İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/977 E. 2022/522 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/977
- Karar No
- 2022/522
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/977 Esas - 2022/522 "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/977 Esas KARAR NO : 2022/522 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : ... - ... DAVALI : ....A.Ş. - ... VEKİLLERİ : ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/02/2017 KARAR TARİHİ : 31/05/2022 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurum ile davalı şirket arasında ... nolu elektrik aboneliği sözleşmesi ve ... nolu doğalgaz aboneliği sözleşmesi bulunduğunu, davalı şirketin kullanmış olduğu elektrik, su ve doğal gaz için düzenlenen faturalardan ödenmeyenler için davalı şirket aleyhine toplam 31.672,47 TL alacağın tahsili amacıyla Adana 12.İcra Müdürlüğünün 2016/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, söz konusu takibe davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli davetiyenin usulüne uygun tebliğine rağmen süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamış olduğu görülmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; itirazın iptali talebine ilişkin olup, davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Adana 12.İcra Müdürlüğünün 2016/... esas sayılı akip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve davalının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi talep edilmiştir. Mahkememizce kaldırma kararından önce yapılan yargılama neticesinde, UYAP sisteminden alınan rapor uyarınca; davalı ... A.Ş.'nin TMSF'ye devrolunan tüzel kişilikler arasında bulunduğu anlaşılmakla, 675 sayılı KHK uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş ise de; Davacı vekili tarafından kararın İstinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi'nin 21/09/2021 tarih 2020/... Esas 2021/... Karar Sayılı ilamı ile; "..Dava; abonelik sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece tensip zaptı ile birlikte davalı ... A.Ş.'nin TMSF'ye devrolunan tüzel kişiler arasında bulunduğundan 675 sayılı KHK uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş bu karara karşı davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Resmi Gazetede yayınlanan, 674 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkındaki KHK'nin 19.maddesinde; Kayyımlık yetkisinin devri ve tasfiye üst başlığı ile "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca kayyım atanmasına karar verilen şirketlerde görev yapan kayyımların yetkileri, hakim veya mahkeme tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilir ve devirle birlikte kayyımların görevleri sona erer. (2) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra ve olağanüstü halin devamı süresince terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca şirketlere ve bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesi uyarınca varlıklara kayyım atanmasına karar verildiği takdirde, kayyım olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu atanır. (3) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen şirketler hariç olmak üzere; birinci ve ikinci fıkra kapsamındaki şirketlerin mali durumu, ortaklık yapısı, diğer sorunları veya piyasa koşulları nedeniyle mevcut halin sürdürülebilir olmadığının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından tespit edilmesi durumunda, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu şirketin yahut varlıklarının veya bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesinde belirtilen varlıkların satılmasına veya feshi ile tasfiyesine karar verebilir. Satış ve tasfiye işlemleri Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yerine getirilir." hükmü getirilmiştir. Yine 06.01.2017 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 680 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkındaki KHK'nin 81 maddesi ile;"10/11/2016 tarihli ve 6758 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 19 uncu maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.“(3) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen şirketler hariç olmak üzere; birinci ve ikinci fıkra kapsamındaki şirketler, soruşturma ve kovuşturma sonuna kadar, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun gözetiminde, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakanın atadığı yöneticiler tarafından ticari teamüllere uygun olarak ve basiretli tüccar gibi yönetilir. Bu şirketlerin yöneticileri Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakan tarafından atanır ve görevden alınır. Bu şirketlerin mali durumu, ortaklık yapısı, piyasa koşulları veya diğer sorunları nedeniyle mevcut halin sürdürülebilir olmadığının tespit edilmesi durumunda, şirketin yahut varlıklarının veya 5271 sayılı Kanunun 128 inci maddesinin onuncu fıkrasında belirtilen malvarlığı değerlerinin satılmasına veya feshi ile tasfiyesine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakan tarafından karar verilebilir. Satış ve tasfiye işlemleri ilgili şirketin yönetim kurulu tarafından yerine getirilir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakan onayıyla belirlenir.” hükmü getirilmiştir. Söz konusu KHK'de ayrıca KHK'ler gereğince kapatılan ve ... Genel Müdürlüğüne veya hazineye devredilen şirketler hariç olmak üzere birinci ve ikinci fıkra kapsamındaki şirketlerin soruşturma ve kovuşturma sonuna kadar tasarruf mevduatı sigorta fonunun gözetiminde, TMSF'nin ilişkili olduğu bakanın atadığı yöneticiler tarafından ticari teamüllere uygun olarak ve basiretli tüccar gibi yönetilir ifadeleri ile kapatılan şirketlerden ayrı bir düzenlemeye tabi tutulmuş ve ticari teamüllere uygun olarak ve basiretli tüccar gibi yönetileceği belirtilmiştir. Söz konusu her iki kararname maddesinde davalı şirketin KHK'ler uyarınca kapatılmadığı, aksine şirketlerin