İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/620 E. 2022/658 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/620
- Karar No
- 2022/658
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/620 Esas - 2022/658 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/620 KARAR NO : 2022/658 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACILAR : 1-... - ... 2-... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLLERİ : ... - ... DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/08/2021 KARAR TARİHİ : 22/06/2022 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülen Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/08/2019 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek takla atarak savrulması sonucu meydana gelen trafik kazasında araçta yolcu konumunda bulunan müvekkillerinin desteği ...'in vefat ettiğini, ...'in müvekkillerinin annesi olduğunu, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını, kısmi bir ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin zararın çok altında olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir müvekkili için 5.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. TALEP ARTTIRIM: Davacı vekili 06/05/2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; ... için talep ettikleri 5.000 TL tazminatı 152.755,00 TL 'ye, ... için talep ettikleri 5.000 TL tazminatı ise 76.142,86 TL 'ye yükselttiklerini beyan etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu 13/09/2021 havale tarihli cevap dilekçesi ile; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 21/06/2019-2020 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirkete yapılan başvuru sonucunda 27/11/2020 tarihinde 161.102,14 ödeme yapıldığını, müteveffanın araç içerisinde yolcu konumunda iken gerekli emniyet önlemlerini alıp almadığının tespiti ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müteveffanın kendi rızası ile araçta bulunmasından dolayı hatır taşımacılığı indirimi yapılması gerektiğini, davacı yanın avans faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiştir. Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. 17/08/2019 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağ kenarında bulunan çelik bariyerlere sürtünerek ilerledikten sonra sola doğru manevra yaparak sağa savrulması ve takla atarak savrulması sonucu meydana gelen trafik kazasında araçta yolcu konumunda bulunan davacıların desteği ...'in vefat ettiği anlaşılmaktadır. ... plakalı araç 21/06/2019-2020 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS yapılmıştır. Dava tarihinden önce yapılan başvuru sonucunda davacılara 161.102,14 TL ödeme yapılmıştır. SGK tarafından davacılara rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; 22/12/2020 tarih ve 2020/... karar sayılı karar ile; sanık ...'nin taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak suçuna uyan TCK'nın 85/2. Maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce bilirkişi olarak görevlendirilen ... 14/02/2022 tarihli raporunda; sürücü ...'nin %100 oranında kusurlu olduğunu, araçta yolcu konumunda bulunan ...'in ise kusurunun bulunmadığını belirtmiştir. Bilirkişi Av... tarafından düzenlenen 08/03/2022 tarihli raporda; olayın meydana geliş şekli, müteveffanın yaşı, geliri, kazadaki kusur oranı tüm belgeler birlikte değerlendirilerek yapılan hesaplamaya göre talep edilebilecek toplam destekten yoksunluk tazminatının 228.897,86 TL olduğunu belirtmiştir. Bu rapora yapılan itiraz üzerine hazırlanan 25/04/2022 tarihli ek raporda; ...'in talep edebileceği destek tazminatının 76.142,86 TL, ... 'in talep edebileceği destek tazminatının ise 152.755,00 TL olduğunu belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi 17/7/2020 Tarih, Esas 2019/40, Karar 2020/40 Sayılı Kararı ile; KTK'nın 90. Maddesinin Birinci Cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” İbaresi, İkinci Cümlesinde Yer Alan “...ve genel şartlarda...” İbaresinin, Kanun’un 92. Maddesinin (i) Bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” ibaresinin, Anayasa’nın 5., 13., 17., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğundan iptallerine karar vermiştir. Bu iptal kararından sonra Yargıtay 17. HD.'nin TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve Progresif rant tekniğinin esas alınarak tazminat hesabı yapılması gerektiği yönündeki kararları bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD. 2019/3292 E. 2021/1848 K.) Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu bu değişiklik gözetilerek düzenlenmiştir. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Hatır taşıması varsa 6098 sayılı TBK’nin 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması gerekir. Hatır taşıması savunması def'i olup ancak belirli sürelerde ileri sürülebilir. Müterafik kusur ise itiraz niteliğindedir ve re'sen dikkate alınmalıdır. (Yargıtay 17. HD. 2016/3135 E., 2018/11955 K., 2016/10102 E. 2019/4225 K.) Müterafik kusur ise; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. TBK'nın 52.maddesinde; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği belirtilmiştir. Destek kavramının, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini ifade ettiği, eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçekleşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimsenin destek sayılacağı, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişinin destek sayılacağı, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmeyip bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı açıktır. 