İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/890 E. 2025/80 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/890
Karar No
2025/80
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/890 Esas - 2025/80 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/890 Esas KARAR NO : 2025/80 ... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan), Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/12/2022 KARAR TARİHİ : 04/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan), Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı ... Arasında 28/07/2022 tarihinde sipariş formu oluşturulduğunu, bu forma göre davacı şirketin dava dışı .....'den toplamda 1.437.400,00TL tutarında sipariş oluşturduğunu, anlaşmasını yaptığını ve buna istinaden dava dilekçelerinde yer alan 8 adet çeki .... Arasında akdedilen 28/07/2022 tarihli sözleşme kapsamında, 6 farklı çeşit aydınlatma ürünü, ölçüleri, adedi, ve fiyatı konusunda anlaşıldığını, teslim süresi olarak da Ankrajlar için bir hafta, kalan diğer tüm ürünler için ise 4-6 hafta arası teslim süresi olarak belirlendiğini, teslim yeri olarak da .... Fabrika yazıldığını, dava dilekçesinde yer alan çeklerin tamamının .... Tarafından davacı şirkete yaklaşık 300.000,00 TL tutarında sözleşmeye konu bir kısım ürünlerin teslim edildiğini, diğer sözleşmeye konu ürünlerin hiçbirisinin tesliminin yapılmadığını,....'nin kapandığını ve kayıplara karıştığını, dava dışı şirketin 23/11/2022 tarihinde şirket hissedarı olan ....'in şirketteki tüm hisselerini eşi ....'e devrettiğini, akabinde de davaya konu çekin davalı ... şirketi tarafından devir alınarak haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine konu edildiğini, davalı şirketin kötü niyetli olarak dava konusu çeki devraldığını, söz konusu muvaazalı olarak yapılan devirler neticesinde davacı şirketin büyük bir mağduriyet yaşadığını, dava konusu edinilen çekin bedelsiz kaldığını, dava dışı ...'ne karşı, bu davaya konu icra dosyasına dayanarak olarak sunulan çek ve diğer çeklerle ilgili olarak menfi tespit davası açıldığını, .... E. Sayılı dosyasıyla da menfi tespit davalarının derdest olduğunu belirterek, dava konusu ....çek numaralı, 31/12/2022 vade tarihli, 200.000,00 TL bedelli çek hakkında davacının davalı şirkete borçlu olmadığının tespitini, ..... Esas sayılı dosyasından yapılan takibin iptaline, takibin yargılama sonuna kadar öncelikle teminatsız, mümkün olmadığı takdirde mahkemece takdir edilecek uygun bir teminat karşılığında teminatın alacaklıya ödenmemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine açılan ... esas sayılı dosyanın icra takibinden sonra açıldığını, İİK'nın 72. maddesi uyarınca yetkili mahkemenin, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi veya davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, taraflarınca .... esas sayılı dosya ile takip başlatıldığını, müvekkili şirketin yerleşim yerinin ise ... olduğunu belirterek, işbu davaya bakmaya yetkili olan .... Mahkemelerine gönderilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeden doğan menfi tespit istemine ilişkindir. Dava dosyası Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkisizlik kararı üzerine yasal süresinde talep edilmekle Mahkememize gönderilmiş, yukarıda belirtilen esasa kaydedilmiştir. Davacı ve davalı tüzel kişi tacir olup TTK'nın 4. Maddesi hükmüne göre dava Mahkememizin görev ve yetki alanına girmektedir. Bilindiği üzere; 19 Aralık 2018 tarih ve 30630 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren '7155 sayılı Kanun'un 20. Maddesi'nde; ''dava şartı olarak arabuluculuk'' Ticaret Kanunu'na eklenmiş olup (TTK'nın 5/A Md'si) , 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4. Madde ve diğer kanunlarda da belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tazminat ve alacak talepleri hakkında dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 5 Nisan 2023 tarih ve 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan '7445 sayılı kanun'un 31 maddesinde itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları arabuluculuk kanun yoluna tabi tutulmuş, madde kapsamı bu şekilde değiştirilmiştir. Yasa koyucu bu düzenleme ile menfi tespit davaları yönünden arabulucuya başvurulmasını dava şarkı olarak düzenlenmiş olup yasa metni yoruma yer vermeyecek şekilde açık olarak düzenlenmiş, uygulamadaki farklılıkların önüne geçilmiştir. 6235 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesinde; ‘Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usuldan rededileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açılmadığından anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.’ denilmektedir. Dava dilekçesinin ekinde arabuluculuk yoluna başvurulduğuna dair belge bulunmadığından, Mahkememizce anılan yasal hükümlere göre işlem yapılarak davacı vekiline arabuluculuk son tutanağının aslını ya da onaylı suretini 1 haftalık kesin sürede sunmak üzere muhtıra çıkartılmasına karar verilmiş, çıkartılan muhtırada belirtilen 1 haftalık kesin sürede sunulmaması halinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verileceği hususu ihtar edilmiştir. Muhtıra davacı vekiline usulüne uygun 22/01/2025 tarihinde tebliğ edilmiş, verilen süre içerisinde davacı tarafından arabuluculuk tutanağı ibraz edilmemiştir. Kanunun açık ifadesine göre arabucuculuk yoluna başvuru dava öncesi yerine getirilmesi zorunlu olan bir dava şartı olup, sonradan tamamlanması mümkün değildir. Anılan gerekçe ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, 2-Alınması gereken 615,40-TL harcın, peşin alınan 3.415,50-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.800,1‬0-TL'nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatırana iadesine, 3-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avasından artan kısım var ise karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2025 ...

Atıf: Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/890, K. 2025/80, T. 04.02.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-890-e-2025-80-k-8a98ae66ec75