yöneticileri Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu bakan tarafından ve TMSF tarafından atanan yönetim kurulu tarafından yönetildiği anlaşılmaktadır. Ticaret Sicil Gazetesinden alınan 18.02.2020 tarihli ve 19.07.2021 tarihli ticaret sicil kayıtlarında da şirketin tüzel kişiliğinin devam ettiği, nitekim karardan sonra davalı vekili olarak Av. Selçuk Esmen'in de vekaletname ibraz ettiği anlaşılmaktadır. Açıklanan bu duruma göre, davalı şirketin KHK kapsamında kapatılan şirketlerden olmadığı, bu sebeple mahkeme gerekçesinde yer verilen KHK maddelerinin bu davada uygulanma yerinin bulunmadığı" nedeni ile istinaf eden davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile mahkememizce verilen hüküm kaldırılmıştır. Kaldırma ilamı üzerine dosya mahkememizin yukarıda belirtilen esas numarasına kaydedilmiş, yargılamaya devam edilmiştir. Adana 12. İcra Müdürlüğünün 2016/... esas sayılı takip dosyası dosyamız arasına alınmış, yapılan incelemesinde; davacı ... Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğü tarafından, davalı .... A.Ş. aleyhine 21/12/2016 tarihinde, 21.202,17 TL elektrik faturası, 740,49 TL doğalgaz faturası, 8.859,88 TL su faturası ve 869,93 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 31.672,47 TL'lik ilamsız icra takibi başlatıldığı, yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, takip dayanağının detayları takip talebinde belirtilen bir kısım elektrik, su ve doğalgaz faturalarından oluştuğu anlaşılmıştır. İİK 67. maddesi uyarınca, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın %20'den aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. Davacının davasını süresi içinde açmış olduğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. ... Sanayi Bölgesi Müdürlüğüne, Adana 12.İcra Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verilmiş, cevabi yazılar dosya arasına alınmıştır. Dosyaya ibraz edilen hükme esas almaya elverişli elektrik- elektronik yüksek mühendisi hesap bilirkişisi 11/04/2022 tarihli raporunda; davacı tarafından düzenlenen dava konusu ödenmeyen faturalar ile ilgili olarak faturadan kaynaklı alacağın son ödeme tarihinden icra takip tarihine kadar oluşacak faiz ile ilgili hesaplamanın icra dosyasında belirtilen kalemlerdeki gibi asıl alacak ve gecikme faizi şeklinde, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden ve bu kapsamda belirlenmiş, ilgili faturalarında ifade edilen oranlar üzerinden yapılmış olduğu, buna göre de davacının 30.802,54 TL asıl alacak ve 869,93 TL işlemiş faiz olmak üzere icra takip (21.12.2016) tarihine kadar toplamda 31.672,47 TL alacağının olduğu belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamından, davacı ile davalı şirket arasında ... nolu elektrik aboneliği sözleşmesi, ... nolu doğalgaz aboneliği sözleşmesi ve 15/02/2006 ve 06/06/2008 tarihli iki adet kullanma suyu alan müşteriler için sözleşme bulunduğu, davalı şirketin kullanmış olduğu iddia edilen elektrik, su ve doğal gaz için düzenlenen faturalardan ödenmeyenler için davalı şirket aleyhine toplam 31.672,47 TL alacağın tahsili amacıyla Adana 12.İcra Müdürlüğünün 2016/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiği, takibe itiraz üzerine takibin durduğu, dosyaya celb edilen belgeler ile bunlara dayanılarak alınan hükme esas almaya elverişli 11/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından düzenlenen dava konusu ödenmeyen faturalar ile ilgili olarak faturadan kaynaklı alacağın son ödeme tarihinden icra takip tarihine kadar oluşacak faiz ile ilgili hesaplamanın icra dosyasında belirtilen kalemlerdeki gibi asıl alacak ve gecikme faizi şeklinde, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden ve bu kapsamda belirlenmiş, ilgili faturalarında ifade edilen oranlar üzerinden yapılmış olduğu, dava konusu tahakkuk ettirilen faturalar ile açıklanan ve kalan borcun ödendiğine veya ne kadarının ne zaman ödendiğine dair bir belgenin dosyada mevcut olmadığı, buna göre de davacının 30.802,54 TL asıl alacak ve 869,93 TL işlemiş faiz olmak üzere icra takip (21.12.2016) tarihine kadar toplamda 31.672,47 TL alacağının olduğunun belirtildiği anlaşılmış, davalı vekili her ne kadar davalı tarafından yapılan ödemelerin banka kayıtlarında mevcut olduğunu belirtmiş ise de ne takip dosyasına ne de iş bu dosyaya buna ilişkin ödeme belgelerinin bulunduğu tarih aralığı, banka şubesi, herhangi bir dekont, kayıt, belge vb delil sunamamış olduğu görülmekle; açılan davanın kabulü ile; davalının Adana 12. İcra Müdürlüğünün 2016/... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 30.802,54 TL asıl alacak ve 869,93 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 31.672,47 TL miktar üzerinden takip şartlarında devamına, alacak likit olduğundan hükmolunan alacak miktarının %20'si oranında 6.334,49 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın KABULÜ İle; Davalının Adana 12. İcra Müdürlüğünün 2016/... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 30.802,54 TL asıl alacak ve 869,93 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 31.672,47 TL miktar üzerinden takip şartlarında devamına, Hükmolunan alacak miktarının %20'si oranında 6.334,49 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 2.163,54 TL karar harcından, peşin alınan 382,53 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.781,01 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 382,53 TL peşin harcın tamamının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 700,00 TL bilirkişi ücreti, 73,50 TL davetiye gideri, 5,10 TL müzekkere gideri ve 43,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 821,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 31/05/2022 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır NOT : 5070 SAYILI YASA HÜKÜMLERİ UYARINCA ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR.