Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2015/12913, 21.03.2018

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2015/12913
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

MURAT KAYMAZ BAŞVURUSU (2)

(Başvuru Numarası: 2015/12913)

Karar Tarihi: 21/3/2018

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, bir dokümanın ceza infaz kurumu idaresince hükümlü

olan başvurucuya verilmemesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 20/7/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden

sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar

verilmiştir.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

9. Başvurucu başvuru tarihinde, terör örgütü üyesi olma suçundan

hükümlü olarak Kocaeli 1 No.lu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz

Kurumu) bulunmaktadır.

10. İnfaz Kurumu Eğitim Kurulu (Eğitim Kurulu) 7/5/2015 tarihli

kararında, Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Kütüphane ve Kitaplık Yönergesi'nin 11. maddesi uyarınca "Bağımsızlık,

Demokrasi, Sosyalizm için Yürüyüş" adlı derginin 2015/467 sayısının

başvurucuya verilmemesine karar vermiştir. Eğitim Kurulu adı geçen dokümanın

bütününde, terör örgütü olan DHKP-C'nin yapmış olduğu terör eylemlerini meşru

göstermeye çalışan, suç ve suçluyu öven haber, fotoğraf ve yorumlara yer

verildiğini tespit etmiştir.

11. Eğitim Kurulu kararına karşı başvurucunun Kocaeli İnfaz

Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) yaptığı şikâyet, İnfaz Hâkimliğinin 25/5/2015

tarihli kararıyla kabul edilmiş ve kararın iptaline hükmedilmiştir. İnfaz

Hâkimliği 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin

İnfazı Hakkında Kanun'un 62. maddesinde süreli ve süresiz yayınların ceza infaz

kurumlarına kabul edilip edilmeyeceği konusunda dikkate alınacak kriterlerin

belirlendiğini, buna göre söz konusu derginin mahkemelerce yasaklanmış olduğuna

dair herhangi bir kayıt olmadığı gibi kurum güvenliğini tehlikeye düşüren ya da

müstehcen bir içerik de bulunmadığını belirtmiştir.

12. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı, İnfaz Hâkimliğinin iptal

kararına karşı itiraz yoluna başvurmuştur. İtirazı inceleyen Kocaeli 2. Ağır

Ceza Mahkemesi, Başsavcılık tarafından itiraz yolunda ileri sürülen nedenlerin

yerinde olduğu, ayrıca usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle itirazın

kabulü ve İnfaz Hâkimliğinin kararının kaldırılmasına karar vermiştir. Bu

karar, başvurucuya19/6/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.

13. Başvurucu 20/7/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

14. Mevcut başvurunun değerlendirilmesi sırasında gözönünde bulundurulan ulusal hukuk kaynakları için bkz. Halil Bayık [GK], B. No: 2014/20002,

30/11/2017, §§ 15-16.

B. Uluslararası Hukuk

15. Mevcut başvurunun değerlendirilmesi sırasında gözönünde bulundurulan uluslararası hukuk kaynakları için

bkz. Ahmet Temiz (6), B. No:

2014/10213, 1/2/2017, §§ 17-18.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 21/3/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

17. Başvurucu, başvuruya konu dokümanın kendisine verilmemesinin

keyfî olduğunu, derece mahkemelerinin yeterli bir inceleme yapmadan soyut bir

gerekçeyle itirazlarını reddettiğini belirtmiş ve anayasal haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

18. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki tavsifi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki nitelendirmesini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu kapsamda başvurucunun şikâyeti ifade

özgürlüğü bağlamında incelenecektir.

19. Anayasa’nın 26. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı,

resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma

hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya

fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...

Bu hürriyetlerin kullanılması, ... kamu

düzeni, kamu güvenliği, ... suçların önlenmesi, ... gereğine uygun olarak

yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir...

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin

kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.”

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

20. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı

21. İnfaz Kurumunda hükümlü olan başvurucuya gönderilen yazılı

bir dokümanın ona verilmemesinin, haber veya fikir alma özgürlüğü ve

dolayısıyla ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahale oluşturduğu kabul

edilmiştir.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

22. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 26. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir.Anayasa’nın

13. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler,

... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak

ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplum

düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

23. Sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen ve somut

başvuruya uygun düşen; kanun tarafından öngörülme, Anayasa’nın 26. maddesinin

ikinci fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanma,

demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama

koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

i. Kanunilik

24. Müdahaleye dayanak olan 5275 sayılı Kanun’un 62. maddesinin

kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır.

ii. Meşru Amaç

25. Başvuruya konu doküman İnfaz Kurumunun düzeninin ve

güvenliğinin sağlanması ve suçun önlemesi amacıyla başvurucuya verilmemiştir.

