Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/10685, 22.06.2015

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/10685
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

MEHMET EMİN İLHAN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/10685)

Karar Tarihi: 22/6/2015

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, "silahlı

terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği iddiasıyla hakkında açılan kamu davasında

yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmadığını belirterek, adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, maddi ve manevi tazminat talebinde

bulunmuştur.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 25/6/2014 tarihinde Adana 2. İdare Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun

Komisyona sunulmasına engel bir durumunun bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 30/9/2014 tarihinde,

başvurunun, makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddiası yönünden kabul

edilebilir olduğuna ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına,

dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 1/12/2014 tarihinde, başvurunun

esas incelemesinin yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği,

görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 19/12/2014

tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda

sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle

şöyledir:

7. Başvurucu ve diğer iki şüpheli hakkında, Adana Devlet

Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 11/8/1998 tarihli ve E.1998/314

sayılı iddianamesi ile "silahlı terör

örgütüne üye olma" suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası

açılmış, dava, Adana 1 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin E.1998/368 sayılı

dosyasına kaydedilmiştir.

8. Adana 1 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin kapatılması

üzerine dava, Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK. 250. maddesi ile görevli)

E.2004/51 sayılı dosyasına kaydedilmiştir.

9. Mahkemece, 25/12/2007 tarihli ve E.2004/51, K.2007/184

sayılı karar ile başvurucunun, "silahlı

terör örgütüne üye olma" suçundan beraatine

karar verilmiştir.

10. Temyiz üzerine karar, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin

8/12/2009 tarihli ve E.2008/10125, K.2009/12273 sayılı ilâmı ile eksik

incelemeye dayalı hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmuştur.

11. Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılamada Mahkemece,

20/8/2010 tarihli ve E.2010/33, K.2010/220 sayılı karar ile zamanaşımı

süresinin dolması nedeniyle başvurucu hakkında açılan kamu davasının

düşürülmesine karar verilmiştir.

12. Başvurucunun temyizi üzerine karar, Yargıtay 9. Ceza

Dairesinin 22/1/2014 tarihli ve E.2013/4619, K.2014/634 sayılı ilâmı ile

onanmıştır.

13. Karar, 26/5/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

14. Başvurucu, 25/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

15. 1/3/1926 tarih ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu’nun

102. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi ve 168. maddesinin ikinci

fıkrası.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

16. Mahkemenin 22/6/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucunun 25/6/2014 tarih ve 2014/10685 numaralı bireysel başvurusu

incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

17. Başvurucu, Adana Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet

Başsavcılığı tarafından 11/8/1998 tarihinde hakkında açılan kamu davasında

yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmadığını belirterek, adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

1. Esas Yönünden

18. Başvurucu, "silahlı

terör örgütüne üye olma" suçundan hakkında açılan kamu

davasında yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmadığını belirterek, adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

19. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)

ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049,

26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)

kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan

alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma

hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca

inceleme yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM

içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan

ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve

haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun

dayanağını oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen

ilkeler uyarınca adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca

davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının

görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın

bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanma hakkının

değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B. No:

2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).

20. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

21. Anayasa’nın 36. ve Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca

kişilere, cezai alanda yöneltilen suçlamaların da (suç isnadı) makul sürede

karara bağlanmasını isteme hakkı tanınmıştır. İsnat olunan fiil, ceza

kanunlarında suç olarak nitelendirilmiş ve yargılama aşamasında ceza hukukunun

kuralları uygulanmış ise ayrıca bir uygulanabilirlik incelemesi yapılmaksızın

kendiliğinden adil yargılanma hakkının kapsamına girer (B. No: 2013/625,

9/1/2014, § 31). Başvuru konusu olayda, başvurucu hakkında, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu

işlediği iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu hakkında isnat olunan

suç 765 sayılı mülga Kanun’un 168. maddesinin ikinci fıkrasında hapis cezasını

gerektirir şekilde tanımlanmıştır. Bu çerçevede başvurucu hakkındaki suç

isnadına dayalı yargılamanın Anayasa’nın 36. maddesinin güvence kapsamına

girdiği konusunda kuşku bulunmamaktadır (B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 32).

