Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/3876, 17.11.2014

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2014/3876
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

ÖZEL EROĞLU BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/3876)

Karar Tarihi: 17/11/2014

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, 24/4/1970 tarihinde murisi aleyhine Karadeniz Ereğli

Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ve Karadeniz Ereğli Kadastro Mahkemesinde

devam eden kadastro tespitine itiraz davasının halen devam ettiğini,

yargılamanın makul sürede sonuçlandırılamadığını belirterek, adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 14/3/2014 tarihinde Karadeniz Ereğli 2. Asliye

Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel eksiklik

bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 25/5/2014 tarihinde,

kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 18/7/2014

tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği

görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 13/8/2014

tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda

sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama

dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucunun murisi ve arkadaşları aleyhine, K.Ö., A.U.

ve H.Ö. tarafından 24/4/1970 tarihinde, kendi hisselerinin başvurucunun murisi

ve arkadaşları adına tapuya tescil ettirildiği ileri sürülerek, Ereğli ilçesi

Süleymanlar mahallesi 9 ada 11 parselde kayıtlı taşınmazın hisseleri oranında

kendi adlarına tescil edilmesi istemiyle Karadeniz Ereğli Asliye Hukuk

Mahkemesinde (Kadastro Mahkemesi sıfatıyla) kadastro tespitine itiraz davası

açılmıştır. Bu dava Karadeniz Ereğli Asliye Hukuk Mahkemesinin E.1970/13 sayılı

dosyasına kaydedilmiştir.

8. Karadeniz Ereğli Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/12/1980

tarih ve E.1970/13,K.1980/17 sayılı kararıyla,

Mahkemenin E.1969/2 sayılı dosyası ile E.1970/13 sayılı dosyasının aralarında

taraf ve konu yönünden bağlantı olduğu gerekçesiyle birleştirilmesine ve

yargılamaya E.1969/2 sayılı dosya üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir.

9. Karadeniz Ereğli Asliye Hukuk Mahkemesi, 16/10/1987 tarih

ve E.1969/2, K.1987/17 sayılı kararıyla; kanun değişikliğine binaen kadastro

mahkemesi sıfatıyla bakılan davaların yeni kurulan kadastro mahkemelerinde

görüleceği gerekçesiyle dosyanın Karadeniz Ereğli Kadastro Mahkemesine

gönderilmesine karar vermiştir.

10. Bu karar üzerine dosya, Karadeniz Ereğli Kadastro

Mahkemesinin E.1987/65 sayılı dosyasına kaydedilmiştir.

11. Yargılama devam ederken Karadeniz Ereğli Kadastro

Mahkemesi, 9/12/1987 tarih ve E.1987/65 ve K.1987/125 sayılı kararıyla, 3402

sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun

22/10/1987 gün ve 969 sayılı kararı gereğince 2613 sayılı Kanun'a göre açılmış

ve halen derdest olan davalara aynı mahkemelerde bakılmaya devam olunacağı

gerekçesiyle dosyanın Şehir Kadastro Mahkemesi sıfatıyla Karadeniz Ereğli Asliye

Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

12. Karadeniz Ereğli Asliye Hukuk Mahkemesi, 31/5/1988 tarih

ve E.1988/16 K.1988/183 sayılı kararıyla; söz konusu gönderme kararının atıf

yapılan yasal düzenlemelerin yanlış yorumlanmasına dayanılarak verildiği

gerekçesiyle dosyanın tekrar Karadeniz Ereğli Kadastro Mahkemesine

gönderilmesine karar vermiştir.

13. Yargılama devam ederken görev uyuşmazlığının giderilmesi

amacıyla Yargıtaya başvurulması üzerine Yargıtay 14.

Hukuk Dairesi, 14/12/1988 tarih ve E.1989/8020 K.1989/10548 sayılı kararıyla

Kadastro Mahkemesinin görevli olduğuna karar vermiştir.

14. Karadeniz Ereğli Kadastro Mahkemesi, 22/6/2002 tarih ve

E.1988/66, K.2002/90 sayılı kararıyla davanın reddine karar vermiştir.

15. Bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 16. Hukuk

Dairesi, dosyada birtakım eksiklikler bulunduğu gerekçesiyle ilk olarak

8/11/2004 tarih ve E.2004/9203, K.2004/11885 sayılı ilamıyla, ikinci olarak

20/3/2006 tarih ve E.2006/195, K.2006/1859 sayılı ilamıyla dosyanın İlk Derece

Mahkemesine geri çevrilmesine karar vermiştir.

