İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/90 E. 2022/1019 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/90
Karar No
2022/1019
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019/90 Esas KARAR NO : 2022/1019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI :... VEKİLLERİ : ... -... - ... ... DAVALI : 1- ...- ... VEKİLİ : ... DAVALI : 2- ... - ... VEKİLİ : ... DAVALI : 3- ... - VEKİLİ : ... DAVALILAR:4- ... - ... 5-... - ... 6-... ... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 23/03/2017 KARAR TARİHİ : 16/11/2022 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile; ... ile davalılar arasında imzalanan sözleşme gereği, güvenlik hizmetinin alınması ile ilgili olarak imzalanan sözleşme gereği davalı şirketin, müvekkili davacı ... adına ve kendi çalışanları ile hizmet işi yürüttüğünü, söz konusu hizmet sözleşmesi gereğince ve davalı şirketlere bağlı olarak çalışan işçilerden birisi olan ... 'nin iş akdinin müvekkili ...'nün yüklenici firmalarında işçi olarak çalışmaya başladığı, iş sözleşmesinin 31/08/2014 tarihinde sona erdiği, ancak davalı şirketlerde çalıştığı süre ile ilgili olarak müvekkili ...ne karşı Kıdem tazminatı, İhbar tazminatı, Yıllık izin ücreti , Ulusal Bayram ve genel tatil ücreti, talebi ile ilgili Adana 7. İş mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında alacak davası açtığı, yapılan yargılama neticesinde 25/03/2016 tarih ve .../... kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın taraflarca temyiz edildiği, verilen karar üzerine ... vekili tarafından kuruma karşı Adana 3. İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı ve kurum tarafından icra dosyasına ödeme yapıldığı, ... ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme gereğince davalı şirketin elemanı olarak çalışan işçilere karşı SSK primleri ve tazminatlar gibi tüm sorumlulukların şirkete ait olup müvekkili kurumun bu konularda hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı, açıklanan nedenlerle dava dışı işçi ... için 09/05/2016 tarihinde ödenen 25.851,05 TL'nin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı ... vekili tarafından verilen 05/04/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... tarafından, yukarıda esas numarası belirtilen dosyada, dava dışı ... için ödenen 25.851,05 TL'nin ödenmesi için rücuen tazminat talebi ile dava ikame edildiğini, huzurdaki davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili tarafından verilen 08/08/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın iş mahkemesinde açılması gerektiği, müvekkilinin herhangi bir hukuki sorumluluğunun bulunmadığı, açılan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Vekili tarafından verilen 05/03/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu hizmet sözleşmesinde teklif birim fiyatın unsurları arasında kıdem tazminatının yer almadığı, sözleşmede kıdem tazminatının kimin tarafından ödeneceğinin açık bir şekilde yer aldığı, kıdem tazminatının bir maliyet unsuru olduğu göz önünde bulundurulduğunda sözleşme teklif birim fiyatı içinde gider olarak yer almaması halinde alt işverenlerden kıdem tazminatını kısmen veya tamamen üstlenmesinin beklenmemesinin gerektiği, 6552 sayılı yasa ile yapılan değişiklik sonucu hizmet alımı ihalelerinde çalışan işçilerin kıdem tazminatlarının asıl işveren olan kamu kurumu tarafından ödenmesinin esas alındığı, bu nedenlerle müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Aktüer hesap uzmanı ... tarafından düzenlenen 23/05/2022 tarihli bilirkişi raporu ile; dava dışı işçi ...'ye 09/05/2016 tarihinde yapılan 25.851,05 TL ödemeye ilişkin davacının davalılar ...'nin sorumlu olduğu tutarın 12.703,73 TL, ...'nin 531,59 TL, ...'nin 2.373,62 TL, ...'nin 2.225,36 TL, ...'nin 7.098,98 TL olmak üzere rücu edebileceği toplam rakamın 24.933,28 TL olduğu kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir. Dava ilk olarak Adana 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, mahkemenin .../... esas .../... karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmekle yargılamaya mahkememizde devam edilmiştir. Davacı tarafından güvenlik hizmet alımı amacıyla değişik tarihlerde açılan ihaleler davalılar tarafından alınmış ve ihaleyi alan firma ile davacı arasında hizmet alımına ilişkin sözleşme imzalanmıştır. Dava dışı işçi ... tarafından yukarıda anlatılan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yaptığı çalışmalar nedeniyle ..., ... aleyhine açılan ve diğer davalılara ihbar edilen işçilik alacaklarına ilişkin davada Adana 7. İş Mahkemesinin .../... Esas .../... karar sayılı kararı Yargıtay 22. Hukuk dairesinin .../... E, .../... K