Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/1591, 08.09.2014

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/1591
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

ABDAL YAMAN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/1591)

Karar Tarihi: 8/9/2014

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucular,

2/4/1970 tarihinde murisleri aleyhine Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde açılan

kadastro tespitine itiraz davasının makul sürede sonuçlanmadığını belirterek,

mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler,

tazminat talep etmişlerdir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvurular, 7/2/2014 ve

19/2/2014 tarihlerinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden

yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun

bulunmadığı tespit edilmiştir.

3.

Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm

tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

4.

Başvurucular Abdal Yaman ve sekiz arkadaşı tarafından yapılan 2014/1591 sayılı

bireysel başvuru dosyası ile Ömer Yaman ve on dört arkadaşı tarafından yapılan

2014/2230 sayılı bireysel başvuru dosyası, aralarındaki hukuki ve fiili irtibat

nedeniyle birleştirilmiş, incelemeye 2014/1591 sayılı bireysel başvuru dosyası

üzerinden devam edilmiştir.

5.

Bölüm tarafından 2/5/2014tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin

birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru konusu olay ve

olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.

Adalet Bakanlığının 14/5/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki

kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş

sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve ekleri ile

başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar

özetle şöyledir:

8. a. S.D. ve iki arkadaşı, T.İ. ve A.Ç. aleyhine 20/3/1970

tarihinde Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde açtıkları davada, 2, 6, 7, 12 ve 17

parsel numaralı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptalini talep etmişler,

dava, Mahkemenin E.1970/133 sayılı dosyasına kaydedilmiştir.

b. Davacıların vefat etmesinden sonra dahili davacıların bir

kısmı davadan feragat etmişlerdir.

9. a. S.D. ve iki arkadaşı, başvurucuların murisleri Hasso Yaman ve Sadun Yaman ile İniz Yaman aleyhine 2/4/1970

tarihinde Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde açtıkları davada, 18 parsel numaralı

taşınmazın kadastro tespitinin iptalini talep etmişler, dava, Mahkemenin

E.1970/147 sayılı dosyasına kaydedilmiştir.

b. Davacıların vefat

etmesinden sonra dahili davacıların bir kısmı davadan feragat etmişlerdir.

c. Mahkemece, 28/12/1988

tarih ve E.1970/147, K.1988/17 sayılı kararla; E.1970/133 sayılı dava

dosyasındaki taraflar ve dayanak tapu kayıtları arasında irtibat bulunduğu

gerekçesiyle dava dosyasının E.1970/133 sayılı dava dosyasıyla birleştirilmesine,

yargılamaya bu dosya üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir.

10. a. S.D. ve iki arkadaşı, başvurucuların murisi Hasso Yaman ile İniz Yaman aleyhine 1970 yılında Kızıltepe

Kadastro Mahkemesinde açtıkları davada, 5, 9, 13, 16 ve 25 parsel numaralı

taşınmazların kadastro tespitlerinin iptalini talep etmişler, dava, Mahkemenin

E.1970/144 sayılı dosyasına kaydedilmiştir.

b. Davacıların vefat

etmesinden sonra dahili davacıların bir kısmı davadan feragat etmişlerdir.

c. Mahkemece, 28/12/1988

tarih ve E.1970/144, K.1988/16 sayılı kararla; E.1970/133 sayılı dava

dosyasındaki taraflar ve dayanak tapu kayıtları arasında irtibat bulunduğu

gerekçesiyle dava dosyasının E.1970/133 sayılı dava dosyasıyla

birleştirilmesine, yargılamaya bu dosya üzerinden devam edilmesine karar

verilmiştir

11. Kızıltepe Kadastro Mahkemesinin kapatılmasında sonra

yargılamaya Mardin Kadastro Mahkemesinin E.2013/63 sayılı dava dosyasında devam

edilmektedir.

B. İlgili

Hukuk

12. 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 30. maddesi, 21/6/1987 tarih ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 25.,

27., 28., 29., 30., 32. ve 36. maddeleri.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

13. Mahkemenin 8/9/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucuların 7/2/2014 tarih ve 2014/1591 numaralı bireysel başvuruları

incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

14. Başvurucular, 2/4/1970 tarihinde murisleri aleyhine

Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde açılan kadastro tespitine itiraz davasının

Mardin Kadastro Mahkemesinde halen devam ettiğini, yargılamanın makul sürede

sonuçlanmadığını, bu sürede taşınmazı kullanmadıklarını belirterek, mülkiyet ve

adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

15. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda, açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

16. Başvurucular, kadastro tespitine itiraz davasının makul

sürede sonuçlanmadığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının

ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

17. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin metni ile Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesi kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının

somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer

verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de

Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı bir çok kararında, ilgili

hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle,

gerek Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan gerek AİHM içtihadıyla adil

yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara, Anayasa’nın 36.

maddesi kapsamında yer vermektedir (B.No: 2012/13,

2/7/2013, § 38).Bu doğrultuda, makul sürede yargılanma hakkı da adil yargılanma

hakkının kapsamında değerlendirilmektedir.