6098 Sayılı TBK'nun 53/3 maddesi gereğince; ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar ölüm halinde talep edilebilecek zararlar arasında sayılmıştır. Paralel bir düzenleme 818 sy. BK.nun 45. maddesinde de bulunmaktadır. 6098 sy. TBK.nun 55. maddesinde ise destekten yoksun kalma zarrlarının belirlenmesinin esasları düzenlenmiştir. 2918 Sayılı KTK'nun 85 /1 maddesinde; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adıaltında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsünsahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin 5. fıkrasında ise; "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." denilmektedir. 2918 Sayılı KTK'nun 91 /1 maddesinde; "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü bulunmaktadır. Devam eden maddelerde ise zorunlu trafik sigortasının kapsamı düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; 17/08/2019 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek takla atarak savrulması sonucu meydana gelen trafik kazasında araçta yolcu konumunda bulunan davacıların desteği ...'in vefat ettiği, müteveffanın davacıların oğlu olduğu, destekten yoksun kalma tazminatının konusunun, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarar olduğu, buradaki amacın destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunması olduğu, mahkememizce alınan 14/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalı sigortalı araç sürücüsü ...'nin %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, alınan raporun soruşturma dosyasında aldırılan raporlar ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu anlaşıldığından hükme esas alındığı, dosyanın hesap için bilirkişiye tevdi edildiği düzenlenen 08/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda; olayın meydana geliş şekli, müteveffanın yaşı, geliri, kazadaki kusur oranı tüm belgeler birlikte değerlendirilerek yapılan hesaplamaya göre talep edilebilecek toplam destekten yoksunluk tazminatının 228.897,86 TL olduğunun tespit edildiği, davacılara sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin hangi hak sahibi için ne miktarda olduğu tespit edilerek yapılan ödemelerin mahsubu için yeniden ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, hazırlanan 25/04/2022 tarihli ek raporda yapılan ödemeler düşülerek; ...'in talep edebileceği destek tazminatının 76.142,86 TL, ... 'in talep edebileceği destek tazminatının ise 152.755,00 TL olduğunun tespit edildiği, alınan raporun davacılar dışında desteklik payı ayrılacak kimsenin bulunmadığı, güncel hesaplama tekniği ve yapılan ödemeler nazara alınarak düzenlendiği anlaşıldığından hükme esas alındığı, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldığı, dava tarihinden önce yapılan ödemenin zararı karşılamadığı, ödeme ile zarar arasında fahiş fark bulunduğu, meydana gelen zarardan davalı ... A.Ş'nin 2918 sayılı KTK' nun 85 ve 91. Maddeleri gereğince sorumlu olduğu, zararın meydana gelen trafik kazasında desteğin ölümüyle meydana geldiği, müteveffanın emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olduğu, buna ilişkin araç sürücüsünün soyut beyanı dışında bir delilin dosyada bulunmadığı gözetilerek müterafik kusur indirimi yapılmadığı, müteveffanın abisinin araç sürücüsünün arkadaşı olduğu bu sebeple müteveffa ile araç sürücüsünün birbirlerini tanıdıkları, olay günü Adana'dan Kayseri'ye birlikte gitmek üzere yola çıktıkları soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanlar ile basit olduğu, bu bakımdan müteveffanın hatır için araçta bulunduğu anlaşıldığından hükmedilecek tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak davacı ... için, 122.204,00 TL, davacı ... için 60.914,29 TL destekten yoksun kalma tazminatının 22/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar davanın kısmen reddine karar verilmiş ise de mahkememizce tespit edilen tazminat miktarı üzerinden hatır taşımacılığı indirimi yapıldığı davacının bu indirimin yapılıp yapılmayacağını yapılacaksa da hangi oranda yapılacağını bilmeden davasını ıslah ettiği ve ıslah üzerine sözü edilen takdiri indirimin uygulanması nedeniyle kabul edilen dava değerinin ıslah edilen miktarın altına düşmesi nedeniyle davalı yan yararına vekalet ücreti alma hakkı doğurmadığı anlaşıldığından davalı vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne; Davacı ... için, 122.204,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 22/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı ... için, 60.914,29 TL destekten yoksun kalma tazminatının 22/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 12.508,81 TL'den peşin ödenen 918,78 TL'nin mahsubu ile bakiye 11.590,03 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacıların yapmış olduğu 1.615,15 TL yargılama giderinden davanın kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 1.292,12TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalan masrafın davacıların üzerinde bırakılmasına, 4-Davacının peşin olarak ödediği 918,78 TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-A.A.Ü.T. Gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 21.268,28 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince ve davanın kabul-red oranı gözetilerek 1.088,00 TL'sinin davalıdan kalan 272TL'sinin davacılardan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/06/2022 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza