Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2019/25486, 18.11.2020

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2019/25486
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

ŞENİZ ÇEVİK BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2019/25486)

Karar Tarihi: 18/11/2020

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, hukuk davasında delillerin

değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının uygulanmasında hata yapılarak adil

olmayan karar verilmesi ve uzun yargılama nedeniyle adil yargılanma hakkının;

hizmet tespiti talebinin reddine karar verilmesi nedeniyle çalışma ve sosyal

güvenlik haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 23/7/2019 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucunun 1995-2007 yılları arasında ücretli

öğretmen olarak çalıştığının tespitine karar verilmesi istemiyle 30/12/2013

tarihinde açtığı dava, İskenderun 2. İş Mahkemesinin (Mahkeme) 21/5/2015

tarihli kararıyla reddedilmiştir. Söz konusu karar Yargıtay 21. Hukuk

Dairesinin (Daire) 18/10/2016 tarihli kararı ile bozulmuştur.

9. Mahkemece bozmaya uyulmuş ve yapılan inceleme

neticesinde 5/4/2018 tarihinde tekrar davanın reddine karar verilmiştir. Karar,

Dairenin 20/5/2019 tarihli kararı ile onanmıştır.

10. Başvurucu, delillerin değerlendirilmesi ve hukuk

kurallarının uygulanmasında hata yapılarak adil olmayan bir karar verilmesi ve

yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiasıyla süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

11. Mahkemenin 18/11/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Çalışma ve

Sosyal Güvenlik Haklarının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

12. Başvurucu, dilediği alanda çalışma hürriyetine sahip

olduğunu, devlet ve kişilerin bu hürriyete uygun hareket etmek durumunda

bulunduğunu, ancak hakkında tesis edilen işlemlerle bu hakkın elinden

alındığını belirtilerek çalışma ve sözleşme hürriyeti ile sosyal güvenlik

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

13. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucunun iddiaları çalışma ve sosyal güvenlik hakları kapsamında

incelenmiştir.

14. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile

30/2/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama

Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre bireysel

başvurunun incelenebilmesi için kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia

edilen hakkın Anayasa’da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Avrupa

İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve Türkiye’nin taraf olduğu Sözleşme'ye ek

protokoller kapsamına da girmesi gerekir. Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma

alanı dışında kalan hak ihlali iddiasını içeren başvurular bireysel başvurunun

kapsamında değildir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).

15. Çalışma ve sosyal güvenlik hakları, Anayasa’nın 49.

ve 60. maddelerinde güvence altına alınmış olmakla birlikte Sözleşme ve buna ek

Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamında bulunmamaktadır (Mehmet Hadi

Tunç, B. No: 2013/1958, 7/7/2015, § 28).

16. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da

diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin konu bakımından

yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

17. Başvurucu, uzun süren yargılama nedeniyle makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

a. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

18. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas

Yönünden

19. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak

davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılaması

devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas

alınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50-52).

20. İş mahkemeleri nezdinde görülen davalarda yargılama

süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve

kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki

tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin

niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Nesrin Kılıç, B. No: 2013/772,

7/11/2013, § 58).

21. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer

başvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında 5 yıl 4 aylık yargılama

süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

22. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

C. Diğer İhlal

İddiaları

23. Başvurucu, delillerin değerlendirilmesi ve hukuk

kurallarının uygulanmasında hata yapılarak adil olmayan bir karar verilmesi

nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Başvurucunun belirtilen şikâyetleri yönünden açık bir ihlalin bulunmadığı

değerlendirildiğinden başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.

D. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

24. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda,

başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal

kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

25. Başvurucu, ihlalin tespitine ve yeniden yargılama

yapılmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

26. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği sonucuna varılmıştır.

27. Başvurucu, manevi tazminat talebinde bulunmadığından

tazminata hükmedilmesine gerek görülmemiştir.

28. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 364,60 TL harç ve

3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.364,60 TL yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Çalışma ve sosyal güvenlik haklarının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

3. Diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul

sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. 364,60 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 3.364,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

D. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

E. Kararın bir örneğinin bilgi için İskenderun 2. İş

Mahkemesine (E.2016/475, K.2018/119) GÖNDERİLMESİNE,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 18/11/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

Selçuk KILIÇ

Başvurucu

:

Şeniz ÇEVİK

Vekili

:

Av. Mehmet TÜMKAYA

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2019/25486, T. 18.11.2020, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2019-25486-basvuru-18-11-2020-f76d781e4a1d