sayılı ilamı ile bozulmakla; bozma sonrası Adana 7. İş Mahkemesinin .../... Esas .../... karar sayılı kesin kararı ile; 12.295,42 TL kıdem tazminatı, 2.496,50 TL ihbar tazminatı, 4.161,13 TL yıllık izin ücreti, 100 TL fazla çalışma ücreti, 87,00 TL ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, bozma öncesi hüküm altına alınan işçilik alacakları Adana 3. İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasında icra takibine konu edilmiştir. Bu dosyaya 09/05/2016 tarihinde 25.851,05 TL ödeme yapılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf, hizmet alım sözleşmeleri gereğince çalıştırılan dava dışı işçiye ödenen ve yukarıda açıklanan işçilik alacakları ile yargılama giderlerinden hangi tarafın ne oranda sorumlu olacağı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, aynı sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınmalıdır. Gerek 4857 sayılı İK'nun 2/6 maddesinde gerekse 1475 Sayılı İK'nun 1/son maddesinde, asıl işveren- alt işveren tanımlanmış olup yasa işçilik haklarının korunması amacıyla asıl ve alt işvereni birlikte sorumlu tutmuştur. Ancak bu sorumluluğun işçiye karşı düzenlenmiş bir sorumluluk olduğu, işcilik haklarını güvenceye almayı amaçladığı, rücu ilişkisini etkilemeyeceği açıktır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine, 6552 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile eklenen fıkralarda, 04.01.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları bakımından idarenin sorumluluğu düzenlenmiş isede kamu asıl işvereninin alt işverenlere rücu işlemine dair herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu kanunun 120. md. gereğince halen yürürlükte olan 1475 sayılı yasanın 14'üncü maddesine göre; işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdemi işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesi hükmüne göre; kıdem tazminatından asıl işveren ve alt işverenin birlikte sorumluluğunun söz konusu olduğu ve sözü edilen hükümde bir değişiklik yapılmadığı halde, Kamu İhale Mevzuatına tabi alt işverenlik sözleşmeleri kapsamında çalışanların kıdem tazminatının salt son kamu kurumunda ödeneceğinin öngörülmesi, işçi açısından seçimlik hakkı bertaraf etmeyeceği gibi davalı asıl işverenin rücu hakkını da ortadan kaldırmayacaktır. Diğer taraftan değişiklik işçiyi güvence altına almak amacıyla konulmuş bir hüküm olup, emredici nitelikte değildir. (Yargıtay 22. HD 2017/582 E. 2020/7597 K. , 9. HD 2017/24649 E. 2020/19067 K., Yargıtay 13. HD. 2016/7178 E. 2016/11227 K., 2016/15019 E. 2018/7581 K. , 23. HD. 2016/4603 E. 2019/394 K. , 2019/2366 E. 2021/227 K.) 7166 sayılı Yasanın 11.maddesi ile, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. Maddesine eklenen 6. fıkrasında; " 4134 sayılı Kanunun 62.maddesinin 1.fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere 11/09/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/09/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverene rücu edilemez." hükmü bulunmaktadır. 7166 sy. Kanunun 12. Maddesi ile 4857 sayılı Kanuna eklenen geçici 9. Maddede ise; 112/6. fıkranın yürüyen davalara etkisi düzenlenmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesinin E: 2019/42, K: 2019/73 Sayılı Kararı ile, 4857 sy. Kanunun 112/6. Fıkrası ve geçici 9. Maddesinin 1. cümlesi iptal edilmiştir. Hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklanan rücu davalarının temyiz inceleme merci olan Yargıtay 23. Hukuk Dairesi; Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğunun olmadığı, işveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması gerektiği, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden, ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu, hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabildiği, bu halde işyeri devri suretiyle işçilerin yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam ettiği ve işçilik alacaklarının da bu doğrultuda hesaplandığı, işçiye ödenen kıdem tazminatının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplandığı ve tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin işverene karşı sorumlu oldukları, yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüştüğü, sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenicinin sorumlu olacağı, ihbar tazminatından da son işverenin sorumlu olduğu, bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yüklenicilerin işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu oldukları, işveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemelerin de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebileceği (Yargıtay 23 HD 2016/9323 E. 2020/543 K. ,2019/1267 E.2020/1418 