18. Anayasa’nın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi’nin 6. maddesi uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin

uyuşmazlıkların makul sürede karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu

olayda, taşınmaz mülkiyeti hakkında Mardin Kadastro Mahkemesinde açılan

kadastro tespitine itiraz davasında, 3402 ve 6100 sayılı Kanun’larda

yer alan usul hükümlerine göre yürütülen somut yargılama faaliyetinin, medeni

hak ve yükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda kuşku yoktur (B. No:

2012/13, 2/7/2013, § 49).

19. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde gözönünde

bulundurulması gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§41–45).

20. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin makul süre değerlendirmesinde, sürenin başlangıcı kural olarak,

uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı, başka

bir deyişle davanın ikame edildiği tarih olup, bu tarih somut başvuru açısından

2/4/1970tarihidir.

21. Başvuruya konu dava, başvurucuların miras bırakanlarından

intikalle takip etmekte oldukları bir uyuşmazlık olup, bu yönüyle makul süre

değerlendirmesi bakımından dikkate alınacak sürenin başlangıç anı, mirasçıların

yargılamaya katıldıkları an değil, somut olayda muris açısından değerlendirmeye

esas alınan sürenin başlangıç anıdır (B. No: 2013/1115, 5/12/2013, § 51).

22. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını da

kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihidir. Ancak devam eden

yargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasını

içeren başvuruların yargılama faaliyetinin devamı sırasında da yapılabilmesi

olanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas alınacak sürenin bitiş anı bireysel

başvurunun karara bağlandığı tarihtir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 52).

23. Başvuruya konu yargılama

sürecinin incelenmesinde, Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde açılan ve muhtelif

taşınmazları konu alan tespite itiraz davalarının E.1970/133 sayılı dosyada

birleştirildiği, Kızıltepe Kadastro Mahkemesinin kapatılmasında sonra

yargılamaya Mardin Kadastro Mahkemesinin E.2013/63 sayılı dava dosyasında devam

edildiği, en son yapılan 4/6/2014 tarihli duruşmada bir kısım mirasçılar

vekiline dosyanın esası hakkında beyanda bulunması için süre verildiği ve bu

nedenle duruşmanın 26/9/2014 tarihine ertelendiği belirlenmiştir. Mahkemece

çoğu defa keşif ara kararlarının farklı nedenlerle yerine getirilmediği, birçok

defa dosyanın incelemeye alındığı ve bu uygulamanın davada yer alan taraf

sayısı da nazara alındığında yargılamanın uzaması üzerinde baskın bir etkiye

sahip olduğu anlaşılmaktadır.

24. Başvuru konusu yargılamada söz konusu olduğu gibi,

verilen birleştirme kararlarının adaletin daha iyi gerçekleştirilebilmesi için

makul olduğu değerlendirilebilirse de, bu tür kararların yargılamayı uzatacağı

göz önünde bulundurularak, yargılamanın diğer aşamalarında sürecin

hızlandırılması hususunda daha fazla gayret ve özen gösterilmesi gerektiği

açıktır.

25. Kadastro mahkemesi

nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha

önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından,

özellikle 3402 sayılı Kanun’da yer alan ve yargılamada sürati temin etmeye

hizmet eden özel usul hükümlerinin nazara alınmadığı göz önünde bulundurularak

makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde kararlar verilmiştir

(B. No:2012/12, 17/9/2013, §§ 38-62; B. No:2013/1115, 5/12/2013, §§ 39-67;2012/673, 19/12/2013, §§ 21-43).

26. Başvuruya konu davada yer

alan kişi sayısı ve davanın mahiyeti nedeniyle icrası gereken usul işlemlerinin

niteliği başvuruya konu yargılamanın karmaşık olduğunu ortaya koymakla

birlikte, davaya bütün olarak bakıldığında, 3402 sayılı Kanun’da yer alan usul

hükümlerine tabi bir yargılama sürecine ilişkin somut başvuru açısından farklı

bir karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve söz konusu kırk dört

yılı aşkın yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna

varılmıştır.