Anılan müdahalenin, Anayasa’nın 26. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında meşru

bir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.

iii. Demokratik Toplum

Düzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük

(1) İlkeler

26. Başvuru konusu olay bakımından yapılacak değerlendirmelerin

temel ekseni, müdahaleye neden olan idarenin ve derece mahkemelerinin

kararlarında dayandıkları gerekçelerin ifade özgürlüğünü kısıtlama bakımından

“demokratik toplum düzeninin gereklerine” ve “ölçülülük” ilkelerine uygun

olduğunu inandırıcı bir şekilde ortaya koyup koyamadığı olacaktır (demokratik

toplum düzeninin gereklerine uygunluk ilkesine ilişkin açıklamalar için bkz. Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151,

4/6/2015, § 51; Mehmet Ali Aydın [GK],

B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 68; Halil

Bayık, § 28; ölçülülük ilkesine ilişkin açıklamalar için bkz. AYM,

E.2007/4, K.2007/81, 18/10/2007; Bekir

Coşkun, §§ 53-54; Sebahat Tuncel,

B. No: 2012/1051, 20/2/2014, § 84; Mehmet

Ali Aydın, §§ 70-72). İfade özgürlüğüne gerekçesiz olarak veya

Anayasa Mahkemesince ortaya konulan kriterleri (Halil Bayık, §§ 28- 43) karşılamayan bir gerekçe ile yapılan

müdahaleler Anayasa'nın 26. maddesini ihlal edecektir (Halil Bayık, § 43).

27. Anayasa Mahkemesi Halil

Bayık kararında, mevcut başvuruya benzer şikâyetlerde derece

mahkemelerinin ve kamu gücünü kullanan diğer organların gerekçelerinin ilgili

ve yeterli sayılabilmesi için kararlarda bulunması gereken ve benzer

başvuruların koşullarına göre değişebilecek unsurları şu şekilde belirlemiştir:

i. Başvurucunun hangi suçtan dolayı hangi tür ceza infaz

kurumunda bulunduğu ve başvurucunun bulunduğu ceza infaz kurumu ile işlediği

suçun söz konusu tedbirin alınmasında bir etkisinin bulunup bulunmadığı

değerlendirilmelidir.

ii. Bir yayının tümünün veya bir kısmının mahkûma verilmemesi

şeklindeki kısıtlamanın mahkûmun ıslahı ile bağlantısı var ise yayının içeriği

ile mahkûmun ıslahı arasındaki ilişkinin tam olarak gösterilmesi gerekir.

iii. Her mahpusun toplumsal geçmişi ve suç sicili, entelektüel

kapasitesi ve kabiliyeti, şahsi tabiatı, hapis cezasının süresi ve tahliye

edildikten sonrası için beklentileri dikkate alınmalıdır.

iv.Bu bağlamda söz konusu yayınların,

terör suçlarından mahpus olan kişilerin iddia edilen mağduriyetlerin sorumlusu olarak

gördükleri kişilere veya devlete karşı daha fazla şiddete yönelmelerine

sebebiyet verip vermediği değerlendirilmelidir.

v. Mahpusa verilmeyen süreli veya süresiz yayının cinsi,

içeriği, yayımlayanı ve sorunlu görülen kısımların hangileri olduğu belirtilmeli

ve mahpusa verilmesi sakıncalı bulunan kısımların detaylı analizi yapılmalıdır.

vi.Böyle bir analizin yapılabilmesi için

eğer söz konusu yayının terör örgütleriyle veya terör faaliyetlerinin meşru

gösterilmesiyle bir ilişkisi varsa mahpusun ifade özgürlüğü ile demokratik

toplumun terör örgütlerinin faaliyetlerine karşı kendini korumaya ilişkin meşru

hakkı arasında denge kurulmalıdır.

vii. Zikredilen dengelemenin yapılabilmesi için;

- Bütünüyle ele alındığında müdahaleye konu yayının özel bir

kişiyi, kamu görevlilerini, halkın belirli bir kesimini veya devleti hedef

gösterip göstermediğinin, onlara karşı şiddete teşvik edip etmediğinin,

- Bireylerin fiziksel şiddet tehlikesine maruz bırakılıp

bırakılmadığının, bireylere karşı nefreti alevlendirip alevlendirmediğinin,

- Yayında iletilen mesajda şiddete başvurmanın gerekli ve haklı

bir önlem olduğunun ileri sürülüp sürülmediğinin,

-Şiddetin yüceltilip yüceltilmediğinin; kişileri nefrete,

intikam almaya, silahlı direnişe tahrik edip etmediğinin,

- Suçlamalara yer vererek veya nefret uyandırarak ülkenin bir

kısmında veya tamamında daha fazla şiddete sebebiyet verip vermeyeceğinin,

- Söz konusu yayında yer alan ifadelerin ceza infaz

kurumunun güvenliğini, disiplinini ve düzenini tehlikeye düşürüp

düşürmediğinin,

- Terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri

mensuplarının örgütsel amaçlı olarak haberleşmelerine neden olup olmadığının,

-Kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış

bilgileri, tehdit ve hakaret oluşturan ifadeleri içerip içermediğinin,

- Yayın tarihinde veya mahpusa verilmesinin istendiği sırada

ülkenin bir kısmında veya tamamında çatışmaların yoğunluk derecesi ile ceza

infaz kurumu ve ülkedeki tansiyonun yükseklik derecesinin yayının mahpusa

verilmesine etki edip etmediğinin,

- Karara konu sınırlayıcı tedbirin, demokratik bir toplumda

zorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik olup olmadığının

ve tedbirin başvurulabilecek en son çare niteliğinde bulunup bulunmadığının,

- Son olarak sınırlamanın, güdülen kamu yararı amacını

gerçekleştirmek için ifade özgürlüğüne en az müdahale eden ölçülü bir sınırlama

niteliğinde olup olmadığının yayının içeriğiyle birlikte değerlendirilmesi

gerekir.

viii. Derece

mahkemelerinin ve kamu gücünü kullanan diğer organların söz konusu

değerlendirmeleri yaparken olayın koşullarına göre uzman kişilerin

görüşlerinden faydalanmaları, gerekirse konusunda uzman sosyal bilimciler,

araştırmacılar ve akademisyenlerden rapor ve görüş almaları her zaman

mümkündür. Böylece süreli veya süresiz bir yayının bir mahpusa verilmemesi

şeklindeki müdahalenin kanunlar ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarında ortaya

konan kriterlere uygunluğunun denetimi daha etkili yapılabilecektir (Halil Bayık, § 45).

(2) İlkelerin Olaya

Uygulanması

28. Başvuruya ilişkin olayda dergi biçimindeki yazılı bir

doküman Eğitim Kurulu tarafından içeriğinde terör eylemlerini meşru göstermeye

çalışan, suç ve suçluyu öven haber, fotoğraf ve yorumlara yer verildiği

gerekçesiyle terör suçundan hükümlü olarak bulunan başvurucuya verilmemiştir.

Eğitim Kurulunun kararına yapılan itirazı inceleyen İnfaz Hâkimliği, anılan

dergide İnfaz Kurumunun güvenliğini tehlikeye düşüren ya da müstehcen nitelikte

bir içerik bulunmadığı gerekçesiyle Eğitim Kurulu kararını iptal etmiştir. Buna

karşın İnfaz Hâkimliğinin söz konusu kararına karşı Başsavcılık tarafından

yapılan gerekçesiz itiraz, itiraz merciince yine somut bir gerekçeye yer

verilmeksizin kabul edilmiştir.

29. Somut olayda itiraz merci olan Kocaeli 2. Ağır Ceza

Mahkemesi tarafından yukarıda sayılan hususlar değerlendirilmemiş, başvuru

konusu dergiyle içeriğinde yer alan ifadelerin İnfaz Kurumu güvenliği için

tehlike oluşturabileceği gerekçesini soyut olmaktan çıkaracak ölçüde somut bir

bağlantı kurulmamıştır.

30. Yine bu nitelikte kabul edilen ifadelerin yer aldığı

bölümler çıkarılarak geri kalan kısmın başvurucuya teslim edilmesinin mümkün

olup olmadığı da tartışılmamıştır. Sakıncalı kısımların yayından ayrılmasının

mümkün olmadığı veya bu kısımlar çıkartıldığında geri kalan bölümün bir

öneminin kalmadığı hallerde yayının tümünün mahpusa verilmemesi yoluna

gidilebilirse de bu özel durumun da ilgili kararda gerekçelendirilmesi gerekir

(Sinan İyit (2) [GK],

B. No: 2013/1495, 30/11/2017, § 56).

31. Dolayısıyla başvuruya konu dergi biçimindeki yazılı

dokümanın başvurucuya verilmemesinin demokratik bir toplumda gerekli olduğu

ilgili ve yeterli bir gerekçe ile gösterilebilmiş değildir.

32. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvence

altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

33.Bu ihlal kararı başvuruya konu yayının başvurucuya verilmesi

gerektiği şeklinde anlaşılamaz. İlgili derece mahkemeleri, Anayasa Mahkemesi

kararında ortaya konulan kriterler ve gösterilen yöntemle yeniden yargılama

yaparak yargılamanın sonucuna göre bahse konu yayının ya da bir kısmının

başvurucuya verilmesine veya verilmemesine karar vermelidirler.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

34. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

"(1) Esas inceleme

sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar

verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir."

35.Başvurucu ihlalin tespiti talebinde bulunmuştur.

36. Başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır. Bu ihlal kararı başvuruya konu yayının başvurucuya verilmesi

gerektiği şeklinde yorumlanamaz.

37. İfade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan

kararın bir örneğinin -Anayasa Mahkemesince ortaya konulan kriterler ve

gösterilen yöntemle- yeniden yargılama yapmak ve yargılamanın sonucuna göre

başvurucunun itirazı hakkında yeni bir karar vermek üzere Kocaeli İnfaz

Hâkimliğine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade

özgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin ifade özgürlüğü ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Kocaeli İnfaz

Hâkimliğine (E.2015/1875 ve K.2015/2163) GÖNDERİLMESİNE,

D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

21/3/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri

NECİPOĞLU

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör Yrd.

:

Ceren Sedef

EREN

Başvurucu

:

Murat KAYMAZ

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2015/12913, T. 21.03.2018, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2015-12913-basvuru-21-03-2018-dffd43de0e1c