Bölge Adliye Mahkemesi · Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2023/2251 E. 2025/2487 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2251
- Karar No
- 2025/2487
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2251 - 2025/2487 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/2251 KARAR NO : 2025/2487 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/11/2022 NUMARASI : 2021/1049 Esas, 2022/868 Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat KARAR TARİHİ : 13/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2025 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.11.2022 tarih ve 2021/1049 Esas, 2022/868 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02/10/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacı ...'in ağır yaralandığını, davacının sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı motosiklet ile ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesi kazanın meydana geldiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/5778 sayılı dosyasında soruşturma başladığını, ... plaka sayılı aracın KZMMS poliçesi davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı olduğunu, davalı şirkete 6704 sayılı yasa gereği gerekli başvuruların yapıldığını, ancak davalı sigorta şirketi tarafından taleplerinin karşılanmadığını, kaza nedeniyle davacının ağır yaralandığını yatalak kaldığı dönem nedeniyle iş ve gücünü yapamadığını, kalıcı şekilde sakat kaldığını beyan ederek fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydı ile ve tespit edilecek miktarlara temerrüt/olmadığı takdirde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile olmak üzere 6100 sayılı HMK m.107 uyarınca toplanacak delillere göre tazminat hesabı yaptırılarak meydana gelen kaza neticesi davacının; kalıcı maluliyet, geçici-tam iş göremezlik ve bakıcı zararının tespiti ve tazmini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkete eksik evrak ile başvuru yapıldığını, işbu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur, maluliyet raporu alınmasını, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin reddini talep ettiklerini, kazanın gerçekleştiği/poliçe tarihinde geçerli mevzuat uyarınca davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla-geçici iş görmezlik ve sağlık gideri tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, davacının geçici işgöremezlik/bakıcı, sağlık giderine ilişkin iddiasını, buna ilişkin giderini ispatlaması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davacı tam kusurlu olduğundan davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; dosya aşamasında alınan bilirkişi raporunda ve kaza tespit tutanağında davacıya %100 kusur izafe edilmiş olmasını kabul etmediklerini, yargılama aşamasında sadece ... ATK'dan bilirkişi raporunun aldırıldığını, başka bir bilirkişi raporu olmadığı halde raporların birbiri ile uyumlu olduğuna dayanarak davanın reddedilmesinin usule ve hukuka aykırı olduğunu, keşif yapılarak kusur raporu alınması gerektiğini, "Sürücüler, trafik işaret yada levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışları ile yaya yada okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak zorundadırlar" kuralını ihlal edilmiş olup bu kurala riyaet edilmeden kusur dağılımı yapıldığını, karşı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya arasında mevcut bulunan kaza tespit tutanağında ...'in şerit izleme ve değiştirme kuralını ihlalden kusurlu olduğu, diğer dava dışı sürücünün herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemece alınan 25.08.2022 tarihli ATK raporunda; sürücü ... yönetimindeki aracı ile sol şerit üzerinde seyir halinde iken sağ şeritten sol şeride aniden doğrultu değiştiren araç ile çarpışması ile gerçekleşen kazada atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı, davacı sürücü ... yönetimindeki motosikleti ile sağ şeritte seyir halinde iken sol şeritte seyir halindeki araçların seyir durumunu dikkate alıp gerekli ve yeterli kontrollerinin akabinde tedbirli bir şekilde şerit değiştirmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği kontrolsüz bir şekilde sol şeride yönelip diğer aracın seyir istikametine girerek kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği, dikkatsiz ve hatalı bir şekilde şerit değiştirmesi ile gerçekleşen kazada asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmada müşteki ...'in kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği görülmüştür. Mahkemece aldırılan raporun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olduğu, aralarında çelişki olmadığı, kusurun dosya kapsamına göre tespit edilebildiğinden keşif yapılmasının zorunlu olmadığı, olayın sürücü ... sol şeritte, davacı sürücünün sağ şeritte seyir halinde iken, davacının sol taraftaki araçları dikkate almadan aniden sol şeride geçmek isterken sigortalı araca çarpmasıyla meydana geldiği anlaşıldığından davacı vekilinin kusur oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 179,90 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.13/11/2025 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.