Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2018/9800, 04.11.2020

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2018/9800
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

AHMET TURAN ALKAN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2018/9800)

Karar Tarihi: 4/11/2020

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru; tutuklamanın hukuki olmaması ve tutukluluğun

makul süreyi aşması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının,

tutuklamaya konu suçlamaların ifade ve basın özgürlükleri kapsamındaki

eylemlere ilişkin olması nedeniyle ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal

edildiği iddialarına ilişkindir.

I. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 23/3/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

6. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda

bulunmamıştır.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık)

tarafından başvurucunun da aralarında bulunduğu ve çoğunluğu gazeteci, yazar ve

akademisyen olan birçok şüpheli hakkında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet

Yapılanmasının (FETÖ/PDY) medya yapılanmasıyla bağlantılı olarak başlatılan

soruşturma kapsamında başvurucu 27/7/2016 tarihinde Bursa'da gözaltına alınmış

ve İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından terör örgütüne üye olma

suçlamasıyla 30/7/2016 tarihinde tutuklanmıştır.

9. Başvurucunun tutuklama kararına yaptığı itiraz

İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 8/8/2016 tarihinde kesin olarak

reddedilmiştir.

10. Başsavcılık 10/4/2017 tarihli iddianame ile

başvurucunun terör örgütüne üye olma ve darbeye teşebbüs etme suçlarından

cezalandırılması istemiyle aynı yer ağır ceza mahkemesinde kamu davası

açmıştır.

11. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 24/4/2017

tarihinde iddianamenin kabulüne karar vermiş ve Mahkemenin E.2017/112

sayılı dosyası üzerinden kovuşturma aşaması başlamıştır.

12. Mahkeme 8/12/2017 tarihli duruşmada başvurucunun tutukluluk

hâlinin devamına karar vermiş, başvurucunun anılan karara itirazı İstanbul 14.

Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 29/12/2017 tarihinde kesin olarak

reddedilmiştir.

13. Başvurucu, itirazın reddine dair kararın 23/1/2018

tarihinde tebliğ edildiğini bildirmiş ve buna ilişkin tebligat belgesini de

dosyaya sunmuştur.

14. Başvurucu 23/3/2018 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

15. Mahkeme 6/7/2018 tarihinde yaptığı duruşmada

başvurucunun terör örgütüne üye olma suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezası ile

cezalandırılmasına ve hükümle birlikte tahliyesine karar vermiştir.

16. Başvurucu; mahkûmiyet kararını istinaf etmiş, istinaf

talebi İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından 25/6/2019

tarihinde esastan reddedilmiştir. Başvurucu söz konusu kararı temyiz etmiştir.

17. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih

itibarıyla temyiz aşamasında derdesttir.

IV. İLGİLİ

HUKUK

18. 4/12/2014 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Kanunu'nun "Tutuklama kararı" kenar başlıklı 101. maddesinin

(5) numaralı fıkrası şöyledir:

"Bu madde ile 100 üncü madde

gereğince verilen kararlara itiraz edilebilir."

19. 5271 sayılı Kanun'un "Şüpheli veya sanığın

salıverilme istemleri" kenar başlıklı 104. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

"(1) Soruşturma ve kovuşturma

evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir.

(2) Şüpheli veya sanığın tutukluluk

hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verilir. Ret

kararına itiraz edilebilir."

20. 5271 sayılı Kanun'un “İtiraz usulü ve inceleme

mercileri” kenar başlıklı 268. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"Kararına itiraz edilen hâkim veya

mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç

gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir."

21. 5271 sayılı Kanun'un "Karar" kenar

başlıklı 271. maddesinin (4) numaralı fıkrası şöyledir:

"Merciin, itiraz üzerine verdiği

kararları kesindir; ancak ilk defa merci tarafından verilen tutuklama

kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir."

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

22. Mahkemenin 4/11/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

23. Başvurucu; tutuklamanın hukuki olmadığını ve

tutukluluğun makul süreyi aştığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği

hakkının, tutuklamaya konu suçlamaların ifade ve basın özgürlükleri

kapsamındaki eylemlere ilişkin olması nedeniyle de ifade ve basın

özgürlüklerinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.