16. Eksikliklerin tamamlanmasından sonra yapılan temyiz

incelemesinde Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, 31/12/2007 tarih ve E.2007/3391,

K.2007/5517 sayılı ilamıyla; ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar

vermiştir.

17. Bozma üzerine Karadeniz Ereğli Kadastro Mahkemesinin

E.2008/119 sayılı dava dosyasında yargılama halen devam etmektedir.

B. İlgili Hukuk

18. 12/1/2011 tarih ve 6100

sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 30. maddesi ile 21/6/1987 tarih ve 3402

sayılı Kadastro Kanunu’nun 25. maddesinin birinci fıkrası, 28. maddesinin

birinci fıkrası, 29. maddesinin birinci, üçüncü, dördüncü fıkraları, 30.

maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 32. maddesinin birinci fıkrası ve 36.

maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

19. Mahkemenin 17/11/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucunun 14/3/2014 tarih ve 2014/3876 numaralı bireysel başvurusu incelenip

gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

20. Başvurucu, 24/4/1970 tarihinde murisi aleyhine Karadeniz

Ereğli Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ve Karadeniz Ereğli Kadastro

Mahkemesinde devam eden kadastro tespitine itiraz davasının halen devam ettiğini,

yargılamanın makul sürede sonuçlandırılamadığını belirterek, adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

21. Başvuru formu ve eklerinin incelenmesi sonucunda açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

22. Başvurucu, 24/4/1970 tarihinde murisi aleyhine Karadeniz

Ereğli Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ve Karadeniz Ereğli Kadastro

Mahkemesinde devam eden kadastro tespitine itiraz davasının halen devam

ettiğini, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılamadığını belirterek, adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

23. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)

ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil

yargılanma hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36.

maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa

Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok

kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında

yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM

içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara,

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını

oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca

adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle

ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten

Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul

sürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması

gerektiği açıktır (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).

24. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

25. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin

6. maddesi uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul

sürede karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu olayda taşınmaz

mülkiyeti hakkında Kadastro Mahkemesi sıfatıyla davaya bakan Karadeniz Ereğli

Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan kadastro tespitine itiraz davasında, 3402 ve

6100 sayılı Kanun’larda yer alan usul hükümlerine

göre yürütülen somut yargılama faaliyetinin, medeni hak ve yükümlülükleri konu

alan bir yargılama olduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 49).

26. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin makul süre değerlendirmesinde, sürenin başlangıcı kural olarak,

uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı, başka

bir deyişle davanın ikame edildiği tarih olup, somut başvuru açısından bu tarih 24/4/1970 tarihidir.

27. Başvuruya konu dava, başvurucunun miras bırakanından

intikalle takip etmekte olduğu bir uyuşmazlık olup, bu yönüyle makul süre

değerlendirmesi bakımından dikkate alınacak sürenin başlangıç anı, mirasçının

yargılamaya katıldığı an değil, somut olayda muris açısından değerlendirmeye

esas alınan sürenin başlangıç anıdır (B. No: 2013/1115, 5/12/2013, § 51).

28. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını da

kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihidir. Ancak devam eden

yargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasını

içeren başvuruların yargılama faaliyetinin devamı sırasında da yapılabilmesi

olanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas alınacak sürenin bitiş anı

başvurunun karara bağlandığı tarihtir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 52).

29. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde,

24/4/1970 tarihinde Karadeniz Ereğli Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan E.1970/13

sayılı dava dosyasının, Karadeniz Ereğli Kadastro Mahkemesinin E.1969/2 sayılı

dava dosyası ile birleştirildiği ve yargılamanın bu dosya üzerinden devam

ettiği, Kadastro Mahkemesi sıfatıyla davaya bakan Karadeniz Ereğli Asliye Hukuk

Mahkemesince davaların yeni kurulan kadastro mahkemelerinde görüleceği

gerekçesiyle dosyanın Karadeniz Ereğli Kadastro Mahkemesine gönderildiği,

yargılama devam ederken Karadeniz Ereğli Kadastro Mahkemesince 3402 sayılı

Kanun'un geçici 1. maddesi ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 22/10/1987

