Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/10711, 07.06.2017

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/10711
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

REŞİT KIZILKAYA BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/10711)

Karar Tarihi: 7/6/2017

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve tutukluluğa

itirazın etkin olarak kullanılamaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği

hakkı ile makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 25/6/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu 10/12/2009 tarihinde gözaltına alınmış, 11/12/2009

tarihinde ise tutuklanmıştır. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 18/12/2009

tarihli iddianamesi ileçocuğun nitelikli cinsel

istismarı suçunu işlediği iddiasıyla başvurucu hakkında kamu davası açılmıştır.

Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/12/2013 tarihli kararı ile başvurucunun

20 yıl 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve tutukluluk hâlinin devamına kararverilmiştir. Temyiz üzerine hüküm, Yargıtay 14. Ceza

Dairesinin 16/6/2014 tarihli kararıyla onanmıştır.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

9. Mahkemenin7/6/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru

incelenip gereği düşünüldü:

A. Kişi Hürriyeti ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

10. Başvurucu; hakkında yürütülen yargılamada kanuni tutukluluk

süresinin aşıldığını, tutukluluğa itiraz yolunu etkin olarak kullanamadığını,

kararların gerekçesiz olduğunu belirterek Anayasa’nın 19. maddesinde tanımlanan

kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

11. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (5) numaralı

fıkrası uyarınca başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemiş ise

ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde bireysel başvuru

yapılması gerekir.

12. Tutukluluk nedeniyle yapılan bireysel başvurunun temel

amacı, özgürlükten yoksun bırakmanın hukuka aykırı olduğunun ya da devamını

haklı kılan sebeplerin bulunmadığının tespitidir (Mehmet Emin Kılıç, B. No: 2013/5267, 7/3/2014, § 24).

Tutuklulukta sürenin başlangıcı, kişinin ilk kez yakalandığı tarih veya

doğrudan tutuklandığı durumlarda tutuklama tarihidir. Tutukluluk süresinin sonu

ise kural olarak kişinin serbest bırakıldığı ya da ilk derece mahkemesince

hüküm verildiği tarihtir (Mehmet Emin Kılıç,

§ 27).

13. Başvuru konusu olayda, ilk derece mahkemesinin nihai

kararını verdiği 18/12/2013 tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılması

gereken bireysel başvurunun 25/6/2014 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından

başvuruda süre aşımı olduğu sonucuna varılmıştır.

14. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

B. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

15. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

16. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

17. Ceza yargılamasının süresi tespit edilirken sürenin

başlangıç tarihi olarak bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlar

tarafından bildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltı

gibi birtakım tedbirlerin uygulandığı tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak

ise suç isnadına ilişkin nihai kararın verildiği, yargılaması devam eden

davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (B.E., B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 34).

18. Ceza yargılamasının süresinin makul olup olmadığı

değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların

ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın

süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate

alınır (B.E., § 29).

19. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında yargılamanın karmaşık nitelikte olmadığı

görülmektedir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan

incelemede ise yargılamanın uzun sürmesinde üç yıl boyunca Adli Tıp Kurumu

raporlarının beklenilmesinin etkili olduğu anlaşıldığından somut olaydaki

yaklaşık 4 yıl 6 aylık yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak

gerekir.

20. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 4.800 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesine

(E.2010/8, K.2013/482) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

7/6/2017tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Nuri

NECİPOĞLU

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

Gökçe

GÜLTEKİN

Başvurucu

:

Reşit

KIZILKAYA

Vekili

:

Av. Yusuf

Kenan ALTAN

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/10711, T. 07.06.2017, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-10711-basvuru-07-06-2017-332d44a348e3