İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/165 E. 2025/862 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/165
- Karar No
- 2025/862
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/165 KARAR NO : 2025/862 DAVA : Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Tazminat (Değer Kaybı) DAVA TARİHİ: 18/02/2025 KARAR TARİHİ: 07/10/2025 Mahkememizde görülen tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkiline ait ... plakalı araç ile ...plakalı araç arasında 03.10.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasının gerçekleştiğini, gerçekleşen kazada müvekkiline ait araçta değer kaybı zararının oluştuğunu, kazanın oluşumunda ...plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkiline ait ... plakalı aracın kusurunun bulunmadığını, davalı aracının kaza tarihini kapsar şekilde ...poliçe numarası ile ...Sigorta A.Ş'nin teminatı kapsamında olduğunu, zararlarının tazmin edilmesi amacıyla davalı sigorta şirketine 13.12.2024 tarihinde yazılı olarak başvurulduğunu, ancak sigorta şirketi tarafından müvekkilinin zararının karşılanmadığını, değer kaybı zararının tespiti için ekspere ödenen 1.109,81 TL hizmet bedelinin de ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatının davalıdan (teminat limitleri dahilinde ve temerrüt tarihinden itibaren) kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, ekspertiz hizmet bedeli olarak ödenen 1.109,81 TL'nin yargılama gideri olarak dahil edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; 03/10/2024 tarihli kaza sebebiyle ... plakalı araçta meydana gelen maddi zararın tazmini için toplam 26,820.00-TL ve değer kaybı zararının tazmini için 22.500,00-TL olmak üzere toplam 49.320,00-TL ödeme yaptıklarını, müvekkili sigorta şirketinin poliçeden doğan sorumluluğunu tümüyle yerine getirdiğini, davacının taraf eksper incelemesi yaptırarak iddia edilen alacağını tam olarak tespit ettirebileceği halde, 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine aykırı olarak başvurunun belirsiz alacak davası şeklinde açıldığını, başvurunun hukuki menfaat yokluğu sebebiyle reddedilmesinin gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin başvuru öncesinde 22.500,00 TL değer kaybı ödemesi yaptığını belirterek, davanın reddi ile yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 03/10/2024 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu davacıya ait ...plakalı sayılı araçta oluşan değer kaybı bedeline ilişkin maddi tazminatın, kazaya kusuruyla sebebiyet verdiği iddia olunan ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar zorunlu trafik sigorta poliçesini tanzim eden davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir. Dava dışı sigortalı ...plakalı aracın, davalı sigorta şirketince 15/05/2024-15/05/2025 tarihleri arasında zorunlu trafik sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, teminat limitinin maddi hasarlarda araç başına 200.000,00-TL olduğu görülmüştür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre, davalı sigorta şirketi kazaya karışan karşı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla, bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır. İşleten ve zorunlu trafik sigortacılarının üçüncü kişilere karşı sorumluluklarının niteliği ise, kanundan doğan müteselsil sorumluluk olup, 6098 sayılı TBK’nın 163/1. maddesi gereğince alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü teknik bilgiyi gerektirdiğinden, otomotiv, trafik ve sigorta alanında uzman bilirkişilerinden oluşan heyetten bilirkişi heyeti raporu alınmış, alınan raporda davacıya ait ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurlu bulunmadığı, davalı sigorta şirketince kaza tarihinde zorunlu trafik sigorta poliçesi ile teminat altına alınan ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, davacıya ait ... plakalı araçta piyasa şartlarına göre 70.000-TL değer kaybı zararının oluştuğunun bildirildiği, anılan raporun ayrıntılı, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu görülmüştür. Davaya konu trafik kazası sonucunda davacıya ait... plakalı araçta bilirkişi heyeti raporu ile tespit olunduğu üzere 70.000-TL değer kaybı meydana geldiği, davalı sigorta şirketince davacı yana davalı tarafça davacıya 31/12/2024 tarihinde 22.500,00-TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, davacının bakiye değer kaybı alacağının 47.500,00-TL olduğu, anılan değer kaybı bedelinden, sigortalısının tam kusurlu olması nedeniyle davalının sigorta poliçesi bakiye limiti(150.680,00-TL) kapsamında sorumlu bulunduğu anlaşıldığından, davanın değer artırım dilekçesi doğrultusunda kabulüne karar vermek gerekmiş, davacıya ait aracın hususi nitelikte olduğu gözetilerek, 26/12/2024 temerrüt tarihinden itibaren (başvuru 13/12/2024+ 8 iş günü=26/12/2024 ) hüküm altına alınan tazminata yasal faiz işletilmiş, HMK 326.maddesi uyarınca iş dava sebebiyle yapılan yargılama giderleri davalı yana yükletilmiş, eldeki davada ara buluculuk yoluna başvuru zorunlu dava şartı olmadığından, davalı sigorta şirketine başvuru zorunlu dava şartı olduğundan ara buluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmış (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar sayılı ilamı), davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, davacı lehine, davalı aleyhine maktu vekalet ücreti takdir olunmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir. HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davanın KABULÜ ile 47.500,00-TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden 26/12/2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte poliçe limiti (150.680,00-TL ) ile sınırlı olmak üzere alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 3.244,73 TL nispi karar ve ilam harcından, dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL peşin harcın ve 195,79-TL tamamlama harcının düşülmesi ile kalan 2.433,54- TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacının yatırmış olduğu 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç ve tamamlama harcı olan 195,79 TL toplamı 1.426,59-TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu 170,00- TL'si tebligat-posta gideri ve 15.000,00-TL'si bilirkişi ücreti gideri ve 1.109,81 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 16.279,81-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-İş bu davada davalı sigorta şirketi yönünden başvuru zorunlu dava şartı niteliğinde olduğundan, zorunlu arabuluculuk iş bu dava da zorunlu dava şartı niteliğinde bulunmadığından arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL'nin davacıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına, 6-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının davacıya resen iadesine, Dair davacı vekillerinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi veya 20. Hukuk Dairesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/10/2025 Katip... ¸E-imzalıdır Hakim ... ¸E-imzalıdır