Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2017/28966, 13.06.2019

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2017/28966
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

EREĞLİ DEMİR VE ÇELİK FABRİKALARI T.A.Ş. BAŞVURUSU (2)

(Başvuru Numarası: 2017/28966)

Karar Tarihi: 13/6/2019

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, üretilen elektrik ve kok gazı üzerinden elektrik ve

hava gazı tüketim vergisi alınması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvurular 11/7/2017 ve 14/7/2017 tarihlerinde yapılmıştır.

3. Başvurular, başvuru formları ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. 2017/28966 numaralı başvuru ile 2017/28968, 2017/29349 ve

2017/29351 numaralı bireysel başvuruların kişi yönünden hukuki irtibatlarının

bulunması nedeniyle 2017/28966 numaralı bireysel başvuru dosyası ile

birleştirilmesine, incelemenin bu dosya üzerinden yürütülmesine ve diğer

başvuru dosyalarının kapatılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

9. Asıl işi çelik üretimi yapmak olan başvurucu, demir cevherini

saf çelik hâline getirmek için gerekli karbonu edinmek üzere ihtiyaç duyduğu

kok kömürünü ithal ettiği taş kömürünü işlemek suretiyle elde etmektedir.

Başvurucu ayrıca taş kömüründen kok kömürü elde edilirken ortaya çıkan kok

gazını elektrik ve buhar üretiminde veya doğrudan eritme işlemlerinde

kullanmaktadır. Başvurucu, böylelikle elektrik enerjisi ve gaz ihtiyacını kendi

imkânlarıyla karşılamaktadır.

10. Karadeniz Ereğli Belediyesi (Belediye), başvurucu Şirketin

bu şekilde elektrik ve havagazı tüketmiş olması nedeniyle 26/5/1981 tarihli ve

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 34. ve 39. maddelerinde düzenlenen

hükümlere dayanarak başvurucu Şirketten elektrik

ve havagazı tüketim vergisini ödemesini istemiştir.

11. Başvurucu Şirket, bu talep üzerine elektrik ve kok gazı

tüketiminin vergilendirilmesiyle ilgili olarak Ağustos 2014, Kasım 2014, Aralık

2014 ile Şubat 2015 dönemleri için dosya kapsamından belirlenemeyen tarihlerde ihtirazi kayıtlarla Belediyeye beyannameler vermiş ve bu

beyannamelere istinaden Belediyece anılan dönemlere ilişkin elektrik ve

havagazı vergileri tahakkuk ettirilmiştir. Tahakkuk tutarlarının bir kısmı

elektrik tüketimine, bir kısmı ise kok gazı tüketimine ilişkin olup anılan

tahakkuk tutarları yine dosya kapsamından belirlenemeyen tarihlerde Belediyeye

ödenmiştir.

12. Başvurucu Şirket sırasıyla 26/9/2014, 30/12/2014, 28/1/2015

ve 25/3/2015 tarihlerinde Zonguldak Vergi Mahkemesinde (Mahkeme), elektrik ve

havagazı tüketim vergisi tahakkuklarının terkini ve ödenen vergilerin iadesi istemiyle

davalar açmıştır.

13. Mahkeme yine sırasıyla 31/12/2014, 27/5/2015, 20/5/2015 ve

14/9/2015 tarihlerinde davaların reddine karar vermiştir. Kararların aynı

mahiyetteki gerekçelerinde;

i. Başvurucu tarafından üretilen kok gazı ve elektrik enerjisinin

başvurucunun kendi imalatında kullandığı girdileri oluşturduğu ve bu enerjinin

başvurucunun ürettiği mal ve hizmetlerin üretim maliyetine yansıdığı

belirtilmiştir.

ii. Kendi tesislerinde ürettiği elektrik enerjisini yine kendi

tesislerindeki üretim açısından girdi olarak kullanan başvurucunun, elektrik ve

kok gazı enerjisinin tamamını tükettiği, bu nedenle 4/1/1961 tarihli ve 213

sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinde belirtilen vergiyi doğuran olayın

gerçekleştiği açıklanmıştır.

iii. 213 sayılı Kanun ile gerek satın alma yoluyla karşılanan

gerekse kendi imkânlarıyla üretilmiş bulunan elektrik ve havagazı tüketiminin

vergilendirilmesinin amaçlandığı, müesseselerin ürettiği elektriği tüketmesi

hâlinde bu vergiden muaf olacağı yolunda herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı

vurgulanmıştır.

iv. Mahkemede daha önce açılan 1985/380 esas sayılı davada da, kok gazı üretilen bir işletme mahallinde yapılan keşif

ve bilirkişi incelemesi sonucu tesis edilen bilirkişi raporunda, kok gazının

şehirlerdeki havagazı fabrikalarında üretilen gazla aynı nitelikte bulunduğuna

ve bilimsel açıdan aralarında fark bulunmadığına işaret edildiği

belirtilmiştir.

14. Başvurucu tarafından temyiz edilen kararlar, Danıştay

Dokuzuncu Dairesince sırasıyla 22/6/2015, 14/12/2015, 28/12/2015 ve 29/12/2015

tarihlerinde onanmıştır. Onama kararlarında, temyize konu kararların usul ve

kanuna uygun oldukları belirtilmiştir. Başvurucunun karar düzeltme talepleri de

aynı Daire tarafından yine sırasıyla 13/4/2017 ve 27/3/2017 tarihlerinde

reddedilmiştir.

15. Nihai kararlar, sırasıyla 6/7/2017, 10/7/2017 ve 13/6/2017

tarihlerinde tebliğ edilmiştir.

16. Başvurucu sırasıyla 11/7/2017 ve 14/7/2017 tarihlerinde

bireysel başvurularda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

17. İlgili hukuk için bkz. İskenderun

Demir ve Çelik A.Ş.

(GK), B. No: 2015/941, 25/10/2018, §§ 19-34.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 13/6/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

19. Başvurucu, tükettiği elektrik ve kok gazını kendisinin

üretmiş olması nedeniyle elektrik ve havagazı vergisine tabi tutulmaması

gerektiğini belirtmiştir. Başvurucu bu bağlamda 2464 sayılı Kanun'un 36.

maddesinde yer alan istisna hükmünün tartışılmasının söz konusu olmadığını,

zira kendisi tarafından üretilen elektrik ve kok gazının yine kendisi

tarafından tüketilmesinin söz konusu verginin konusuna girmediğini ifade

etmiştir. Başvurucu ayrıca verginin sorumlusunun, matrahının, oranının, beyan

ve ödeme usulünün kanunla düzenlenmesi gerektiği hâlde esaslı nitelikteki bu

hususların 2464 sayılı Kanun'da düzenlenmediğini, bu sebeplerle mülkiyet

hakkına yapılan müdahalenin kanuna dayalı olmadığını, otoprodüktör olarak

enerji üretimini ve dolayısıyla kamusal faydayı caydırıcı bir yönü bulunduğunu,

bu verginin istenmesi gerekli ve zorunlu olmadığı için müdahalenin ölçülü de

olmadığını belirtmiştir.

20. Başvurucu ayrıca söz konusu verginin terkin ve iadesi için

açtığı davalarda derece mahkemeleri tarafından verilen kararlarda temel

iddialarını karşılayan yeterli ve makul bir gerekçe bulunmaması nedeniyle

gerekçeli karar hakkı yönünden, derece mahkemelerinin hukuk kurallarının

yorumunda bariz takdir hatası bulunması nedeniyle de hukuki güvenlik ilkesi

yönünden Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

21. Anayasa'nın

"Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir:

"Herkes, mülkiyet ve miras haklarına

sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla

sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına

aykırı olamaz."

22. Anayasa'nın "Vergi

ödevi" kenar başlıklı 73. maddesinin birinci ve ikinci

fıkraları şöyledir:

"Herkes, kamu giderlerini karşılamak

üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.

Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı,

maliye politikasının sosyal amacıdır."

23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu, mülkiyet hakkının ihlali iddiası

yanında aynı gerekçelerle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini de ileri sürmüştür.Başvurucunun şikâyetinin

özünün vergilendirmenin kanuni dayanağının bulunmadığına yönelik olduğu dikkate

alındığında başvurucunun ihlal iddialarının mülkiyet hakkı kapsamında

incelenmesi uygun görülmüştür.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

24. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan

mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

25. Başvurucunun aynı konu ile ilgili olarak yukarıda belirtilen

şikâyetleri daha önce Anayasa Mahkemesince incelenmiş ve karara bağlanmıştır (İskenderun Demir ve Çelik A.Ş., §§ 44-85).

26. Buna göre Anayasa Mahkemesi söz konusu başvuruda vergi

matrahının ve verginin tahsil yönteminin belirsiz olduğunu tespit etmiş ve

başvurucunun kendisinin ürettiği elektrik ve havagazı tüketim vergisinin esaslı

unsurlarının kanunla belirli ve öngörülebilir bir biçimde düzenlenmemiş olması

nedeniyle mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin Anayasa'nın 13., 35. ve 73.

maddelerinde öngörülen kanunilik ilkesini ihlal ettiği sonucuna varmıştır (İskenderun Demir ve Çelik A.Ş., §§ 71-80).

27. Aynı şikâyeti içeren somut başvuruda da bu ilkelerden

ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmayıp mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin

kanuni dayanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

28. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 35.

maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

29. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."

30. Başvurucu; ihlalin tespiti, maddi tazminat ve yeniden

yargılama taleplerinde bulunmuştur.

31. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hak ve hürriyetin

ihlal edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle devam eden ihlalin durdurulması, ihlale konu kararın veya işlemin

ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep

olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen

diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet

Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, § 55).

32. Başvuruda, mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır.

33. Anayasa Mahkemesi aynı başvurucunun 25/10/2018 tarihinde

karara bağlanan başvurusunda da mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna

varmış ve ihlalin sonuçlarının nasıl giderileceğini de göstermiştir (İskenderun Demir ve Çelik A.Ş., §§ 86-92).

Somut olayda da bu doğrultuda mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan

ihlal kararının bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Zonguldak Vergi

Mahkemesine (E.2014/1195, E.2015/41, E.2015/193, E.2015/384) gönderilmesine

karar verilmesi gerekir.

34. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 1.030 TL harç ve 2.475

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.505 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere

Zonguldak Vergi Mahkemesine (E.2014/1195, E.2015/41, E.2015/193, E.2015/384)

GÖNDERİLMESİNE,

D. 1.030 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

3.505 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

13/6/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL

Raportör

:

M. Emin ŞAHİNER

Başvurucu

:

Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları

T.A.Ş.

Vekili

:

Av. Bekir BAYKARA

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2017/28966, T. 13.06.2019, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2017-28966-basvuru-13-06-2019-958b3e797d9b