Anayasa Mahkemesi · Genel Kurul

Anayasa Mahkemesi Genel Kurul, B. No: 2013/3228, 10.12.2015

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Genel Kurul
Esas No
2013/3228
Karar Tarihi

GİZLİLİK TALEBİ KABUL

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

GENEL KURUL

KARAR

A.Z. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2013/3228)

Karar Tarihi: 10/12/2015

R.G. Tarih ve Sayı: 14/1/2016-29593

GENEL KURUL

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, Sayıştay 6. Dairesince verilerek Sayıştay Temyiz

Kurulu tarafından tasdik edilen tazmin hükmü nedeniyle Anayasa'nın 35.

maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 15/5/2013 tarihinde doğrudan Anayasa Mahkemesine

yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi

neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 28/11/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 16/4/2015 tarihinde başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına, başvuru belgelerinin

bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmesine karar

verilmiştir

5. Bakanlığın 10/6/2015 tarihli görüş yazısı 19/6/2015 tarihinde

başvurucunun başvuru formunda bildirdiği adreste tebliğ edilmek istenmiş ancak

başvurucunun taşınmış olduğu anlaşılmıştır. Bunun üzerine 6/7/2015 tarihinde

başvurucunun MERNİS sistemine kayıtlı tebligat adresinin bulunduğu mahalle

muhtarlığına tebligat yapılmış ancak başvurucu, Bakanlık cevabına karşı

beyanını yasal süresi içinde ibraz etmemiştir.

6. Birinci Bölümün 18/11/2015 tarihinde yaptığı toplantıda

başvurunun, niteliği itibarıyla Genel Kurul tarafından karara bağlanması

gerekli görüldüğünden Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

28. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca Genel Kurula sevkine karar

verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve ekleri ile dava dosyasında yer aldığı

şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. İl Özel İdaresi 2007 yılı hesabının yargılaması sırasında,

başvurucuya 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun ek 13.

maddesine göre ödeme yapılması nedeniyle oluşan 17.239 TL kamu zararının,

Sayıştay 6. Dairesinin 2/8/2010 tarihli ve 2007-1125 sayılı ilamının 5. maddesi

uyarınca; Maliye Bakanlığı personeline verilen ek ödemenin başvurucuya

yapılması nedeniyle de oluşan 7.406,20 TL kamu zararının aynı Dairenin 8/9/2011

tarihli ve 2008-1381 sayılı ilamı gereğince kamu zararından sorumlu bulunan

gerçekleştirme görevlisi F.K. ve harcama yetkilisi H.D.den

tazmin edilmesine karar verilmiştir.

9. 2007-1125 sayılı ilamın 5. maddesi, sorumlulardan H.D. tarafından

temyiz edilmiş ve Sayıştay 6. Dairesinin 2/8/2010 tarihli kararı, Sayıştay

Temyiz Kurulunun 13/12/2011 tarihli ve 34055 sayılı kararı ile tasdik

edilmiştir.

10. Başvurucu, Temyiz Kurulunun kararına karşı karar düzeltme

yoluna başvurmuş ancak başvurusu, Kurulun 25/9/2012 tarihli ve 35486 sayılı

ilamı ile reddedilmiştir.

11. Başvurucu, ret kararını 17/4/2013 tarihinde öğrendiğini

beyan etmiştir.

12. Başvurucu 15/5/2013 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

13. 3/12/2010 tarihli ve 6085

sayılı Sayıştay Kanunu'nun geçici 3. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"Bu Kanunun yürürlüğe

girdiği tarihten önce başlanmış seçim, denetim ve hükme bağlama işlemleri 832

sayılı Kanun hükümlerine göre sonuçlandırılır."

14. 21/2/1967 tarihli ve 832

sayılı mülga Sayıştay Kanunu'nun 1. maddesi şöyledir:

“Sayıştay, genel ve katma bütçeli dairelerin

gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek

ve sorumluların hesap ve işlemlerini yargılama [yoluyla] kesin hükme bağlamak

ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla

görevlidir.”

15. 832 sayılı mülga Kanun'un

7/3/1985 tarihli ve 3162 sayılı Kanun’la değişik 61. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

“Hesap ve işlemlerin yukarıdaki maddelere göre

yargılanması sonunda beraat veya tazmin hükmü verilir. Bu hükümler dışında

gerekli görülen hususların ilgili mercilere bildirilmesi kararlaştırılabilir.”

16. 10/12/2003 tarihli ve 5018

sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu'nun 32. maddesi şöyledir:

“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama

yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında

hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir

ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin

bilgiler yer alır.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının

bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata

uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve

bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”

17. 5018 sayılı Kanun'un 33.

maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları şöyledir:

“Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı

üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin

işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin

hazırlanması görevlerini yürütürler.

…

Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun

çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.”