24. Bakanlık görüşünde; başvurucu hakkında verilen

tutuklama kararında açıklanan gerekçeler ile tutukluluk hâlinin devamına dair

kararlarda değinilen hususların ve eylemlere ilişkin olarak dayanılan

delillerin içeriği dikkate alındığında kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu

belirtilmiştir. Bakanlık görüşünde ayrıca ifade ve basın özgürlüğüne yapıldığı

iddia olunan müdahalenin yasal dayanağının ve meşru amacının bulunduğu

demokratik toplumda gerekli ve orantılı olduğu belirtilerek başvurucunun ifade

ve basın özgürlüğü haklarının ihlâl edilmediği ifade edilmiştir.

B. Değerlendirme

25. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru

usulü" kenar başlıklı 47. maddesinin (5) numaralı fıkrasının birinci

cümlesi şöyledir:

"Bireysel başvurunun, başvuru

yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin

öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir."

26. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük)

"Başvuru süresi ve mazeret" kenar başlıklı 64. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

"Bireysel başvurunun, başvuru

yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin

öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir."

27. Bireysel başvuruların 6216 sayılı Kanun'un 47.

maddesinin (5) numaralı fıkrası ile İçtüzük'ün 64. maddesinin (1) numaralı

fıkrası uyarınca başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu

öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde

yapılması gerekmektedir.

28. Başvurunun süresinde yapılmış olması, her aşamada

dikkate alınması gereken usule ilişkin şarttır (Yasin Yaman, B. No:

2012/1075, 12/2/2013, § 18).

29. Bir suç isnadına bağlı olarak tutuklulukta geçen

sürenin başlangıcı, başvurucunun ilk kez yakalanıp gözaltına alındığı

durumlarda bu tarih; doğrudan tutuklandığı durumlarda ise tutuklama tarihidir.

Sürenin sonu ise kural olarak kişinin serbest bırakıldığı ya da ilk derece

mahkemesince hüküm verildiği tarihtir (Murat Narman, B. No: 2012/1137,

2/7/2013, § 66).

30. Dolayısıyla suç isnadına bağlı şikâyetlere ilişkin

iddiaların dile getirildiği bir bireysel başvurunun ilk derece yargılaması

devam ederken tutukluluğun devamına karar verilen her aşamada başvuru yolları

tüketildikten sonra başvuru süresi içinde yapılması gerekir (Mehmet Emin

Kılıç, B. No: 2013/5267, 7/3/2014, § 28).

31. Bu bağlamda bir suç isnadına bağlı olarak

tutuklulukla ilgili şikâyetleri içeren bireysel başvurunun tutukluluk hâlinin

devamı kararı sonrasında yapılması hâlinde söz konusu karara itiraz edilmiş ise

itiraz merciince verilen kararın öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde

yapılması gerekmektedir.

32. Somut olayda yargılamayı yapan ilk derece

mahkemesince 8/12/2017 tarihli duruşmada verilen tutukluluk hâlinin devamı

kararına karşı başvurucunun yaptığı itirazın İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi

tarafından 29/12/2017 tarihinde kesin olarak reddedildiği ve anılan kararın

23/1/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır (bkz. § 12). Bu

nedenle bireysel başvurunun nihai karar olan itirazın reddine dair kararın

tebliğ suretiyle öğrenildiği 23/1/2018 tarihinden itibaren otuz gün içinde

yapılması gerekmektedir. Buna göre nihai kararın öğrenilmesinden itibaren otuz

gün geçtikten sonra 23/3/2018 tarihinde yapılan bireysel başvuruda süre aşımı

olduğu sonucuna varılmıştır.

33. Açıklanan gerekçelerle nihai kararın öğrenilmesinden

itibaren otuz gün içinde yapılmayan bireysel başvurunun süre aşımı

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Tutuklamanın hukuki olmaması ve tutukluluğun makul

süreyi aşması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; tutuklamaya

konu suçlamaların ifade ve basın özgürlükleri kapsamındaki eylemlere ilişkin

olması nedeniyle ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiği iddialarına

ilişkin başvurunun süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA 4/11/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

Fatih HATİPOĞLU

Başvurucu

:

Ahmet Turan ALKAN

Vekilleri

:

1. Av. Melike POLAT BURSALI

2. Av. Figen ALBUGA ÇALIKUŞU

3. Av. İsmail Aziz Ergin

CİNMEN

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2018/9800, T. 04.11.2020, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2018-9800-basvuru-04-11-2020-921e5da87f45