27. Açıklanan nedenlerle,

başvurucuların Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma haklarının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

28. Başvurucular ayrıca, uzun

süren yargılama nedeniyle taşınmazdan yararlanamadıkları gibi taşınmazdan

sağlanan gelir desteğinden de mahrum kaldıklarını belirterek, Anayasa’nın 35. maddesinde

tanımlanan mülkiyet haklarının ihlal edildiğini iddia etmiş olup,

başvurucuların makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği yönünde

yukarıda yer verilen tespitler ışığında, mülkiyet haklarının ihlal edildiği

yönündeki iddialarının ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

29. Başvurucular, taşınmazlarını

uzun süren yargılama boyunca kullanamadıklarını ve gelirlerinden istifade

edemediklerini belirterek, maruz kaldıkları zarar karşılığı 250.000,00 TL maddi

tazminata ve her bir başvuru lehine 40.000,00 TL manevi tazminata

hükmedilmesini talep etmişlerdir.

30. 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal

bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak

için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden

yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine

tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu

gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

31. Başvurucuların tarafı olduğu

uyuşmazlığa ilişkin kırk dört yılı aşkın yargılama süresi nazara alındığında,

yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiyle

giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucu Abdal Yaman’a

34.900,00 TL, başvurucular Ahmet Yaman, Ömer Yaman, Halime Eke, Nofi Yaman ve Davut Yaman’a ayrı ayrı 3.200,00 TL,

başvurucular Mahmut Yaman ve İzzettin Yaman’a ayrı ayrı 750,00 TL, diğer

başvuruculara ayrı ayrı 500,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi

gerekir.

32. Başvurucular tarafından

maddi tazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ile

iddia edilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından,

başvurucuların maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

33. Başvurucular Abdal Yaman ve

sekiz arkadaşı ile Ömer Yaman ve on dört arkadaşı tarafından ayrı ayrı yapılan

206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin ayrı ayrı birleşen dosyalardaki bu

başvuruculara ödenmesine ve belirtilen başvuruculara 1.500,00 TL vekâlet

ücretinin müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

34. Başvuruya konu yargılamanın

kırk dört yılı aşkın bir süredir devam ettiği ve bu hususun makul sürede

yargılanma hakkını ihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği

açık olan bir yargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven

ilkesinin gördüğü zararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın

mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasını teminen,

kararın bir örneğinin ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi

gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucuların,

1.

Makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarının KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Anayasa’nın

36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL

EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucu Abdal Yaman’a 34.900,00 TL, başvurucular Ahmet Yaman,

Ömer Yaman, Halime Eke, Nofi Yaman ve Davut Yaman’a

ayrı ayrı 3.200,00 TL, başvurucular Mahmut Yaman ve İzzettin Yaman’a ayrı ayrı

750,00 TL, diğer başvuruculara ayrı ayrı 500,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE,

başvurucuların tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

C. Başvurucular Abdal Yaman ve sekiz arkadaşı ile Ömer Yaman ve on

dört arkadaşı tarafından ayrı ayrı yapılan 206,10 TL harçtan oluşan yargılama

giderinin ayrı ayrı birleşen dosyalardaki bu başvuruculara müştereken

ödenmesine ve belirtilen başvuruculara 1.500,00 TL vekâlet ücretinin MÜŞTEREKEN

ÖDENMESİNE,

D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

E. Kararın bir örneğinin Mardin Kadastro Mahkemesine

gönderilmesine,

8/9/2014

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Serruh KALELİ

Üyeler

:

Zehra Ayla PERKTAŞ

Nuri NECİPOĞLU

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin GÖKCAN

Raportör

:

Murat AZAKLI

Başvurucular

:

1. Abdal YAMAN

2. Hasan YAMAN

3. Naci YAMAN

4. Mahmut YAMAN

5. Nuri YAMAN

6. İsmail YAMAN

7. Hediye YAMAN

8. Nofi YAMAN

9. Sultan DİDİN

10. Ömer YAMAN

11. Ahmet YAMAN

12. Elif EKE

13. Bedriye ÖZKAN

14. Halime EKE

15. İzzettin YAMAN

16. Faruk YAMAN

17. Necmettin YAMAN

18. Davut YAMAN

19. Şeyhdavut YAMAN

20. Vecdi YAMAN

21. Hasan YAMAN

22. Bedrettin YAMAN

23. Muhittin YAMAN

24. İbrahim YAMAN

Vekilleri

:

Av. Ali AYDEMİR

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/1591, T. 08.09.2014, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-1591-basvuru-08-09-2014-f1604b252c2b