Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/7059, 07.06.2017

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/7059
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

HALİL ERDOĞAN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası:2014/7059)

Karar Tarihi: 7/6/2017

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; kamu kurum ve kuruluşları aleyhine verilmiş,

ekonomik değere ilişkin ve icra edilebilir bir yargı kararının uzun süre icra

edilmemesi ve taşınmaza kamulaştırmasız olarak el atılması, kamulaştırmasız el

atmadan kaynaklanan tazminat davası sonunda hükmedilen bedele kamu alacakları

için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanmaması nedenleriyle adil

yargılanma hakkı ile mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 22/5/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucular ve diğer bir kısım davacı tarafından 9/3/2004

tarihinde Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinde Orta Doğu Teknik Üniversitesi

Rektörlüğü aleyhine kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davasında

16/12/2010 tarihli karar ile tüm davacılar lehine 33.783.845 TL tazminatın dava

tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden

alınarak başvuruculara ve diğer davacılara ödenmesine hükmedilmiş; İlk Derece

Mahkemesi kararı, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 19/9/2011 tarihli ilamı ile

onanmış; karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 16/1/2012 tarihli ilamı ile

reddedilmiş ve yargılama süreci sona ermiştir.

9. Başvurucu 19/12/2016 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunduğu

dilekçe ile İlk Derece Mahkemesince lehlerine hükmedilen tazminat için

kendisine kısmi ödemeler yapıldığını ancak alacağını tamamen tahsil edemediğini

bildirmiştir.

10. İlgili idare 26/12/2016 tarihinde Anayasa Mahkemesine

sunduğu dilekçe ile ilgili tazminata ilişkin kısmi ödemeler yapıldığını ancak

halen borcun tamamının ödenemediğini bildirmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

11. Mahkemenin 7/6/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mahkemeye Erişim Hakkı

ve Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İdddia

12. Başvurucu; ilgili idare aleyhine verilmiş, ekonomik değere

ilişkin ve icra edilebilir yargı kararının uzun süre icra edilmemesi nedeniyle

mahkemeye erişim hakkı ile mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

13. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

mahkemeye erişim hakkı ile mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

14. Kamu kurum ve kuruluşları aleyhine verilmiş, icra edilebilir

bir yargı kararının hiç icra edilmemesi ya da icranın makul süre içinde

yapılmaması, kararın verildiği yargılamada sağlanmış olan mahkemeye erişim

hakkı dâhil adil yargılanma hakkı güvencelerini anlamsız hâle getirir.

Dolayısıyla böyle bir durum mahkemeye erişim hakkının ihlali sonucunu doğurur (Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım, B. No:

2013/711, 3/4/2014, §§ 37-54).

15. Öte yandan mahkeme kararına dayanan icra edilebilir bir

alacak, mülkiyet hakkı kapsamında korunan ekonomik bir değer ifade eder. Kamu

kurum ve kuruluşları aleyhine hükmedilmiş böyle bir alacağın hiç ödenmemesi ya

da ödenmesinin uzun sürmesi suretiyle oluşan belirsizlik, mülkiyet hakkının

ihlaline neden olur (Kenan Yıldırım ve Turan

Yıldırım, §§ 55-75).

16. Anılan ilkelerve Anayasa

Mahkemesinin benzer başvurularda verdiği kararları dikkate alındığında somut

olayda yukarıda belirtilen nitelikteki yargı kararının üzerinden yaklaşık 5 yıl

4 aylık bir süre geçmesine karşın kısmen icra edilmiş olması nedeniyle

mahkemeye erişim hakkı ile mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varmak

gerekir.

17. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan mahkemeye erişim hakkı ile Anayasa’nın 35. maddesinde güvence

altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

1. Taşınmaza

Kamulaştırmasız El Atılması İle Mahkemece Hükmedilen

Tazminata Dava Tarihinden İtibaren Kamu Alacakları İçin Öngörülen En Yüksek

Faiz Oranı Uygulanmaması Nedenleriyle Mülkiyet Hakkının İhlal edildiğine

İlişkin İddia

18. Başvurucu,

taşınmazına kamulaştırma usullerine uyulmadan el atılması ve kamulaştırmasız el

atmadan kaynaklanan tazminat davası sonunda hükmedilen bedele dava tarihinden

itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanmaması

nedenleriyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

19. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesinin (8) numaralı

fıkrası uyarınca Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin başlangıcı

23/9/2012 tarihi olup bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar

aleyhine yapılan bireysel başvurular incelenebilir (Zafer Öztürk, B. No: 2012/51, 25/12/2012, § 17).