22. Ceza muhakemesinde yargılama süresinin makul olup

olmadığı değerlendirilirken sürenin başlangıcı, bir kişiye suç işlediği

iddiasının yetkili makamlar tarafından bildirilmesi veya isnattan ilk olarak

etkilendiği arama ve gözaltı gibi bir takım

tedbirlerin uygulanması anı ya da kamu davasının açıldığı tarihtir. Somut

başvuru açısından bu tarih, başvurucu hakkında Adana Devlet Güvenlik Mahkemesi

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamu davasının açıldığı 11/8/1998 tarihidir.

Ceza yargılamasında sürenin sona erdiği tarih ise suç isnadının nihai olarak

karara bağlandığı tarih olup, somut başvuru açısından bu tarih, Yargıtay 9.

Ceza Dairesince Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/8/2010 tarihli hükmünün

onandığı 22/1/2014 tarihidir.

23. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde,

başvurucu ve diğer iki şüpheli hakkında, Adana Devlet Güvenlik Mahkemesi

Cumhuriyet Başsavcılığının 11/8/1998 tarihli iddianamesi ile "silahlı terör örgütüne üye olma"

suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı, davanın Adana 1 No.lu

Devlet Güvenlik Mahkemesinin E.1998/368 sayılı dosyasına kaydedildiği tespit

edilmiştir. Adana 1 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin kapatılması üzerine,

davanın Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2004/51 sayılı dosyasına kaydedildiği,

Mahkemece, 25/12/2007 tarihli karar ile başvurucunun, "silahlı terör örgütüne üye olma"

suçundan beraatine karar verildiği, temyiz üzerine

hükmün, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 8/12/2009 tarihli ilâmı ile bozulduğu

belirlenmiştir. Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılamada Mahkemece, 20/8/2010

tarihli karar ile zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle başvurucu hakkında

açılan kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, başvurucunun temyizi

üzerine kararın, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 22/1/2014 tarihli ilâmı ile

onandığı anlaşılmıştır.

24. 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun

öngördüğü yargılama usullerine tabi mahkemeler nezdindeki yargılamaların makul

sürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış

ve Anayasa Mahkemesi tarafından makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

yönünde kararlar verilmiştir (B. No: 2012/625, 9/1/2014, §§ 23-41; B. No:

2013/695, 9/1/2014, §§ 24-40).

25. Başvurunun değerlendirilmesi neticesinde, başvuruya konu ceza

davası; hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların karmaşıklığı,

delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi kriterler

dikkate alındığında karmaşık olmaktan uzaktır. Başvurucunun tutum ve

davranışlarıyla ve usuli haklarını kullanırken

özensiz davranmasıyla yargılamanın uzamasına önemli ölçüde sebep olduğu da

söylenemez. Anılan davaya bütün olarak bakıldığında, somut başvuru açısından

farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve söz konusu on

beş yıl beş aylık yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu

sonucuna varılmıştır.

26. Açıklanan nedenlerle, başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

2. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

27. Başvurucu, yargılama makul

sürede sonuçlandırılmadığı için 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi

tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

28. 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal

bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak

için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden

yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine

tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu

gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

29. Başvurucunun tarafı olduğu

uyuşmazlığa ilişkin on beş yıl beş aylık yargılama süresi nazara alındığında,

yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiyle

giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında, başvurucunun talep ettiği

tazminat miktarı da dikkate alınarak, başvurucuya net 10.000,00 TL manevi

tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

30. Başvurucu tarafından maddi

tazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ile iddia

edilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından,

başvurucunun maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

31. Başvurucu tarafından yapılan

ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun;

1. Yargılamanın makul sürede

sonuçlandırılmadığı yönündeki iddiasının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Anayasa’nın

36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL

EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucuya net 10.000,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucunun tazminata ilişkin diğer

taleplerinin REDDİNE,

C. Başvurucu tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

22/6/2015

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Erdal TERCAN

Hasan Tahsin GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Raportör Yrd.

:

Derya ATAKUL

Başvurucu

:

Mehmet Emin İLHAN

Vekili

:

Av. Kemal DERİN

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/10685, T. 22.06.2015, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-10685-basvuru-22-06-2015-03fad3f919b9