18. 5018 sayılı Kanun'un 61.

maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

“…

Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme

emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;

a) Yetkililerin imzasını,

b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan

belgelerin tamam olmasını,

c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,

d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,

Kontrol etmekle yükümlüdür.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 10/12/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucunun 15/5/2013 tarihli ve 2013/3228 numaralı bireysel başvurusu

incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

20. Başvurucu; İl Özel İdaresi Genel Sekreteri olarak kendisine

ek ödeme yapıldığını, Sayıştay denetiminde sırasında hukuka aykırı bu

ödemelerle kamu zararına sebep olunduğu gerekçesiyle durumun rapora alındığını,

Sayıştay 6. Dairesince verilen kararın Sayıştay Temyiz Kurulu tarafından tasdik

edilmesiyle de zararın tazminine hükmedildiğini, kendisinin bu durumda ek

ödemeleri geri vermek zorunda kalacağını ve mal varlığında azalma olacağını, bu

nedenle Anayasa'nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkının ihlal

edildiğini ileri sürerek söz konusu hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme

21. Başvurucu, kendisine yapılan ödemelerin hukuka aykırı olduğu

gerekçesiyle Sayıştay yargılaması sonucu tazmin hükmü verilmesi nedeniyle

mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmektedir. İlgili başvuru evrakı

incelendiğinde başvurucunun Sayıştay yargılamasında hakkında hüküm verilen

sorumlulardan olmadığı, kendisine fazla ödeme yapılan ahiz olduğu görüldüğünden

başvuru, başvurucunun mağdur statüsü bulunup bulunmadığı yönünden

incelenecektir.

22. 30/3/2011 tarihli ve 6216

sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un

"Bireysel başvuru hakkı"

kenar başlıklı 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Herkes, Anayasada güvence altına alınmış

temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek

Türkiye'nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü

tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir."

23. 6216 sayılı Kanun'un "Bireysel başvuru hakkına sahip olanlar"

kenar başlıklı 46. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Bireysel başvuru ancak ihlale yol açtığı

ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı

doğrudan etkilenenler tarafından yapılabilir."

24. Anayasa'nın 148. maddesinin

üçüncü ve 6216 sayılı Kanun'un 45. maddesinin (1) numaralı fıkraları uyarınca

Anayasa'da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve buna ek Türkiye'nin taraf olduğu protokoller

kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiğini düşünen

medeni haklara sahip gerçek ve özel hukuk tüzel kişilere, Anayasa Mahkemesine bireysel

başvuru açısından dava ehliyeti tanınmıştır. 6216 sayılı Kanun'un 46.

maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise bireysel başvurunun ancak ihlale yol

açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir

hakkı doğrudan etkilenenler tarafından yapılabileceği düzenlenmiştir.

25. 6216 sayılı Kanun'un "Bireysel başvuru hakkına sahip olanlar"

başlıklı 46. maddesinde kimlerin bireysel başvuru yapabileceği sayılmış olup anılan

maddenin (1) numaralı fıkrasına göre bir kişinin Anayasa Mahkemesine bireysel

başvuruda bulunabilmesi için üç temel ön koşulun birlikte bulunması

gerekmektedir. Bu ön koşullar; başvuruya konu edilen ve ihlale yol açtığı ileri

sürülen kamu gücü eylem veya işleminden ya da ihmalinden dolayı başvurucunun

"güncel bir hakkının ihlal edilmesi", bu ihlalden kişinin

"kişisel olarak" ve "doğrudan" etkilenmiş olması ve

bunların sonucunda başvurucunun kendisinin "mağdur" olduğunu ileri

sürmesidir (Onur Doğanay, B. No:

2013/1977, 9/1/2014, § 42).

26. Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'nin 34. maddesinde yer alan "mağdur" kelimesi ile ihtilaf konusu

eylem ya da ihmalden doğrudan etkilenen kişinin kastedildiğini belirtmiştir (Brumarescu/Romanya [BD], B. No: 28342/95,

28/10/1999, § 50). Dolayısıyla Sözleşme bireylerin, doğrudan etkilenmedikleri

hâlde ulusal hukukun sırf Sözleşme’ye aykırı

olabilecek herhangi bir hükmünü başvuru konusu yapmasına izin vermemektedir (Burden/Birleşik Krallık [BD], B. No: 13378/05,

29/4/2008, § 33).

27. AİHM, mağdur kavramını özerk

bir biçimde yerel kavramlara bağlı kalmaksızın yorumlamakta (Sanles Sanles/İspanya [k.k.], B. No: 48335/99, 26/10/2000), bununla birlikte

başvurucunun yerel davalara taraf olup olmadığını dikkate alarak değerlendirme

yapmaktadır (Micallef/Malta [BD], B. No: 17056/06, 15/10/2009,

§ 48).

28. Başvuruya konu Sayıştay

denetim ve karar süreçleri, 6085 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten

önce başladığından anılan Kanun'un geçici 3. maddesinin (2) numaralı fıkrası

gereği 832 sayılı mülga Kanun'a ve 5018 sayılı Kanun’a göre

sonuçlandırılmıştır.

