Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2013/1281, 16.05.2013

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2013/1281
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

GÜNAY OZAL VE DİĞERLERİ

BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2013/1281)

Karar Tarihi: 16/5/2013

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucular, hakaret suçunu

işledikleri iddiası ile yargılandıkları Halfeti Sulh Ceza Mahkemesinin hukukun

uygulanmasında ve delillerin takdirinde hata yaparak mahkûmiyetlerine karar

verdiğini ileri sürmüşlerdir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvurular, 17/1/2013 tarihinde Halfeti Sulh Ceza Mahkemesi vasıtasıyla

yapılmıştır. Dilekçeler ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi

neticesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve Komisyona sunulmasına engel

bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci

Komisyonunca, 25/3/2013 tarihinde başvuruların karara

bağlanması için Bölüm tarafından ilke kararı alınması gerekli görüldüğünden,

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 33. maddesinin (3)

numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından

yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru dilekçelerindeki

ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. Halfeti Cumhuriyet

Başsavcılığının 22/4/2011 tarih ve E.2011/52 sayılı

iddianamesi ile başvurucular hakkında hakaret suçunu işledikleri iddiası ile

Halfeti Sulh Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır.

6. Yargılama sonucunda Halfeti

Sulh Ceza Mahkemesince,“… katılanın

hazırlıktaki ve duruşmadaki tutarlı ve ısrarlı beyanları, katılan beyanını

doğrular nitelikteki tanıklar … beyanları ile tüm

dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde … hakaret suçunu işlediklerinin sabit olduğu …”

gerekçeleri ile başvurucuların adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar

verilmiştir.

7. Mahkeme kararı, hükmedilen

cezanın miktar ve niteliği gereği temyiz yolu kapalı olduğundan, verildiği

tarih olan 10/12/2012 tarihinde kesinleşmiş ve bu

şekilde başvuru yolları tüketilmiştir. Bu karar, başvuruculara 2/1/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

B. İlgili

Hukuk

8. 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk

Ceza Kanunu’nun “Hakaret” kenar

başlıklı 125. maddesi şöyledir:

“(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide

edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle

bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar

hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin

cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi

gerekir.

…

(4) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri

oranında artırılır.

...”

9. 23/3/2005 tarih ve 5320 sayılı Ceza

Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 2.

maddesi şöyledir:

“Bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis

cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet

hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

10. Mahkemenin 16/5/2013 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucuların

17/1/2013 tarih ve 2013/1281 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği

düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

11. Başvurucular, sabıkalarının

olmamasına rağmen haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı

verilmediğini ve esas itibariyle haklarında beraat kararı verilmesinin

gerektiğini, aralarında önceden husumet bulunan katılanın kendilerine iftirada

bulunduğunu ve bunun için “yalancı şahit”ler

bulduğunu, Mahkemenin bu durumu anlamadığını belirterek kararın bozulması

talebinde bulunmuşlardır.

B. Değerlendirme

12. Anayasa’nın 148. maddesinin

üçüncü ve dördüncü fıkraları şöyledir:

“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve

özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin

kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine

başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş

olması şarttır.

Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken

hususlarda inceleme yapılamaz”

13. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları

ve incelenmesi” kenar başlıklı 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Mahkeme, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel

hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan ve

başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktan

yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

14. 6216 sayılı Kanun’un “Esas

hakkındaki inceleme” kenar başlıklı 49. maddesinin (6) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Bölümlerin, bir mahkeme kararına karşı yapılan bireysel

başvurulara ilişkin incelemeleri, bir temel hakkın ihlal edilip edilmediği ve

bu ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi ile sınırlıdır.

Bölümlerce kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”

15. Anılan Anayasa ve Kanun

hükümleri ile kanun yolunda gözetilmesi gereken hususların bireysel başvuruda

incelenemeyeceği ve bu çerçevede Mahkemece açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemezliğine karar verilebileceği hükme bağlanmaktadır.

16. Bir anayasal hakkın ihlali

iddiası içermeyen, yalnızca derece mahkemelerinin kararlarının yeniden

incelenmesi talep edilen başvuruların açıkça dayanaktan yoksun ve Anayasa ve

Kanun tarafından Mahkemenin yetkisi kapsamı dışında bırakılan hususlara ilişkin

olduğu açıktır (B. No: 2012/1027, § 25, 12/2/2013).

17. Bu kapsamda, bireysel

başvuruya konu davadaki olayların kanıtlanması, hukuk kurallarının yorumlanması

ve uygulanması, yargılama sırasında delillerin kabul edilebilirliği ve

değerlendirilmesi, hâkimin takdir yetkisini kullanması, bireysel başvuru

incelemesinde değerlendirmeye tabi tutulamaz. Anayasa’da yer alan hak ve

özgürlükler ihlal edilmediği sürece ya da açıkça keyfilik içermedikçe derece

mahkemelerinin kararlarındaki maddi ve hukuki hatalar bireysel başvuru

incelemesinde ele alınamaz. Bu çerçevede, derece mahkemelerinin delilleri

takdirinde açıkça keyfilik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesinin bu takdire

müdahalesi söz konusu olamaz (B. No: 2012/1027, § 26, 12/2/2013).

18. Başvurucular, herhangi bir

anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmeksizin, derece mahkemesince

delillerin takdirinde hataya düşüldüğünü ve daha önce suç işlememiş olmalarına

rağmen haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediğini

iddia etmişlerdir. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurulara ilişkin incelemesi

başvuru kapsamıyla sınırlı olduğundan, başvurucular tarafından ileri sürülmeyen

herhangi bir hak ihlalinin resen incelenmesi mümkün değildir.

19. Başvurucuların iddialarının,

derece mahkemesince delillerin değerlendirilmesinde ve yorumlanmasında isabet

olup olmadığına, dolayısıyla yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu ve başvurunun

bu haliyle temyiz incelemesi talebi niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

20. Açıklanan nedenlerle,

başvurucuların iddialarının kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin

olduğu ve derece mahkemesi kararının açıkça keyfilik de içermediği

anlaşıldığından, başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin

“açıkça dayanaktan yoksun olması”

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Başvurunun,

“açıkça dayanaktan yoksun olması”

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

bırakılmasına, 16/5/2013 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep KÖMÜRCÜ

Engin YILDIRIM

Raportör

:

Recep ÜNAL

Başvurucular

:

Günay OZAL

Ahmet Hakan OZAL

Ayşe OZAL

Vekili

:

Av. Hacı Verdi KANKILIÇ

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2013/1281, T. 16.05.2013, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2013-1281-basvuru-16-05-2013-e96378be8af4