tarihli kararı gereğince Şehir Kadastro Mahkemesi sıfatıyla davaya bakan

Karadeniz Ereğli Asliye Hukuk Mahkemesine geri gönderildiği, Karadeniz Ereğli

Asliye Hukuk Mahkemesinin de Kadastro Mahkemesinin ilgili Kanun’u yanlış

yorumladığı gerekçesiyle dosyayı tekrar Kadastro Mahkemesine gönderdiği, bu

görev uyuşmazlığını çözmek amacıyla dosyanın Yargıtaya

gönderildiği, Yargıtayın, Kadastro Mahkemesinin

görevli olduğuna karar verdiği, Kadastro Mahkemesindeki yargılama sürecinde

6/6/2002 tarihinde keşif yapılarak bilirkişi raporu tanzim ettirildiği,

yargılamanın 12/6/2011 tarihli celsesinde davanın reddine dair hüküm tesis

edildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesinin kararı temyiz edilmekle,

Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 8/11/2004 ve 20/3/2006 tarihli ilâmları ile eksik

olduğu belirtilen bir kısım belgelerin dosyaya eklenmesi gerektiği belirtilerek

dosyanın iki kez geri gönderildiği, belirtilen hususların ikmalini müteakip

yapılan temyiz incelemesi sonucu kararın bozulduğu, bozma üzerine davanın

Karadeniz Ereğli Kadastro Mahkemesinin E.2008/119 sayılı dosyasına kaydedildiği

belirlenmiştir. Yargılamanın halen Karadeniz Ereğli Kadastro Mahkemesinde devam

ettiği anlaşılmaktadır.

30. İlgili yargılama evrakının incelenmesinden, başvuruya

konu yargılamanın kadastro mahkemesi önünde sürdüğü görülmekle, 3402 sayılı

Kanun’da yer alan özel usul hükümleri ile medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin

uyuşmazlıkları konu alan yargılama faaliyetleri için geçerli genel usuli hükümler içeren 6100 sayılı Kanun’a tabi bir

yargılama faaliyetinin söz konusu olduğu ve 3402 sayılı Kanun’da yer alan özel

usul hükümleri ile 6100 sayılı Kanun’un 30. maddesinin, uyuşmazlıkların makul

sürede çözümlenmesi gerekliliğini ortaya koyduğu anlaşılmaktadır (§ 18).

31. Kadastro mahkemesi nezdindeki yargılamaların makul sürede

tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve

Anayasa Mahkemesi tarafından, özellikle 3402 sayılı Kanun’da yer alan ve

yargılamada sürati temin etmeye hizmet eden özel usul hükümlerinin nazara

alınmadığı göz önünde bulundurularak makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği yönünde kararlar verilmiştir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 54-64; B.

No: 2012/12, 17/9/2013, §§ 53-62; B. No: 2013/1115, 5/12/2013, §§ 60-67;

2012/673, 19/12/2013, §§ 37-43).

32. Başvuruya konu davanın taraf sayısı ve mahiyeti nedeniyle

icrası gereken usul işlemlerinin niteliği başvuruya konu yargılamanın karmaşık

olduğunu ortaya koymakla birlikte, davaya bütün olarak bakıldığında, 3402

sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine tabi bir yargılama sürecine ilişkin

somut başvuru açısından farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir yön

bulunmadığı ve yaklaşık kırk beş yıldır devam eden yargılama sürecinde makul

olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

33. Açıklanan nedenlerle, başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

34. Başvurucu, manevi tazminata hükmedilmesini talep

etmiştir.

35. 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa,

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere

dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel

mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla

yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

36. Başvurucunun tarafı olduğu uyuşmazlığa ilişkin yaklaşık

kırk beş yıldır devam eden yargılama süresi nazara alındığında, yargılama

faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan

manevi zararları karşılığında başvurucuya net 23.700,00 TL manevi tazminat

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

37. Başvurucu tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler uyarınca

tespit edilen 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

38. Başvuruya konu yargılamanın yaklaşık kırk beş yıldır

devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma hakkını ihlal ettiği

gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan bir yargılama

dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü zararın devam

etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısa sürede

sonuçlandırılmasını teminen, kararın bir örneğinin

ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1.

Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2.

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucuya net 23.700,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE,

başvurucunun tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

C. Başvurucu tarafından yapılan 206,10 TL harçtan oluşan yargılama

giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

D. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

E. Kararın bir örneğinin Karadeniz Ereğli Kadastro Mahkemesine

gönderilmesine,

17/11/2014

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör Yrd.

:

Yusuf Enes KAYA

Başvurucu

:

Özel EROĞLU

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/3876, T. 17.11.2014, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2014-3876-basvuru-17-11-2014-fd406b377fd5