K.) İşçinin hizmet aktini yüklenici ile imzalamasına rağmen, işyerinin işverene ait olması nedeniyle işçinin işe iadesinin işveren ve yüklenici birlikte gerçekleştirmek zorunda olduğu, işverinin kabulü olmadan yüklenicinin işçiyi iade etmesinin mümkün olmadığı, ayrıca iş mahkemesince işveren ve yüklenici müteselsilen sorumlu tutulduğundan ve hizmet alım sözleşmesinde bu hususu düzenleyen bir hüküm de yoksa işçinin işe iade edilmemesi nedeniyle işçiye ödenen bedelden (işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti) tarafların yarı yarıya sorumlu tutulmaları gerektiği(Yargıtay 23 HD 2019/1088 E. 2020/2054 K , 2019/523 E. 2020/526 K.) esasları benimsenmiştir. Şu halde, asıl işveren olan davacının, sorumluluk alanındaki işin bir kısmını, değişik zamanlarda açtığı ihaleler sonucu imzaladığı hizmet alım sözleşmeleri ile farklı alt işverenlere verdiği, dava dışı işçinin bu sözlemelere konu iş kapsamında alt işverenler yanında çalıştığı, iş akdinin feshi nedeniyle işçinin asıl işverene karşı açtığı davada hüküm altına alınan işçilik alacaklarının, icra takip dosyasına davacı tarafından ödendiği, asıl ve alt işverenlerin yasa gereğince işçiye karşı birlikte sorumlu oldukları, işverenler arasındaki rücu ilişkisinde İK'nun .../...maddesinin uygulanamayacağı, öncelikle sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması halinde işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu, hizmet alım sözleşmelerinde bu yönde bir düzenleme olmadığı, yıllık izin ücreti ile ihbar tazminatlarından son alt işverenin, kıdem tazminatı, hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yüklenicilerin işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu oldukları, davalı ... ... kendi dönemi için kıdem tazminatını ödediği anlaşıldığından bozma ilamı sonrasında alınan Adana 7. İş Mahkemesinin .../... Esas .../... karar sayılı kesin kararı neticesinde davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE; a)12.703,73 TL alacağın davalı ...'nden, 531,59 TL alacağın davalı ...'den, 2.373,62 TL alacağın davalı ...'nden, 2.225,36 TL alacağın davalı ...'nden, 7.098,98 TL alacağın davalı ...'nden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, b)-Davanın davalı ... ... yönünden REDDİNE, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.703,19 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 441,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.261,71 TL'nin davada haklılık oranına göre 642,49 TL'sinin davalı ...'nden, 26,90 TL'sinin davalı ...'den, 120,11 TL'sinin davalı ...'nden, 112,61 TL'sinin davalı ...'nden, 360,00 TL'sinin davalı ...'nden tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı vekili tarafından yatırılan toplam 441,48 TL harcın davada haklılık oranına göre davada haklılık oranına göre 224,93 TL'sinin davalı ...'nden, 9,41 TL'sinin davalı ...'den, 42,02 TL'sinin davalı ...'nden, 39,40 TL'sinin davalı ...'nden, 125,70 TL'sinin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davacı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak 9.200,00 TL vekalet ücretinin davada haklılık oranına göre 4.680,50 TL'sinin davalı ...'nden, 196,14 TL'sinin davalı ...'den, 875,82 TL'sinin davalı ...'nden, 821,13 TL'sinin davalı ...'nden, 2.619,41 TL'sinin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalılar ..., ..., ... ... vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davalı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak red edilen miktar üzerinden hesaplanan 917,77 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak davalılar ..., ..., ... ...'ne verilmesine, 6-Davacı vekili tarafından sarf edilen 31,40 TL başvurma harcı, 745,30 TL tebligat gideri, 123,00 TL müzekkere gideri, 450,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.349,70 TL yargılama giderinin davada haklılık oranına göre takdiren 687,68 TL'sinin davalı ...'nden, 28,77 TL'sinin davalı ...'den, 128,48 TL'sinin davalı ...'nden, 120,50 TL'sinin davalı ...'nden, 384,28 TL'sinin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-HMK.'nın 333.maddesi uyarınca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davalılardan ... yönünden kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık, diğer taraflar yönünden kesin olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı ve diğer davalıların yokluklarında verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı Katip ... E İmzalıdır Hakim ... E İmzalıdır

Atıf: Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/90, K. 2022/1019, T. 16.11.2022, www.arakarar.com/karar/adana-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-90-e-2022-1019-k-351311315330