Bölge Adliye Mahkemesi · Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2025/1196 E. 2025/1426 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1196
- Karar No
- 2025/1426
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1196 - 2025/1426 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1196 KARAR NO : 2025/1426 KARAR TARİHİ : 08/07/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/11/2023 NUMARASI : 2023/... ESAS 2023/... KARAR DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... ANONİM ŞİRKETİ- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Taşımadan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 08/07/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/07/2025 Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/... esas 2023/... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, taşımadan kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. Davacı tarafından, sahibi olduğu ceviz emtiasının, davalıya ait ..., ... adlı gemi ile ... ve ... nolu konşimentolar tahtında ABD'den Mersin'e taşındığı, ancak, malların tahliyeleri sırasında, meydana gelen ıslanma sonucu zarar oluştuğu, zararın artmasını önlemek için hasarlı cevizler ile hasarsız cevizleri birbirinden ayırmak amacı ile hasarlı cevizlerin kırdırıldığı ve sağlığa uygun olmayanların imha edildiği, tüm bu işlemler için masraf yapıldığı iddia edilerek, kötü taşıma nedeniyle uğranılan zarar toplamı olan 35.468.52 ABD Dolarını ve 33.000,00.TL'nin davalıdan tahsili talep edilmiş, davalı ise, yetkili mahkemenin Londra Yüksek Mahkemesi olduğunu, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, Deniz İhtisas Mahkemesi sıfatıyla Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ikame edilmediğinden görev itirazlarının bulunduğunu, taşımanın ... gemisi ile yapılması nedeniyle pasif husumet itirazlarının bulunduğunu, arabuluculuk dava şartının da sağlanmadığını, meydana gelen zarardan sorumlu olunmadığını, davanın usulden ve esastan reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın, arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. 6102 sayılı TTK'ya 6/12/2018 tarih 7155 sayılı kanunun 20. maddesiyle 5/A maddesi olarak "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü eklenmiştir. 6/12/2018 tarih 7155 sayılı kanunun 26. maddesi "Bu Kanunun; a) 10, 20 ve 21 inci maddeleri 1/1/2019 tarihinde.... yürürlüğe girer." hükmünü içermektedir.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunununa 6/12/2018 tarih 7155 sayılı kanunla 18/A maddesi olarak "(2)....Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü eklenmiştir. Somut olayda, davacı tarafından dava açılmadan önce ticari davalarda zorunlu olan dava şartı arabuluculuğa başvurulmuş ise de, dava dilekçesi ekinde bulunan Arabuluculuk Son Tutanağında, davacının, karşı taraf olarak ..., ... olarak gemi donatanlığı/charter'a izafeten acentası sıfatı ile ... A.Ş şeklinde başvuruda bulunduğu, tutanakta sadece gemi adına yer verildiği, ancak, gemi donatanı veya kiracısının açık isminin belirtilmediği, tutanak içeriğinden, acentenin, karşı taraf olarak kimin acentesi olduğunun anlaşılamadığı, arabuluculuğun dava şartı olması nedeniyle, dava açılmadan önce başvurularak son tutanağa bağlanması gerektiğinden, davadan sonra arabuluculuk aşamasındaki taraf ismindeki eksikliğin tamamlanmasının mümkün olmadığı, tüm bu nedenlerle, mahkemece, arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş olmasının yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 615,40.TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince dava değeri göz önüne alınarak kesin olmak üzere karar verildi. 08/07/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır