatura içeriğinin müvekkili yönünden kesinleşmesinin söz konusu olmadığını, fatura konusu alacağın varlığı için faturanın tek başına delil olmayıp faturanın konusu olan malın teslimi yada hizmetin ifa edildiğinin ispatının faturaya dayalı olarak hak iddia eden davacıya ait olduğunu, faturanın tek başına alacağın varlığına delil olmayacağını ve yine davalının da söz konusu faturaların altında yer alan teslim alan kısmında imzasının bulunmadığını, bu durumda dava konusu ürünlerin tesliminin hukuki bir işlem olup, ancak TMK 6. ve HMK. 190 ve 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebileceğini, dosyaya ibraz edilen faturaların malın teslim edildiğini göstermeyeceğini, davacının yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmesi gerektiğini, dava dosyasında yer alan servis fişlerinden LED TV'ye ilişkin olan servis fişi incelendiğinde; davalının imzasının yer almadığının anlaşıldığını, yine dava konusu yapılan buzdolabı, saç düzleştirici ve elektrik süpürgesi bakımından teslim belgesi ve birbirini doğrulan servis fişleri de bulunmadığını, mahkemece, dava konusu yapılan ürünlerin davalıya tesliminin yasal delillerle ispatlanamadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle davanın kabulüne ilişkin karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir...." denilerek, fatura konusu malın teslim edildiğinin yada hizmetin ifa edildiğinin ispatının davacıya ait olduğu ve bunun yazılı delille ispatının gerektiğinin vurgulandığını, tüm bu sebeplerle davacının haksız ve hukuka aykırı davasının tüm talepler yönünden reddine, haksız ve kötü niyetle müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığı için müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır. ...'nin, ...'nün, ...'nün, ...'nün yazı cevapları dosya kapsamında alınmıştır. Gelen cevabi müzekkereler doğrultusunda davalının tacir olmadığı anılan iş bu dava konusu uyuşmazlığın ise ,hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak istemli itirazın iptali isteminden ibaret olduğu görülmüştür. Öncelikle görev yönünden yapılan incelemede;Ticaret mahkemeleri sadece ticari davalar bakımından görevlidirler. Ticari davalar mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır. Birici gurupta mutlak ticari davalar yer alır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4. maddesinde ve diğer bazı kanunların ilgili hükümlerinde açıkça gösterilmiştir. İkinci gurupta, nispi diğer ticari davalar yer almakta olup nispi ticari davalar, her iki tarafın tacir olduğu ve işin de tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için hem her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gerekir. Üçüncü grup ticari davalar ise yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu gruptaki davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesi ile ilgili olması yeterli görülmüştür. Somut olayda davacı tacir ise de;müzekkere cevapları uyarınca davalının tacir olmadığı anlaşılmış, davanın alacak isteminden ibaret olduğu, yukarıda da açıklandığı üzere her iki tarafın tacir, uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerektiği, ayrıca mevcut davanın TTK'nin 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, böylelikle genel mahkeme olan Asliye Hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının zorunlu olduğu, Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile 6102 sayılı Kanunun 5. maddesinin değiştirildiği, bu değişiklik sonucu, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağının belirlendiği, görev hususunun kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle bu durumun yargılamanın her safhasında ve resen nazara alınacağı, davanın açıldığı tarih itibariyle davaya bakma yetki ve görevinin asliye hukuk mahkemesinin görev alanı içerisinde kaldığı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuş HÜKÜM : 1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2- Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın yetkili ve görevli : ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, 4-İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde resen HMK 20. Maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına, Dair, tarafların yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde : ... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/04/2025 Katip ... Hakim ... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır