Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/4255, 22.11.2017

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/4255
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

HAYDAR ALİ BAYRAM BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/4255)

Karar Tarihi: 22/11/2017

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, zorunlu topuk kanı uygulamasının yasal dayanağının

olmadığı iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 24/3/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca başvurunun kabul

edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmuştur.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

9. 1/11/2013 tarihinde başvurucu dünyaya gelmiştir.

10. Doğumun meydana geldiği hastanedeki sağlık görevlileri

başvurucunun topuğundan kan almak istemişler ancak yasal zorunluluk

bulunmadığından bahisle başvurucunun temsilcileri bu duruma 2/11/2013 tarihinde

rıza göstermemişlerdir.

11. Temsilcilerin 14/11/2013 tarihinde ikinci topuk kanı

alınmasına da rıza göstermemesi üzerine Sağlık Bakanlığı Mersin Aile Danışma

Merkezi Müdürlüğü, 10/12/2013 tarihli yazı ile çocuk hakkında Mersin 1. Çocuk

Mahkemesi nezdinde tedbir talebinde bulunmuştur.

12. Mahkeme, 11/12/2013 tarihli kararı ile 3/7/2005 tarihli ve

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendiuyarınca çocuk hakkında sağlık tedbiri uygulanmasına

karar vermiştir.

13. Anılan kararın infazı için 10/1/2014 tarihinde başvurucunun

evine gidilmiştir.

14. 10/1/2014 tarihinde Mersin 1. Çocuk Mahkemesinden kararın

geri alınması, aksi hâlde kararın kaldırılması için itirazın bir üst Mahkemeye

gönderilmesi başvurucunun temsilcileri tarafından talep edilmiştir.

15. Mahkeme itiraz üzerinde baktığı dosyada kararda bir

değişiklik yapılmasına yer olmadığına, itiraz hususunda karar vermek üzere

dosyanın Mersin Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine 14/1/2014

tarihinde karar vermiştir.

16. Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesi 16/1/2014 tarihli kararla

itirazı reddetmiştir.

17. Bununla beraber 5/2/2014 tarihinde yazılan dilekçe ile

başvurucunun temsilcilerinin karara tekrar itiraz ettiği, itiraza bakmaya

yetkili mercinin en yakın çocuk mahkemesi olduğu,

sağlık tedbirinin kaldırılmasının talep edildiği görülmektedir.

18. Usule ilişkin yapılan itiraz Mersin 1. Çocuk Mahkemesi

tarafından kabul edilmiş ve itirazın yetkili merci tarafından incelenmesi için

dosyanın Mersin 2. Çocuk Mahkemesine gönderilmesine 5/2/2014 tarihinde karar

verilmiştir.

19. Mersin 1. Çocuk Mahkemesinin 11/12/2013 tarihli kararına

ilişkin itiraz, nihayetinde Mersin 2. Çocuk Mahkemesinin 12/2/2014 tarihli

karar ile reddedilmiştir.

20. Mersin 2. Çocuk Mahkemesinin kararı, başvurucunun

temsilcilerine 3/3/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.

21. Başvurucunun temsilcileri velayeten

başvurucu adına 27/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

22. Sonraki süreçte Mahkeme kararının uygulanması için

başvurucunun velileri davet edilmiştir. Başvurucunun getirilmemesi üzerine

kolluk kuvvetleri ve sağlık personeli ile beraber başvurucunun yaşadığı eve,

topuk kanı alınması ve Mahkeme kararının infazı için tekrar gidilmiştir. Ancak

başvurucunun ailesi Mahkeme kararının uygulanmasına engel olmuştur. Bunun

üzerine başvurucunun ailesinin Mahkeme kararının uygulanmasına izin vermediğine

dair değişik tarihlerde tutanakların tutulduğu anlaşılmaktadır. Daha sonra da

Mersin Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğü 20/5/2014 tarihli yazıyla konuyla ilgili

tutanakların ve Mahkeme kararlarının Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına ve Aile

ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne gönderildiğini bilgi olarak Mersin 1.

Çocuk Mahkemesine sunmuştur.

23. Bunun üzerine Mahkeme tarafından dosyanın tekrar ele

alındığı anlaşılmaktadır.Mahkeme

ek kararında yapılan müdahalenin tıbbi müdahale olduğunu, tıbbi müdahaleler

açısında aydınlatma ve rıza şartının arandığını belirtmiştir. Bu kapsamda yasal

mevzuat ile Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin E.2014/149, K.2014/8841 ile aynı

Dairenin E.2014/33, K.2014/8131 kararlarını gerekçe göstererek başvurucu

hakkında topuk kanı alınması için verilen sağlık tedbiri kararının

kaldırılmasına ilişkin ek karar vermiştir.

24. 23/6/2017 tarihli yazıyla başvurucu hakkında topuk kanı

alınmasına ilişkin tedbir kararının infaz edilip edilmediğine ilişkin Mezitli

(Mersin) Toplum Sağlığı Merkezinden bilgi istenmiştir.

25. 4/7/2017 tarihli yazıyla gönderilen belge ile başvurucudan

topuk kanı alınmadığı anlaşılmıştır.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

26. Mahkemenin 22/11/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

27. Başvurucu hakkında topuk kanı alınması hususunda zorunlu

sağlık tedbiri uygulanmasının, başvurucunun Anayasa'nın 17. maddesinde güvence

altına alınan maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkına

müdahale oluşturmaktadır.

28. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve

özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin

kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine

başvurabilir. ...”

29. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı 45. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve

özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf

olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal

edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.”

30. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel

başvuru hakkına sahip olanlar” kenar başlıklı 46. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuru ancak ihlale yol açtığı

ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı

doğrudan etkilenenler tarafından yapılabilir.”

31. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) 80. maddesinin (1)

numaralı fıkrasının (ç) bendi şöyledir:

“(1) Bölümler ya da Komisyonlarca yargılamanın her aşamasında aşağıdaki

hâllerde düşme kararı verilebilir:

…

ç)

Bölümler ya da Komisyonlarca saptanan herhangi bir başka gerekçeden ötürü,

başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmemesi.”

32. 6216 sayılı Kanun’un "Bireysel

başvuru hakkına sahip olanlar" kenarbaşlıklı

46. maddesinde kimlerin bireysel başvuru yapabileceği sayılmış olup anılan

maddenin (1) numaralı fıkrasına göre; bir kişinin Anayasa Mahkemesine bireysel

başvuruda bulunabilmesi için üç temel ön koşulun birlikte bulunması

gerekmektedir. Bu ön koşullar, başvuruya konu edilen ve ihlale yol açtığı ileri

sürülen kamu gücü eylem veya işleminden ya da ihmalinden dolayı, başvurucunun

“güncel bir hakkının ihlal edilmesi”, bu ihlalden dolayı kişinin “kişisel

olarak” ve “doğrudan” etkilenmiş olması ve bunların sonucunda başvurucunun

kendisinin “mağdur” olduğunu ileri sürmesi gerekir (Onur Doğanay, B. No: 2013/1977, 9/1/2014, § 42).

33. Kamu makamlarının başvurucu aleyhine belirli adımlar atmaya

karar verdiği ve müdahalenin yalnızca kararın icrasından ya da infazından

ibaret olacağı durumlarda, ilgili temel hakka yönelik işlemden doğrudan

etkilenme tehdit veya tehlikesiyle karşı karşıya olunduğu durumlarda bireysel

başvuru yapılabilir (Halime Sara Aysal

[GK], B. No: 2013/1789, 11/11/2015,

§ 36). Ancak bireysel başvuruda bir hakkın ihlal edildiğine karar verilebilmesi

için mağdurluk statüsünün ve/veya başvuruya konu olan kamu gücü kullanımına

dayalı temel nedenlerin başvurunun yapıldığı anda mevcut olması ve başvuru

hakkında karar verileceği zamana kadar devam etmesi gerekir. Mağdurluk

statüsünün varlığı konusunda değerlendirme yapılırken başvurucunun şikâyet

ettiği hususların gerçekleşip gerçekleşmediği, hâlâ mevcut olup olmadığı ve

muhtemel hak ihlalinin etkilerinin giderilip giderilmediği incelenmelidir (Arman Mazman, B.

No: 2013/1752, 26/6/2014, § 41; Yeliz Kasım,

B. No: 2013/6771, 15/12/2015, § 44).

34. Somut olayda Mersin 1. Çocuk Mahkemesinin 11/12/2013 tarihli

kararına karşı yapılan itirazın Mersin 2. Çocuk Mahkemesi tarafından

reddedilmesi üzerine 27/3/2014 tarihinde bireysel başvuru yapılmıştır.

11/12/2013 tarihli kararın infazı için başvurucunun bulunduğu yere müteaddit

defa gidilmiş, her defasında Mahkeme kararının uygulanmasına başvurucunun

temsilcileri tarafından izin verilmemiştir. Başvurucu hakkındaki Mahkeme

kararının uygulanmasına direnç gösterilmesi üzerine Mersin Valiliği Halk

Sağlığı Müdürlüğü, durumu ilgili evrakla beraber Aile ve Sosyal Politikalar

Bakanlığı Mersin İl Müdürlüğüne bildirmiş ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına

nezdinde de suç duyurusunda bulunmuştur. Yaşanılan bu süreç ayrıca Mersin 1.

Çocuk Mahkemesine 20/5/2014 tarihinde bilgi olarak sunulmuştur.

35. Bunun üzerine verilen kararın tedbir kararı olması nedeniyle

dosya tekrar Mahkemesi tarafından ele alınabilmiş, Mahkeme tarafından bireysel

başvuru yapıldıktan yaklaşık iki ay sonra 26/5/2014 tarihinde verilen ek karar

ile sağlık tedbiri kararı kaldırılmıştır. Başvurucunun kaydının bulunduğu

Toplum Sağlığı Merkezinden istenen müzekkere neticesinde 4/7/2017 tarihli

yazıyla başvurucudan topuk kanı alınmadığı da anlaşılmıştır.

36. Bu kapsamda İçtüzük'ün 80.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendine göre başvurunun incelenmesinin

sürdürülmesini haklı kılan bir neden kalmadığı anlaşılmaktadır.

37. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin düşmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun incelenmesinin

sürdürülmesini haklı kılan bir neden kalmaması nedeniyle DÜŞMESİNE,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

22/11/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

Hikmet Murat

AKKAYA

Başvurucu

:

Haydar Ali

BAYRAM

Temsilcileri

:

Caner BAYRAM

Şehrazat

BAYRAM

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/4255, T. 22.11.2017, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-4255-basvuru-22-11-2017-cd7c18a8a726