Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/11171, 19.07.2017

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/11171
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

BAYRAM ÇAĞLAR VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/11171)

Karar Tarihi: 19/7/2017

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; tutukluluğun hukuka aykırı olması ve makul süreyi

aşması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılamanın özel

yetkili mahkemede devam etmesi nedeniyle kanuni hâkim güvencesinin, siyasi

parti faaliyetleri ve legal eylemler nedeniyle tutuklama kararı verilmesi nedeniyle

siyasi faaliyette bulunma hakkı ile toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının ihlal

edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 4/7/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. 2014/11175,

2014/11182 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyalarının konu yönünden hukuki

irtibat nedeniyle 2014/11171 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyası ile

birleştirilmesine; incelemenin 2014/11171 başvuru numaralı bireysel başvuru

dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.

6. 2014/11171,

2014/11175 sayılı başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesinin önceki

kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş

sunulmayacağı bildirilmiştir.

7. 2014/11182

sayılı başvuru belgelerinin de bir örneği bilgi için Bakanlığa gönderilmiştir.

Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda

sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmasına gerek olmadığı

bildirilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucular, silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu

işledikleri şüphesiyle 13/9/2011 tarihinde gözaltına alınmışlar; 17/9/2011

tarihinde tutuklanmışlardır.

10. Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2014/105 sayılı dava

dosyasına göre tutuklu bulunan başvurucular, 27/5/2014 tarihli duruşmada

tutuksuz yargılanmak üzere tahliye talebinde bulunmuşlar ancak talepleri aynı

duruşmada reddedilmiştir.

11. Başvurucular, Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/5/2014

tarihli ret kararına itiraz etmiş ancak Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin

11/6/2014 tarihli ve 2014/480 Değişik İş sayılı kararı ileitirazları

reddedilmiştir.

12. Ret kararı, başvuruculara 13/6/2014 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

13. Başvurucular 4/7/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

14. Başvurucular 18/7/2014 tarihli duruşmada tahliye edilmiştir.

Başvurucular hakkındaki dava İlk Derece Mahkemesinde derdesttir.

IV. İLGİLİ HUKUK

15. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı

141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:

"Suç soruşturması veya kovuşturması

sırasında;

a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında

yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,

...

d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde

makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında

hüküm verilmeyen,

...

Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını,

Devletten isteyebilirler."

16. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat

isteminin koşulları" kenar başlıklı 142. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

"(1) Karar veya hükümlerin

kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde

karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat

isteminde bulunulabilir.

(2) İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır

ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle

ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır

ceza mahkemesinde karara bağlanır."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 19/7/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kişi Hürriyetive

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin iddia

1. Tutuklamanın Hukuki Olmadığına İlişkin İddia

Yönünden

a. Başvurucuların İddiaları

18. Başvurucular somut olay, olgu ve bilgi olmadığı hâlde

tutuklandıklarını ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

19. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (3) numaralı,

48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları uyarınca bireysel başvuruda,kamu gücünün neden

olduğu iddia edilen ihlale dair olayların tarih sırasına göre özeti yapılmalı;

bireysel başvuru kapsamındaki hakların ne şekilde ihlal edildiği, buna ilişkin

gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (Veli

Özdemir, B. No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20).

20. Somut olayda başvurucular, somut olay, olgu ve bilgi

olmadığı hâlde tutuklandıklarını ileri sürmüşse de tutuklanmalarına dayanak

oluşturan ifade ve sorgu zaptı, tutuklama kararı, iddianame vb. herhangi bir

belge sunmamış, iddialarını temellendirememiş,delillerini

sunma ve temel hak ve özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin açıklamalarda

bulunma yönündeki yükümlülüklerini yerine getirmemişlerdir. Dolayısıyla

başvurucular tarafından ileri sürülen iddianın kanıtlanamadığı sonucuna

ulaşılmıştır.

21. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Tutukluluğun Makul Süreyi Aştığına İlişkin

İddia Yönünden

a. Başvurucuların İddiaları

22. Başvurucular, tutukluluğun devamı kararlarının hukuka aykırı

olduğunu, tutukluluğun devamına karar veren Mahkemenin her seferinde aynı klişe

gerekçelerle tahliye taleplerinin yanında adli kontrol hükümlerinin uygulanması

taleplerini de reddettiğini, tutukluluğun makul süreyi aştığını, delilleri

karartma ve kaçma ihtimallerinin olmadığını, kendileri ile benzer konumda olan

ve başka davalarda yargılanan sanıkların tahliye edildiğini, kendilerinin hâlen

tutuklu olduğunu belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı yanında eşitlik

ilkesinin de ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

b. Değerlendirme

23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Somut olayda ihlal iddialarının özünün

tutukluluğun uzun sürmesine, yargılamanın tutuklu devam ettirilmesine yönelik

olduğu anlaşılmaktadır. Başvurucuların bu başlık altındaki iddiaları Anayasanın

19. maddesinin yedinci fıkrası kapsamında değerlendirilmiştir.

24. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak

ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek

ikincil nitelikte bir kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği

gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle

olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt,

B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 17).

25. Anayasa Mahkemesi, tutukluluğun kanunda öngörülen azami

süreyi veya makul süreyi aştığı iddiasıyla yapılan bireysel başvurular

bakımından bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla başvurucu tahliye

edilmiş ise asıl dava sonuçlanmamış da olsa -ilgili Yargıtay içtihatlarına atıf

yaparak- 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açma

imkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğunu belirtmektedir (Erkam Abdurrahman Ak, B. No: 2014/8515,

28/9/2016, §§ 48-62; İrfan Gerçek,

B. No: 2014/6500, 29/9/2016,§§ 33-45).

26. Somut olayda bireysel başvuruda bulunduktan sonra 18/7/2014

tarihinde tahliyesine karar verilen başvurucuların tutukluluğun makul süreyi

aştığına ilişkin iddiası, 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi kapsamında açılacak

davada da incelenebilir. Bu madde kapsamında açılacak dava sonucuna göre

başvurucuların tutukluluğunun makul süreyi aştığının tespiti hâlinde görevli

mahkemece başvurucular lehine tazminata da hükmedilebilecektir. Buna göre 5271

sayılı Kanun'un 141. maddesinde belirtilen dava yolunun başvurucunun durumuna

uygun telafi kabiliyetini haiz etkili bir hukuk yolu olduğu ve bu olağan

başvuru yolu tüketilmeden yapılan bireysel başvurunun incelenmesinin bireysel

başvurunun "ikincil niteliği" ile bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır.

27. Açıklanan nedenlerle tutukluluğun makul süreyi aştığı

iddiasının yargısal başvuru yolları tüketilmeden bireysel başvuru konusu

yapıldığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Kanuni Hâkim Güvencesinin İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

1. Başvurucuların İddiaları

28. Başvurucular, özel yetkili mahkemelerde yargılamanın devam

ettiğini belirterek kanuni hâkim güvencesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

29. 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası

uyarınca bireysel başvuru yoluna başvurabilmek için olağan kanun yollarının

tüketilmiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403,

26/3/2013, § 16).

30. Somut olayda başvuruya konu yargılamanın devam ettiği tespit

edilmiştir. Bu kapsamda başvurucuların, hukuk sisteminde mevcut yargısal

yolları tüketmeksizin bireysel başvuruda bulundukları anlaşılmaktadır.

31. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Siyasi Faaliyette

Bulunma Hakkı ile Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia Yönünden

1. Başvurucuların İddiaları

32. Başvurucular,

siyasi parti faaliyetleri ve katıldığı yasal eylemler nedeniyle

yargılandıklarını ve tutuklandıklarını, kendilerine isnat edilen eylemlerin

düşünce ve örgütlenme özgürlüğü kapsamında olduğunu belirterek siyasi

faaliyette bulunma ve toplantı ve gösteri yürüyüşü haklarının ihlal edildiğini

ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

33. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (3) numaralı, 48.

maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları uyarınca bireysel başvuruda, kamu

gücünün neden olduğu iddia edilen ihlale dair olayların tarih sırasına göre

özeti yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki hakların ne şekilde ihlal

edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (Veli Özdemir, §§ 19, 20).

34. Somut olayda başvurucular, siyasi parti faaliyetleri

nedeniyle tutuklandıklarını ileri sürmüşlerse de bu iddialarını temellendirebilecek

herhangi bir belge sunmamış, delillerini sunma yönündeki yükümlülüklerini

yerine getirmemişlerdir (bkz. § 20). Dolayısıyla başvurucular tarafından ileri

sürülen bu iddianın kanıtlanamadığı sonucuna ulaşılmıştır.

35. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1.

Tutuklamanın hukuki olmadığına ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

2. Tutukluluğun makul süreyi aştığına ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Kanuni hâkim güvencesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

4. Siyasi faaliyette bulunma ve toplantı ve gösteri yürüyüşü

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

19/7/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör Yrd.

:

Yusuf Enes

KAYA

Başvurucular

:

1. Bayram

ÇAĞLAR

2. Necmettin

PALA

3. Selim

EKİCİ

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/11171, T. 19.07.2017, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-11171-basvuru-19-07-2017-778c4c82c002