20. Somut olayda başvurucu tarafından taşınmazına

kamulaştırmasız olarak el atıldığı iddiasıyla 9/3/2004 tarihinde tazminat

istemli dava açıldığı, yargılama süreci sonunda kamulaştırmasız el atmanın

varlığı kabul edilerek başvurucular lehine dava tarihinden itibaren yasal faizi

ile birlikte işletilecek tazminata hükmedildiği ve yargılamanın Yargıtay

16/1/2012 tarihli karar düzeltme talebinin reddine ilişkin ilam ile sona

erdiği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının 23/9/2012 tarihinden önce

kesinleştiği anlaşılmıştır.

21. Açıklanan gerekçeyle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Mahkemece Hükmedilen

Tazminata, Kesinleşme Tarihinden İtibaren Kamu Alacakları İçin Öngörülen En Yüksek Faiz Oranı Uygulanmamasına

İlişkin İddia

22. Başvurucu 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma

Kanunu'nun geçici 6. maddesinde kamulaştırmasız el atmadan doğan alacaklarda

taksitle ödeme hâlinde yasal faiz uygulanacağının hüküm altına alınması

nedeniyle mahkeme kararı ile lehlerine hükmedilen ve bugüne kadar kısım kısım ödenmekte olan tazminata kararın kesinleşmesinden

itibaren yasal faiz işletildiğini oysa kamulaştırmadan doğan alacaklarda ödeme

sürecinde kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının dikkate

alındığını, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirterek mülkiyet

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve 2942 sayılı Kanun'un geçici 6.

maddesinin yasal faiz ile ödemeye ilişkin hükmünün iptal edilmesini istemiştir.

23. Anayasa Mahkemesince başvurucuların şikâyetine benzer

şikâyetlerin yer aldığı bireysel başvuru dosyalarında yapılan incelemelerde,

Mahkeme kararlarının kesinleşmesinden itibaren hükmedilen tazminat bedellerine

kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanması gereğinin Yargıtayca 2011 yılından bu yana kabul edildiği ancak

başvurucuların bu konudaki taleplerini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve

adli mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip oldukları bilgi

ve kanıtlarını zamanında bu makamlara sunmaları gerektiği, aksi hâlde şikâyetin

başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunacağı hüküm

altına alınmıştır (Nejat Sakaoğlu,

B. No: 2013/9403, 14/10/2015, §§ 22-34; Nejdet Sakaoğlu ve diğerleri, B. No: 2013/9404, 18/11/2015, §§

30-42).

24.Somut olayda başvurucu; icra takibi sürecinde alacağına,

Mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren kamu alacaklarına öngörülen en yüksek

faizin uygulanması yönünde talepte bulunduğuna, talebinin reddedildiğine ya da

bu konuda bir uyuşmazlık çıkartıp bunu mahkemeler önüne taşıdığına dair Anayasa

Mahkemesine herhangi bir açıklamada bulunmamıştır. Oysa başvurucunun-Yargıtayın 2011 yılından itibaren değişen içtihadı gözönüne alındığında- bireysel başvuruya konu ettiği bu

şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve adli mercilere usulüne uygun

olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve kanıtları zamanında bu

makamlara sunması gerekmektedir.

25. Açıklanan gerekçeyle somut başvuruda Anayasa Mahkemesi

içtihadından ayrılmayı gerektirecek bir sebep görülmediğinden başvurunun bu

kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

26. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…”

27. Başvurucu, manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

28. Somut olayda mahkemeye erişim hakkı ile mülkiyet hakkının

ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

29. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucuya net 14.400 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

30. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

31. Ayrıca yargı kararının mümkün olan en kısa sürede icra

edilmesi ve böylece hukuk devleti ilkesi ile adalete olan güvenin gördüğü

zararın devam etmesinin önlenmesi için ihlal kararının bir örneğinin ilgili

idareye gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mahkemeye erişim hakkı ile mülkiyet hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Mahkemece hükmedilen

tazminata kesinleşme tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en

yüksek faiz oranı uygulanmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın başvuru yollarının

tüketilmemiş olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Taşınmaza kamulaştırmasız el atılması ile mahkemece

hükmedilen tazminata, dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen

en yüksek faiz oranı uygulanmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın zaman bakımından

yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye

erişim hakkı ile Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin yargı kararının en kısa sürede icra

edilmesi için Orta Doğu Teknik Üniversitesi Rektörlüğüne GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucuya net 14.400 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

E. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

7/6/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Nuri

NECİPOĞLU

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

İsmail Emrah

PERDECİOĞLU

Başvurucu

:

Halil

ERDOĞAN

Vekili

:

Av. Aydın

ERDOĞAN

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/7059, T. 07.06.2017, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-7059-basvuru-07-06-2017-3f8a20490c02