Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2018/35798, 14.10.2020

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2018/35798
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

FEDAYİM PATLAR VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2018/35798)

Karar Tarihi: 14/10/2020

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru; hükmedilen tazminat tutarının az olması

nedeniyle mülkiyet hakkının, tam yargı davasının makul sürede sonuçlanmaması

nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 3/12/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71.

maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana

ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine

karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucuların murisi işyerinde çalışmaktayken silahla

vurularak hayatını kaybetmiştir. Başvurucular yaşanan olay nedeniyle 11/11/2005

tarihinde manevi tazminat davası açmıştır. Yapılan yargılamada Bursa 6. Asliye

Hukuk Mahkemesinin 27/4/2016 tarihli kararıyla dava görev yönünden

reddedilmiştir. Kararda davanın idari yargının görev alanına girdiği

belirtilmiştir.

9. Başvurucular 4/10/2016 tarihinde Bursa 1. İdare

Mahkemesinde (Mahkeme) tam yargı davası açmıştır. Mahkeme 19/4/2018 tarihinde

davanın kısmen kabulüne karar vermiş ve başvuruculara 40.000 TL manevi tazminat

ödenmesine hükmetmiştir.

10. Başvurucuların istinaf talebi İstanbul Bölge İdare

Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesince 24/10/2018 tarihinde kesin olarak

reddedilmiştir.

11. Başvurucular 28/11/2018 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

12. Mahkemenin 14/10/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mülkiyet

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

13. Başvurucular çok uzun sürede tazminata hükmedilmesi

ve hükmedilen tazminat tutarının az olması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

14. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ortak

koruma alanında yer alan mülkiyet hakkı; mevcut mal, mülk ve ekonomik değerleri

koruyan bir temel haktır. Kişinin hâlihazırda sahibi olmadığı bir mülkün

mülkiyetini kazanma hakkı, bu konudaki menfaati ne kadar güçlü olursa olsun

mülkiyet kavramı içinde değildir (Kemal Yeler ve Ali Arslan Çelebi, B.

No: 2012/636, 15/4/2014, § 36). Ayrıca gelecekte elde edileceği iddia edilen

bir gelirin mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir (Sultan

Tokay ve diğerleri, B. No: 2013/1122, 26/6/2014, § 42).

15. Bir mülk veya alacakla ilgili olarak hak iddia eden

kişinin söz konusu hakkın varlığını hukuken ispat etmesi gerekir (Kemal Yeler

ve Ali Arslan Çelebi, § 38).

16. Somut olayda mahkemenin gerekçeli kararında yer

verilen hukuki tespitler ve dayanaklar birlikte değerlendirildiğinde

başvurucuların Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı

kapsamına giren bir ekonomik değeri veya en azından böyle bir değeri elde etme

yönünde meşru beklentisi bulunmadığı anlaşılmaktadır.

17. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin konu bakımından

yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

18. Başvurucular görevli mahkemenin çok uzun sürede

belirlenmesi nedeniyle adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucuların iddiası Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan

makul sürede yargılanma hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

a. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

20. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas

Yönünden

21. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin idari yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi

olarak davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu

zaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması

devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas

alınır (Selahattin Akyıl, B. No: 2012/1198, 7/11/2013, §§ 45, 47).

22. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin idari yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken

yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili

makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle

sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Selahattin

Akyıl, § 41).

23. Başvuruya konu 11/11/2005 tarihinde başlayan

yargılamada yaklaşık 10 yıl 5 aylık sürenin adli yargı mahkemesinde geçtiği ve

nihayetinde görev yönünden davanın reddedildiği, idari yargı mahkemelerinde ise

2 yıl sürdüğü ve 24/10 2018 tarihli kesin kararla sona erdiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda verdiği

kararlar dikkate alındığında başvuruya konu olan yaklaşık 13 yıllık yargılamaya

süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

24. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

25. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda,

başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal

kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

26. Başvurucular ihlalin tespiti ile her bir başvurucu

için ayrı ayrı 70.000 TL manevi tazminata karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

27. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği sonucuna varılmıştır.

28. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararı

karşılığında başvuruculara net 41.600 TL manevi tazminatın müştereken

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

29. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve

3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.294,70 TL yargılama giderinin

başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

konu bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul

sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvuruculara net 41.600 TL tazminatın MÜŞTEREKEN

ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 294,70 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 3.294,70 TL yargılama giderinin başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Bursa 4. İş

Mahkemesine (E.2005/60, K.2012/63) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 14/10/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

Eren Can BENAKAY

Başvurucular

:

1. Fedayim PATLAR

2. Sabriye PATLAR

3. Sezai PATLAR

4. Zuhal KILINÇ

Başvurucular

Vekilleri

:

1. Av. Esra AKÖZEK

2. Av. Mehmet Murat

ERYILMAZ

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2018/35798, T. 14.10.2020, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2018-35798-basvuru-14-10-2020-eed758e47421