Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2012/620, 12.02.2013

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2012/620
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

ABDURRAHMAN AKYÜZ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2012/620)

Karar Tarihi: 12/2/2013

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, Spor Genel Müdürlüğü Merkez Ceza Kurulunca

kendisine verilen disiplin cezasına karşı Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu'na

itiraz başvurusunda bulunduğunu ancak sonuç alamadığını belirterek, Anayasa’nın

36. maddesi ile tanımlanan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 14/11/2012 tarihinde

Anayasa Mahkemesine şahsen yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı

tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 25/12/2012

tarihinde başvurunun çözümünün ilke kararını gerektirmesi nedeniyle Anayasa

Mahkemesi İçtüzüğü’nün 33. maddesinin (3) numaralı

fıkrası uyarınca kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından

yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. Türkiye Wushu Federasyonu

Başkanı olan başvurucu, 11/8/2011 ila 17/8/2011

tarihleri arasında Çin’de düzenlenen bir organizasyona Federasyon Başkanı

sıfatıyla katılmıştır. Başvurucu’nun başkanlığındaki

heyette bir tercüman da görev almıştır.

6. Tercüman, gezi sırasında görevden ayrılmış, 17/8/2011 tarihinde diğer heyet üyeleri ile birlikte

Türkiye’ye dönüş yapmamıştır.

7. Başvurucu hakkında Gençlik ve Spor Bakanlığının 21/5/2012 tarih ve 843 sayılı Oluru ile soruşturma

açılmıştır. Soruşturma sonucunda Spor Genel Müdürlüğü Merkez Ceza Kurulunun 28/9/2012 tarih ve E.2012/4, K.2012/7 sayılı kararıyla,

başvurucuya; tercümanı görevli olarak Çin’e götürdüğü, heyet 17/8/2011

tarihinde Türkiye’ye döndüğü halde tercümanın dönüş biletinin isteği dışında

iptal edilmesi nedeniyle 28/8/2011 tarihinde döndüğü ve bu suretle görev suçu

işlediği gerekçesiyle Amatör Spor Dalları Ceza Yönetmeliği’nin 51. maddesi

uyarınca “üç ay hak mahrumiyeti” cezası verilmiştir.

8. Başvurucunun itirazı üzerine kararı inceleyen Spor Genel

Müdürlüğü Tahkim Kurulu, 18/10/2012 tarih ve

E.2012/140, K.2012/188 sayılı kararında, isnat edilen eylemin sübut bulduğuna

ilişkin Merkez Ceza Kurulu’nun kararında isabetsizlik görülmediğini, ancak

eylemin anılan Yönetmeliğin 51. maddesi yerine 33. maddesi kapsamında

değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, başvurucuya Yönetmeliğin 33. maddesi

uyarınca “üç ay hak mahrumiyeti” cezası vermiştir.

9. Başvurucunun karar düzeltme talebi de koşulları

oluşmadığı gerekçesiyle 22/10/2012 tarih ve

E.2012/140, K.2012/195 sayılı karar ile reddedilmiştir.

B. İlgili Hukuk

10. 21/5/1986 tarih ve 3289 sayılı Gençlik ve

Spor Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un ek 9. maddesinin

dokuzuncu fıkrası şöyledir:

“Tahkim Kurulu, …

Federasyon başkanı ile yönetim, disiplin ve denetim kurulu üyelerinin, spor

ahlakına ve disiplinine aykırı davranışlarının tespiti halinde Bakan tarafından

Genel Müdürlük Merkez Ceza Kuruluna sevk edilmeleri sonucunda, Merkez Ceza

Kurulunca verilecek kararlara karşı, ilgililerin itirazı üzerine karar verir.”

11. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Amatör Spor Dalları Ceza

Yönetmeliği’nin “Centilmenliğe Aykırı

Hareketler” kenar başlıklı 33. maddesi şöyledir:

“Onur kırıcı ve spor ahlakına ve centilmenliğe

aykırı harekette bulunan yarışmalarda kural dışı hareket eden kişiler, bu

hususlarda aynı ceza hükmü bulunmadığı taktirde yirmi

günden bir yıla kadar yarışmalardan men veya bir aydan bir yıla kadar, hak

mahrumiyeti cezası ile cezalandırılır.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

12. Mahkemenin 12/2/2013 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 14/11/2012 tarih ve 2012/620 numaralı

bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

13. Başvurucu, Spor Genel Müdürlüğü

Merkez Ceza Kurulunca kendisine verilen "üç ay hak mahrumiyeti"

cezasına karşı Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu'na başvuruda bulunduğunu

ancak sonuç alamadığını, Tahkim Kurulunun bağımsız ve tarafsız olmadığını,

kendisine yöneltilen suçlamanın niteliğinden haberdar olmadığını, göstermiş

olduğu tanıklarının beyanlarının dikkate alınmadığını, tahkim kurulu kararına

karşı itiraz yolunun bulunmadığını belirterek Anayasa’nın 36. maddesinde

tanımlanan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

14. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

“Herkes, Anayasada güvence

altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla

Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır.”

15. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı 45.

maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:

“(3) Yasama işlemleri ile düzenleyici idari

işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamayacağı gibi Anayasa

Mahkemesi kararları ile Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler de

bireysel başvurunun konusu olamaz.”

16. Anayasa’nın “Hak arama

hürriyeti” kenar başlıklı 36.

maddesi şöyledir:

“Herkes, meşrû

vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya

davalı olarak iddia ve savunma (Değişik ibare: 3.10.2001-4709/14 md.) ile adil yargılanma hakkına sahiptir.

Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki

davaya bakmaktan kaçınamaz.”

17. Anayasa’nın “Sporun

geliştirilmesi ve tahkim” kenar başlıklı 59. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

“Spor federasyonlarının spor

faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak

zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir. Tahkim kurulu kararları kesin olup bu

kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz.”

18. Anayasa’nın hak arama özgürlüğüne ilişkin 36. maddesiyle

güvence altına alınan dava yoluyla hak arama özgürlüğü, bir temel hak niteliği

taşımasının ötesinde, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde

yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden

birini oluşturmaktadır. Kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara karşı

kendisini savunabilmesinin ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme

karşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesinin, zararını giderebilmesinin en

etkili ve güvenceli yolu, yargı mercileri önünde dava hakkını

kullanabilmesidir. Kişilere yargı mercileri önünde dava hakkı tanınması adil

yargılamanın ön koşulunu oluşturur. Öte yandan, Anayasa’nın 125. maddesinde

belirtilen idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olması

ilkesine göre, idari işlemlere karşı yargı yolu, Anayasa’da belirtilen kimi

ayrık durumlar dışında yasalarla sınırlandırılamaz (Anayasa Mahkemesinin 2/6/2011 tarihli ve E.2008/88, K.2011/85 sayılı kararı).

19. Anayasa koyucu, 17/3/2011

tarihli ve 6214 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılması

Hakkında Kanun’la Anayasa’nın 59. maddesinde değişikliğe giderek spor

federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin

kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabileceğini, tahkim

kurulu kararlarının kesin olduğunu ve bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine

başvurulamayacağını hüküm altına almıştır.

20. 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (3) numaralı

fıkrasında Anayasa’nın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemlerin bireysel

başvurunun konusu olamayacağı hükme bağlanmıştır. Anayasa’nın 59. maddesinde

spor tahkim kurulu kararlarının kesin olduğu ve hiçbir yargı merciine

başvurulamayacağı hükmüne yer verilmiştir.

21. Başvuru, Tahkim Kurulu tarafından

verilen disiplin cezasına ilişkindir. 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (3)

numaralı fıkrası uyarınca bu konuda bireysel başvuruda bulunulamaz.

22. Açıklanan nedenlerle, Anayasa ile

yargı yolu kapatılan Tahkim Kurulu’nun verdiği disiplin cezasına yönelik

başvurunun, diğer kabul edilebilirlik

şartları yönünden incelenmeksizin “konu

bakımından yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Başvurunun, “konu bakımından

yetkisizlik” nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

bırakılmasına, 12/2/2013

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Engin YILDIRIM

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

Raportör

:

Cüneyt DURMAZ

Başvurucu

:

Abdurrahman AKYÜZ

Vekili

:

Av. Altan BALANTEKİN

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2012/620, T. 12.02.2013, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2012-620-basvuru-12-02-2013-49cd2d46c4d8