29. Anayasa’nın 160. maddesi

şöyledir:

“(Değişik: 29.10.2005-5428/2 md.) Sayıştay, merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki kamu

idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile

mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap

ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme

ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir. Sayıştayın

kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar

düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idarî yargı

yoluna başvurulamaz.

Vergi, benzeri malî yükümlülükler ve ödevler

hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay

kararları esas alınır.

(Ek fıkra: 29.10.2005-5428/2 md.)Mahallî

idarelerin hesap ve işlemlerinin denetimi ve kesin hükme bağlanması Sayıştay

tarafından yapılır.

Sayıştayın kuruluşu, işleyişi, denetim usulleri, mensuplarının nitelikleri,

atanmaları, ödev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri ve diğer özlük işleri,

Başkan ve üyelerinin teminatı kanunla düzenlenir.”

30. Anayasa’nın 160. maddesinde Sayıştayın, yapılan denetimler sonucunda sorumluların hesap

ve işlemlerini kesin hükme bağlamak; 832 sayılı mülga Kanun’un 1. maddesinde

ise sorumluların hesap ve işlemlerini yargılama yoluyla kesin hükme bağlamak

ile görevli olduğu belirtilmiştir. 5018 sayılı Kanun ise kamu zararından

sorumlu olanları harcama yetkilisi, gerçekleştirme görevlisi ve muhasebe

yetkilisi olarak saymış; bu görevlerin kimler tarafından yerine getirileceğini,

bu konudaki yetki devirlerini ve sorumluluk alanlarını belirlemiştir.

31. Sayıştay yargılamasında kamu

zararının oluşmasına neden olan fazla ödemeyi alan veya lehine fazla ödeme

yapılan kişi “ahiz” olarak

isimlendirilmektedir. Bir ödemenin yapılmasından sorumlu olan kişi aynı zamanda

ahiz olabilmekle beraber somut başvuruya konu olayda böyle bir durum söz konusu

değildir. Sayıştay yargılamasında davanın tarafları, hakkında hüküm bulunan

sorumlular ile Sayıştay Savcılığı olup sorumlular hakkında hüküm verilmektedir.

Ahizler davanın tarafı olmadıklarından temyiz hakları da bulunmamaktadır.

Ahizler kendilerine yapılan fazla ödemelerin tahsili amacıyla yapılan takip

işlemlerine veya kesintilere karşı idari yargıda dava açabilmektedirler.

32. Somut başvuruya konu olayda

ilgili Kanun hükümlerine aykırı bir biçimde başvurucu lehine fazla ödeme

yapılması nedeniyle sorumlular hakkında verilen tazmin hükmüne konu Sayıştay

6. Dairesinin 2/8/2010 ve 8/9/2011 tarihli ilamları, başvurucu hakkında hüküm

içermemektedir. Nitekim başvuruya konu 2/8/2010 tarihli ve 2007-1125 sayılı

ilam, sorumlulardan H.D. tarafından temyiz edilmiş ancak temyiz talebi Temyiz

Kurulunun 13/12/2011 tarihli ve 34055 sayılı kararı ile reddedilerek ilgili

ilam tasdik edilmiştir.

33. Başvuru konusu olayda,

Sayıştay yargılamasında davanın tarafı olmadığından ve kendisi hakkında hüküm

kurulmadığından başvurucunun güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan bu

yargılamanın sonucundan etkilenmemiştir. Bir başka ifadeyle başvurucu somut

davada verilen hükümlerin doğrudan mağduru değildir. Bu işlemden dolaylı olarak

etkilenmek başvurucuya mağdur statüsü kazandırmaz. Bu durumda söz konusu

işlemin başvurucunun haklarına bir müdahale oluşturduğu söylenemez. İşlemin

doğrudan mağduru olmayan başvurucunun bu işlem aleyhine bireysel başvuru yapma

hakkı bulunmamaktadır (Atilla İnan,

B. No: 2012/615, 21/11/2013, § 34).

34. Açıklanan nedenlerle

başvurucunun mağdur sıfatı taşımadığı anlaşıldığından başvurunun diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin kişi yönünden yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurucunun kamuya açık belgelerde kimliğinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

B. Başvurunun KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. Yargılama giderinin başvurucu üzerine bırakılmasına

10/12/2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Zühtü ARSLAN

Başkanvekilleri

:

Burhan ÜSTÜN

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Serruh KALELİ

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep KÖMÜRCÜ

Alparslan ALTAN

Celal Mümtaz AKINCI

Erdal TERCAN

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Hasan Tahsin GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Selami ER

Başvurucu

:

A. Z.

Atıf: Anayasa Mahkemesi Genel Kurul, B. No: 2013/3228, T. 10.12.2015, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-genel-kurul-2013-3228-basvuru-10-12-2015-809ea230fefe