Bölge Adliye Mahkemesi · Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/3369 E. 2025/103 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3369
Karar No
2025/103
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/3369 - 2025/103 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/3369 KARAR NO : 2025/103 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ..... ÜYE : ..... ÜYE : ..... KATİP : ..... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/09/2022 NUMARASI : 2021/978 Esas, 2022/778 Karar DAVACILAR : 1- ....... 2- ......... VEKİLİ : Av. ........ DAVALI : ....... ŞİRKETİ - ............. VEKİLİ : Av. ....... DAVA : Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 14/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2025 Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/09/2022 tarih ve 2021/978 Esas, 2022/778 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 01.12.2012 tarihinde sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsiklet ile ... plakalı aracın çarpışması sonucu sürücü ...’in vefat ettiğini, mezkur kazanın meydana gelmesinde müteveffanın tam kusurlu olduğunu, müvekkillerinin müteveffanın anne ve babası olduğunu, vefat sebebiyle oğullarının desteğinden yoksun kaldıklarını, ... plakalı araç sigortacısı olan davalıya başvuru yapıldığını ancak taleplerinin reddedildiğini, iş bu nedenlerle; her bir davacı için 10,00 TL olmak üzere toplam 20,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile hükmen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH: Davacılar vekili 11/08/2022 tarihli dilekçesi ile taleplerin davacı ... için 113.800,40 TL, davacı ... için 111.199,60 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, talebin zamanaşımına uğradığını, davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın 09.02.2012/2013 tarihleri arasında müvekkilleri nezdinde sigortalı olduğunu ve poliçe teminat limitinin 225.000,00 TL olduğunu, kusur durumunun tespiti gerektiğini, söz konusu kazanın oluşumunda müteveffa destek sigortalı aracın sürücüsü olduğu ve asli kusurlu olduğunu, dolayısıyla hak sahiplerinin tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, faizin hatalı talep edildiğini ve müvekkilleri şirketin temerrüde düşmediğini, müterafik kusur hususunun irdelenmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davanın kabulü ile, 113.800,40-TL tazminatın 19.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... ...'e ödenmesine, 111.199,60-TL tazminatın 19.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... ...'e ödenmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Karara karşı davalı vekili; davacının talep etmiş olduğu alacağın rücuya tabi olduğunu, müteveffa kendi kusuru ile kazanın meydana geldiğini bu sebeple hak sahipleri kazaya karışan aracın ZMMS poliçesinden tazminat talep edemeyeceğini, hesap raporunu kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacıların desteğinin vefatına dayanan destekten yoksun kalınması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davacılar vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir. Davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun incelemesinde; Davacılar vekili, her bir davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilerek hatalı hüküm kurulduğunu savunmuştur. Her bir davacı tarafından talep edilen tazminat talepleri için davacılar arasında HMK 57 ve 58. maddeleri gereği ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğu, ihtiyari dava arkadaşlığında davaların birbirinden bağımsız olduğu, mahkemece kabul edilen kısım yönünden davacılar lehine her bir davacı açısından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunması gerektiği değerlendirilmekle, davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin rücu haklarının bulunduğu ve müteveffanın kendi kusuruyla vefat etmiş olması nedeniyle hak sahiplerinin 3.kişi olarak kabul edilemeyeceğine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Her ne kadar davalı vekili müteveffanın kendi kusuruyla vefat etmiş olduğunu, bu nedenle davacıların destek tazminatı talep haklarının bulunmadığını ileri sürmüş ise de, dava konusu trafik kazasının 26/10/2012 tarihinde yaşanmış olduğu, buna göre 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının bu uyuşmazlıkta uygulanamayacağı kanaatine varılmakla davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Yine davalının daha sonra davacılara rücu edebilecek olması davacıların tazminat istemelerine engel olmadığından bu yöndeki istinaf da yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelemesinde; Her ne kadar davalı vekilince PMF yaşam tablosu ve 1,8 teknik faizin uygulanması gerektiği, olayda 7327 sayılı yasa gereği % 2 iskonto uygulanmak suretiyle hesaplama yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de; Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiği, raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine yönelik istinaf başvurusunun incelemesinde; Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Bu hususta mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması hatalı görülmüştür. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir. Dosya kapsamından, ... plakalı motosiklet sürücüsü desteğin kask takıp takmadığının tespiti yapılamamakla birlikte, ölümün kafada kemik kırığına bağlı künt kafa travması/ beyin kanaması sonucu husule geldiği, buna göre müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği kanaatine varılmış ise de, dosya kapsamı incelendiğinde hesaplanan tazminat miktarının poliçe limitini aştığı ve bu nedenle garameten hesaplama yapıldığı, hak kazanılan tazminat miktarı üzerinden % 20 müterafik kusur indirimi yapıldığında yine tazminat miktarının limitin üstünde kalması sebebiyle hükmedilen limitle sınırlı meblağın altında kaldığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusu da yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi ile, HMK 353/1-b-2 maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının düzelterek yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/09/2022 tarih ve 2021/978 Esas, 2022/778 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KABULÜ İLE, - 113.800,40-TL tazminatın 19.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... ...'e ödenmesine, - 111.199,60-TL tazminatın 19.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... ...'e ödenmesine, 3-Alınması gereken 15.369,78-TL harçtan, peşin alınan 59,30-TL harcın ve 850,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 14.460,45-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 4-Davacılar tarafından yapılan peşin harç ve ıslah harcı olan 909,30-TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, 5- 7155 sayılı kanun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A Maddesinin 14. fıkrası gereğince suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.360,00 TL arabulucuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 1.653,80-TL bilirkişi, müzekkere, başvuru harcı ve tebligat gideri olmak üzere yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 7-Davacı ... ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 18.070,06 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, 8-Davacı ... ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.679,94 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, 9-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, İstinaf giderleri açısından; 10-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 11-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 15.369,75 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 3.843,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 11.526,75‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 12-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 13-Davacılar tarafından yapılan 36,00 TL istinaf yargılama ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 14-Davalı tarafından yapılan 105,50 TL istinaf dosya gönderme ücretinin üzerinde bırakılmasına, 15-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.14/01/2025 ... ... ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/3369, K. 2025/103, T. 14.01.2025, www.arakarar.com/karar/adana-bolge-adliye-mahkemesi-3-hukuk-dairesi-2022-3369-e-2025-103-k-13193ef03e08