Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2019/29551, 18.11.2020

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2019/29551
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

MELEK ÇOBANLI BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2019/29551)

Karar Tarihi: 18/11/2020

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, hukuk davasında delillerin değerlendirilmesi

ve hukuk kurallarının uygulanmasında hata yapılarak adil olmayan karar

verilmesi ve uzun yargılama nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 29/8/2019 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucunun 6/4/2010 tarihinde vefat eden sigortalı

eşi H.Ç.den dolayı tarafına ölüm aylığı bağlanması istemiyle 30/7/2013

tarihinde açtığı dava, Ankara 8. İş Mahkemesinin (Mahkeme) 27/3/2014 tarihli

kararıyla kabul edilmiştir. Söz konusu karar, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin

(Daire) 28/5/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.

9. Mahkemece bozmaya uyulmayarak 8/12/2015 tarihinde

davanın kabulüne yönelik direnme kararı verilmiştir. Karar, Yargıtay Hukuk

Genel Kurulunun 13/12/2017 tarihli kararı ile bozulmuştur.

10. Mahkeme tarafından bozmaya uyularak 15/5/2018

tarihinde davanın reddine karar verilmiş; bu karar, Dairenin 14/1/2019 tarihli

kararı ile onanmıştır.

11. Başvurucu, delillerin değerlendirilmesi ve hukuk

kurallarının uygulanmasında hata yapılarak adil olmayan bir karar verilmesi ve

yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiasıyla süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

12. Mahkemenin 18/11/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

13. Başvurucu, uzun süren yargılama nedeniyle makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

a. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

14. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas

Yönünden

15. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak

davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılaması

devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas

alınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50-52).

16. İş mahkemeleri nezdinde görülen davalarda yargılama

süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve

kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki

tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin

niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Nesrin Kılıç, B. No: 2013/772,

7/11/2013, § 58).

17. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer

başvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında 5 yıl 5 aylık yargılama

süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

18. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal

İddiaları

19. Başvurucu, delillerin değerlendirilmesi ve hukuk

kurallarının uygulanmasında hata yapılarak adil olmayan bir karar verilmesi

nedeniyle adil yargılanma hakkının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri

sürmüştür. Başvurucunun belirtilen şikâyetleri yönünden açık bir ihlalin

bulunmadığı değerlendirildiğinden başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekmektedir.

C. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

20. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda,

başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal

kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

21. Başvurucu; ihlalin tespiti, yargılamanın yenilenmesi

ile 25.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminata karar verilmesi talebinde

bulunmuştur.

22. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği sonucuna varılmıştır.

23. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi

zararları karşılığında başvurucuya net 10.400 TL manevi tazminat ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

24. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi

için başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal

arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Somut olayda tespit edilen ihlalle ileri

sürülen maddi zarar arazında illiyet bağı bulunmadığından maddi tazminat

talebinin reddi gerekir.

25. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 364,60 TL harç ve

3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.364,60 TL yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul

sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 10.400 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 364,60 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 3.364,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Ankara 8. İş

Mahkemesine (E.2018/70, K.2018/180) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

18/11/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

Selçuk KILIÇ

Başvurucu

:

Melek ÇOBANLI

Vekili

:

Av. Emre ADACA

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2019/29551, T. 18.11.2020, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2019-29551-basvuru-18-11-2020-12d28eb04d52